Pazartesi , Kasım 20 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / TCMB’nin para politikasındaki sıkı duruş

TCMB’nin para politikasındaki sıkı duruş



TÜFE eylülde ulaştırma ve eğitim kalemlerinin öncülüğünde beklentilere paralel arttı. Eylülde çekirdek göstergelerin yıllık enflasyonu ve ana eğilimi yükseldi. TCMB’nin para politikasındaki sıkı duruşunu sürdürmesi bekleniyor…

TÜKETİCİ fiyat endeksi (TÜFE), eylülde piyasa beklentilerine paralel aylık bazda yüzde 0.65 oranında artarken, yıllık TÜFE artışı bir önceki aya göre 0.52 puan yükselerek yüzde 11.20 oldu. TÜFE artışında, eğitim ve ulaştırma fiyatlarında yaşanan artışların etkisi büyük oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’mn (TCMB) aylık fiyat gelişmeleri raporuna göre, eylülde gıda yıllık enflasyonu, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki olumsuz baz etkisinin yanında işlenmiş gıda fiyatlarındaki artış sonucunda yükseldi. Enerji fiyatları petrol ve diğer girdi fiyatlarına bağlı olarak hızlı artışını sürdürdü. Yıllık enflasyon hizmet ve temel mal gruplarında artarken, bu gelişmede giyim fiyatlarındaki ağırlık sistemi değişikliğinin de belirgin bir etkisi oldu. Çekirdek göstergelerin yıllık enflasyonu ve ana eğilimi yükseldi. Yurtiçi üretici fiyat endeksi (YÎ-ÜFE) eylül ayında yüzde 0.24 oranında arttı, yıllık enflasyon yataya yakın seyrederek yüzde 16.28 olarak gerçekleşti. Tüketici fiyatları üzerindeki üretici fiyatları kaynaklı baskılar petrol ve ana metal grupları öncülüğünde güçlü seyrini korudu.

Uzmanlar, fiyatlama davranışlarına ilişkin risklerin devam etmesi nedeniyle para politikasındaki sıkı duruşun devam edeceğine dikkat çekti. TCMB’nin faiz indirimlerini bir süre daha gündeme almayacağını ifade eden uzmanlar, aralıkta baz eksiyle enflasyonun tek haneye inebileceğini, TÜFE’nin Orta Vadeli Program’da (OVP) öngörülen yüzde 9.5 tahminine yakın gerçekleşebileceğini ifade etti.

AYLIK TÜFE ARTIŞI YÜZDE 0.65

Türkiye istatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, TÜFE eylülde aylık yüzde 0.65, geçen yılın aralık ayma göre yüzde 7.29, geçen yılın aynı ayma göre yüzde 11.20, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 9.98 arttı. Eylülde TÜFE artışı piyasa beklentilerine paralel gerçekleşirken, yıllık TÜFE artışı üç ay aranm ardından yine yüzde ll’in üzerine çıkmış oldu. Bu arada çekirdek enflasyon 2003’ten bu yana en yüksek noktaya ulaştı. Eski özel kapsamlı H Endeksi’nin devamı olan işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE (B Endeksi) eylülde bir önceki aya göre 0.76 puan artışla yüzde 10.89 arttı. Endeksi’nin devamı olan enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE (C Endeksi) bir önceki aya göre 0.82 puan artışla yıllık bazda yüzde 10.98 artış gösterdi.

AYLIK EN FAZLA ARTIŞ EĞİTİMDE

TÜFE’de aylık en yüksek artış yüzde 2.08 ile eğitim grubunda oldu. Ana harcama grupları itibarıyla eylülde endekste yer alan gruplardan, ulaştırmada yüzde 1.58, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 1.34, lokanta ve otellerde yüzde 1.02 ve giyim ve ayakkabıda yüzde 0.80 artış gerçekleşti. Aylık bazda endekste yer alan gruplardan sadece gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yüzde 0.23 oranında düşüş gerçekleşti.

TÜFE’de aylık olarak en yüksek artış gösteren seçilmiş maddelere bakıldığında yüzde 14.75 ile yeşil soğan ilk sırada yer aldı. Yeşil soğanı yüzde 11.12 ile anaokul ücreti, yüzde 9.6 ile okul için servis ücreti izledi. Eylülde fiyatı en çok artan ürünler arasında yüzde 5.18 ile okul çantası, yüzde 4.19 ile kreş ve gündüz bakım evleri, yüzde 4.09 ile okul defteri, yüzde 3.94 ile çocuk eşofmanı da yer aldı.

Yıllık en fazla artış yüzde 16.1 ile ulaştırma grubunda gerçekleşti. TOFE’de, geçen yılın aynı ayma göre gıda ve alkolsüz içecekler yüzdel2.5, çeşitli mal ve hizmetler yüzde 12.06, sağlık yüzde 11.9, eğlence ve kültür yüzde 11.85 ile artışın yüksek olduğu diğer ana harcama grupları oldu. Alt grupların yıllık tüketici enflasyonuna katkıları incelendiğinde, bir önceki aya göre temel mal, gıda ve hizmet gruplarının katkısının sırasıyla 0.40, 0.10 ve 0.07 puan arttığı, enerji grubunun katkısının ise 0.09 puan azaldığı görüldü.

Eylülde YI-ÜFE aylık yüzde 0.24 artarken, yıllık bazda bir önceki aya göre 0.06 puan gerilemeyle yüzde 16.28 oldu. Yİ-ÜFE, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 9.78, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 16.28 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 13.26 artış gösterdi.

Ağustos ayı fiyat gelişmelerine göre yıllık enflasyon imalat sanayisinde yüzde 17.98 ile belirgin bir değişim göstermezken, petrol ve ana metal hariç imalat sanayisinde gıda fiyatları öncülüğünde yüzde 13.72’ye geriledi. Bu dönemde, petrol ve ana metal fiyatları artış eğilimini sürdürürken, petrol ve ana metal hariç imalat sanayi fiyatlarının mev-simsellikten arındırılmış ana eğilimi yavaşlamaya devam etti.

EYLÜL İHRACAT 111.3 MİLYAR DOLAR

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, eylülde ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8.9 artışla 11 milyar 337 milyon dolar oldu. Yılın dokuz aylık döneminde ihracat yüzde 10.6 artışla 114.7 milyar dolara, son bir yıllık ihracat da yüzde 9 artışla 153 milyar 24 milyon doları aştı.



2018-2020 Orta Vadeli Program’da 2017 yılı için öngörülen 156.5 milyar dolar ihracat hedefinin yakalanmasına ise 42 milyar dolar kaldı. Eylül ayı ihracat rakamlarını Antalya’da açıklayan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, ihracat başarısına bağlı olarak OVP’de 2017 ihracat hedefinin 153.3 milyar dolardan 156.5 milyar dolara revize edilmesinin gururunu yaşadıklarım belirterek, “Azmimiz ve çalışkanlığımız: ile OVP’deki ihracat hedeflerini yakalayıp aşacağımız konusunda umutluyuz” dedi.

İHRACATI YİNE OTOMOTİV SIRTLADI

Eylülde en fazla ihracatı 2 milyar 152 milyon dolarla yine otomotiv yaparken, sektörün ihracatı geçen yılın aynı ayma göre yüzde 10.9 arttı. Yılın dokuz aylık döneminde de ihracatı sırtlayan otomotiv, söz konusu dönemde 196 ülkeye ihracat gerçekleştirerek yeni bir rekora da imza attı. Otomotivi 1 milyar 295 milyon dolarla hazır giyim ve konfeksiyon ve 1 milyar 280 milyon dolarla kimyevi maddeler sektörleri takip etti. Eylülde en fazla ihracat artışı yaşayan sektörler ihracatını beş katma çıkaran gemi ve yat ile yüzde 69 artıran tütün oldu.

İhracat pazarları bazında eylül ayında 139 ülke ve bölgeye ihracat arttı. En fazla ihracat yapılan ilk beş ülkeden Almanya’ya yüzde 8.3, İngiltere’ye yüzde 14, ABD’ye yüzde 36.5, İtalya’ya yüzde 1.5 ve Irak’a yüzde 2.2 artış kaydedildi. Eylülde en fazla ihracat yapılan ilk 20 ülke arasında en yüksek artış ise yüzde 54 ile Rusya oldu. Ülke grubu bazında bakıldığında eylül ayı ihracatı AB’ye yüzde 10.2 artarken, AB’nin ihracattaki payı da yüzde 51.6 oldu. AB’den sonra en çok ihracat gerçekleştirilen Ortadoğu pazarına ihracat ise yüzde 7.8 azaldı. Uzak pazarlara ihracatta ise eylülde çift haneli artışlar görüldü.

Yılın ilk dokuz ayında en çok ihracat gerçekleştirilen ülke 10.8 milyar dolarla Almanya oldu. Bu dönemde Birleşik Krallık’a yapılan ihracat 6.8 milyar dolar, Irak’a yapılan ihracat 6.1 milyar dolar, İtalya’ya yapılan ihracat 6 milyar dolar oldu.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nm idari kayıtlarından derlenen resmi olmayan geçici dış ticaret verileri, TİM’in eylül ayı ihracat verilerini teyit ederken, ithalattaki artışa dikkat çekti. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre, eylül ayı ihracatı geçen yılın aynı ayma göre yüzde 8.7 artışla 11 milyar 849 milyon dolar, ithalatı yüzde 30.7 artışla 19 milyar 993 milyon dolar oldu. Bu dönemde dış ticaret hacmi yüzde 21.5 artarak 31 milyar 841 milyon dolar, dış ticaret açığı ise yüzde 85.2 artarak 8 milyar 144 milyon dolar oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 71.3’ten yüzde 59.3’e geriledi. Yılın ilk dokuz ayı itibarıyla ihracat yüzde 10.6 artışla 115.2 milyar dolara, ithalat yüzde 15.5 artışla 168.97 milyon dolara, dış ticaret açığı yüzde 27.8 artışla 53.8 milyar dolara ulaştı.

“DIŞ TİCARET DENGESİ SAĞLANMALI”

Işık Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Murat Ferman, ihracatın sağlıklı değerlendirilmesi, bununla ilgili perspektiflerin geliştirilmesi için ithalat ayağıyla ele alınması gerektiğini vurguladı. Türkiye ihracatının ithalata bağlı profiline dikkat çeken Ferman, “Bu da ihracatla ithalat rakamlarını birlikte değerlendirmeyi gerektiriyor.

Bu açıdan bakıldığında eylülde ihracat geliri son yedi ayın en düşüğü oldu. İthalatta artış devam etti. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nm geçici verilerine baktığımızda ihracattaki artış yüzde 8.7 iken, ithalattaki artış yüzde 30.67. İhracatın yaklaşık üç buçuk katı. Dolayısıyla dış ticaret açığı yüzde 85 üzerinde artıyor. Geriye doğru baktığımızda dokuz ayda ihracat artışı yüzde 10.6, ithalat artışı yüzde 15.5, dış ticaret açığı yüzde 27.8 artış gösterdi. Toplam dış açık ise 54 milyar dolara ulaştı. Burada ihracatın ithalatı karşılama oranındaki bozuk dengenin önce stabil hale getirilmesi lazım. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 70’in altında. Bunun süratle yüzde 80’in üzerine çıkarılması lazım. Yüzde 80 bizi rahatlatır” diye konuştu.

Prof. Dr. Murat FERMAN / Işık Üniversitesi Rektör Vekili

“Enflasyon yeni bir karakteristiğe bürünüyor”

Eylülde TÜFE, tahminlerin bir miktar üzerinde gerçekleşti. Bu daha önceki aylarda gördüğümüz bazı işaretlerin ve öncü göstergelerin maalesef gerçekleştiğini ve hükmünü icra ettiğini gösteriyor. Beklentilerin üzerinde artan çekirdek TÜFE’de 10.16 olan düzey, yüzde 10.98’e yükseldi. Çekirdek TÜFE’nin bu noktada gerçekleşmesi önümüzdeki aylarda enflasyonla ilgili TCMB’nin düzeltilmiş iyimser tahminlerini dahi bir parça radar dışında bırakıyor. Çekirdek TÜFE’nin kıvrımlarına baktığımızda yapışkan-dirençli enflasyon sendromunun yerleştiği görülüyor. Bu bakımdan sadece oransal olarak değil, yapısal bakımdan bozulan bu resme müdahale edilmesi gerekiyor.

Kronik enflasyonun adeta tehlike sinyallerini görüyoruz. Enflasyonun Orta Vadeli Program ve TCMB’nin hedeflerine ulaşacağını düşünmek gitgide zorlaşıyor. Gıda kaynaklı enflasyonda direncin kırılmaması, yurtiçi üretici fiyatlarında yüzde 17’lere yaklaşan düzeyler, muhtemel piyasa yükselişlerinde ve talep artışlarında enflasyonu yeniden körükleyecek bir tabloyu maalesef önümüze getiriyor. Sadece kur geçişkenliği riski değil, aynı zamanda talep artışına bağlı olarak maliyet enflasyonunun yansıtılması, maliyet enflasyonu geçişkenliği riski de karşımıza çıkıyor. Maalesef enflasyon yeni bir karakteristiğe bürünüyor.

Bu yapının dikkatle incelenmesi, ona göre mücadeleye devam edilmesi gerekiyor.

Hülya Genç Sertkaya






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir