Çarşamba , Kasım 22 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Siyasetin gölgesinden uzaklaşan piyasalar ve ekonomi

Siyasetin gölgesinden uzaklaşan piyasalar ve ekonomi



Siyasetin gölgesinde ekonomik verilerden ve bu gerçekliklerden uzaklaşan piyasalarımız, bu hafta yeniden verilere ve küresel gelişmelere odaklanacak. İçeride açıklanacak enflasyon rakamlarının kur üzerindeki etkisi izlenecek…

SİYASETİN ön planda olduğu, belirsizliklerin büyük oranda ortadan kalktığı bir haftayı geride bıraktık. Cumhurbaşkanlığında devir teslim tamamladı, yeni Başbakan ve kabine belli oldu. Siyaset tarafında gri noktalar büyük oranda netleşmiş oldu.

Haftanın önemli bir beklentisi de TCMB’nin faizler konusunda nasıl bir karar alacağıydı. TCMB de politika faizi ve borç alma faizinde beklendiği gibi değişiklik yapmazken borç verme faiz oranında beklenmedik bir şekilde 75 baz puanlık bir indirime gitti.

Yurtdışmda ise Avrupa Merkez Bankası’mn (ECB) yeni bir genişleme hamlesi başlatabileceği beklentisi yükselirken, Ukrayna-Rusya arasındaki gerginliğin daha da artabileceği yönündeki endişeler yükseldi. Özellikle perşembe günü Ukrayna kanadından gelen haberlerde Rusya’nın Ukrayna’yı işgale başladığı yönündeki haberler büyük endişe kaynağı oldu.

ekonomi

TCMB ORTA YOLU BULDU

TCMB’nin son toplantıda aldığı faiz kararı piyasada, “TCMB faizleri ne indirdi ne de indirmedi” olarak yorumlandı. Son haftalarda kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen sert uyarılar, açıklanan enflasyon rakamlarına rağmen yapılacak bir indirimin siyasi olacağı piyasa yorumları, politika faizinde ve devamında ortalama fonlama maliyetinde düşüşe neden olacak bir adımın olumsuz yorumlanacağını işaret ediyordu.

Diğer taraftan hükümet kanadından da piyasa faizlerinin düşürülmesi yönünde baskılar vardı. Bu iki başlı durum TCMB’nin politika faizinde indirime ara vererek, geçen ayki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrası “sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer” ifadesiyle savunduğu üst banda indirime gitmesine neden oldu. Yapılan bu faiz indirimi ile bankaların kullandırdığı kredilerde az da olsa bir indirim olasılığı doğdu.

Bankaların kredi faizlerinde, topladıkları mevduata verdikleri faizler, ayırdıkları karşılıklar, işletme maliyetleri ve kar beklentileri gibi etkenler etkili olsa da, bu hesaplama içerisinde en kötü durumda kaynağa ulaşma maliyeti olarak nitelenebilecek üst bandın da etkisini göz ardı etmemek gerekiyor. Bu nedenle TCMB’nin üst bantta yaptığı bu 75 baz puanlık indirimin birebir yansımasa da kredi faiz oranlarına indirim yönünde yansıması beklenebilir.

SİYASETTE GRİ ALANLAR AZALDI

Haftanın son günü açıklanan kabinede çok büyük sürpriz olarak nitelendirilecek bir değişim olmadı. Yeni Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun büyük oranda eski kabine ile devam ettiği görüldü. Ekonomi kanadında ise hemen hemen hiçbir değişim olmadı. Sadece Başbakan Yardımcılığına getirilen Numan Kurtulmuş’un üç dönem kuralı ile bir sonraki kabinede olmayacağı bilinen Ali Ba-bacan’m yerine hazırlandığı izlenimi edinildi. Bu nedenle kabine içinde özellikle Numan Kurtulmuşsan gelecek açıklamalar yeni dönemde biraz daha dikkatle izlenmeli.



Eğer Numan Kurtulmuş’un kabineye giriş amacı bu ise yaklaşık 10 ay sonra ekonomi yönetiminin dümeninde olacağı ve politikaları şekillendireceği bir gerçek. Bu nedenle önümüzdeki dönemde söyleyecekleri Ali Babacan kadar etkili olabilir. Piyasa tarafına gelince kabinede çok köklü bir değişim olmayacağı son günlerde biliniyor ve fiyatlamalar buna göre yapılıyordu. Kabinenin açıklanması kısa vadede bu değişim için alınan pozisyonların kar realizasyonu için kapatılmasına neden olabilir. Ancak belirsizliğin ortadan kalkması nedeniyle bu kar realizasyonlarm Çabuk atlatılacağını düşünüyoruz. Yeni yönetimin de kredibilitesini artırmak için ilk günlerde piyasaya güven verecek açıklamalar yapma konusunda biraz daha gayretli olacağını düşünüyoruz. Bu süreçte içerideki stresin azalmasıyla yurtdışı piyasalarla korelasyonun yeniden yükselmesi şaşırtıcı olmayacaktır.

ECB’DEN YENİ HAMLE BEKLENİYOR

Jackson Hole toplantısında kendisinden bir mesaj beklenen FED Başkanı Janet Yellen sessiz kalmayı tercih ederken, ECB Başkanı adeta Yellen’den rol çalarak piyasaya, “Ben de buradayım” dedi. Başkan Mario Draghi, varlığa dayah menkul kıymet alımı hazırlığı yapıldığı mesajıyla daha fazla genişlemeye gidilebileceğini işaret etti. Bu durum Avrupa borsalarında ve devamında diğer ülkelerde endekslere yükseliş getirdi.

Bu hafta gerçekleşecek toplantıda faizlerde bir değişiklik beklenmiyor olsa da, karar sonrası Draghi’nin yapacağı toplantıda konuya açıklık getirmesi ve bir tarih vermesi gündeme gelebilir. Bu nedenle bu hafta izleyeceğimiz önemli başlıklardan biri Draghi’nin düzenleyeceği basın toplantısı olacak. Draghi’nin net bir plan ortaya koymaması son dönemde sert düşüş yaşanan euro/dolar’da tepkiye neden olabilir. Bu yönde bir tepki yaşanır sa tepkinin hızının azaldığı seviyelerden yeni satışların gelmesi şaşırtıcı olmaz.

UKRAYNA-RUSYA GERGİNLİĞİNE DİKKAT

Geçen hafta Türkiye Cumhurbaşkanlığı devir-teslim törenine katılması beklenen Ukrayna Devlet Başkanı Pyotr Poroşenko, Rus birliklerinin Ukrayna topraklarına girdiği iddiasını dile getirdi ve bu geziyi son dakikada iptal etti. Poroşenko Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi’ni de acilen toplantıya çağırdı. Bu durum perşembe akşamı borsalarda sert satışlara neden oldu. Akşam saatlerinde ise bu bilginin teyit edilememesi nedeniyle kayıplar kısmen telafi edildi.

Bu hafta buradaki gerginlik yine gündemimizde olmaya devam edebilir. Burada yaşanacak yeni bir gerginlik, son dönemdeki verilerle hayal kırıklığı yaratan euro bölgesi ve euro’nun kendisi için oldukça olumsuz bir tablo oluşturacaktır. Euro’yu bu hafta baskılayabilecek en önemli etkenlerden biri olarak buradaki gelişmeleri takip edeceğiz.

İÇERİDE ENFLASYON ÖNEMLİ

Siyasetin gölgesinde ekonomik verilerden ve ekonomik gerçekliklerden uzaklaşan piyasalarımız, bu hafta yeniden verilere ve küresel gelişmelere odaklanacak. Öncelikle içeride açıklanacak enflasyon rakamlarının kur üzerindeki etkisi izlenecek.

Enflasyonda beklentileri aşacak bir rakam TL’nin hızla değer kaybetmesine neden olabilir. Geçen hafta takip ettiğimiz kur borsa ilişkisinin bu hafta da devam etmesini bekliyoruz. Bu nedenle kurda olacak yukarı yönlü bir hareketin endekste de negatif etki yarattığını görebiliriz. Tabii ki bunun tam tersi bir durum da geçerli.

DIŞARIDA ECB VE ABD İZLENECEK

Bu hafta iki büyük ekonomiden önemli açıklamalar gelecek. Öncelikle perşembe günü Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz kararı ve ardından Başkan Mairo Draghi’nin açıklamaları izlenecek.

Ardından cuma günü ABD’den gelecek işsizlik oranı ve tarım dışı istihdam rakamı gündeme oturacak. FED’in faiz artış sürecinin tartışıldığı bu ortamda gelen negatif veriler, faiz artışı gecikecek beklentisi ile gelişmekte olan ülkeler tarafında olumlu yorumlanırken ABD endekslerinde olumlu verilerin rekorlara neden olmaya devam ettiğini görüyoruz.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir