Salı , Ekim 17 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / TCMB ve para politikası

TCMB ve para politikası



Küreselleşme, ekonomi politikalarıyla ilgili düzenlemelerin dünyadaki gelişmelere cevap verebilecek şekilde dizayn edilmesini gerektiriyor. Zamanında yapılan müdahaleler sonucunda Türkiye global krizi hafif atlatan ülkelerden olmuştu…

PARA politikası, merkez bankalarının bazı araçları kullanarak piyasadaki para miktarını etkileyerek piyasaya sürdüğü paranın istikrarını sağlamak amacıyla uyguladığı politikalar bütününe verilen addır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 1931 yılitıda faaliyetlerine başladı. Kuruluş nedeni, ülkenin iktisadi gelişmesine katkıda bulunmak olarak belirlendi. 1960’larda, TCMB’ye ekonominin canlandırılması için likiditeyi artırmaya yönelik tedbirleri alması görevi verildi. Görevi, kalkınma planlarıyla uyumlu bir biçimde hükümetin belirlediği para ve kredi politikalarını yürütmek olarak ifade edildi.

1989 yılma dek, 40 yıla yakın bir süre, tasarruf araçlarının ve para piyasalarının gelişmesi sürecinde enflasyonist politikalar egemen oldu. Ekonomi politikalarında kökten bir yaklaşım ve yapı değişikliği anlamına gelen 1980 24 Ocak Kararları, temel parasal parametrelerin, yani faiz ve döviz kurunun serbestleşerek yükselmesine ve bazı makroekonomik dengelerin sağlanmasına elverdi.

ENFLASYON HEDEFLEMESİ YILLARI

1980’li yıllar, finansal ve ekonomik küreselleşmenin hız kazandığı yıllar olup, uluslararası finans kapitalinin temsil ettiği değerler ve kurumlar ön plana çıktı. 1980 sonrası, kontrollü dalgalı döviz kuru sistemine geçildi. Yaşanan finansal gelişmeler sonucunda, dünyada para arzı hedeflemesinden çok enflasyon hedeflemesi ön plana çıktı. Bu dönemde fiyat istikrarından sorumlu kurum olan merkez bankalarının bağımsızlığı tartışılıyordu. 1990’lı yıllarda parasal hedeflemeye dayalı program uygulamaları öne çıktı.



2000 yılında IMF ile yapılan görüşmeler sonucunda bir istikrar programı uygulamaya konuldu, ancak yapısal düzenlemelerin tamamlanamamasmdan dolayı başarı sağlanamadı. 2001 yılı başında yaşanan kriz sonucunda kurlar dalgalanmaya bırakıldı. TCMB bu dönemden sonra enflasyon hedeflemesine geçileceğini belirtti ve TCMB Kanunu’nda düzenlemeler yapıldı. Bu düzenlemelerle fiyat istikrarının TCMB’nin tek amacı olmasının, enflasyon hedefine ulaşmada ve faiz politikasının belirlenmesinde tam bağımsızlığın sağlanmasının altı çizildi.

2010 yılma kadar güçlü sermaye girişleri yaşandı. Bunun yanında hızlı kredi genişlemesi de oldu. Yaşanan küresel finans krizi sonrasında birçok ülkede para politikasına ilişkin düzenlemelerde fiyat istikrarının yanında finansal istikrar da dikkate alınmaya başlandı. Yaşanan küresel finans krizinin sonrasında TCMB gerekli müdahaleleri yapabilmek adına ihtiyaç duyduğu politika kararlarını uygulamaya koydu. Bu çerçevede uygulamada hem fiyat istikrarı hem finansal istikrar önem kazandı. Zamanında yapılan müdahaleler sonucunda Türkiye, global krizi hafif atlatan gelişmekte olan ülkelerden birisi oldu.

SKİ PARA POLİTİKASI DURUŞU

Küresel finans krizinin etkilerini minimuma indirmek amacıyla, gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının uyguladığı parasal genişleme politikaları ve kısa vadeli yurtdışı finansman olanaklarının bol ve ucuz olması nedeniyle, hızlı kredi genişlemesi yaşandı ve TL’nin giderek değerlenmesi söz konusu oldu. 2014 yılının ikinci yarısında, gıda fiyatlarındaki yükselme nedeniyle enflasyon oranının yüksek seyretmesi ve jeopolitik risklerin olumsuz etkileri nedeniyle para politikasındaki sıkı duruş sürdürüldü.

2015 yılının Ocak ve Şubat aylarında petrol ve emtia fiyatlarındaki düşüşün enflasyonu düşürmesine yönelik beklentiler yüzünden faiz oranlarında indirime gidildi. 2015 yılı para politikası uygulamaları ve 2016 hedeflerine göre, 2016 ve 2017 yıllarında yüzde 5 olarak belirlenen enflasyon hedefi, 2018 yılı için de aynı düzeyde tutuldu. Bununla birlikte, 2016 yılında da dalgalı döviz kuru uygulamasına devam edileceği ifade edildi. Bu düzenlemelerin de katkısıyla 2015 yılından itibaren bankaların yurtdışmdan kısa vadeli borçlanmalarının belirgin bir şekilde azaldı, orta ve uzun vadeli borçlanmalar ise arttı.

Sonuç olarak, TCMB, fiyat istikrarı temel amacına ulaşmak için 2006 yılından itibaren “açık enflasyon hedeflemesi” rejimi uyguluyor. Bu nedenle TCMB’nin dünya ekonomisi ve ülke ekonomisindeki gelişmeleri yakından takip ederek önümüzdeki dönemde de sıkı para politikası duruşunu sürdürüleceği tahmin ediliyor.

TALHAAPAK





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir