Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Şirketler daha az vergi ödeyecek

DEVLET bütçesinin yüzde 80’ini oluşturan vergi gelirleri, aşağıda özetlendiği gibi kazanç (gelir) üzerinden alınan vergiler, harcama üzerinden alınan vergiler ve servet üzerinden alınan vergiler olmak üzere üç ana dala ayrılıyor.


• Kazanç üzerinden alınan vergiler: Gelir ve kurumlar vergisi olmak üzere iki şekilde alınır. Gelir vergisi, ücretlilerden alman vergi de dahil olmak üzere gerçek kişilerin bir takvim yılı içerisinde elde ettikleri tüm kazançlarının vergilendirilmesidir. Kurumlar vergisi ise, sermaye şirketleri olarak tanımlanan tüzel kişilerin her türlü kurum kazançlarının vergilendirilmesidir.

• Harcama üzerinden alınan vergiler: Katma Değer Vergisi (KDV), Özel Tüketim Vergisi ve Banka Sigorta Muamele Vergisi (BSMV), Özel İletişim Vergisi (ÖİV), Damga Vergisi (DV) ve Gümrük Vergisi (GV) olarak sıralanabilir.

• Servet üzerinden alınan vergiler: Emlak Vergisi (EV), Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV), Veraset ve İntikal Vergisi (V1V) olmak üzere sıralanabilir.

Yazımızın konusu vergi ise, kazanç üzerinden alınan vergiler olup, bu verginin mükellefleri gerçek ve tüzel kişilerden oluşuyor. Gerçek kişiler, gelir vergisi mükellefi olarak gelir vergisi tarifesine göre vergilendiriliyor. Tüzel kişiler (anonim şirket, limited şirket vb.) ise mükellef olarak kurumlar vergisi tarifesine göre vergilendiriliyor.

Gelir Vergisi Kanunu’na göre gelir vergisine tabi gelir unsurları, kazanç ve iratlar yedi gruba ayrılıyor: Zirai kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları, sair kazanç ve iratlardır.

Kurumlar vergisinin konusunu oluşturan kazançlar ise, gelir vergisinin konusuna giren tüm gelir unsurlarıdır. Mükellefi ise sermaye şirketleri, kooperatifler, İktisadî kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait İktisadî işletmeler, iş ortaklıklarıdır. Vaktiyle yüzde 20 olarak uygulanan kurumlar vergisi daha önce yapılan bir değişiklikle son üç yıl için (2018-2019-2020) yüzde 22 olarak belirlenmişti. 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren eski oran olan yüzde 20 olarak uygulanmaya devam edecek.

YENİ DÜZENLEME

17 Kasım 2020 Tarih ve 31307 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 7256 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 35’inci maddesiyle aşağıdaki düzenleme yapıldı.



“Payları Borsa İstanbul Pay Piyasası’nda ilk defa işlem görmek üzere en az yüzde 20 oranında halka arz edilen kurumların (bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri, finansman şirketleri, ödeme ve elektronik para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumlan ile sigorta ve reasürans şirketleri ve emeklilik şirketleri hariç) paylarının ilk defa halka arz edildiği hesap döneminden başlamak üzere beş hesap dönemine ait kurum kazançlarına kurumlar vergisi oranı 2 puan indirimli olarak uygulanıyor. İndirimden yararlanılan hesap döneminden itibaren beş hesap dönemi içinde pay oranına ilişkin bu fıkrada belirlenen şartın kaybedilmesi hâlinde, indirimli vergi oranı uygulaması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler vergi ziyai cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir.”

Ancak kurumlar vergisi mükellefi olan işletmelerin ortaklarına yapılacak kar dağıtımında ayrıca yüzde 15 stopaj uygulaması da bulunuyor. Kar elde edecek şirket ortağı gerçek kişiler, ayrıca gelir vergisi kanununa göre elde ettiği kar payından dolayı gelir vergisi beyannamesi verecek, adına kesilen stopajı gelir vergisinden mahsup edecektir.

ŞİRKETLER DAHA AVANTAJLI

Şirketlerde kar dağıtımının dikkate alınmadığı bir durumda, kurumlar vergisi mükellefi olan bir sermaye şirketi yüzde 20 veya yüzde 15 oranında vergi ödeyecekken, aynı gelirleri elde eden gelir vergisi mükellefi gerçek kişiler ise, artan oranlı tarifeye göre yüzde 40’lara varan oranda vergi ödeyecektir. Artık, tek kişinin bile şirket kurabileceği bir mevzuatımız varken, birçok gerçek kişinin şirketleşerek daha az vergi ödeyebilecekleri tercihi öne çıkmış bulunuyor.

Harcama üzerinden alınan dolaylı vergilerde, neredeyse verginin vergisinin alındığı bir vergi sistemiz var. Vergide başarıyı sağlamak için kayıtdışılığın sona erdirilmesi, kazanç elde eden herkesin vergi ödeyeceği adil bir vergi sisteminin uygulanması ve vergi mevzuatımızın artık sadeleştirilmesi gerekiyor.

TALHA APAK



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu