Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Piyasalarda virüs tehdidi

Corona virüsü piyasalarda da tedirginliğe neden oldu

İlk kez Çin’de görülen ve geçtiğimiz hafta bazı ülkelere de sıçradığı ortaya çıkan Corona virüsü piyasalarda da tedirginliğe neden oldu. Başta Çin olmak üzere Asya piyasaları ve buranın üzerinden birçok bölgede virüs haberlerine bağlı olarak hisse senedi piyasalarında dalgalanmalar görüldü. Haftanın son günü Çin dahil Asya’da birçok piyasanın kapalı olması buradan gelen haberlerde azalmaya neden oldu. Bu hafta da Cuma Şyjnöne kadar Çin’in tatilde olacak olması ve piyasalarının kapalı olması buradan gllecek haber akışını zayıflatabilir. Cuma günü tatilden dönüşle birlikte Çin’de görülecek fiyatlama haftanın son gününde Türkiye dahil bir çok piyasada belirleyici olabilir. Bu nedenle Cuma günü Borsa İstanbul tarafındaki açılışta Çin’deki fiyatlamaya göre her iki yönde de sert hareket olabileceği göz önünde bulundurulmalı. Çin’deki virüs haberinin piyasalarda beklentilerin sonlandığı ve yeni hikayeler bulmakta zorlanıldığı bir döneme gelmiş olması da olası olumsuz haberlere verilecek reaksiyonların sertleşmesine neden olabilir.

BREXİT KÖRDÜĞÜMÜ GERİDE KALDI

Bir süredir küresel piyasalardaki iyimserliğin baş aktörü olan ABD ile Çin arasındaki ticaret müzakerelerinde ilk raund geride kaldı. Üzerinde anlaşılan Fazl anlaşmasının nihai bir sonuç olmadığı bilinmekle birlikte Trump’ın yeni görüşmelere ABD Başkanlık seçimlerinden sonra başlama eğiliminde olması buradaki stresi azaltan bir unsur. Buna karşın bu dönem için piyasaları diri tutacak ticaret anlaşması umudunun yerini alacak bir beklentide oluşturulabilmiş değil. Son günlerde ABD’de içinde bulunulan bilanço sezonunda hisse bazlı hareketlerin ön plana çıktığını gözlemliyoruz. Bilanço döneminin sonlanması ile burada biraz daha makro beklentilere odaklanılabilir. Bu döneme kadar yeni bir hikaye yazılamazsa son dönemde oldukça iyi getiriler sağlayan hisse senetleri endekslerinde bir düzeltme görülebilir. Avrupa tarafında ise yılın son bölümünde İngiltere seçimlerini Boris Johnson’ın kazanmasıyla birlikte Brexit belirsizliğinin son bulmasının getirdiği heyecanı gördük. Piyasalar bu dönemde en kötü karar; karasızlıktan iyidir yaklaşımı ile rahat bir nefes aldı. Ancak adım adım gelen Brexit sürecinin getireceği belirsizlikler ilerleyen günlerde daha fazla konuşulabilir. Bu da en azından bir süre gerek Avrupa, gerekse İngiltere piyasaları üzerinde baskı oluşturabilir. Bu durum tıpkı ABD tarafında olduğu gibi İngiltere dahil Avrupa tarafının da piyasalardaki iyimserliğin devamı için yeni bir hikayeye ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Yakm zamanda bu hikayeler yazılamazsa bir düzeltme hareketi ile karşı karşıya kalınması virüs ya da benzeri bir haberle tetiklenebilir.

ENFLASYON RAPORU VE S&P

Yılın ilk Enflasyon Raporu 30 Ocak Perşembe günü açıklanacak. Sonrasında basın toplantısı olacak olması nedeniyle TCMB-piyasa iletişimi konusunda enflasyon raporu toplantıları oldukça önemli bir yer tutuyor. Bu toplantıda da “makul reel faiz”e yönelik açıklamalar ve TCMB’nin faiz indirimlerine ne şiddetle devam edeceği öncelikli konular olacak. Bununla birlikte bir süredir aktif bir şekilde kullanılan TCMB zorunlu karşılıklarına yönelik ileride alınabilecek aksiyonlar da piyasaların gündeminde olacak. Haftanın son günü ise dış ticaret dengesi ve S&P’nin Türkiye kredi değerlendirme raporu açıklanacak. Türkiye’nin notu yatırım yapılabilir seviyenin 4 kademe altında bulunurken, bu notun 2018’deki kur şokunun getirdiği karamsar tabloya ait olduğunu ve Türkiye’nin o günden bugüne kat ettiği gelişmeleri yansıtmadığını düşünüyoruz. Buna karşın son dönemde reel faiz üzerinden yapılan eleştirileri ve Türkiye’ye karşı oldukça temkinli seyreden genel tutumlarını göz önünde bulundurduğumuzda, not artışının gerekli olduğunu düşünmekle birlikte, bu tarafta değişiklik yapılmamasını sürpriz olarak görmüyor ancak en azından bir görünüm yükseltimi gerçekleştireceklerini değerlendiriyoruz.

Trendden uzaklaşılması risk oluşturuyor

Çin’deki virüs salgınına yönelik endişeler devam ediyor. Buna karşın Çin dahil Asya piyasalarının önemli bir kısmının tatilde olması nedeniyle piyasalar üzerindeki baskı hafiflemişe benziyor. Teknik olarak endeksler yükseliş trendini korusa da küreselde ve yerelde yeni beklentiler bulunmakta zorlanılması son günlerde endekslerde konsolidasyona neden oluyor. Önceki günlerde de bahsettiğimiz üzere teknik indikatörlerde bir süredir negatif uyuşmazlıkların görüldüğü kısa vade için BIST-100 Endeksi’nde, Cuma günü altı test edilmesine karşın üstünde kapanış gerçekleşen 121 bin 500 desteği önemli olmaya devam ediyor. Bu seviyenin altında ise 119 bin civarı orta vade için en önemli destek konumunda. Biraz daha uzun vade içinse ekim ayı ortalarında başlayan ve ABD-İran geriliminde 110 bin civarında görülen diplerden geçen yükseliş trendinin bulunduğu 116 bin civarı oldukça kritik olacak. BIST-100’de kısa vadede oldukça sert bir şekilde görülen yükseliş sonrası hem trendden, hem de ortalamalardan uzaklaşılmış durumda. Bu durum endekste bir süre yatayda konsolidasyon ya da bir düzeltme ile bu ortalamalara ve trende dönüş riskini artırıyor. Bu nedenle geçtiğimiz önceki haftanın ikinci yarısı ve geçtiğimiz hafta görülen hareketleri de göz önünde bulundurduğumuzda endekste geçtiğimiz hafta görülen zirve seviyenin bulunduğu 124 bin 500 civarı geçilemediği sürece temkinli olmakta fayda olduğu kanaatindeyiz. 124 bin 500 geçilecek olursa momentuma dayalı yeni bir hareket başlayabilir. Bu durumda yeniden yukarı yönlü stratejiler kurgulanabilir.

Dolar/TL’de stabil görünüm korunuyor

Geçtiğimiz hafta da bahsettiğimiz üzere geçtiğimiz yılın ikinci yarısı boyunca kurda gördüğümüz düşük volatilitenin yaşanan gelişmeler ve kurun reaksiyonunu göz önünde bulundurduğumuzda bu yıla da taşındığını söylemek mümkün. Borsa İstanbul ile korelasyonu oldukça düşük seyreden kur tarafında bu hafta enflasyon raporu sunumunun oldukça önemli olacağını düşünüyoruz. Makul reel faiz ve faiz indirimlerinin devamı gibi konularda verilecek mesajlar TL’de hareketliliğe neden olabilir. Her enflasyon raporu sunumunun ardından olmasa da geçtiğimiz dönemlerde enflasyon raporları sunumlarında piyasaların kafasındaki sorulara bulduğu cevaplara göre kurlarda her iki yönde de hareketlilik yaşanabildiğini biliyoruz. Son faiz indirimi ile enflasyonun altına inen politika faizi ekseninde bu hafta yapılacak açıklamaların da hareketlilik oluşturabileceğini değerlendiriyoruz. Yukarı yönlü hareketlerde İran-ABD geriiimine rağmen geçilemeyen 5,99 civarı oldukça güçlü direnç konumunda. Burası aşılacak olur ise 6,00 TL üzerinde hareketlilik oluşacak beklentisi yeni atımları tetikleyebilir. Bu nedenle buraya dikkat etmek gerektiğini düşünüyoruz. Buna karşın son dönemlerde kurlarda çeşitli gerekçelerle yukarı yönlü gerçekleşen her hareketten sonra ilk uygun fırsatta kurda tekrar sert düşüşler yaşandığını görüyoruz. Bu nedenle yaşanabilecek yükselişlerin kısa vadeli ^vö’geçici kalabileceğini göz önünde bulundurmak gerekiyor.



Aşağı yönlü hareketlerde 5,90 ilk güçlü destek konumunda. Bu seviyenin altında 5,85 civarı orta vade için olukça kritik bir hale geldi. Bu bölgeye doğru olacak geri çekilmelerin kademeli alımlar getirebileceğini düşünüyoruz. Geçtiğimiz hafta da bahsettiğimiz üzere küresel risk iştahında ya da Türkiye’nin jeopolitik risklerini değiştirecek majör bir olay yaşanmadığı sürece kur tarafında hareketlerin bahsettiğimiz destek ve direnç seviyeleri dışına çok fazla çıkmasını beklemiyoruz.

Üzeyir Doğan



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu