Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Piyasaların izleyeceği takvimde içeride ve dışarıda haber akışı

Piyasaların izleyeceği takvimde içeride ve dışarıda haber akışı



Trend değiştirecek hareketler beklenmiyor

Piyasaların izleyeceği takvimde içeride ve dışarıda trend değiştirecek bîr haber akışı görünmüyor. Bu nedenle önceki haftalardaki hareketlerin ardından bir dengelenme süreci yasayabiliriz. Ana gündem ise sonraki haftaya dair veri ve açıklamalar olacak.

faiz indirimiTÜRKİYE Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) sürpriz sayılabilecek faiz kararı ve S&P’nin uyanlarla dolu not teyidi, geçen haftanın önemli başlıkları oldu. TCMB bizim de içinde olduğumuz piyasa aktörlerinin beklentisinin aksine faiz koridorunu sabit tutarak politika faizi olarak adlandırabileceğimiz haftalık repo faizini 50 baz puanlık indirimle yüzde 9.50’ye çekti. Diğer tüm oranlar ise sabit tutuldu.

Açıklamada, “Son dönemde azalan belirsizlikler ve risk primi göstergelerindeki iyileşme sonucunda tüm vadelerde piyasa faizlerinde düşüşler gözlenmiştir.

Bu çerçevede, bir hafta vadeli fonlama faizinde ölçülü bir indirime gidilmesine karar verilmiştir” denildi. Bunun yanı sıra, “Faiz indirimine karşı çıkanların en büyük argümanı olan enflasyon konusunda da, enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlar yakından izlenecek ve enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruş sürdürülecek” ifadeleri açıklamada yer buldu.

Özetle, azalan risk primi nedeniyle faizde indirimin yapıldığı, bununla birlikte enflasyondaki artışın önüne geçmek için de sıkı para politikasının devam edeceği vurgulandı. Biz geçen hafta şartların olumlu seyretmesi durumunda bu indirimin temmuz ve ağustos aylarında yapılamasmm kamuoyunda daha çok destek bulacağını ifade etmiştik. Geçen hafta yapılan bu indirimin ardından açıklanacak ve beklentileri aşacak her enflasyon rakamı, kararın erken alındığı konusunda sessiz de olsa gelen eleştirilerin daha fazla artmasına neden olacak. Kararın birkaç ay önce alınmasının sağlayacağı getirinin, TCMB’nin böyle bir tartışmaya çekilmesinin ve olası bir güven kaybının yaratacağı kayba tercih edilmesi, TCMB’nin enflasyon ve ECB (Avrupa Merkez Bankası) konusunda iyimser tarafta yer aldığım gösteriyor. Buna karşın mayıs ayı enflasyonunun da nisan gibi tahmin edilen değerlerin üzerinde gelmesi, TCMB’ye yönelik eleştirilerin sınırlarını zorlayacak. Ardından haziran ayı enflasyon rakamlarına yönelik spekülasyonlar ve küresel ölçüde gelişmekte olan ülkeler lehine esen rüzgarın devam edip etmeyeceği izlenecek. Bu nedenle 3 Haziran’da açıklanacak mayıs ayı enflasyonu kısa vadede TCMB’nin ve piyasalarımızın istikrarı için önümüzdeki en önemli verilerden biri olacak.

Fitch’ten Paul Ravvkings geçen haftanın son günü yaptığı açıklamada, TCMB’nin faiz kararını hızlı verilmiş bir karar olarak yorumladı ve faiz indiriminin kredibiliteyi olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Bunun yanında Türkiye’nin faiz düzeyinin gelişen ülke ekonomileri ile kontrast oluşturduğunun altını çizdi.

S&P RİSKLERE DİKKAT ÇEKTİ

Haftanın son günü S&P’nin Türkiye’nin kredi notu hakkındaki değerlendirmesi bekleniyordu. Genel beklenti, notta ve görünümde değişiklik olmayacağı şeklindeydi. S&P’de bu beklentiler paralelinde davrandı. Ancak S&P’nin not görünümünü negatife çektiği ocak ayma göre belirsizliklerin azaldığı yönünde bir açıklama yapması beklenirken S&P risklere dikkat çekmeye devam etti. Piyasada bu açıklamalar çok fazla yankı bulmamış olsa da, S&P’nin yorumlarının uluslararası arenada geniş yankı bulduğu unutulmamalı. Bu nedenle hafızaların bir kenarında bu açıklamalara yer verilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Türkiye’de politik ortamın daha az tahmin edilebilir olduğunu söyleyen S&P, bunun dış şoklara karşı ekonomiyi kırılgan yapabileceğini ve uzun dönemli büyüme üzerinde olumsuz etkisi olabileceğini vurguladı. Türkiye hakkındaki görünümün negatif kalmaya devam ettiği ifade edildikten sonra, bu görünümün üçte bir olasılıkla sert iniş olasılığını gösterdiğini ve GSYH büyümesini 2014 ve 2015 için yüzde 2.6 beklediklerini söyledi. Bu oranda bir büyümenin finansal sektör performansını ve kamu finansmanını zayıflatarak not düşüşüne sebep olabileceğini vurguladı.



Özetle büyüme hızının düşük kalması not indirimine sebep olur uyarısı yapıldı. Biz bu açıklamada özellikle 2014 yılı için verilen büyüme tahmininin düşük olduğunu düşünüyoruz.

ECB’YE YÖNELİK BEKLENTİLER İZLENECEK

Bu hafta, veri açısından önceki haftalara göre daha sakin olacak. Bu nedenle daha çok sonraki hafta (3 Haziran’da) açıklanacak enflasyon rakamlarına ve 5 Haziran’da sonlanacak Avrupa Merkez Bankası toplantısına odaklanılacak. TCMB’yi faiz indirimi kararı konusunda tartışmaların dışına çekebilecek en önemli beklentilerden biri de şüphesiz ECB’nin genişleme yönünde alacağı bir karar olacak. Bu yönde bir karar gelirse olumlu hava devam edebilir. Aksi takdirde içerideki faiz indiriminin devam edeceği beklentisi ve dışarıdaki en önemli gündemlerden biri olan ECB’nin genişlemeci hamlelerde bulunacağı beklentisi büyük yara almış olur.

Bu her iki başlık da sonraki haftanın kritik gündemi olacak. Bu hafta daha çok bu veriler öncesi bu konudaki beklentilerin fiyat-landığı bir hafta olacak.

BU HAFTAYA DAİR…

Evet, bu hafta gündem sakin, içeride de dışarıda da rutin veri takviminde trend değiştirecek ya da trende yeni ivme katacak bir haber akışı yok. Bu nedenle daha çok önceki haftalarda olan hareketlerin ardından bir dengelenme süreci yaşayabiliriz. Ana gündem ise sonraki haftaya dair veri ve açıklamalar olacak. Özellikle ECB’nin alacağı kararlara yönelik beklentilerde değişiklik yapabilecek açıklamalar yakından takip edilmeli.

Faiz indirimi Dolar/TL’yi nasıl etkiler?

TCMB Para Politikası Kurulu’nun politika faizindeki 50 baz puanlık indirimi, Dolar/TL kurunda aşağıdaki destekleri daha da güçlendirdiğini düşünüyoruz. Geçen hafta faiz indiriminin ardından kurda aşağı yönlü hareket olmasında gelişmekte olan piyasaların geneline olan ilgi etkili oldu. Bundan sonraki süreçte zaman zaman aşağı yönlü hareketler olabilecek olsa da, faizlerde indirimin haziran ve temmuz ayalarında da devam edebileceği beklentisi TL’nin değerlenmesini engeller. Gelişmekte olan piyasalardaki genel bir sıkıntı da ise faiz indirimi sürecinin TL üzerindeki olumsuz etkisini daha net göreceğimizi düşünüyoruz. Bu nedenle geçen haftalarda görülen 2.07 civarındaki seviyelerin orta v.adede yeni dipler olduğunu, bundan sonraki hareketin zaman zaman aşağı yönlü hareketler görülse de yukarı yönlü olacağını düşünüyoruz. Yukarıda ise 2.1150, 2.15 ve 2.17’yi orta vadedeki dirençlerimiz olarak takip edeceğiz.

BORSA indeks yıl içi zirvelerini daha yükseğe taşıyabilecek mi?

Geçen hafta piyasa katılımcıları genelde politika faizinde indirim beklemezken, piyasa fiyatlaması özellikle de bankacılık endeksi bu indirimi fiyatlamaya başlamıştı. İndirim gelmesiyle birlikte atımlar yeni bir boyut kazandı ve endeks yükselişini 78.500 civarına kadar devam ettirdi. Yalnız bu yükselişi yalnızca faiz indirimi ile de açıklamak mümkün değil. Dolar/TL kurundaki düşüşü de göz önünde bulundurduğumuzda gelişmekte olan piyasalardaki genel havanın da yükselişte etkili olduğunu söyleyebiliriz.

Görüldüğü üzere yükseliş olduktan sonra bunu açıklayacak nedenleri de saymak zor değil. Açıkça ifade etmek gerekirse biz endeks için bir süredir 74.500 üzerinde “sat”, 76.500 geçilene kadar ya da sert bir düzeltme gerçekleşene kadar da “izlemede kal” stratejisini paylaşıyorduk. Endeks bu bölgede uzun bir süre zorlandıktan sonra haftanın ikinci yarısında burayı da kırarak sert bir yükseliş başlattı. Aslında hafta içinde çarşamba günü kişisel bloğumda bu kırılmanın olabileceği konusunda uyanda bulunmuştum. Temel gerekçeler hala yükselişlerin bu boyutlara ulaşması için bizce yeterli iyimserliği sunmasa da teknik olarak endeks düşmek istemediğinin işaretlerini vermişti.

Peki bundan sonra ne olacak, endeks 80 binin üzerindeki rakamları da test edecek mi? Teknik olarak baktığımızda 76.000 altında kapanış ihtimali doğmadığı sürece 80 bin-81 bin aralığı hedef konumda duruyor. Ancak öncesinde bir düzeltme yaşanma olasılığı da oldukça yüksek. Bu nedenle bu hafta önce bîr düzeltme hareketi bekliyoruz. Bu düzeltme 76.000 üzerinde sonlanırsa yeni zirve arayışı devam eder.

76.000 altında sonlanacak bir düzeltmede ise 78.500 civarını orta vadeli yeni zirve olarak takip edeceğiz.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir