Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

TCMB’den faiz artışı ile birlikte güçlü mesajlar

TCMB politika faizi olan haftalık repo faizini piyasa beklentilerine paralel bir şekilde 475 baz puanlık artışla yüzde 15’e yükseltti. TCMB ayrıca fonlamanın bundan sonra haftalık repo kanalından sağlanacağını duyurdu. Toplantı sonrası paylaşılan metinde enflasyon görünümüne dair risklerin bertaraf edilmesi, enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınması ve dezenflasyon sürecinin en kısa sürede yeniden tesisi için, net ve güçlü bir parasal sıkılaştırma yapılacağı işaret edildi. Metinde son dönemde tartışma konusu olan birçok konu net bir şekilde dile getirilerek makroekonomik ve finansal istikrar için öncelikli koşul olarak ifade edildi. Bunlar; düşük enflasyon ortamının kalıcı olarak tesisi, ülke risk primlerinin düşmesi, dolarizasyon eğiliminin tersine dönmesi, döviz rezervlerinin artış eğilimine girmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi olarak sıralandı.

ŞEFFAFLIK VE ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK

Kamuoyu nezdinde tartışılan bu konuların tespiti ve metinde yer alan enflasyon hedeflemesi rejiminin gerektirdiği şeffaflık, öngörülebilirlik ve hesap verebilirlik ilkelerinin uygulanacağı vurgusu alınan faiz kararı öncesinde piyasanın TCMB yönetimine açtığı kredibilitenin devam etmesini sağlayabilir. Metnin son bölümünde yer alan “Merkez Bankası fonlaması temel politika aracı olan bir hafta vadeli repo faiz oranı üzerinden yapılacak ve bu faiz oranı parasal duruş için tek gösterge niteliğinde olacaktır” ibaresi ise piyasanın uzun süredir arzu ettiği sadeleşmenin başladığı şeklinde değerlendirilebilir. Diğer bir ifade ile olağan üstü bir durum olmadığı sürece en azından bir sonraki toplantıya kadar fonlama tek kanaldan yapılarak yüzde 15’te dengelenecek. Önümüzdeki aylarda, TÜFE enflasyonunun zirve yapacağı seviye, fonlama seviyesinin TL’deki güçlenmenin kalıcılığı için yeterli olup olmayacağını belirleyecek.


Verilen mesajlar dikkate alındığında TCMB enflasyon gelişmelerine bağlı olarak fonlama yapısında değişliğe gitmeden politika faizinde yapacağı değişiklikle reaksiyon almayı tercih edecek. Atılan adım ve verilen mesajlar ile birlikte başta da ifade ettiğimiz gibi TCMB’nin yeni yönetimine açılan kredibilitenin bir süre daha devam edebileceğini düşünüyoruz. Bu süreçte en büyük risk pandemi ile ilgili sürecin getirebileceği zorluklar.

EKONOMİ MESAJLARI SIKLAŞTI

Ekonomi yönetimindeki değişimlerin ardından verilen mesajlar da sıklaştı. TCMB’nin ardından Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, şeffaflık ve hesap verme anlayışıyla hareket edeceklerini, salgında alınan ekonomik önlemlerle yitirilen mali alanın yeniden tesisi için çalışacaklarını söyledi. Elvan büyüme sürecinin enflasyonla mücadeleyle çelişmeyeceğini ifade ederken, yılın ikinci yarısında tüketim, yatırım ve ihracattaki toparlanmanın büyümeyi pozitif etkileyeceğini söyledi. TCMB kararma ilişkin açıklamalarda bulunan Elvan, “Merkez Bankası’nın temel amacı fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmektir. Bu amaç doğrultusunda, fiyat istikrarını sağlayacak politikaları ve araçları belirleme ve uygulama görevi Merkez Bankasına aittir. Hiç şüphesiz, fiyat istikrarı, ekonomide öngörülebilirliği artırarak sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artısına katkıda bulunmaktadır. Bu, hem ülkemizdeki hem de uluslararası deneyimlerin gösterdiği, genel kabul gören bir durumdur” ifadelerini kullandı.

Hafta içinde TOBB Ekonomi Şurası’nda konuşan Başkan Recep Tayyip Erdoğan da “Mali disiplini koruyarak, büyüme ve istihdam odaklı bir anlayışla yolumuza devam edeceğiz.

Enflasyonla mücadele en önemli önceliğimiz” dedi. Enflasyonla mücadelenin en önemli öncelikleri olduğunu belirten Erdoğan hedeflerinin enflasyonu tek haneli seviyelere ulaştırmak olduğunu söyledi. Verilen mesajlara baktığımızda para ve maliye politikaları tarafında daha geleneksel politikaların işaret edildiği net bir şekilde anlaşılmaktadır. Bu da başta ifade ettiğimiz ekonomi yönetimine açılan kredibilitenin ana sebebini oluşturuyor.

ARTAN VAKALAR KISITLAMALARI GERİ GETİRDİ

Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Türkiye’de de son dönemde vaka ve ölüm sayılarındaki artış ek tedbirleri gündeme getirdi.



Hafta içinde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı’nda koronavirüsün yayılmasını önleyici somut tedbirlerin hayata geçirilmesinin tavsiye edilmesi yönünde karar alındığını bildirdi. Devamında ise hafta sonu itibariyle ülke genelinde uygulamaya alınan tedbirler açıklandı. Alınan tedbirlerin genel beklentilerden daha sert olmaması piyasalar tarafında ekonomi yönetimindeki değişimin ve verilen mesajların rüzgarının hızını kesmedi. Buna karşın vaka ve ölüm sayılarının seyrine bağlı olarak ilerleyen günlerde daha sıkı tedbirlerin alınması ve ekonomilerde olası kapanma senaryoları da rafa kalkmış değil. TCMB de hafta içindeki Para Politikası Kurulu toplantı metninde son dönemde artış gösteren Covid-19 vakaları nedeniyle önümüzdeki dönemde küresel ekonomiye ilişkin belirsizlikler yükselmiştir ifadesine yer vererek bu risklere dikkat çekmişti.

AŞI UMUDU VE TEMKİNLİ İYİMSERLİK

Son günlerde aşı çalışması yapan şirketlerden üst üste yarışırcasına aşı haberleri gelmeye başladı. Bu aşıların çok kısa süre içinde uygulamaya geçileceği yönünde açıklamalar yapıldı. Türkiye özelinde de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, BioNTech’in Pfizer şirketiyle ortak geliştirdiği aşıya ruhsatın aralık ayında verilmesinin yüksek ihtimal olduğunu, aşının uygulanmaya başlaması halinde Türkiye’ye verilebilecek ilk partinin 1 milyon doz, gelecek yıl içerisinde ise 25 milyon doz olabileceğini duyururken, yerli koronavirüs aşısının ise Nisan ayında devreye alınabileceğini söyledi. Gerek ilaç şirketlerinden gerekse bakanlıktan yapılan açıklamalar aşılanma sürecinin önceki haftalarda tahmin edilen sürelerden çok daha kısa olabileceğini işaret ediyor. Bu durum sonbahar ve kış aylarında oluşması muhtemel olumsuzlukların etkisini sınırlayabilir. Buna karşın ortaya çıkması muhtemel tablonun kısa vade için aşı iyimserliğini kısıtlaması şaşırtıcı olmayacaktır. Bu nedenle yakın dönem için temkinli iyimser durulun korunmasında fayda olacağını düşünüyoruz.

BIST-100’de yeni rekorlarla geçilen bir hafta oldu

BIST-100 haftanın ilk bölümünde vaka sayılarındaki artış, TCMB’nin beklenen aksiyonları almayabileceği yönündeki endişeler ile satıcılı bir görünüm sergiledi. Devamında ise gelen kısıtlamaların beklenen kadar sert olmaması ve TCMB başta olmak üzere ekonomi kanadından verilen mesajlarla birlikte yön tekrar yukarıya dönerek, BIST-100 rekorlarını tazelemeye devam etti ve haftanın son günü tarihi zirvesini 1.328’e taşıyarak 1.324 puandan kapandı. BIST-100 seviye bazlı rekorunun yanında Perşembe günü 55 milyar TL’lik günlük işlem hacmini aşarak bir rekor daha kırmış oldu. Bu yükseliş ve oluşan işlem hacmine karşın son günlerde teknik göstergelerde oluşan negatif uyumsuzluklar dikkat çekmeye devam ediyor. Buna karşın sıklıkla ifade ettiğimiz gibi yükselen piyasada ve yükselen hisse senetlerinde yükseliş devam ederken değil düşüşü teyit edecek bir destek kırılması sonrası riskleri sınırlamak daha doğru olacaktır. Bu çerçevede bu hafta izleyeceğimiz referans noktamız 1.290 olacak. Bu seviyenin üzerinde kalındığı sürece pozitif görünüm korunacaktır. Yukarıda ise mart ayında başlayan ve bugüne kadar devam eden yükselen kanalın üst bandının bulunduğu 1350-1370 bölgesi en önemli direnç bölgesi konumunda olacak. Bu bölgede kısa vadeli de olsa kar satışlarının gelebileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Herhangi bir sebeple 1.290’ın altına sarkılırsal.245 civarı gündeme gelebilir.

ÜZEYIR DOĞAN



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu