Salı , Kasım 21 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Para Piyasaları ve Yorumları

Para Piyasaları ve Yorumları



GEÇEN hafta küresel bazda ABD Dolarının diğer paralara karşı yükselişi devam etti ve Dolar Endeksi (DXY) 100 seviyesinin üzerine çıktı. Bu seviye 2001 yılından bu yana görülen en yüksek seviye. Tarihsel olarak baktığımızda ise Dolar Endeksi’nin zirvesi 120 seviyesinde bulunuyor.

para piyasalari

Geçen Cuma günü DXY şndeksi 100.17 seviyesinden işlem görüyordu. Bu endeks neden bu kadar önemli? Söz konusu endeks sadece bizi değil tüm dünyayı ilgilendiriyor. ABD’nin faiz artıracağı beklentisi doların diğer tüm paralara karşı değer kazanmasını sağlarken, bütün gündem ve tartışma 18 Mart akşamı saat 21:00’de yapılacak FED açıklamasında “sabırlı” kelimesinin açıklamadan çıkarılıp çıkarılmayacağı olacak. Bu konuda çok farklı görüş bildiren uzmanlar bulunuyor. Piyasa uzmanları farklı görüşlere sahip olabilir, önemli olan FED üyelerinin neler söyleyeceği. En son FED Başkam Janet Yellen kongre önünde yaptığı konuşmada güvercin bir ton takınmıştı, fakat bundan sonra çeşitli FED üyeleri önemli açıklamalar yaptılar. Bu konuşmaları Dr. Veyis Fertekligil liderliğinde, Turkland Bank Ekonomik Araştırmalar Bölümünün 13 Mart 2015 tarihinde hazırladığı “Haftalık Görünüm” raporu, çok güzel ve net bir şekilde sunmuş:

• ABD Başkanı Barack Obama’mn Ekonomi Danışmanları Kurulu Başkam Jason Furman, dolardaki değer artışının ABD ekonomisinin büyümesini zorlaştırdığını söyledi.

• Cleveland FED Başkanı Loretta Mester, faizlerin bu yılın ilk yarısında artırılmasının uygun olduğunu belirtirken, sıkılaşma zamanının yaklaştığını söyledi.

• Richard Fisher Dallas FED Başkanı olarak yaptığı son konuşmada, FED yetkililerinin sıkılaştırmaya erken başlamasının daha iyi olacağı ve daha hızlı olmasmdansa daha kademeli bir artırımın yapılması gerektiğini dile getirdi. Fisher, 30 yıl vadeli ABD tahvil faizlerini yüzde 3’ün altına iten FED politikalarından “derin endişe” duyduğunu ifade etti.

• Richmond Merkez Bankası FED Başkanı Jeffrey Lacker, haziran ayının faiz artışı için en yakın ihtimal olması gerektiğini belirtti. Lacker, borçlanma maliyetlerinin artışı konusunda sabırlı olunacağını belirten ifadenin martta en önemli gündem maddelerinden olacağını kaydetti.

FED’İN “SABIRLI” KELİMESİ



Bu yazıyı yazmadan önce (www.bilgeyatirimci.com) sitesinde bir anket yaptım ve finans konularıyla ilgilenenlere “FED “sabırlı” kelimesini kaldıracak mı” diye sordum. Yazıyı yazana kadar toplam 182 oy kullanılmıştı ve EVET, HAYIR oyları birbirine çok yakındı. EVET oyları yüzde 2’lik farkla öndeydi. Yani bu konuda da aslında kafaların karışık olduğunu görüyoruz. Benim de net bir tahminim yok. Bu yüzden gerçekten bir şey söylemem zor, fakat “kaldırırsa ne olur, kaldırmazsa ne olur” sorularını cevaplamaya çalışacağım.

FED 18 Mart’taki toplantısında “sabırlı olacağız” kelimesini çıkarıp “faizler bir süre daha düşük seviyelerde kalacaktır” derse, perşembe sabahı dolar/TL kurunda ve borsada sert hareketler görürüz. Fakat beklenti bitmiş olacağı için, borsadaki satış dalgasının ardından alımlar gelebilir. Ama borsa endeksinin sağlıklı ve güçlü bir yükseliş trendine girmesi için yeterli olmaz.. Dolar/TL kuru ise perşembe gece yarısı yapacağı zirveyi önemli bir direnç yaparak gerilemeye başlayabilir. Öte yandan TCMB’nin geçen haftaki sunumunda şu anki ortam ve faizlerin düşürülmesi için gerekenler çok net anlatılmış. Fakat sorun şu ki; vade uyumsuzluğu var. Bir ülkede bugünden yarma büyümeyi artırmak o kadar kolay değil. Önce finansal parametrelerdeki dalgalanmayı bitirmek ve istikrara kavuşturmak gerekiyor. En azından işin siyasi ayağında istikrar sağlanmış görünüyor. Şimdi sıra dolar/TL kurunda istikrarı sağlamaya geldi ama dış dinamikler bunu engeller nitelikte. Bu hafta TCMB’nin faiz kararı buna da bağlı olacak ve piyasa bir faiz indirimi beklemiyor. Bence de mart ayını pass geçmeli ve enflasyondaki gelişmeleri gördükten sonra bu kararı nisan ayma bırakmalı. Bu arada TCMB’nin geçen hafta aldığı döviz depo faizi ve ROK kararları dolardaki ateşi düşürmeye yetmedi.

Geçen hafta euro/dolar paritesi 12 yılın en düşüğü olan 1.0482 seviyesini gördü. Avrupa Merkez Bankası (ECB) tahvil alım programına 9 Mart itibariyle başladı. Turkland Bank raporuna göre “Programın büyüme ve enflasyon beklentilerini olumlu etkilemesi beklenmekte. Ancak Yunanistan ile ilgili belirsizlik sürmekte. Kreditörler ve Yunanistan arasında ülkenin reform programına ilişkin görüşmeler bu hafta başladı. Ancak euro bölgesi yetkilileri ve özellikle Almanya Yunanistan’ın çabalarının yetersiz olduğunu düşünmekte.”

Açıklanan ocak ayına ilişkin sanayi üretimi verileri yılın ilk çeyreğinde büyümenin zayıf olacağını gösteriyor. Çünkü uzun yıllardır ilk defa sanayi üretimi ocak ayında eksi bir değer aldı. Zor bir hafta olacak, Seçime kadar borsada güçlü bir toparlanma beklemek yanlış olabilir. 82 bin civarı görülürse nakde geçip beklemek daha anlamlı olacak gibi görünüyor.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir