Pazartesi , Kasım 20 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Piyasaların tansiyonu yüksek seyrediyor

Piyasaların tansiyonu yüksek seyrediyor



Teknik açıdan tarihi işlem hacmi desteğiyle kırılarak yukarı yönlü hareketin sertleşmesini sağlayan 109 bin bu hafta en önemli referans noktası olacak. Son haftalarda emsallerinden negatif ayrışan TL’nin zayıf seyri ise devam ediyor…

GÜNDEMİN yoğunluğu ve başta Borsa İstanbul olmak üzere piyasalardaki dalga boyunun yüksekliği devam ediyor. ABD’de gündemdeki vergi reformu ve son günlerde gündemin öncelikli sıralarınav çıkmaya başlayan Suudi Arabistan, Lübnan, İsrail, Katar, İran gibi ülkeleri içine alan gerginlik küresel ölçüde dikkatleri çeken başlıklar. Yerelde ise Türkiye-ABD ilişkilerinin seyri ve son dönemde kur ve faizlerin ardından yükselişe geçen CDS primleri risk oluşturmaya devam ediyor. Bu hafta da ekonomik verilerden ziyade bu konulardaki gelişmelerin piyasalar üzerinde etkili olmaya devam edeceğini düşünüyoruz.

ABD İLE İLİŞKİLER NORMALLEŞİYOR MU?

Türkiye’den vize başvurularım askıya alan ABD yönetimi, Başbakan Binali Yıldırım’m geçtiğimiz haftaki ABD gezisinden hemen önce tansiyonu düşürecek adımı atarak, vize konusunda sınırlı hizmet verilmeye başlandığını açıklamıştı. Başbakan Binali Yıldırım, ABD ziyareti kapsamında Perşembe günü ABD Başkan Yardımcısı Mike Pençe ile görüştü. Görüşmenin oldukça verimli geçtiği diyalogların sürdürülmesine yönelik kararların alındığı ifade edildi. ABD-Türkiye ilişkileri arasında yapıcı bir diyalogun olması gerektiği hususunda fikir birliğine varıldığı belirtildi. Bu haftadan itibaren bu ziyaretin yansımalarını daha net bir şekilde görme imkanımız olacağını düşünüyoruz. Geçtiğimiz hafta özellikle vize konusunda sınırlı hizmet verilmeye başlandığının açıklanması ilk anda piyasalarımız üzerinde ciddi bir rahatlama getirmiş olsa da bunun etkisi oldukça sınırlı kaldı. Başbakan’m Türkiye’ye dönüşü ve ilgili birimlerle yapılacak âeğerlendirmelerin ardından yapılacak açıklamalar bu haftaya damgasını vurabilir.

ORTADOĞU’DA RİSKLER ARTIYOR

Suudi Arabistan’da Yolsuzluk ile Mücadele Komisyonu’nun girişimiyle, aralarında birçok eski bakan ve emirinde bulunduğu politika ve iş dünyasına yakın kişilerin gözaltına alınması dikkatleri yeniden bölgeye çekti. Yemen’den Suudi Arabistan’a atılan füze, İsrail’in sekiz ülkenin katılımıyla son zamanlardaki en geniş katılımlı hava tatbikatını gerçekleştirmesi de bölgedeki yüksek tansiyonun göstergesi. Bununla birlikte Lübnanlı yetkililerin, başbakanlıktan istifa eden Hariri’nin Suudi Arabistan’da kendi isteği dışında tutulduğunu öne sürüyor olmaları ve Suudi Arabistan’ın vatandaşlarına derhal Lübnan’ı terk etmeleri çağrısında bulunması da bölgedeki tehlikeli gerilimin yansımaları. Şu an için küresel ölçüde petrol fiyatları dışında önemli bir risk fiyatlamasma neden olmasa da ilerleyen günlerde gerginliklerin sıcak çatışmalara dönmesi küresel ölçüde risk primini artırabilir. Ortadoğu’da suların ısındığı bir zamanda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya’nın Soçi kentinde 13 Kasım’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le bir araya gelecek ve aynı gün Kuveyt’e geçecek. 14 Kasım’da buradaki temaslarını sürdürecek Cumhurbaşkanı Erdoğan 15 Kasım’da Katar’ı ziyaret edecek. Bölgedeki sıcak gündem ve Cumhurbaşkam’mn bu ziyaretler sırasında vereceği mesajlar piyasalarımız açısından da önemli olacaktır.

KURLARDAKİ TANSİYON DÜŞER Mİ?



TL’nin son zamanlarda emsallerinden negatif ayrışması nedeniyle TCMB geçtiğimiz hafta başında TL sıkılaştırma ve döviz likiditesini artırma adına, rezerv opsiyonu mekanizması kapsamında döviz imkân oranı üst sınırını yüzde 60’tan yüzde 55’e düşürürken, tüm dilim aralıklarım da 5’er puan aşağı çekti. Bu sayede yaklaşık 5.3 milyar Türk Lirası likidite piyasadan çekilecek olup, yaklaşık 1.4 milyar ABD doları tutarında döviz bankaların kullanımına verilecek. ROM mekanizmasının geçtiğimiz yıllarda kurlar aşağı yönlü hareket ederken TCMB’nin amaçlarına hizmet ettiğini görmüştük ancak kurlar yukarı yönlü hareket ederken etkinin benzer şiddette olduğunu söylemek çok mümkün olmadı. Alman kararın ve hemen akabinde ABD’nin vize konusunda sınırlı hizmet verilmeye başlandığını açıklamasının kurun ateşini sınırlı da olsa düşürdüğünü görsek de bu etkinin kalıcı olabilmesi için diğer koşulların da TL lehine seyretmesi gerektiğini düşünüyoruz. Aksi takdirde bu hamlenin etkisi sınırlı kalabilir.

Bu süreçte içerideki bu gelişmelerle birlikte dışarıda izleyeceğimiz bir başka önemli konuda ABD’de devam eden vergi paketi görüşmelerinin seyri olacak. Senato ve Temsilciler Meclisi’nde görüşülmeye başlayan iki ayrı paket olması ve bu iki paketin içeriğinin birçok konuda ayrışması, ortak bir metin ortaya çıkmasının zaman alabileceği endişelerini artırdı. Geçtiğimiz hafta bu tartışmalar vergi indirimlerinin 2019’a ötelenebileceği spekülasyonlarını artırdı. Bu durum doların uluslararası piyasadaki trendini olumsuz etkilemeye başladı. Asya gezisinde olan Trump’m dönüşü ile birlikte bu konunun netleşmeye başladığını görebiliriz. Bu haftanın önemli başlıklarından biri de bu konu olacak.

Borsa İstanbul’da zirveler görüldü mü?

Borsa İstanbul’da önceki haftanın son iki gününde beklentileri aşan enflasyon rakamlarının ve son dönemde sıklaşan haber kirliliğinin sert satışlar getirdiği gördük. Buna rağmen BIST-100 Endeksi önceki haftaya göre artıda kapatmayı başarmıştı. Geçtiğimiz haftaya başlarken ise ABD’nin vize konusunda sınırlı hizmet verilmeye başlandığını açıklaması BIST-100’de 115 binin test edilerek yeni tarihi zirvenin görülmesini sağladı.

Ancak sonrasında kamuoyuna yansıyan çok negatif bir haber akışı olmasa da BIST’in haftasın geri kalan dört günü de sert kayıplarla kapattığını gördük. Böylece BIST-100 Endeksi haftayı 108.949’dan tamamladı. Teknik açıdan önceki hafta tarihi işlem hacmi desteğiyle kırılarak yukarı yönlü hareketin sertleşmesini sağlayan ve geçtiğimiz haftanın da kapanışının gerçekleştiği 109 bin bu hafta izleyeceğimiz en önemli referans noktası olacak. Bu haftaya başlarken satışların devam etmesi ve endeksin tarihi işlem hacmi rekorlarıyla kırılan bu seviyenin altında kalması orta vadeli bir trend dönüşünün işaretçisi olacağı için, bir süre temkinli olunması faydalı olacaktır. 109 bin desteğinin kırıldığının teyit edilmesi ilk olarak 104-105 bin ardından da geçtiğimiz ay test edilen dip seviyelerin de bulunduğu 100 bin civarının test edilmesiyle sonuçlanabilecek bir hareketi başlatabilir.

Bu nedenle bu haftaya yükselişle başlanması ve 109 binden uzaklaşılması durumunda 117-118 bin aralığı gündeme gelebilecekken, 109 bin altında orta vadeli görünümün de bozulacağı ve satışların çok daha sertleşebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Dolar/TL’de izlenecek kritik seviyeler

Son üç aylık rakamların ardından kasım ayı enflasyonunda da yukarı yönlü sürprizler görülebileceği beklentisi TL’nin değer kaybını destekleyen risklerin başında geliyor. Bununla birlikte devam eden jeopolitik riskler, başta ABD olmak üzere uluslararası ilişkilerin seyri de TL’nin seyri konusunda belirleyici oluyor. Son haftalarda emsallerinden negatif ayrışan TL’nin zayıf seyri devam ediyor.

Geçtiğimiz hafta 3.90’ın üzerini test eden dolar/TL’de haftanın kapanışı 3.86 civarından gerçekleşti. Dolar/TL’de izlediğimiz ana gösterge olan eylül ayında başlayan yükseliş trendi bu hafta 3.78-3.85 aralığında yükselen bir eğilime sahip olacak. Hafta içinde bu trendin altında kapanışlar teyit edilmediği sürece olacak geri çekilmelerin alım fırsatı oluşturmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Yukarıda ise geçtiğimiz hafta test edilen 3.90’ın üzerine çıkılması durumunda 3.95 civarında bulunan tarihi zirvelerin de aşılarak psikolojik önemi olacak 4.00 TL’nin de test edildiğini görebiliriz.

ÜZEYİR DOĞAN






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir