Perşembe , Ekim 19 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Reel piyasalar huzur arıyor

Reel piyasalar huzur arıyor



İhracatta ve iç piyasada yıla iyi başlayamayan sektörlerde nakit sıkıntısı yaşanıyor. Birçok sektörde vadeler uzatılarak sistem döndürülmeye çalışılıyor. Yetkililer kalıcı çözümün tüketici psikolojisinin düzelmesi ve ihracat artışlarıyla sağlanabileceği görüşünde…

GEÇEN yıl iki seçim arasında yaşanan durgunluk bu yılın başında da aşılamazken piyasalarda nakit sıkıntısı görülmeye başladı. Piyasalarda ödeme zincirindeki kopmalar nedeniyle gittikçe artan nakit sıkıntısına iş dünyası şimdilik direniyor. Nakit sıkıntısını kendi içinde dengelemeye çalışan birçok sektörde vadeler uzamaya başladı. Hazır giyim ve ayakkabıda Atalar Giyim ve Arow’un, elektronikte Gold Bilgisayar gibi büyük firmaların iflas erteleme aldırması da nakit sıkıntısının üzerine tuz biber ekti. Bugüne kadar kendini daha çok peşin çalıştıkları ihracatla finanse eden birçok sektörde Rusya ile yaşanan sıkıntılar ve klasik ihracat pazarlarındaki daralma nedeniyle nakit sıkıntısı artmaya devam ediyor. Tekstilden perakendeye gıdadan inşaata birçok sektördeki sıkıntının nasıl aşılabileceğini sektör temsilcilerine sorduk. Kimisi tüketicinin ve yatırımcısının ‘güven’ ve ‘huzur’ duygusunun tamir edilmesiyle piyasalarda rahatlama olacağını düşünürken, kimisi de ancak çevre ülkelerdeki sorunların aşılmasıyla işlerin yoluna gireceğine inanıyor.

para piyasalari

“LİKİDİTE AZALDI”

Perpa Kooperatifi ve Ticaret Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Yümlü, Türkiye’deki ve dünyadaki ekonomide yavaşlamanın likidite sıkıntısı oluşturduğunu belirtiyor. Yümlü, “Ekonomide yavaşlama olduğu zaman dünyada likidite azlığı oluşuyor. Bundan birkaç yıl evvel dünyada likidite bolluğu vardı. Türkiye gibi az gelişmiş ülkeler çok yatırım alıyordu. Dünya ekonomisindeki yavaşlama Türkiye’ye de yansıyor. Likidite azlığı da ödeme sıkıntısını beraberinde getiriyor” diyor. Çevre ülkelerdeki savaş durumunun da ihracatımızı daralttığını vurgulayan Yümlü, iç piyasadaki gelirin paylaşımında da sıkıntı olduğunu anlatıyor:

“Türkiye çevresindeki ülkelere göre nispeten daha çok büyüyor. Ancak büyüme, büyüklere gidiyor. Gelir dağılımında adaletsizlik var. Bu durum da KOBİMeri vuruyor. Bunu düzeltmemiz gerekiyor. Büyükler ana yatırımlara ve üretimlere girmek yerine bakkallığa, kasaplığa soyunuyorlar. Peki, büyük yatırımları kim yapacak?”

“VADE 15 AYI BULDU”

TOBB Deri ve Deri Ürünleri Sanayicileri Meclis Başkan Vekili ve ayakkabı yan sanayicisi Ender Yazıcıoğlu, Rusya krizi ile birlikte nakit sıkıntısının arttığını söylüyor. Son üç yıldır ayakkabı yan sanayinde vadelerin uzamaya başladığını belirten Yazıcıoğlu, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Ayakkabı yan sanayinde 2 bin firma var. İç piyasada malın tesliminden sonra 15 ayı bulan vadelerle iş yapılmaya başlandı. Bugüne kadar bu vadelere ancak ihracattan gelen paralarla sanayici dayanıyordu. Özellikle Rusya’dan görünmeyen bir para akışı vardı ama krizden sonra Rusya ile işler dip noktaya geldi. Bu da nakit sıkıntısını iyice artırdı. Herkes birbirine borçlanarak işini yürütüyor. Bu da kartopu etkisi yapıyor. Bankalarda yüzde 20-22 faizlerden bahsediliyor; küçük ve orta boy işletmelerin bu faizleri vermesi mümkün değil.”

Ender Yazıcıoğlu, piyasalardaki sıkıntının aşılması için devletin asgari ücretin artışından doğan yükün bir bölümünü üstlenmesi gerektiğini söylüyor. Ancak bunun da tek başına yetmeyeceğini düşünen Yazıcı-oğlu, devletin sanayiciye ‘sıfır faizli’ borç verilmesi için yeni bir mekanizma kurması gerektiğini şu cümlelerle anlatıyor:

“Avrupa Birliğinde uygulanan doğrudan borçlanma sistemi bizim ülkemizde de uygulanmalı. Devlet üreticiler için ‘sıfır faizi’ artık düşünmeli. Almanya ve Japonya gibi ülkelerde üreticinin sıfır faizle borçlanması mümkün olabiliyor. Bizde ise üretici yüksek faizle borçlanıyor. Merkez Bankası kârda rekor kırıyor. Devlet Merkez Bankası’mn kârından kısarak üretene sıfır faizle para verme yolunu düşünmeli.”



Ayakkabıda yaşanan sıkıntının bir benzerinin halı sanayinde de yaşandığı belirtiliyor. Özellikle Gaziantep’deki onlarca halı fabrikasının Ortadoğu ülkeleri ile ‘peşin’ para ile çalışmaya alıştığı ancak çevre ülkelerdeki karışıklıklar nedeniyle işlerinin durma noktasına geldiği, vadeli çalışma sistemine de uyum sağlayamadıkları söyleniyor.

İNŞAATA BAĞLI SEKTÖRLER

Son yıllarda büyümenin lokomotifi olan inşaat sektöründe de ‘durağanlık’ nakit sıkıntısına ve vadelerin uzamasına yol açmış durumda. Yücel Boru ve Profil Endüstrisi Genel Müdürü Kemal Saraç, demir çelik sektöründe mevsimsellik nedeniyle işlerde gerileme olduğunu belirterek sözlerine başlıyor. “Özellikle iç piyasada nakit sıkışıklığı ve ödeme sıkışıklığı var. Bu da vadelerin uzamasına neden oluyor” diyen Saraç, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Çelik sektörü homojen değil. İnşaat demirinde daha çok nakit satışlar varken, 60 gün vadeye kadar çıkıldı. Çelik boru ve spiral borular ise TANAP gibi projelerde ve belediyelerin su dağıtım projelerinde kullanılıyor. Çelik sektörü ve boru sektörü dünyadaki büyümenin azalmasıyla paralel olarak küçülüyor. Avrupa’da durgunluk var;

Amerika yeni yeni toparlanıyor. Çelik sektörü şu anda rahat nefes alamıyor. Dünya ekonomisinin toparlanmasıyla ancak rahat nefes alabilir. Dövizin stabil olması da önemli; vo-latilite sektörü olumsuz etkiliyor.”

DÖRT AY EK VADE VERİLDİ

İMSAD (Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Hinginar, sektörde asıl sıkıntının ihracat pazarlarındaki sıkışıklık nedeniyle kapasite kullanım oranlarının düşmesi olduğunu belirtiyor. Vadelerde bir esneme olduğunun altım çizen Hinginar, “Çok farklı malzemelerin üretildiği sektörümüzde vadeler dört ay ile bir yıl arasında değişiyor. Daha önceleri maksimum sekiz ay olan vadeler bir yıla kadar çıktı” diyor. İnşaat sektörünün kilidinin nasıl açılabileceği konusunda ise Hinginar şu fikirleri ortaya koyuyor: “Güvene dayalı bir sektörüz. Hem iç hem de dış ortama duyulan güven ‘olumluya’ döndüğünde ancak sektör hareketlenecektir. Terör olayları ve komşu ülkelerdeki problemlerin yatırımları ve yatırımcıları durmaya sevk ettiğini düşünüyorum.”

Taşyapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı da Türkiye’nin hukuk devleti olamamasının yatırımcıyı endişelendirdiğini düşünüyor. Turanlı, “İster yerli isterse yabancı yatırımcı Türkiye’nin tam bir hukuk devleti olduğuna inanırsa ülkemizin ve sektörümüzün hiçbir problemi kalmaz” demekle yetiniyor.

“İRAN TELAFİ OLMAZ”

Bacasız sanayi turizm de 2016’ya terör, Rusya ile yaşanan kriz nedeniyle ‘belirsizlikler’ içinde girdi. TOBB Turizm Meclisi Başkanı Osman Ayık, “Devletten bu yıl özel bir destek beklentimiz var. 2016 çok sıkıntılı bir yıl olacak. Bu yılda mevcut rakamları korumak bile başarıdır” diye konuşuyor. Ayık, Rusya’nın boşluğunu İran ile telafi edemeyeceklerini, İran ile sivil havacılık gibi çözmemiz gereken birçok sorun olduğunu belirtiyor.

“ALIŞVERİŞ AZ AMA SIK”

Ekonomik durağanlıktan en az etkilenen sektörlerden olan gıdada bile tüketicinin moralsizliğinin etkisi görülüyor. TOBB Gıda Sanayi Meclisi Başkanı ve Türkiye Cîıda Sanayi İşverenleri Sendikası (TÜCiİS) Başkanı Necdet Buzbaş, “Gıda sanayinde büyük bir sıkışıklıktan söz etmek karamsarlık olur. Fakat tüketici nezdindeki alışverişlerde azalma var; sepet küçüldü ama sıklığı arttı. Tüketici daha küçük ve sık alışveriş yapıyor. Mevsimsel değişikliklerden dolayı gıda fiyatlarında artış var” diyor. Buzbaş, gıda perakendesinin şubat ayından itibaren canlanmasını bekliyor. Buzbaş, asgari ücretin 1.300 TL olmasının ve emeklilere aylık 100 TL zam verilmesinin gıda piyasasına olumlu yansıyacağını söylüyor. “Gıda piyasasında büyük bir nakit sıkıntısı yok” diyen Buzbaş, zincir marketlerin geri ödemelerinde sıkıntı olmadığını da dile getiriyor.

FUARLARA SARILDIK

Türkiye’de nakit sıkıntısının henüz uğramadığı sektörler de yok değil. Birçok sektör işlerdeki tıkanıklığı aşmak için halen fuarlara sarıldığı için, fuar sektöründe işler arttı. Rönesans Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Göksel, “Fuarcılık sektöründe nakit sıkıntısı yok. Sıkıntılı zamanlarda iş dünyası öncelikle hizmet sektöründen tasarruf etme yoluna gider. Bu nedenle fuarcılık sektörü krize ilk giren ve ilk çıkan sektördür. 2015’te Türkiye’de düzenlenen fuar sayısı arttı. Bu yıl da sıkıntı beklemiyoruz. Diğer sektörlerde nakit sıkıntısı hissediliyor ama biz fuar öncesinde peşin ödeme alabildiğimiz gibi, fuar sırası ve fuar sonrasında da alternatif ödeme şekilleri sunuyoruz.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reel piyasalar huzur arıyor
Perşembe , Ekim 19 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Reel piyasalar huzur arıyor

Reel piyasalar huzur arıyor



İhracatta ve iç piyasada yıla iyi başlayamayan sektörlerde nakit sıkıntısı yaşanıyor. Birçok sektörde vadeler uzatılarak sistem döndürülmeye çalışılıyor. Yetkililer kalıcı çözümün tüketici psikolojisinin düzelmesi ve ihracat artışlarıyla sağlanabileceği görüşünde…

GEÇEN yıl iki seçim arasında yaşanan durgunluk bu yılın başında da aşılamazken piyasalarda nakit sıkıntısı görülmeye başladı. Piyasalarda ödeme zincirindeki kopmalar nedeniyle gittikçe artan nakit sıkıntısına iş dünyası şimdilik direniyor. Nakit sıkıntısını kendi içinde dengelemeye çalışan birçok sektörde vadeler uzamaya başladı. Hazır giyim ve ayakkabıda Atalar Giyim ve Arow’un, elektronikte Gold Bilgisayar gibi büyük firmaların iflas erteleme aldırması da nakit sıkıntısının üzerine tuz biber ekti. Bugüne kadar kendini daha çok peşin çalıştıkları ihracatla finanse eden birçok sektörde Rusya ile yaşanan sıkıntılar ve klasik ihracat pazarlarındaki daralma nedeniyle nakit sıkıntısı artmaya devam ediyor. Tekstilden perakendeye gıdadan inşaata birçok sektördeki sıkıntının nasıl aşılabileceğini sektör temsilcilerine sorduk. Kimisi tüketicinin ve yatırımcısının ‘güven’ ve ‘huzur’ duygusunun tamir edilmesiyle piyasalarda rahatlama olacağını düşünürken, kimisi de ancak çevre ülkelerdeki sorunların aşılmasıyla işlerin yoluna gireceğine inanıyor.

para piyasalari

“LİKİDİTE AZALDI”

Perpa Kooperatifi ve Ticaret Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Yümlü, Türkiye’deki ve dünyadaki ekonomide yavaşlamanın likidite sıkıntısı oluşturduğunu belirtiyor. Yümlü, “Ekonomide yavaşlama olduğu zaman dünyada likidite azlığı oluşuyor. Bundan birkaç yıl evvel dünyada likidite bolluğu vardı. Türkiye gibi az gelişmiş ülkeler çok yatırım alıyordu. Dünya ekonomisindeki yavaşlama Türkiye’ye de yansıyor. Likidite azlığı da ödeme sıkıntısını beraberinde getiriyor” diyor. Çevre ülkelerdeki savaş durumunun da ihracatımızı daralttığını vurgulayan Yümlü, iç piyasadaki gelirin paylaşımında da sıkıntı olduğunu anlatıyor:

“Türkiye çevresindeki ülkelere göre nispeten daha çok büyüyor. Ancak büyüme, büyüklere gidiyor. Gelir dağılımında adaletsizlik var. Bu durum da KOBİMeri vuruyor. Bunu düzeltmemiz gerekiyor. Büyükler ana yatırımlara ve üretimlere girmek yerine bakkallığa, kasaplığa soyunuyorlar. Peki, büyük yatırımları kim yapacak?”

“VADE 15 AYI BULDU”

TOBB Deri ve Deri Ürünleri Sanayicileri Meclis Başkan Vekili ve ayakkabı yan sanayicisi Ender Yazıcıoğlu, Rusya krizi ile birlikte nakit sıkıntısının arttığını söylüyor. Son üç yıldır ayakkabı yan sanayinde vadelerin uzamaya başladığını belirten Yazıcıoğlu, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Ayakkabı yan sanayinde 2 bin firma var. İç piyasada malın tesliminden sonra 15 ayı bulan vadelerle iş yapılmaya başlandı. Bugüne kadar bu vadelere ancak ihracattan gelen paralarla sanayici dayanıyordu. Özellikle Rusya’dan görünmeyen bir para akışı vardı ama krizden sonra Rusya ile işler dip noktaya geldi. Bu da nakit sıkıntısını iyice artırdı. Herkes birbirine borçlanarak işini yürütüyor. Bu da kartopu etkisi yapıyor. Bankalarda yüzde 20-22 faizlerden bahsediliyor; küçük ve orta boy işletmelerin bu faizleri vermesi mümkün değil.”

Ender Yazıcıoğlu, piyasalardaki sıkıntının aşılması için devletin asgari ücretin artışından doğan yükün bir bölümünü üstlenmesi gerektiğini söylüyor. Ancak bunun da tek başına yetmeyeceğini düşünen Yazıcı-oğlu, devletin sanayiciye ‘sıfır faizli’ borç verilmesi için yeni bir mekanizma kurması gerektiğini şu cümlelerle anlatıyor:

“Avrupa Birliğinde uygulanan doğrudan borçlanma sistemi bizim ülkemizde de uygulanmalı. Devlet üreticiler için ‘sıfır faizi’ artık düşünmeli. Almanya ve Japonya gibi ülkelerde üreticinin sıfır faizle borçlanması mümkün olabiliyor. Bizde ise üretici yüksek faizle borçlanıyor. Merkez Bankası kârda rekor kırıyor. Devlet Merkez Bankası’mn kârından kısarak üretene sıfır faizle para verme yolunu düşünmeli.”



Ayakkabıda yaşanan sıkıntının bir benzerinin halı sanayinde de yaşandığı belirtiliyor. Özellikle Gaziantep’deki onlarca halı fabrikasının Ortadoğu ülkeleri ile ‘peşin’ para ile çalışmaya alıştığı ancak çevre ülkelerdeki karışıklıklar nedeniyle işlerinin durma noktasına geldiği, vadeli çalışma sistemine de uyum sağlayamadıkları söyleniyor.

İNŞAATA BAĞLI SEKTÖRLER

Son yıllarda büyümenin lokomotifi olan inşaat sektöründe de ‘durağanlık’ nakit sıkıntısına ve vadelerin uzamasına yol açmış durumda. Yücel Boru ve Profil Endüstrisi Genel Müdürü Kemal Saraç, demir çelik sektöründe mevsimsellik nedeniyle işlerde gerileme olduğunu belirterek sözlerine başlıyor. “Özellikle iç piyasada nakit sıkışıklığı ve ödeme sıkışıklığı var. Bu da vadelerin uzamasına neden oluyor” diyen Saraç, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Çelik sektörü homojen değil. İnşaat demirinde daha çok nakit satışlar varken, 60 gün vadeye kadar çıkıldı. Çelik boru ve spiral borular ise TANAP gibi projelerde ve belediyelerin su dağıtım projelerinde kullanılıyor. Çelik sektörü ve boru sektörü dünyadaki büyümenin azalmasıyla paralel olarak küçülüyor. Avrupa’da durgunluk var;

Amerika yeni yeni toparlanıyor. Çelik sektörü şu anda rahat nefes alamıyor. Dünya ekonomisinin toparlanmasıyla ancak rahat nefes alabilir. Dövizin stabil olması da önemli; vo-latilite sektörü olumsuz etkiliyor.”

DÖRT AY EK VADE VERİLDİ

İMSAD (Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Hinginar, sektörde asıl sıkıntının ihracat pazarlarındaki sıkışıklık nedeniyle kapasite kullanım oranlarının düşmesi olduğunu belirtiyor. Vadelerde bir esneme olduğunun altım çizen Hinginar, “Çok farklı malzemelerin üretildiği sektörümüzde vadeler dört ay ile bir yıl arasında değişiyor. Daha önceleri maksimum sekiz ay olan vadeler bir yıla kadar çıktı” diyor. İnşaat sektörünün kilidinin nasıl açılabileceği konusunda ise Hinginar şu fikirleri ortaya koyuyor: “Güvene dayalı bir sektörüz. Hem iç hem de dış ortama duyulan güven ‘olumluya’ döndüğünde ancak sektör hareketlenecektir. Terör olayları ve komşu ülkelerdeki problemlerin yatırımları ve yatırımcıları durmaya sevk ettiğini düşünüyorum.”

Taşyapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı da Türkiye’nin hukuk devleti olamamasının yatırımcıyı endişelendirdiğini düşünüyor. Turanlı, “İster yerli isterse yabancı yatırımcı Türkiye’nin tam bir hukuk devleti olduğuna inanırsa ülkemizin ve sektörümüzün hiçbir problemi kalmaz” demekle yetiniyor.

“İRAN TELAFİ OLMAZ”

Bacasız sanayi turizm de 2016’ya terör, Rusya ile yaşanan kriz nedeniyle ‘belirsizlikler’ içinde girdi. TOBB Turizm Meclisi Başkanı Osman Ayık, “Devletten bu yıl özel bir destek beklentimiz var. 2016 çok sıkıntılı bir yıl olacak. Bu yılda mevcut rakamları korumak bile başarıdır” diye konuşuyor. Ayık, Rusya’nın boşluğunu İran ile telafi edemeyeceklerini, İran ile sivil havacılık gibi çözmemiz gereken birçok sorun olduğunu belirtiyor.

“ALIŞVERİŞ AZ AMA SIK”

Ekonomik durağanlıktan en az etkilenen sektörlerden olan gıdada bile tüketicinin moralsizliğinin etkisi görülüyor. TOBB Gıda Sanayi Meclisi Başkanı ve Türkiye Cîıda Sanayi İşverenleri Sendikası (TÜCiİS) Başkanı Necdet Buzbaş, “Gıda sanayinde büyük bir sıkışıklıktan söz etmek karamsarlık olur. Fakat tüketici nezdindeki alışverişlerde azalma var; sepet küçüldü ama sıklığı arttı. Tüketici daha küçük ve sık alışveriş yapıyor. Mevsimsel değişikliklerden dolayı gıda fiyatlarında artış var” diyor. Buzbaş, gıda perakendesinin şubat ayından itibaren canlanmasını bekliyor. Buzbaş, asgari ücretin 1.300 TL olmasının ve emeklilere aylık 100 TL zam verilmesinin gıda piyasasına olumlu yansıyacağını söylüyor. “Gıda piyasasında büyük bir nakit sıkıntısı yok” diyen Buzbaş, zincir marketlerin geri ödemelerinde sıkıntı olmadığını da dile getiriyor.

FUARLARA SARILDIK

Türkiye’de nakit sıkıntısının henüz uğramadığı sektörler de yok değil. Birçok sektör işlerdeki tıkanıklığı aşmak için halen fuarlara sarıldığı için, fuar sektöründe işler arttı. Rönesans Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Göksel, “Fuarcılık sektöründe nakit sıkıntısı yok. Sıkıntılı zamanlarda iş dünyası öncelikle hizmet sektöründen tasarruf etme yoluna gider. Bu nedenle fuarcılık sektörü krize ilk giren ve ilk çıkan sektördür. 2015’te Türkiye’de düzenlenen fuar sayısı arttı. Bu yıl da sıkıntı beklemiyoruz. Diğer sektörlerde nakit sıkıntısı hissediliyor ama biz fuar öncesinde peşin ödeme alabildiğimiz gibi, fuar sırası ve fuar sonrasında da alternatif ödeme şekilleri sunuyoruz.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir