Salı , Haziran 27 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Özel sektör tahvillerinde neler oluyor?

Özel sektör tahvillerinde neler oluyor?



GEÇTİĞİMİZ haftalarda özel sektör tahvili ihraç eden bir şirketin faiz ödemelerini yapabildiği, ancak anapara ödemelerinde sorun yaşadığına dair gelişmeler ekonomi basınında yerini aldı. Şirket tarafından yapılan açıklamada anapara ödemelerinin gelecek birkaç hafta içinde yerine getirileceği ifade edildi. Daha önce de özel sektör tahvili ihraç eden birkaç şirketin, ödemelerini aksattığı veya hiç ödeme yapmayarak iflas yolunu tercih ettiği yine ekonomi basınına yansımıştı. Özel sektör borçlanma araçlarının şirketler açısından en önemli avantajı fon bulma çeşitliliği sağlıyor oluşudur. Sadece bankalardan kredi bulabilmek yerine, sermaye piyasalarından değişik vadelerde değişik araçlarla fon bulabilme olanağı artar. Kredi karşılığında teminat gösterme zorunluluğu ortadan kalkar.

Böylece firma, varlıklarını herhangi bir yere bağlamadan sermaye piyasalarından daha düşük maliyetli fon sağlayabilir.

Bankadan kredi alımı azalıyor

Son dönemde borçlanma ihtiyacını, bankadan kredi almak yerine sermaye piyasalarından temin eden şirket ve banka sayısı arttı. Bankalar genelde vadesi bir yıldan kısa olan finansman bonolarını tercih ediyorlar. Şirketlerin de bir kısmı vadesi bir yıldan kısa bonoları tercih ederken, bir kısmı da daha uzun vadeli olan tahvil ihracım tercih ediyor. Borçlanma araçlarını ihraç edenler aylık, 3 aylık, 6 aylık, bir yıllık dönemlerde faiz ödemesi yapabiliyorlar.



Peki, ihraç edilen özel sektör kuruluşlarına ait bu bono ya da tahvilleri kimler alıyor? Fon fazlası olan kişi ya da kurumlar. Bunlar gerçek kişiler olabilir, şirketler, yatırım fonları, emeklilik fonları, yabancı fonlar veya varlık fonu gibi kurumlar olabilir. SPK mevzuatına göre ‘Özel Sektör Borçlanma Araçları Fonları’ portföylerinin en az yüzde 80’ini özel sektör borçlanma araçlarına yatırmak zorunda. Burada bir tek şirketin borçlanma araçlarına yapılacak yatırımlar konusunda sınırlamalar mevcut. Banka mevduatına göre biraz daha fazla risk içeren özel sektör tahvil ve bonoları yine mevduata göre daha fazla getiri sağladığı için risk alabilen yatırımcılar tarafından tercih ediliyor, www.takasbank.com.tr verilerine göre, 5 Haziran 2017 tarihi itibariyle Türkiye’deki yatırım fonlarının portföylerinin yüzde 49’u özel sektör borçlanma araçlarından oluşurken, bireysel emeklilik yatırım fonlarında özel sektör tahvil ve bonolarının oranı oldukça düşük görünüyor. Bireysel emeklilik fonlarında özel sektör borçlanma araçlarının payı yüzde 10 seviyelerinde bulunuyor.

Fon bazında detaya inildiğinde www.fonbul.com.tr verilerine göre portföyünde en yüksek oranlı özel sektör tahvili bulunduran yatırım fonları sırasıyla, Azimut PYŞ Özel sektör Borçlanma Araçları Fonu (yüzde 100), Tacirler Portföy Özel Sektör BorçAraç.Fonu (yüzde 99,74), Garanti Portföy Özel Sek. Borç. Arç. Fonu (yüzde 94,86), Oyak Portföy Birinci Borç. Ar. Fonu (yüzde 94,82), Deniz Portf. Özel Sek. Borç. Ar. Fonu (yüzde 93,46) ilk beş sırayı oluşturuyorlar. Emeklilik Fonlarında özel sektör tahvillerine en yüksek oranda yatırım yapan fonlar sırasıyla, Aviva-Sa Em. ve Hay. Özel Sek. Borç. Araç. EYF (yüzde 94,74), Garanti Em. Hay. Özel. Sek. Borç. Ar. EYF (yüzde 90,04), Anadolu Hay. Em. Özel. Sek. Borç. Ar. EYF (yüzde 80,67), Fiba Em. ve Hay. Oinvest Port. Değ. EYF (yüzde 80,65), Fiba Em. ve Hay. Tacirler Portf. Değ. EYF (yüzde 77,63) olarak görünüyor.

Tahvillerin riski düşük mü?

Peki, özel sektör tahvillerinin riski gerçekten de düşük mü? Ekonominin gelişme dönemlerinde şirket kârlılıkları arttığı için riskin düşük olduğundan söz edilebilir. Şirketler borçlanma araçları ile elde ettikleri fonları yatırıma aktarır. Yatırımlar şirketin daha çok büyümesine ve kârların artmasına neden olur. Şirket elde ettiği kâr ile hem borçlarını öder hem de daha fazla gelir elde eder. Durgunluk veya kriz dönemlerinde ise durum tersine döner. Yatırımlar kâr üretmez, borçları ödemede sıkıntılar olur. Borcunu ödeyemeyen şirketler için icra ve haciz takipleri başlar, borç verenlerin alacaklarım geri alabilmeleri zorlaşır. Özel sektör borçlanma araçlarının karşılığında herhangi bir teminat olmadığı için özel sektör tahvili ihraç eden şirketin geri ödemelerinde yaşadığı problemin çözüm yolu ancak hukuki yollardan geçer. Bu da çok uzun ve meşakkatli bir süreci gerektirir.

Murat Geylani Aktaş






Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir