Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Şubat ayında hangi göstergeleri izlemeli?

ABD’de başlayan faiz oranlarındaki artışın hisse senedi piyasalarına etkisi şimdilik sınırlı kaldı. Dolardaki hareketlilikte faizler kadar paritenin de etkisi var. Borsada kısa vadeli trend göstergeleri aşağı yönlü hareketi destekliyor…


KÜRESEL ölçüde hisse senetlerinde devam eden iyimserlik dalgası, Borsa İstanbul’da da yükselişi destekleyen en önemli etkenlerden biri. Bununla birlikte Borsa İstanbul’da ocak ayında da aralık ajanda olduğu gibi bankacılık sektörüne gelen alımlar ön plana çıktı. Enflasyonun düşüş eğilimine girmesi, büyümenin kuvvetli seyri ve Kredi Garanti Fonu başta olmak üzere teşviklerin desteklediği kredi büyümesi, ABD’deki devam eden davaya yönelik olumsuz beklentilerin azalması uzun süredir baskı altında kalan bankacılık sektöründe toparlanma getirdi. Bankacılık sektöründeki bu toparlanma Borsa İstanbul’un yeni rekorlar kırmasını sağladı. Ocak ayım tarihi rekor seviyelerine yakın kapatan BIST’te şubat ayında ana belirleyicinin yurtdışı piyasalar olmaya devam edeceğim düşünüyoruz.

Son günlerde başta ABD’de olmak üzere küresel ölçüde hisse senetleri piyasalarında başlayan volatilite şubat ayının biraz daha zor geçebileceğinin habercisi. Bu nedenle şubat ayında yurtdışı hisse senetleri ve paritelerdeki hareketleri yakından takip etmek gerekecek. Yıl içinde 135 bin hedefimizi korumakla birlikte, kısa vadede yaşanan son yükselişin bir düzeltmesinin yaşanma ihtimalinin kuvvetlendiğini düşünüyoruz. Bu nedenle BIST’teki momentumun azalması ve 117 bin desteğinin altında kapanışlar görülmesi durumunda hisse piyasasındaki risklerin azaltılmasının faydalı olacağını düşünüyoruz.

KÜRESEL RİSK GÖSTERGELERİ ÖN PLANDA

Son günlerde yavaş yavaş etkileri görülmeye başlayan gelişmiş ekonomilerdeki faiz artışları, şubat ayının en önemli göstergelerinden biri olacak. ABD 10 yıllık faizleri 2014’ten itibaren en yüksek seviyeleri olan yüzde 2.80’in üzerindeki rakamlara ulaşırken, Almanya 10 yıllık faizleri de 2015’ten itibaren en yüksek seviyeleri olan yüzde 0.75 civarına yükselmiş durumda. ABD’de başlayan ve küresel ölçüde atan faiz oranlarının hisse senetleri piyasalarındaki etkilerinin şu an için sınırlı kaldığını söylemek mümkün. Ancak faizler artış eğilimini koruyacak olursa şubat ayı hisse senetleri ve gelişmekte olan ülke para birimleri için sancılı geçebilir. Bu nedenle buradaki gelişmeleri yakından takip etmek gerekiyor. Faizlerde birlikte dikkat çeken önemli gelişmelerden biri de son bir yıllık dönemde ilk defa kalıcı olarak 500 günlük hareketli ortalaması üzerine çıkan Volatilite Endeksi’nin (VIX) seyri. Buradaki hareketlilik stresin artmaya başlandığını işaret ediyor. Bu ay içinde VIX’in yeniden bu ortalamasının altına inişi görülmeden borsalarda yeni tarihi zirveler beklemek gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle faizlerden sonra izleyeceğimiz önemli göstergelerden biri de burası olacak.

YELLEN GÖREVİ POWELL’A BIRAKTI

Ocak ayının son günü tamamlanan Fed toplantısı Ocak ayının ilk, Yellen’in son toplantısı olarak kayda geçti. Şubat ayı ile birlikte görevi devralan Jerome Powell, mart ayında bu yılın ilk faiz artışına da başkanlık edecek. Geçtiğimiz hafta gerçekleşen toplantı sonrası paylaşılan notta enflasyon beklentilerindeki artışa vurgu yapılması Fed’in mart ayında faiz artışı yapacağı beklentisini yüzde 95’in üzerine taşıdı. Mart ayındaki toplantıda faiz artışı kararı Powell için kolay olsa da piyasanın yeni başkam bir süre sonra test etme eğilimine girmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Bu test gerçekleşecek olur ise gelecek birkaç aylık dönemde kur ve faizler tarafında volatil bir görünüm oluşması beklenebilir. Bu nedenle, gelişmiş ülke faizleri ve VIX’in yanında başta euro/dolar paritesi olmak üzere gelişmiş ülke para birimlerinin neden olabileceği dalgalanmalara da dikkat etmek gerekiyor.

ENFLASYON VE MALİ SONUÇLAR İZLENECEK

Haftaya başlarken Ocak ayı enflasyon rakamını görmüş olacağız. Aralık ayında baz etkisinin katkısıyla düşüş eğilimine giren yıllık TÜFE’nin ocak ayında da düşüş eğilimini devam ettirmesini bekliyoruz, nisan ayma kadar baz etkisi enflasyonda düşüş eğiliminin yavaş da olsa devam etmesine yönelik işaretler verse de bu dönemde kur ve gıda fiyatlarındaki gelişmeleri yakından takip etmek gerekiyor. Geçtiğimiz hafta başlayan mali sonuç açıklamaları bu ay yoğun bir şekilde devam edecek. Bu dönemde hisse bazlı hareketler ön plana çıkacaktır. Sektörel bazda baktığımızda yüksek mamul fiyatları nedeniyle demir-çelik ve cam sektörü, yüksek ihracat kapasitesi ve güçlü euro nedeniyle otomotiv sektörü ön plana çıkabilir. Bu ay içinde izleyeceğimiz önemli başlıklardan biri de 7 Şubat Çarşamba günü Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in Londra’da fon yöneticileri yapacağı görüşmeler olacak. Yabancı fonların Türkiye’ye bakış açıları üzerinde bu tür toplantıların etkili olduğunu düşünüyoruz.

119.500 üzerine çıkılmazsa temkinli olunmalı

BIST-100 endeksinde voiatilite devam ediyor. Endeks haftaya pozitif bir açılışla başlayarak hafta içinde 117.792 ve 121.531 arasında volatil bir seyir izledi. Haftanın ilk gününde yukarı yönlü açılan endeks 121.531 seviyesini görerek zirve tazeledi fakat günü negatif kapadı. Salı ve Çarşamba günü devam eden satıcılı seyrin perşembe günü tepki yükselişi niteliğinde en yüksek 120.894 seviyesi görüldükten sonra devam ettiği görüldü.



Cuma günü devam eden negatif seyir ile endekste hafta içinde en düşük seviye olan 117.792 seviyesi görüldü. Hafta başından itibaren aşağı yönlü hareket eden endekste hafta içinde tepki niteliğinde yükselişler olsa da ana satıcılı eğimin devam ettiğini gördük. Günlük ve saatlik grafiklerde kısa vadeli hareketli ortalamalar düşüş ivmelerini korumaktadır. Kısa vadeli trend göstergeleri ise aşağı yönlü hareketi destekler nitelikte düşüşlerini sürdürmekteler. Önümüzdeki hafta içinde 118.400 seviyesi altında kaldıkça negatif baskının devam edeceğini düşünüyoruz. Tepki niteliğindeki yükselişlerde endeks 119.500 üzerine çıkmadığı sürece temkinli hareket edilmesi sağlıklı olacaktır. Aşağı yönlü hareketlerde 117.700-116.500-115.700 seviyeleri destek olarak izlenebilir. Yukarı yönlü hareketlerde ise direnç olarak 119.500-120.900-121.500 seviyeleri izlenebilir.

Dolar/TL’de aşağı yönlü marjlar sınırlı

Geçtiğimiz haftalarda doların uluslararası piyasada zayıf seyrini korumasına karşın dolar/TL’nin aşağı yönlü hareketlerinin sınırlı kaldığını gördük. Geçtiğimiz hafta euro/dolar paritesindeki yükselişin de etkisi ile 3.72’li seviyeleri test eden dolar/TL’de, paritenin güçlü seyrini korumasına karşın ibre yeniden yukarıya döndü ve kur hafta sonuna girerken 3.76 civarına ulaştı. Benzer hareketleri diğer gelişmekte olan ülke para birimlerinde de görüyor olmamız, parite dışında gelişmiş ve gelişmekte olan ülke para birimi ayrımının da etkili olduğunu gösteriyor. Gelişmiş ekonomilerdeki yüksek faizlerin bu ayrışmanın sebebi olduğunu görüyoruz. Bu nedenle kurlar üzerinde parite etkisi dışında bu etki de göz önünde bulundurulmalı. Teknik olarak son iki haftalarda birkaç defa test edilen 3.73 civarındaki rakamların güçlü destek oluşturacağını düşünüyoruz. Yukarı yönlü hareketlerde ise ilk olarak 3.8050 ve devamında geçtiğimiz hafta başında Afrin operasyonu haberleri ile teste dilen 3.85’in yeniden hedefe girebileceğini düşünüyoruz.

ÜZEYÎR DOĞAN



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu