İş Fikirleri

Patent ve dijital teknolojilere yatırım yapan kazanacak

PATENT ve dijital teknolojiler gibi maddi olmayan varlıklara yatırım yapan firmalar kazanacak. Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Başkanı Prof. Dr. Habip Asan, günümüz bilgi ekonomisinde, şirketlerin başarısının büyük oranda geliştirdikleri yeniliklere ve sahip oldukları fikri mülkiyet haklarına bağlı hale geldiğini vurguladı. Fikri mülkiyet hakkının rekabet avantajı ve sürdürülebilirliği sağlamak için kritik bir yetkinlik olduğunun altını çizen Asan, bu yetkinliğin ekonomiye entegre edilmesi ve ticarileştirilmesinin gelişmiş teknolojilerin değerini artırmada büyük rol oynadığını kaydetti. Fikri mülkiyet haklarının, özellikle patentlerin, şirketlerin değer yaratma stratejilerinin merkezinde bulunan gayri maddi varlıklar olduğunu kaydeden Asan, “40 yıl öncesine baktığımızda, işletmelerin toplam varlıklarının büyük çoğunluğunu sahip oldukları maddi varlıklar (arsalar, binalar, fabrikalar, araçlar ve ofisler) oluşturmakta iken, günümüzde bu durum artık tersine döndü. Bugün işletmelerin toplam varlıkları içerisinde fikri varlıklar, yani sahip oldukları patentler, markalar, tasarımlar maddi varlıkların yanında çok daha fazla değer kazandı. Amerika’nın en büyük 500 şirketini içeren S&P 500 borsa endeksine göre, 2020 yılında şirketlerin piyasa değerinin yüzde 90’ını fikri varlıkların oluşturduğu görülmekte” diye konuştu.

50 TRİLYON DOLARI AŞTI

TÜRKPATENT Başkanı Prof. Dr. Asan, PARA Dergisi’ne verdiği röportajda maddi olmayan varlıkların değerinde son yıllarda önemli ölçüde artış yaşandığına dikkat çekti. Maddi olmayan varlıkların değerinin 1975’te 122 milyar dolar, 1995’te yaklaşık 3 trilyon dolar değerine ulaştığını ifade eden Asan, 2018 yılında dünya ekonomisinin gayri safi milli hasılanın değeri yaklaşık 80 trilyon dolar civarında iken bunun içinde maddi olmayan varlıkların değerinin 50 trilyon dolar civarına yaklaştığını vurguladı. Asan, “Bugün ise belirli muhasebe uygulamaları nedeniyle değer biçmek genellikle zor olsa da maddi olmayan duran varlıkların değeri 50 trilyon doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor” dedi.


Asan, Covid-19 salgın döneminin çalışma ve harcama gibi pek çok alışkanlığı değiştirdiğini, e-ticaret ve uzaktan çalışma dahil olmak üzere dijitalleşme ve otomasyona geçişi hızlandırdığını, bu eğilimlerin tersine dönmesinin pek mümkün görünmediğinin altını çizdi. Salgın sürecinin maddi olmayan duran varlıkların piyasa değerindeki payını artırma yönünde de bir etki gösterdiğini belirten Asan, “Uzaktan çalışma uygulamalarının fiziksel varlıkların önemini azaltması nedeniyle, maddi olmayan varlıklara yapılan harcamaların önümüzdeki birkaç yıl içinde yüzde 10’un üzerinde artabileceği tahmin ediliyor. Ayrıca, dijital teknolojiler ve patentler gibi maddi olmayan varlıklara yatırım yapan firmaların yüksek verimlilik göstereceği düşünülüyor” dedi.

“TÜRKİYE ÖNEMLİ BİR AŞAMA KAYDETTİ”

Asan, Türkiye’nin son yıllarda sınai mülkiyet alanında önemli bir aşama kaydettiğinin altını çizerek, bu gelişimin sınai mülkiyet verilerindeki değişimde kolaylıkla görülebildiğini vurguladı. Son 19 senede yerli patent başvurularında 24 kat artış gerçekleştiğini ve bu artışın Türkiye’yi dünya sıralamasında; 14’üncü sıraya taşıdığını belirten Asan, bu başarıda fikri mülkiyet farkındalığının artırılması için yapılan çalışmaların ve 2017’de yürürlüğe giren Sınai Mülkiyet Kanunu’nun etkisinin büyük olduğunu dile getirdi. Asan şunları kaydetti:

“Kanun sayesinde sınai mülkiyet sisteminin güçlenmesi, başvuru ve tescil süreçlerinin hızlanması, hukuki düzenlemeler açısından uluslararası entegrasyonun gerçekleştirilmesi sağlandı. Bir diğer önemli gelişme ise bugün yerli patent başvurularının tamamının araştırma ve inceleme raporlarının TÜRKPATENT tarafından hazırlanıyor olması. Bu kapasite ve performans artışı 2016’da TÜRKPATENT’in Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı (WIPO) nezdinde uluslararası araştırma ve inceleme otoritesi olarak atanması ile taçlandırılmış, patent başvurularının araştırma ve inceleme raporlarının hazırlanmasında uluslararası düzeyde hizmet veren bir kuruma dönüşmesini sağlamıştır.”

KADIN BULUŞCU ORANI YÜKSEK

Asan Türkiye’nin 1996 yılında Patent İşbirliği Antlaşması’na (PCT) taraf olarak tek bir başvuru ile birden fazla ülkeye aynı anda başvuru yapma imkânı sağlayan PCT sistemine dâhil olduğunu vurguladı. 2000’den beri de Avrupa patentlerinin verilmesini düzenleyen Avrupa Patent Sözleşmesi’ne de taraf olunduğunu kaydeden Asan, 2020’de Türkiye orijinli bin 705 uluslararası patent başvurusu, bin 885 uluslararası marka başvurusu ve 524 uluslararası tasarım başvurusu yapıldığını bildirdi. Asan, “Uluslararası patent başvurularında dünyada 16’ncı, uluslararası marka başvurularında ll’inci ve uluslararası tasarım başvurularında 10’uncu sırada yer alıyoruz. TÜRKPATENT, 2017’den bu yana Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı nezdinde hizmet veren 23 uluslararası otoriteden biri. 2020 verilerine bakıldığında, bir önceki yıla oranla yüzde 82’lik bir artışla, düzenlenen bin 658 uluslararası araştırma ve inceleme raporuyla Türkiye dünyada 10’uncu sırada bulunuyor. Dünya Fikri Mülkiyet Göstergeleri raporuna göre dünyada en fazla uluslararası patent başvurusu yapılan ilk 20 kurum arasında, çoğunluğu Avrupa’dan 17 yüksek gelirli ülke ile Çin, Hindistan ve Türkiye olmak üzere de üç orta gelirli ülke yer almakta. 2015-2019 döneminde de ilk 50 içinde yer alan sadece üç orta gelirli ülkeden biri Türkiye oldu. Ülke sıralamalarında Türkiye’yi ayrıştıran bir diğer memnun edici istatistik ise buluş yapanlar arasında kadınların payı. 2020 listesinde Türkiye yüzde 19.3 kadın buluşçu oranı ile 4’üncü sırada yer aldı” diye konuştu.

SAĞLIKTA BAŞVURULAR ARTTI

Elektrik, elektronik ve optik alanında yapılan patent/faydalı model başvurularında son 20 yılda büyük oranda artış gözlenirken, Covid-19 salgını ile birlikte sağlık alanında patent ve faydalı model sayılarında artış dikkat çekiyor. Asan’ın verdiği bilgiye göre 2000’de patent ve faydalı model başvurularının yaklaşık yüzde 29’unu “makine-imalat”, yüzde 45’ini “kimya, ilaç ve metalürji”, yüzde 18’ini “elektrik-elektronik-optik”, yüzde 5’ini ise “motorlu taşıt, ulaşım ve teçhizat” oluşturuyordu. 2020 yılı başvurularına bakıldığında ise en çok başvuru yüzde 32 ile “makine-imalat”, yüzde 23 ile “kimya, ilaç ve metalürji” ve yaklaşık yüzde 30 ile “elektrik-elektronik-optik” sektörlerinde yapıldı.

Covid-19 salgını sebebiyle birçok ülkede sınai mülkiyet başvurularında düşüşler yaşanmasına rağmen, 2020’de Türkiye’de bir önceki yıla göre yerli patent, faydalı model, marka ve tasarım başvurularında artış olduğunu vurgulayan Asan, “2019 ve 2020 yıllarında en çok patent başvurusu makine, elektik-elektronik ve kimya-ilaç sektörlerinde yapılırken, salgın ile birlikte sağlık alanında yapılan patent ve faydalı model sayılarında artış gözlendi. Tıbbi cihaz alanında 2019’da bin 443 olan başvuru sayısı, 2020’de yaklaşık 22 kat artarak bin 778’e ulaştı. NACE Sınıflandırmasına göre son iki yılda yapılan başvurular salgının da etkisiyle ‘eczacılık ürünlerinin, tıbbi kimyasalların ve botanik ürünlerinin imalatı’, ‘ana kimyasal maddelerin imalatı’ ve ‘tıbbi ve cerrahi teçhizat ile ortopedik araçların imalatı’ sınıflarında biraz daha yoğunlaştı” dedi.

SAVUNMA SANAYİNDE BAŞVURULAR YÜKSEK

Asan, son 20 yılda Savunma Sanayii Başkanlığı’nın tedarik stratejisindeki değişiklikler ile yerli ve milli teknoloji hamleleri kapsamında üretilen projeler sayesinde yerli firmalar için önemli bir iş hacmi oluştuğunu, yapılan buluşlara ilişkin olarak TÜRKPATENT’e başvuruların hızlı bir şekilde arttığını kaydetti. Savunma sanayi ile ilgili 2000’li yılların öncesinde TÜRKPATENT’e yapılan yerli patent başvurularının yabancı patent başvurularının sadece yüzde 12’si iken, 2018 itibarıyla bu oranın yüzde 55 olduğunu kaydeden Asan, “Son 10 yılda savunma sanayi alanına ilişkin başvuruları değerlendirdiğimizde, 2010’da 27 olan yerli patent başvuru sayımız 2020’de 4.5 kat artışla 121’e ulaştı. Ayrıca, 2010’da 28 olan yerli faydalı model sayımız 2020’de 1.8 kat artışla 51’e ulaştı. Ülkemiz havacılık ve uzay sektöründe son yıllarda önemli teknolojik gelişmeler gösterdi. Bu durumun patent başvuru sayılarına da olumlu yansıdığını görebiliyoruz. Son 10 yılda havacılık ve uzay sektöründe yapılan başvurular değerlendirildiğinde, 2010’da 8 olan yerli patent başvuru sayısı 2020’de 81’e ulaştı” diye konuştu.

Kaynakların yüzde 30’u bilineni bulmaya harcanıyor…

Asan, dünyada Ar-Ge’ye harcanan kaynağın yaklaşık yüzde 30‘unun bilinen bir şeyi tekrar bulmak için harcandığını vurguladı. Türkiye’deki üniversitelerde Ar-Ge’ye verilen önemin artması ve ciddi yatırımlar yapılmasına rağmen nitelikli patent başvurularının sayısında ve Ar-Ge projelerinin ticarileşmesinde istenilen seviyeye ulaşılamadığını ifade eden Asan, Ar-Ge projelerine aktarılan kaynağın daha verimli kullanılabilmesi için, üretilen bilginin kaliteli olması, patent veri tabanlarının daha etkin kullanılarak mevcut teknik bilginin kullanımının yaygınlaştırılması, daha oryinal ve nitelikli, katma değeri yüksek projelere Ar-Ge desteğinin sağlanmasının oldukça önemli olduğunu kaydetti. Asan, üniversite-sanayi işbirliğinin artırılarak girişim ekosisteminin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Sınai mülkiyet varlıkları teminat gösterilebilecek

Prof. Dr. Asan, d[jitalleşen dünyada fikri mülkiyet ofislerinin “sınai mülkiyet inceleme, tescil ve farkındalık faaliyetlerinden” oluşan klasik görevleri arasına ilave görevlerin de eklenmeye başladığını vurgulayarak, bu konuda TÜRKPATENT’in öncü bir kuruluş olduğunu ifade etti. 2018’de TÜRKPATENT iştiraki olarak kurulan Türk Sınai Mülkiyet Değerleme Mühendislik ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş.’nin (TÜRKSMD) bu doğrultuda gerçekleştirilen öncelikli projelerden olduğunun altını çizen Asan, “TÜRKPATENT, TÜRKSMD ve Kredi Garanti Fonu işbirliği ile sınai mülkiyet varlıklarının bankalar nezdinde teminat olarak gösterilmesine yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz.



Çalışma tamamlandığında maddi varlığı olmayan ancak sınai mülkiyete sahip olan KOBİ’lerin veya start-upların, bu varlıklarını kullanarak kredi alabilmesinin önü açılmış olacak” dedi.

Asan, TÜRKSMD’nin Türkiye’nin hızla artan sınai mülkiyet portföyünün ticari değere dönüşüm süreçlerine katkı sağlamak amacıyla kurulduğunu ve bu amaç doğrultusunda bir yandan farklı kesimlere hizmet vermeye devam ederken, diğer yandan da kurumsal kapasitesini geliştirdiğini kaydetti.

Tescil sayılarında artış var

TÜRKPATENT verilerine göre 2020 yılında yerli başvuru sayılarında bir önceki seneye göre patentte yüzde 1, faydalı modelde yüzde 23, markada yüzde 31 ve tasarımda yüzde 7‘lik artış yaşandı. Aynı yıl TÜRKPATENT’e 8 bin 200 yerli patent ve 3 bin 577 yerli faydalı model, 41 bin 921 yerli tasarım başvurusu, 155 bin 913’ü yerli olmak üzere toplam 170 bin 590 marka başvurusu yapıldı. 2020 yılında yerli sınai mülkiyet tescil sayılarında da artış yaşandı. Patentte 2 bin 214, faydalı modelde bin 145, markada 85 bin 729, tasarımda ise 38 bin 198 tescil gerçekleşti. 2021 yılının ilk yarısında TÜRKPATENT’e bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artışla 3 bin 570 yerli patent, yüzde 40 artışla 2 bin 389 yerli faydalı model, yüzde 37 artışla 87 bin 919 yerli marka, yüzde 37 artışla 25 bin 32 yerli tasarım başvurusu yapıldı.

Türkiye en fazla marka başvurusu yapan ülke

Türkiye, 7 Aralık 2020‘de yayınlanan Dünya Fikri Mülkiyet Göstergeleri raporuna göre, ulusal başvurularda; tasarım başvurularında 6’ncı, marka başvurularında 8’inci, patent başvurularında 14’üncü, genel sıralamada ise 10’uncu sırada yer alıyor. Türkiye’nin bundan 10 yıl öncesinde patent başvurularında 20’nci sırada, 15 yıl öncesinde 34’üncü sırada ve 20 yıl öncesinde ise 43’üncü sırada yer aldığını anımsatan Asan, “Patent tescil istatistiklerine göre ise, en son açıklanan verilere göre [2019), Türkiye dünyada 16’ncı sırada yer alıyor. Bundan 10 yıl önce Türkiye patent başvurularında 32’nci sırada, 15 yıl önce 46’ncı sırada ve 20 yıl önce ise 63’üncü sırada yer alıyordu. Diğer taraftan, Avrupa’da 2011 yılından beri en fazla marka başvurusu yapılan ülke konumundayız, dünyada da 8’inci sırada yer alıyoruz” dedi.

Patent başvurularında rekor Turkcell’in

2020 yılında Türkiye’de en çok patent ve faydalı model başvurusu yapan şirketler arasında Turkcell ilk sırada yer aldı. TÜRKPATENT Başkanı Asan’ın verdiği bilgiye göre Turkcell’i, Arçelik, Mercedes-Benz Türk A.Ş., Vestel Elektronik Sanayi ve Ticaret, Türk Telekomünikasyon A.Ş., Aselsan, Vestel Beyaz Eşya Sanayi, Tusaş-Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, Bsh Ev Aletleri Sanayi ve Tofaş Türk Otomobil Fabrikası bulunuyor. Üniversiteler arasında ise Ege Üniversitesi, İstanbul Medipol Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi – Cerrahpaşa Rektörlüğü, Yıldız Teknik Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Bursa Uludağ Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi yer alıyor. Patent tescil sürecinin en az bir yıl olduğu dikkate alındığında son 3-4 yıl içinde yapılan başvuruların tescil oranları yüzde 20-40 arasında değişiyor.

HÜLYA GENÇ SERTKAYA



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu