Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

TCMB’nin “ölçülü” faiz indirimlerine devam etmesi bekleniyor

TÜRKİYE Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Mayıs ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 50 baz puan indirimle yüzde 8.75’ten yüzde 8.25’e çekti. Salgın döneminde üçüncü kez faiz indirimine giden TCMB, 2019 Temmuz’dan bu yana toplam bin 575 baz puanlık faiz indirimi yaptı. TCMB’den yapılan açıklamada, Ocak ve Şubat aylarında finansal koşullardaki iyileşmenin de katkısıyla güçlü bir eğilim sergileyen iktisadi faaliyetin, salgının etkileriyle Mart ayı ortalarından itibaren zayıflamaya başladığına dikkat çekilerek, “İktisadi faaliyetteki yavaşlama Nisan’da belirginleşirken, Mayıs ayının ilk yarısına ilişkin yüksek frekanslı göstergeler kısmi normalleşme adımlarıyla birlikte dipten dönüş sinyalleri içeriyor” denildi.


TCMB, gıda fiyatlarındaki dönemsel ve salgına bağlı etkiler nedeniyle tüketici enflasyonunun kısa vadede bir miktar yüksek seyredebileceği, ancak yılın ikinci yarısında talep yönlü dezenflasyonist etkilerin daha belirgin hale geleceği değerlendirmesinde bulundu. Enflasyon görünümünü etkileyen tüm unsurları dikkate alarak, politika faizinde ölçülü bir indirim yapılmasına karar veren TCMB, enflasyondaki düşüşün hedeflenen patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para politikasındaki temkinli duruşun sürdürüleceğini yineledi.

“EN ZORLU DÖNEM GERİDE KALDI”

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albay-rak, geride bırakılan sürecin salgının Türkiye ekonomisine olan etkisinin gelişmekte olan ülkelere göre çok daha az olacağını gösterdiğini söyledi. Video konferans yoluyla düzenlenen Türkiye İhracatçılar Meclisi Sektörler Konseyi Toplantısında yaptığı konuşmada Albayrak, salgının da salgının ekonomiye etkisinin de en zorlu döneminin geride bırakıldığını kaydetti.

Geçen haftanın önemli gelişmelerinden biri de TCMB ve Katar Merkez Bankası arasında 17 Ağustos 2018’de imzalanan ikili para takası (swap) anlaşmasının tadil edilmesi oldu. Yapılan değişiklikle swap anlaşmasının tutarı 5 milyar dolar karşılığı TL ve Katar riyalinden 15 milyar dolar karşılığı TL ve Katar riyaline yükseltildi. Diğer ülkelerle de swap anlaşmaları için görüşmeler sürüyor.

TÜKETİCİ GÜVENİ ARTTI

Tüketici güven endeksi Mayıs’ta arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜlK) ve TCMB işbirliğiyle yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi Mayıs’ta bir önceki aya göre yüzde 8.5 artışla 59.5 oldu. Tüketici güven endeksinin 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu gösteriyor. Mayıs’ta bir önceki aya göre, gelecek 12 aylık döneme ilişkin olarak hanenin maddi durum beklenti endeksi yüzde 9.3 artarak yüzde 79.2, genel ekonomik durum beklentisi endeksi yüzde 9.5 artarak 81.8, tasarruf etme ihtimali endeksi yüzde 18 artarak 21.7 oldu.

KISA VADELİ DIŞ BORÇ AZALDI

Mart sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stoku, 2019 yılsonuna göre yüzde 4 azalışla 118.7 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2020 Mart sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine bir yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 168.9 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Bu stokun 17.8 milyar dolarlık kısmı Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluştu.

Mart sonu itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcu gelişmeleri incelendiğinde, 2019 sonuna göre uzun vadeli kredi borcunun 3 milyar dolar azalarak 177.6 milyar dolar, ticari krediler hariç kısa vadeli kredi borcunun ise 1.2 milyar dolar azalarak 7.8 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiği gözlendi. TCMB verilerine göre özel sektörün yurtdışından sağladığı toplam kredi borcu, Mart sonu itibarıyla kalan vadeye göre incelendiğinde, bir yıl içinde gerçekleştirilecek olan anapara geri ödemelerinin toplam 45 milyar dolar tutarında olduğu gözlendi.

UYP AÇIĞI GERİLEDİ

TCMB geçen hafta Türkiye’nin uluslararası yatırım pozisyonu (UYP) verilerini de açıkladı. Buna göre Mart sonu itibarıyla Türkiye’nin yurtdışı varlıkları, 2019 yılsonuna göre yüzde 7.3 azalışla 233.8 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 9.2 azalışla 548.5 milyar dolar oldu. Net UYP açığı Mart sonunda 37.2 milyar dolar azalışla 314.7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Bu arada Merkez Bankası’nın salgın nedeniyle ertelenen Genel Kurulu geçen hafta gerçekleştirildi. TCMB’nin 2019 yıllık faaliyet rapora göre; 2018’de 56.3 milyar TL olan Merkez Bankası’nın net dönem kan 2019’da 44.7 milyar TL oldu. TCMB, vergi öncesi 55.78 milyar TL olan kardan 11.05 milyar TL kurumlar vergisi ödeyecek. Hazine ve Maliye Bakanlığı’na ise aktarılacak toplam tutar ise 39.1 milyar TL olacak.



Doç. Dr. Atılım MURAT /TOBB ETÜ Öğretim Üyesi
“Yeni bir swap anlaşması bekliyorum”

Katar Merkez Bankası’yla swap anlaşmasının tadil edildiği açıklamasının ardından 75 ya da 100 baz puan faiz indirimi olur mu havası da oluşmuştu. Ama TCMB temkinli hareket etti. TCMB gıda fiyatlarının artabileceğini, bunun kısa vadede enflasyonu yukarı yönde etkileyebileceğini, ancak iç talepteki ılımlı seyir ve enerji fiyatlarındaki genel düşüşle beraber yılın ikinci yarısında dezenflasyonist etkilerin daha belirgin hale gelmesini bekliyor. TCMB fırsat bulursa indirimlere devam eder. Son enflasyon raporunda yılsonu enflasyon tahmini yüzde 7.4’e çekilmişti. TCMB’nin şu konjonktürde fazla manevra alanı yok, toplam 50 baz puanlık indirim marjı var. Normalleşme adımlarıyla yavaş yavaş ekonomik aktivitede canlanma başlar. Katar Merkez Bankası’yla swap anlaşması tadil edildi. Büyük bir merkez bankasıyla daha yeni bir swap anlaşmasının açıklanmasını bekliyorum. Bu anlaşma daha prestijli ve piyasaya sinyal etkisi daha yüksek olur.

Prof. Dr. Erhan ASLANOĞLU / Piri Reis Üni. Rektör Yrd.
“TCMB ‘daha ölçülü’ indirimlerle devam eder”

Uzun bir aradan sonra ilk kez TCMB’nin faiz indirimi, piyasa beklentisiyle uyumlu geldi. Merkez Bankası, açıklamasında ekonomide dipten dönüş tespitine yer verdi. Bu, ekonomik açılmayla beraber TCMB’nin talepte hareketlenme beklediği anlamına geliyor. TCMB’nin faiz indiriminde daha ihtiyatlı davranmasında, gıda fiyatlarının manşet enflasyonu bir süre daha yüksek seyrettirme riskinin etkili olduğunu düşünüyorum. TCMB’nin bundan sonraki faiz hamlelerini belirlemede Türkiye’de ve dünyada ekonominin yeniden açılma sürecinin nasıl olacağı önem taşıyacak. Önümüzdeki bir ay içinde svvapla ilgili olası yeni anlaşmaların hangi merkez bankalarıyla yapılacağı ve boyutu önemli olacak. Tahminim, TCMB’nin faiz oranını yüzde 7.5’e kadar çekmeyi istediği yönünde.

Prof. Dr. Ege YAZGAN / İstanbul Bilgi Ün. Öğretim Üyesi
“TCMB, indirimlerde daha ihtiyatlı olacak”

50 baz puanlık faiz indirim kararı beklentiler çerçevesinde geldi. Merkez Bankası daha fazla indirime gidebilirdi ama zayıf iç talebe rağmen gıda fiyatlarındaki artışlar, bankayı temkinli kalmaya itmiş diye düşünüyorum. Merkez Bankası Mayıs ayı itibarıyla iktisadi faaliyette dipten dönüş sinyallerinin görüldüğüne dikkat çekiyor. Bu da talebin seyri hakkında bankayı temkinli kalmaya iten neden olabilir. İstenilen ekonomik canlanma olursa, enflasyonist baskının da ortaya çıkması olası, o nedenle önümüzdeki dönemde TCMB faiz kararını, enflasyon görünümünü etkileyen tüm unsurları dikkate alarak verecek. 50 baz puanlık ihtiyatlı indirim, bunun sinyali gibi. TCMB’nin 25 baz puan gibi daha ihtiyatlı adımlarla faiz indirimine gideceğini düşünüyorum.

“İthalat eskisi gibi kolay olmayacak”

Videokonferans yöntemiyle gerçekleştirilen TOBB Ekonomi Buluşması’nda Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak şunları söyledi:

Yıllardır herkesin konuştuğu tarihi fırsatlara şahit olunan, her alanda daha etkin bir şekilde üretmenin gündemde olacağı bir sürece giriyoruz. Üretim kapasitesinin iyi değerlendirilmesiyle bu süreç ekonomide yepyeni ve kalıcı bir hikayenin yazılacağı bir dönem olacaktır. Stratejik ve ülkemizde üretim imkanı olmayan ürünler haricinde artık ithalat eskisi gibi kolay olmayacak. Yerlileştirme için elini taşın altına koyan ve sorumluluk alan tüm sanayicileri daha çok koruyacak ve destekleyeceğiz. Bunun için özellikle uzun vadeli, Türk Lirası’na dayalı ve düşük maliyetli finansman programlarını önümüzdeki dönem düşen faizlerle daha da etkin bir şekilde hayata geçireceğiz.

Yeni dönem Türkiye olarak ticaret hacmi ve yerel paralarla swap noktasında çok daha etkin yürüteceğimiz bir süreç olacak. Özellikle 2020’nin ikinci yarısı her alanda önemli kazanımların elde edileceği bir dönem olacak. Aldığımız sinyallerle Haziran ile hızlı bir toparlanma sürecine girileceğini gözlemlemeye başladık.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu