Cumartesi , Kasım 25 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Sınır Ötesi Alışverişte Tüketici Alışkanlıkları

Sınır Ötesi Alışverişte Tüketici Alışkanlıkları



Rakamlarla sınır ötesi alışveriş

PayPal’in Ipsos desteğiyle 29 ülkede 23 bin tüketiciyle görüşerek hazırladığı ve 2015 yılında yayınladığı “Sınır Ötesi Alışverişte Tüketici Alışkanlıkları” araştırmasına göre dikkat çeken 10 detay şöyle;

  • Türkiye’nin e-ihracat hacminin 2018’e kadar 3 milyar doları aşabileceği tahmin ediliyor.
  • Türkiye’nin 77 şehrinden 100 ülkeye e-ihracat yapılıyor. Şirket başına ortalama 34 farklı pazara satış yapılıyor.
  • Dünyada yaklaşık 90 milyon kişi yurtdışındaki web sitelerinden düzenli olarak alışveriş yapıyor. 2018’e gelindiğinde bu rakamın 130 milyona ulaşması bekleniyor.
  • Dünya e-ticaret sektörü 2 trilyon dolar civarında. Bunun 200 milyar doları sınır ötesi alışverişten geliyor. 2018 yılında ise bu rakamın 300 milyar doları aşacağı öngörülüyor.
  • Sınır ötesi alışverişte en çok harcayanlar; ABD [27 milyar dolar), İngiltere (19 milyar dolar), Fransa (10 milyar dolar), Almanya (10 milyar dolar), Ortadoğu ve Kuzey Afrika (toplam 15 milyar dolar).
  • Dünya genelinde sınır ötesi alışverişçilerin en çok tercih ettikleri beş ülke; ABD (yüzde 25), Çin (yüzde 19), İngiltere (yüzde 14), Almanya (yüzde 11) ve Japonya (yüzde 5).
  • Türkiye; Hollanda, Rusya, Polonya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’ın “en çok sınır ötesi alışveriş yapılan ülkeler” listesinde ilk 10’da yer alıyor.
  • ABD’de kullanıcıların yüzde 36’sının sınır ötesi alışverişlerini mobil üzerinden gerçekleştirdiği görülüyor. Bu rakamı yüzde 33 ile İngiltere takip ediyor.
  • Tüketicilerin sınır ötesi alışverişte satın almayı tercih ettikleri ürün kategorileri sırasıyla; giyim ayakkabı aksesuar (yüzde 49), tüketici elektroniği (yüzde 32), dijital eğlence ve eğitim (yüzde 31), seyahat (yüzde 31), eğlence eğitim (yüzde 29), oyuncak ve hobi (yüzde 26).
  • Sınır ötesi alışverişe yönlendiren başlıca etmenler ise şunlar: Kendi dilinde hizmet verilmesi (yüzde 58),ücretsiz kargo (yüzde 50), güvenli ödeme (yüzde 47), kendi ülkesinde o ürünü bulamaması (yüzde 41), ücretsiz iade gönderimi (yüzde 38), kendi para biriminde ödeme yapabilme imkanı (yüzde 3).

Günümüzde e-ihracatın hacmi 800 milyon dolar. Bu rakamın onlarca kat artırılması mümkün. Hükümet kapsamlı, yeni bir eylem planı yayınladı. Özellikle hOBİler için bu alanda müthiş fırsatlar var…

EKONOMİ Bakanlığı’nca hazırlanan “e-Ihracat Stra tejisi ve Eylem Planı (2017-2019) belgesi”, yeni yılın ilk ayında son aşamaya kadar getirildi. Türkiye’de internet üzerinden yurtdışma ürün satışına yönelik altyapı oluşturulmasını önceleyen strateji belgesi, satıcılar için çeşitli kolaylıklar getiriyor.

Bunlardan en önemlisi KOBl’lerin internet üzerinden yurtdışı satışlarının kolaylaştırılması için gümrük işlemlerinde öngörülen değişiklikler. Ayrıca KOBİ’lere ait internet siteleri de desteklene cek.

Strateji belgesi kapsamında, Türkiye’nin lojistik hizmetlerinin e-ihracat ve e-ticareti destekleyecek şekilde yapılandırılması, e-ticarete uygun gümrük mevzuatı oluşturulması, ürün güvenliği ve denetimin sağlanması, e-ihracatçı şirket sayısının artırılması yer alıyor. Uluslararası şirketlerle ve diğer ülkelerle işbirlikleri de yapılacak. Teşvik ve özendirme çalışmaları KOBÎ odaklı olacak. Ulaşım imkanları açısından da İstanbul başta olmak üzere, İzmir, Mersin gibi lojistik merkezlerden ürünlerin gönderilmesine imkan sağlayacak teknolojik kapasitesi yüksek nakil noktaları oluşturulmasına yönelik teşvik verilebilecek.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi de, üç ay önce TOBB bünyesinde kurulan E-ticaret Meclisi’nin açılış konuşmasında “Teknolojiyi kullanabilsek küçük işletmelerimizi, zanaatkarlarımızı, yöresel değerlerimizi dünyaya açabiliriz. Çok ucuz ve organize şekilde büyük bir rekabet gücü oluşturabiliriz” diyerek e-ihracat için gerekli lojistik ve altyapı çalışmaları konusunda ciddi adımlar atacaklarını açıklamıştı. Bir devlet politikası haline getirilen e-ihracattaki mevcut sorunları, sorunlara getirilen pratik çözümleri ve çözüm önerilerini araştırdık. Ödeme, lojistik, kargo, iade ve gümrükte yaşanan problemleri inceledik.

ÜLKELER ARASI PAZARLAMA TAKTİKLERİ

E-ticaret altyapı hizmetleri sağlayan Ticimax’in kurucusu Cenk Çiğdemli, e-ihracatla ilgili öncelikli sorunun çoklu dil seçenekleri, para birimleri ve ödeme yöntemleriyle alakalı olduğunu söylüyor. Bu sorunlar için yazılımın kritik bir önemi olduğunu belirten Çiğdemli, e-ticaret sitelerine sundukları paket hizmetlerle mevcut sorunları aşabildiklerini söylüyor ve ülkeler arası pazarlama taktikleri kullanarak, sitenin maksimum kar elde etmesine yardımcı olduklarına dikkat çekiyor. Bir ürünü aynı site üzerinden her ülkeye farklı bir fiyattan satabilmenin mümkün olduğunu belirten Çiğdemli sözlerini şöyle sürdürüyor:



“Bir tişört kargo dahil 10 dolar ise, site Amerika müşterisine özel olarak o tişörte 20 dolar etiket koyuyor. Amerikalı müşteri için bu rakam kendi ülkesine kıyasla yine de çok ucuz. Bir de kargo bedava dendiğinde müşteri daha da memnun oluyor. Bu şekilde her ülkeye göre fiyat belirlemek mümkün. Böylece e-ticaretin belini büken kargo maliyeti sorununu aşıyoruz.”

Ticimax, çeşitli dillerde SEO hizmeti de vererek, hedef ülkelerdeki Google aramalarında Türk sitenin görülebilirliğini yükseltiyor. Firma, siteyi 100 farklı ülkedeki server’lardan ayrı ayrı yayınlayabiliyor. “Böylece Google sitenin, siteye giriş yapan müşterinin yaşadığı ülkeden yayın yaptığını sanarak sıralamalarını yükseltiyor” diyen Çiğdemli, ülkeye göre reklam kanallarını da belirleyebildiklerini söylüyor.

PAYPAL KRİZİNE ÇÖZÜM

Ayen Soft’un kurucusu Enis Arslanoğlu’na göre, e-ihracattaki ana sorun ödeme sistemiyle alakalı. Çünkü dünyanın popüler çevrimiçi ödeme sistemlerinden biri olan Paypal’ın lisansı, yaşanan bir kriz sonucu Haziran 2016’da BDDK tarafından iptal edildi. “Bu büyük bir krizdi. Yurtdışında internet üzerinden yapılan hiçbir ödemeyi Türkiye’ye getirmek mümkün değildi” diyen Arslanoğlu, sorunu aşmak için çok ortaklı bir oluşum ile Hollanda, Ingiltere ve Dubai’de şirketler kurduklarım belirtiyor. Satıcılarının internette sattıkları ürünleri yine Türkiye’den kargoladıklarım belirten Arslanoğlu, Parayı Hollanda’da tahsil ediyoruz. Ingiltere ve Dubai üzerinden de tamamen hukuki yollarla, vergisini ödeyerek parayı ülkemize getirebiliyoruz. Şu an marj usulü çalışıyoruz. Aylık bir ödeme talep etmiyoruz” diyor.

Ayen Soft ayrıca e-ihracat yapmak isteyen e-ticaret siteleri ve sitesi olmayan satıcıları yurtdışındaki pazar yerlerine entegre de edebiliyor. Ürünleri Ebay, Amazon ve Alibaba gibi uluslararası sanal pazarlara entegre ederek e-ihracat yapmalarını kolaylaştırıyor. Kargo maliyetlerine de değinen Arslanoğlu, “Çin’den bir ıslak mendil bile alsanız bedava kargolayabiliyor. Çünkü devletin posta hizmetleriyle anlaşması var. Biz bedava kargolayalım demiyoruz. Eğer bir STK üzerinden veya bir devlet kurumu üzerinden toplu kargo anlaşması yapılırsa daha uygun fiyatlara e-ihracat yapmak mümkün olacaktır. Kargonun bedeli neyse devlete ödeyelim. Hem devletimiz kazanır, hem de siteler kargo maliyeti yükünü hafifletmiş olur” diyor.

“ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ KURULMALI”

Yıllık 70 milyon liralık e-ihracat cirosuyla öne çıkan Sefamerve.com’un kurucusu Mehmet Metin Okur da kargo maliyetlerinin e-ticaret sitelerinin kaldıramayacağı kadar ağır olduğunu belirtiyor. Bunun çözümünün e-ticaret siteleri için havaalanı yakınında bir organize sanayi bölgesi kurulması ve kargoların buradan topluca yapılması olduğunu söyleyen Okur, böylelikle tüm dünyaya kargo bedava satış yapabileceğini savunuyor. İstanbul’da metrekaresi 10 dolardan depo maliyetleriyle baş etmenin zor olduğunu belirten Okur, kurulacak bir organize sanayi bölgesinin depo sorununa da çözüm olacağını söylüyor.

Geçen yıl açılan ve Yalova ile Sabiha Gökçen Havaalanı arasındaki iki saatlik yolu 15 dakikaya düşüren Osmangazi Köprüsü’nün Yalova’yı e-ticaret şirketlerinin depo merkezi yapacağını iddia eden Okur, e-ticaret şirketlerinin arazi fiyatları daha uygun olduğu için depolarını Yalova’ya kaydırdıklarına dikkat çekiyor. Sefamerve.com’un da, deposunu Yalova’ya taşıdıklarını söyleyen Okur sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bölgede organize lojistik merkezi kurulabilir. Yurtdışı kargo maliyeti ürünün yüzde 15’i oranında. Organize lojistik merkezi hayata geçerse oran yüzde 3’e geriler. Depo, çalışan gibi giderler de eklendiğinde ihracattaki maliyetimiz yüzde 40 düşer. Yaklaşık 800 milyon dolar olan e-ihracat hacmi bir yılda ikiye katlar, iade gelen bir malı ben tekrar para ödeyerek Gümrük’ten ithal etmek zorunda kalıyorum. Bu malın iade mal olduğunu ispatlamak çok zor. O nedenle organize sanayi bölgesiyle beraber bir de serbest bölge kurulsa bu problem çözülür.”

KASITLI GÜVENLİK ÖNLEMİ VAR”

Avrupa ülkelerine ve ABD’ye satışta, fiyat rekabeti açısından Türkiye’nin çok avantajlı bir pozisyona sahip olduğunu söyleyen Okur, e-ihracatın hala TİM verilerine ihracat olarak geçmediğini ve bu nedenle ihracat teşviki alamadıklarını belirtiyor. Kredi kartıyla tahsilatta yabancı bankaların Türkiye’ye karşı kasıtlı, ekstra güvenlik önlemleri uyguladıklarını anlatan Okur, “Türkiye’de kredi kartı hırsızlıkları olduğuna dair uyarı veriyorlar müşteriye. Oysa bu gerçek bir bilgi değil, sadece bariyer olarak kullanıyorlar. Sepete gelen müşterinin yüzde 40’ı bu şekilde ürünü almaktan vazgeçiyor. Satışı gerçekleştirsek bile parayı bankadan TL olarak aldığımızdan, kur farkından dolayı elimize geçen nakit azalıyor” diyor.

AVRUPAYA İKİ GÜNDE TESLİMAT

E-ticaretsem sitesinin kurucusu Mer-ter Özdemir, başkan yardımcılığını yaptığı TOBB E-Ticaret Meclisi’nin, sektördeki tüm sorunlara hızlı çözüm bulmak amacıyla üç ay önce kurulduğunu ifade ederek, “İlk kez resmi makamlarca e-ticaret bir sektör olarak algılandı. Devlet nezdinde yapılması gereken birçok regülasyonun altyapı çalışmalarının hazırlanması ve en önemlisi sektör temsilcilerinin sorun ve çözüm önerilerinin tek elden devlet mercilerine iletilmesini sağlayacak” diyor.

E-ihracatta ciddi avantajlara sahip olduğumuza değinen Özdemir şunları aktarıyor: “Her şeyden önce kaliteli bir ürünü Avrupa ülkelerine ciddi bir fiyat rekabetiyle satabiliyoruz. Ayrıca lokasyon olarak iki kıtayı birbirine bağlayan bir ülkeyiz. İki günde Avrupa’ya mal teslimi yapabiliyoruz. Mesela Çin bunu yapamıyor. Bir buçuk ayda kargoyu teslim ediyor. Hızlı kargo da maliyeti artırıyor.”






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir