Cuma , Kasım 24 2017
Anasayfa / İş Fikirleri / Tatlı patates yetiştiriciliği kazandırıyor

Tatlı patates yetiştiriciliği kazandırıyor



Tarımsal ekonomide daha fazla kazancın yolu yeniliktir„ Alışkanlıklarınızı değiştirin, daha fazla kâr sağlayacak ürünlere yönelin…

ÖNCE hoş bir söylentiyle başlayalım: İtalyan asıllı Amerikalı müzisyen ve sinema oyuncusu Dean Martin ünlü olmadan önce bir ara mali sıkıntı içine düşmüş. Geçim kaygısı filan derken uygun iş bulamayınca iyice bunalmış. Para pul işleri rüyalarına girip kronik bir saplantı haline gelince sonunda bu dertten kurtuluşun çaresini aniden buluvermiş. Dostları mali sıkıntılarla nasıl baş ettiğini sorduklarında artık hep şu yanıtı veriyormuş: “Ekonomik sorunları unutmanın pratik formülünü sonunda keşfetmiş bulunuyorum: Ayakkabılarımı bir iki numara küçük giymek!”

ARTAN ARZ, AZALAN TALEP

Aslında sıkıntıyı bir başka sıkıntıyla yenmek boş bir çaba. Bu hafta domates yetiştiricilerinin zorlandığı, arada bir patates yetiştiriciliğinin çıkmaza girdiği dönemlerde çiftçilerimiz de sıkça yaşadıkları sıkıntılarla yüzleşeceğiz.

Sebep belli; aynı ürün üzerinde yıllarca ısrar etmek, yenilik düşüncelerinden uzaklaşmak…

Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir diyenler ne güzel söylemiş. Aynı durum birbirinin kopyası olan girişimlerde de görülüyor. Oysa eski alışkanlıkların devri kapandı. Daha fazla para kazanmanın yolu ise benzersiz işler yapmakta. Sürünün peşinden gitme koşullanmasını terk edip, yeni olan bir şeyleri bulma zamanı.

Yıllardır söyleyip duruyoruz: Alışkanlıklarınızı değiştirin, daha fazla kâr sağlayacak farklı yeniliklere yönelin!.. Örneğin, şu bildiğimiz patates yetiştiriciliğinde ısrar etmek yerine aynı çabayla, aynı masraf ve zahmetle neden ‘tatlı patates’e geçmiyoruz? Hem sofralarımız hem de endüstri için yepyeni bir ürün…

Gerçeği görmek için uzun araştırmalara da gerek yok. Pahalı ürünler satan marketlerin tezgâhlarına şöyle bir bakmak yeterli. En değerli ürün rengi kırmızıya çalan tatlı patates… Üstelik hem ihracat olanağı var; hem de sanayide hammadde olarak kullanılıyor.

HER YENİLİK KAZANÇ DEMEK

Yıllar önce yazdığım bir yazıdan noktası virgülüne dokunmadan alıntı yapanlar kaynak belirtme zahmetine girmeden, adımı dahi anma duyarlılığım göstermeden internette sıkça yaymlasalar da hala ilginçliğini koruyan bir hikâyedir; sözlerimi tekrar etmiş olayım: Otomotiv devi Toyota 2000’li yıllara girerken tarımsal nitelikli bir sosyal sorumluluk projesi üzerinde çalışma kararı veriyor. O dönemde başkan Hiroshi Okuda. Toyata Kurumsal Girişim Fonu Başkam Kozaburo Tsukishima’yla birlikte kollan sıvayıp işe girişiyorlar. Hiroshi Okuda kara kuşak sahibi bir judo ustası aynı zamanda. Marjinal merakları olan sıra dışı bir kişilik…

Kurumsal anlamda hobi gibi başlayan tarımsal faaliyetin amacı 2020’lere uzanan orta vadeli bir vizyon çalışması. Önce mükemmel denebilecek bir ekip kuruluyor. Uzmanların tümü tarımsal biyoteknoloji alanında Japonya’nın ünlü isimleri. Yenilikçi fikirleriyle ünlenen Chiba Üniversitesi Rektörü Toyoki Kozai de kendilerine bilimsel yönden destek veriyor.

Kamuoyunun önemli bölümü başlangıçta otomotiv üretimiyle yıldızlaşan dev bir şirketin tarımla ilgilenmesini hayretle karşılıyor. Dünyadaki ilk hibrid otomobilleri üretme kararını veren Başkan Hiroshi Okuda bu misyonu neden üstlendiğini açıklıyor. Gelecekte büyük sorunlar su ve gıda yüzünden

çıkacak. Başkana göre dünyayı tehdit eden sorunları şimdiden teşhis etmek, küresel ölçekte bir kurum için oldukça normal bir davranış.

PROJENİN ADINA DİKKAT!

Toyota Girişim Fonu Başkanı Kozaburo Tsukishima ise şunu söylüyor: “2010’dan itibaren gezegenimizi bekleyen dört büyük tehlikeyi şimdiden teşhis ettik. Birincisi küresel ısınma sonucu oluşacak kuraklık. İkincisi buna bağlı olası bir gıda kıtlığı. Üçüncüsü fosil esaslı enerji kaynaklarında ciddi azalmalar. Ve dördüncüsü de önü alınamaz çevre kirliliği”



Bu sözlerin arkasından süper projenin ne olduğunu açıklıyor: Tatlı patates yetiştiriciliği

Kamuoyunda derin bir merak oluşuyor. Toyota hemen Endonezya merkezli ‘Sweet Potato Business’ etiketini taşıyan bir bölüm kuruyor. Ortaya konan projenin ana hatları şöyle:

2050 yılında 10 milyarı aşacak dünya nüfusu nedeniyle ciddi bir kıtlık baş gösterecek. Değişen iklimin etkisiyle büyük oranda açlık başlayacak. Çok az miktarda suya ihtiyaç duyan bitkilerin başında tatlı patates geliyor.

Eğer tatlı patates biyoteknolojik açıdan terbiye edilirse suya bile ihtiyaç duymayacak.

Üstelik tatlı patatesin nişasta içeriği çok zengin. Ayrıca vitamin ve mineral yönünden de ilginç özelliklere sahip.

Mısır, pirinç ve buğdaya alternatif olabilecek tek bitki. Kabuk ve kalibrasyon artıkları ise besleyici değeri yüksek hayvan yemi olmaya aday.

Tatlı patatesten elde edilecek alkol içeriği, hidrojenle çalışacak yakıt hücreleri için de harika bir kaynak. 2020’den itibaren sayıları artacak hibrid araçlar bu yakıtla çalışacak. Zahmetsizce yetiştirilen tatlı patatesin ilginç özelliklerinden bir diğeri ise plastik üretiminde devrim yapması. Tatlı patatesten elde edilecek çevreci plastikler sayesinde yeni bir dönem başlayacak.

BESLENMEDE DEVRİM, SANAYİDE YENİLİK

Şimdi biyoteknolojik olarak takviye edilen tatlı patates kültürleri inceleniyor. Çeşitli cinslerden elde edilen örnekler laboratuvar ortamında nihai ürüne dönüştürülüyor. Geleceğe ilişkin senaryolar kurgulanıp prova ekimler yapılıyor. Tatlı patatesin iyi nem tutması ise heyecan yaratıyor. Bu özelliği kuraklık riski olan alanlar için çok önemli. Uygulamalar Çin’in bazı karakteristik bölgelerinde yapılıyor.

Şu anda yüzlerce patent var. En ilginçleri beslenme, yakıt ve plastik üzerine. Plastiklerin hemen hepsi geri dönüşümlü… Özellikle de ambalaj malzemesi sektöründe devrim yaratacak buluşlar. Tatlı patatesin biyoplastik ürünleri adını alan sınai proseste ‘laktik asidle fermantasyon’ ve ‘polilaktik asidle polimerizasyon’ gibi hızlı aşamaları kullanılıyor.

İşin fırsat tarafında ise biz varız: Anlaşmalı ekim yapılan alanlar Anadolu’ya benziyor. Tatlı patatesin kara ikliminde yetişeni en iyi içeriğe sahip. Amerika’da ‘yam’ olarak adlandırılan tatlı patates çok tüketilen ürün haline dönüşmüş.

Son yıllardaki baş döndürücü üretim artışı ABD’yi dünyanın sayılı üreticileri arasına taşımış. California, Uouisiana, Mississippi gibi eyaletlerin yanında sert iklimli bölgelerde de geniş çapta tatlı patates plantasyonları var. Bizde ise çok az yetiştirildiği için egzotik bitki muamelesi görüyor. Orta Anadolu’da yetiştirilebilse bir devrim olacak.

YENİ LEZZETLER İÇİN BAŞLANGIÇ OLABİLİR

Tatlı patates aslında geleceğin en önemli endüstriyel bitkisi olmaya aday ama o her şeyden önce harika bir gıda: Çok değerli içeriğe sahip tatlı patates, dünya mutfaklarında geleneksel bir yere sahip. Gurme tatların yaratılmasında geniş seçenekler sunuyor. Pastacılıkta ve hazır ürünlerde önemli bir katkı maddesi…

Mutfak kültüründe geniş bir yeri olan tatlı patatesin genç sürgünleri yeşillik olarak tüketilebiliyor. Kök yumruları ise çeşitli sebzelerle birlikte geniş bir lezzet yelpazesi sunuyor: Kızartılmış, haşlanmış ve kurutulmuş formlarıyla yüzlerce çeşit tat oluşturuyor. Amerika’da yer fıstığı ve akçaağaç şurubuyla hazırlanan sürülebilir çeşitleri sevilen gıdalar arasında.

Tatlı patates besleyici özelliklerini çok sayıda bileşene borçlu. Lif açısından zengin içerik ‘A vitamini’, ‘B kompleks’, ‘folik asid’, ‘çinko’ ve çok zengin ‘beta karoten’ içeriyor. Asıl lezzet kaynağı ise kendine özgü şeker (sakaroz) yapısının aromatik maddelerle yaptığı kombinasyon.

Yer fıstığı, fındık ve üzümle yapılabilen kombinasyonlar gurmc çeşitler arasında. Kestaneye benzeyen tadıyla tatlı patatesin mutfaklarda ayrı bir yeri var. Tatlı patatesten yapılan cips ve çerezler ise yeni bir trendin habercisi. Ve unutmadan son noktayı koyup söyleyelim hemen: Girişte lafını ettiğimiz ABD’li ünlü sanatçı ‘Dean Martin’ bu ayrıcalıklı ürünün tutkunu gurme tüketicilerin en başında geliyormuş bir zamanlar. İş modelleri için iş fikirleri kategorimizde sizlere uygun bir iş fikri mutlaka vardır.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir