Cumartesi , Kasım 25 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Piyasalardaki stres ne zaman normalleşir?

Piyasalardaki stres ne zaman normalleşir?



Bu hafta FED toplantısından sonra eğer beklenmedik olumsuz bir gelişme olmazsa piyasalarımız yeniden olumlu bir havaya bürünebilir. Kısacası her şey FED’in açıklamasına bağlı…

GEÇEN haftaki yazımızda ABD’den gelecek veriler ve en önemlisi de FED’in yapacağı toplantı öncesinde kimsenin risk almak istemeyeceği beklentisinde olduğumu belirtmiştim. Yazının bir bölümü şöyleydi; olumlu bütün beklentilerin fiyatın içine girmiş olması nedeniyle önümüzdeki 1-2 hafta içinde dolar/TL kuru 2.2750 seviyelerine kadar yükselebilirken, BIST-100 endeksi de 80 bin 500-82 bin aralığına kadar gerileme yapabilir.”

Geçen hafta içinde BIST-100 endeksi 85 bini aşağı geçerek 83 bin 250 seviyelerine kadar geriledi. Bunun aşağı yönlü bir dönüş trendinin başlangıcı olduğunu söylemek için erken. Bunu söyleyebilmek için endeksin 81 binin altında kapanış yapması gerekir. Şimdi isterseniz geçen haftanın önemli gelişmelerine bir göz atalım.

EN ÇOK TL DEĞER KAYBETTİ

Son bir ayda borsamızın yükselmesine ve bir anda bahar çiçeklerinin etrafı kaplamasına neden olan temel gelişme, petrol fiyatlarındaki sert düşüştü. Önceki hafta sonuna kadar petroldeki her düşüş borsayı yukarı taşırken BIST-100 endeksi diğer gelişmekte olan ülkelere göre pozitif ayrıştı. Fakat geçen haftaki gelişmeler petrolün yarattığı olumlu etkinin bittiğinin veya bitmeye yakın olduğunun göstergesiydi. Amerikan petrolü geçen hafta 60 doların altında inip 58.44 dolar seviyesini görürken bile, borsada düşüş ve dolarda yükseliş devam ediyordu. Bunun en önemli sebebi bu hafta yapılacak FED toplantısından çıkacak yazılı metne ilişkin stresti. Fakat bir noktayı daha önemle vurgulamak gerekiyor.

FED’in yapacağı toplantıdan olumsuz sonuç bekleniyor olması aslında diğer para birimlerinin de değer kaybına yol açmalıydı. Ama hem euro/dolar paritesi hem de diğer gelişmiş ülke paraları dolara karşı pek değer kaybetmedi. Daha ziyade gelişmekte olan ülke paralarının değer kayıplarının yüksek olduğunu gördük. TL’nin yanında Güney Afrika Randı, Brezilya Reali ve Meksika Peso’su ciddi değer kayıpları yaşadılar. Ama en çok değer kaybeden paralardan biri Türk Lirası oldu.



Geçen hafta gelen olumsuz diğer bir gelişme de, büyüme verileriydi. 2014 üçüncü çeyrekte GSYİH büyüme hızının 2012’nin dördüncü çeyreğinden bugüne en düşük tempo olan yüzde 1.7’ye gerilemesi, piyasalarda soru işaretleri oluşmasına neden oldu. Normal şartlar altında büyümenin zayıflaması olumsuz bir haber olsa da, piyasalardan TCMB’nin bu ay ya da gelecek ay faiz indirimine gideceğine dair yorumlar gelmeye başlaması borsaya destek olabilirdi. Fakat ne faizlerde bir gerileme ne de borsada yukarı yönlü güçlü bir hareket görmedik. Büyüme verilerinin düşük gelmesi ise, tarımdaki kuraklığa ve stokların erimesine bağlandı. Evet doğru; tarımdaki kuralık büyümeyi olumsuz etkilemiştir ama asıl büyük sorunu da görmek gerekiyor, tç talebin baskılanması büyümenin trendini aşağı eğimli hale getirdi. Büyük resme baktığımızda, büyümenin modeli Türkiye’de yanlıştır ve bu yanlış model ile bu araba daha fazla yol alamaz.

FAİZ NE OLACAK?

Faiz indirimine dönersek, peki gerçekten de faiz indirimi gelebilir mi? MB Başkanı Erdem Başçı faizi indirmek istese bile 17 Aralık’ta FED’in yeni yol haritasını görmek isteyecektir. Sadece bunu görmek yetmez, aynı zamanda FED kararlarının diğer gelişmekte olan ülkelere (GOÜ) nasıl yansıdığını da değerlendirmelidir.

Cuma günü JP Morgan yayınladığı raporda, Türkiye’nin 2014’de yüzde 3.3, 2015″de 3.6 büyüyeceğini belirtirken, enflasyonun ise yüzde 7.1’e kadar düşeceğini söyledi. Ayrıca Merkez Bankası’nın 2015’in ilk çeyreğinde 75 baz puan faiz indirmesini beklediklerini belirtti. Buradaki temel senaryo, petrol fiyatlarındaki ve emtiadaki düşüşle birlikte 2015’de enflasyonun yüzde 7’lere doğru inecek olması. JP Morgan aynı zamanda cari açığın GSYİH’ya oranının yüzde 5.5 seviyelerinden yüzde 3.6’ya kadar düşeceğini öngörüyor. Dolayısıyla Türkiye ile ilgili oldukça olumlu bir beklenti içinde olduklarını açıkça ifade ediyorlar.

Bu hafta FED toplantısından sonra eğer beklenmedik olumsuz bir gelişme olmazsa, piyasalarımız yeniden olumlu bir havaya bürünebilir. Peki, FED’den nasıl bir karar çıkar? Bunu tahmin etmek çok zor ama piyasalar FED’den yapılacak açıklamada “kayda değer uzun bir süre faizler düşük kalacaktır” cümlesinin çıkarılmasını bekliyor. Eğer bu cümle açıklamadan çıkarılırsa, borsa perşembe sabahı sert bir düşüş yapsa da kısa sürede fiyatlara yansıdığı için bunun ardından yükseliş beklenebilir. Fakat bu cümle açıklama içinde kalmaya devam ederse, perşembe sabahı borsada günlük bazda en azından yüzde 1-2 arasında yükseliş görebiliriz.

Herkese bol kazançlı bir hafta olması dileğiyle…

Not: Çok fazla talep gelmesi nedeniyle “Teknik Analizin Doğru Kullanımı” ve “Temel Analiz Stratejileri” konulu eğitimler düzenleyeceğim. Ayrıntıları Bilgeyatirimci.com sitesinde görebilirsiniz.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir