Anasayfa / İş Fikirleri / Ortak Çalışma Alanı Ofis Kafe Açmak

Ortak Çalışma Alanı Ofis Kafe Açmak



Ortak Çalışma Alanları, Ofis Kafelere Talep Çok

Çalışanların tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde dizayn edilmiş ortak çalışma alanları giderek yaygınlaşıyor. Talep çok, potansiyel yüksek. İstanbul’daki örneklerin Anadolu kentlerine yayılması bekleniyor…

İNTERNET, cep telefonu ve bilgisayar üçlüsüne sahip olmak artık çalışmak için çoğu zaman yeterli. Teknoloji ofislere bağımlılığı azaltmasına azalttı ancak çalışanlar için sosyalleşmek hala önemli bir ihtiyaç. Bu nedenle son yıllarda bilgisayarını kapıp kafelere gidenlerin sayısında ciddi artış yaşanıyor.

Bir kahve parasına saatlerce bedava internete ve bir masaya sahip olmak en büyük avantaj. Freelance olarak çalışıp da bu nimetlerinden yararlanmak için Sturbucks’a gitmeyen neredeyse yoktur. Hatta, sosyal medyada bu konuda fıkra gibi şakalar bile dolaşıyor: “Starbucks’ta cep telefonu, tablet ya da dizüstü bilgisayarı ile oynamayan sadece kahve içip etrafına bakınan birisi, deli olma şüphesiyle polise şikayet edildi.” Sturbucks ve benzerlerinin bu anlamda önemli bir açığı kapadığı aşikar ancak belli ki yeterli değil. Sadece çalışanlara yönelik açılan ofis kafeler ve ortak çalışma (coworking) alanları bunun en büyük kanıtı.

Ofis Kafe

Ortak çalışma alanlarının dünyadaki ilk örneği 2006 yılında San Francisco’da açılan Citizen Space oldu. Aradan geçen on yılda bu tür yerlerin sayısı dünya çapında yaklaşık 8 bine ulaştı. Türkiye’de ise durum henüz çok yeni ancak son dönemde ofis kafe ve ortak çalışma alanlarının sayışında artış var.

Ülkemizde de artan yarı zamanlı (freelance) çalışan sayısı bu tür yerlere ihtiyaç duyulmasının en büyük sebeplerinden biri. Sadece yarı zamanlı çalışanlar değil bu yerlerin kullanıcıları arasında yeni iş kurmak ya da kurduğu işi geliştirmek isteyenler de oldukça fazla.

İSTANBUL SINIRLARINI AŞIYOR

Türkiye’de bu konudaki ilk örneklerinden biri Urban Station. Aslında ilk olarak Arjantin’de açılan Urban Station zaman içinde farklı ülkelerde şubesi bulunan bir ofis kafe zincirine dönüştü. Bu zincirin Türkiye’ye girişi de beyaz yakalıların “kalesi” olarak tabir edilen Maslak’la oldu. 350 metrekarelik bir alanda hizmet vermeye başlayan Urban Station, şube sayısını ll’e çıkardı. Bugün zincir isim değişikliğine giderek Workinton olarak yoluna devam ediyor. Bu yılın ilk çeyreğinde bütün şubelerini Workinton’a çevirmeyi planlayan zincir İstanbul dışına da açılmış durumda. İzmir ve Ankara bu anlamda İstanbul’u takip eden şehirlerin başında geliyor. Başarılı örnekleri Bursa, Antalya ya da Edirne’de görmemiz olası.

ÜÇÜNCÜ ŞUBESİNİ AÇIYOR

Ortak çalışma alanları bir ofis olmanın oldukça ötesinde. Zira bu mekanlar çeşitli seminerlerin yapıldığı, atölyelerin düzenlendiği, alanlar aynı zamanda. Kara-köy’de bulunan Yazane iki yıl önce açılmasına rağmen yarı zamanlı çalışanların uğrak noktalarından biri haline geldi. Yazane’nin Kurucusu Kerim Harunoğlu, bu konsepti ilk defa birkaç yıl önce iş nedeniyle yurtdışmda kendine çalışma mekanı ararken tanıştığını anlatı yor. Türkiye’ye dönünce bu konsept ile bir yer açmaya karar verdiğini anlatan Harunoğlu, “Bu mekanların verdiği hizmetler son derece kolay kopyalanabilir hizmetler.

Ancak oluşturdukları topluluklar kopyalanamaz, mekanın asıl değerini ve başarısını da bu topluluğun kalitesi belirler” diye konuşuyor.

İlk şubesini 4. Levent Sanayi Mahallesinde açan Kolektif House’un da kuruluş hikayesi kişisel ihtiyaçlara dayanıyor. Kurucu ortaklardan Ahmet Onur kısa sürede hızlı yol aldıklarını kaydediyor. Kolektif House ilk mekanını açtıktan dokuz ay sonra Şişhane’deki Nejat Eczacıbaşı Binası’nda bir Kolektif House daha açmış. Bugüne kadar 2 milyon TL’lik bir yatırım yaptıklarını belirten Onur, üçüncü şubelerini ise bu yılın ortasında Levent’te açacaklarını söylüyor.

DOĞRU HEDEF KİTLE VE LOKASYON

Teknoloji, girişim ve tasarım alanmda çalışanlara üretim yapabilecekleri, iş fikirlerini geliştirebilecekleri 700 metrekarelik bir alan sunan Atölye İstanbul, yaratıcılık ve etkileşim platformu olarak son dönemin gözde semtlerinden Bomonti’de yer alıyor. Kurucu Ortaklar Kerem Alper ve Engin Ayaz, öncelikli hedeflerinin ortak çalışma, ortak üretim ve inovasyonu tek bir çatı altında buluşturarak yenilikçi projelere vesile olmak olduğunu belirtiyor.

‘Yeniliklerin doğması için farklı sektörlerden ve kültürlerden insanların bir araya gelmesi ve doğru bir komşuluk kurgusu içinde çalışması gerektiğine inanıyoruz” diye konuşan Alper ve Ayaz mühendislik, tasarım, mimarlık, girişimcilik ve iş geliştirme gibi alanların bir arada çalıştığı işbirlikçi üretimi teşvik eden bir mekan tasarladıklarını dile getiriyor.

“MİNİMUM MALİYET 100 BİN TL “

Saydığımız başarılı örnekler kadar hevesle açılıp kapanan ofis kafeler ve ortak çalışma alanları da mevcut. Ankara’da sosyal sorumluluk projesi olarak başlayan daha sonra ticari olarak yoluna devam eden îş Kalesi bunlardan. İş Danışmanı Serkan Bolat ofis kafe ya da ortak çalışma mekanı yatırımında doğru hedef kitlesine doğru lokasyonda ulaşmanın önemli olduğunu ifade ediyor. Büyük projelerden ziyade daha dar kapsamlı yatırımların görerek ve deneyimleyerek zaman içinde büyüme stratejisi güdebileceğini kaydeden Bolat, Türkiye’nin bu tür girişimler için potansiyelinin yüksek olduğunu ifade ediyor.

Ortak çalışma mekanı açmak isteyenlerin en az 100 bin lirayı gözden çıkarması gerektiğini vurgulayan Bolat, mekanın açılacağı lokasyondaki kira fiyatlarının, iç tasarımda kullanılacak malzemelerin ve mekanda verilecek hizmetlerin maliyet kalemlerini değiştirdiğini söylüyor.

GÜNLÜK KULLANIM

Bu alana yatırım yapanların sürdürülebilir olması için bazı noktalara dikkat etmesi gerektiğini söyleyen Bolat, yurtdışmda 24 saat açık ofis kafelerin olduğunu ancak Türkiye’de bazı ortak ofislerin çalışma saatlerinin devlet dairesini andırdığını belirtiyor. Bolat, ikinci olarak satılan üyelik paketlerine dikkat çekiyor. “Ortak ofisler hizmet paketlerini genelde ay ve hafta gibi süreler bazında satıyorlar. Ancak uzun süreli bağlayıcı sözleşmelerin kabul görmesi rekabet şartları da düşünüldüğünde kolay olmuyor” diyen Bolat, kısa süreli kullanımın daha cazip kılınması halinde popülarite ve kârlılığın artacağını ifade ediyor.



OFİS DEĞİL SOSYALLEŞME ORTAMI

Ancak iç tasarımın cazibesi ya da ücret politikasının uygunluğu bile bazen bu tür mekanları başarıya taşımaya yetmiyor. Bu noktada asıl önemli olanın birlikte çalışmaktan heyecan duyan, kendini daha güçlü hisseden, fırsat ve olanakları artmış bir müdavim topluluğu oluşturmak olduğunu ifade eden Bolat, “Mekânı dayayıp döşedikten sonra müşteri aramaya başlamayıp, daha en başından ortak çalışma alanını bu müdavimlerle birlikte yaratmalılar” diyor. Ofis kafe müdavimleri ya da kullanıcılarının profili oldukça çeşitli. Büyük çoğunluğun yarı zamanlı çalışan beyaz yakalıların oluşturduğu kullanıcılar bu mekanlarda çalışmanın yanı sıra network kurma ve atölyelere katılma şansı da elde ediyor. Mekana göre değişmekle birlikte günlük ücret 20 ile 40 TL arasında. Genelde bu ücrete internet, sınırsız çay ve kahve, atıştırmalıklar, fotokopi makinesi gibi hizmetler dahil oluyor.

“YÜZDE 85’İ BEYAZ YAKALI”

Haftalık ya da aylık paketler ise telefondan projeksiyona, toplantı odasından özel masaya kadar değişen hizmetler içerebiliyor. Bu hizmetlerin en büyük alıcı kitlesi ise çoğunlukla yarı za-Atö manii çalışan beyaz yakalılar. Yazane Kurucusu Kerim Harunoğlu üyelerinin çoğunun yüzde 85’inden fazlasının Yazane’yi sürekli çalışma mekanı olarak kullandığını belirtirken üyelerinin reklam, PR, yaşam koçluğu, mimarlık, yazılım, yenilenebilir enerji, tasarım gibi farklı alanlarda çalışanlardan oluştuğunu ifade ediyor.

Kolektif House Kurucu Ortaklarından Ahmet Onur da 170 kişiye ulaşan üyeleri arasında her yaş grubundan ve farklı disiplinlerden çalışan olduğunu çoğunun da startup olduğunu ifade ediyor.

“KURUMSAL MÜŞTERİ EDİNMEK ŞART’

Serkan Bolat insanların bu mekanları iş paylaşma alanı olarak da gördüklerini belirtip şu örneği veriyor: “Türkiye’de bir ortak çalışma alanında kullanıcılar yaptıkları işleri orada açılan bir vitrin ya da rafta sergiliyor. Bu, çevirmen bir kullanıcının kitabı olabileceği gibi tasarımcı bir kullanıcının tasarladığı bir sandalyenin maketi de olabilir.” Değişen çalışma koşulları ve kullanıcıların talepleri doğrultusunda mekanların kendini revize edeceğini, edemeyenlerin ise kapanacağını belirten Bolat, kurumsal işbirliklerinin kritik bir başarı faktörü olduğunu belirtiyor. Kurulabilecek ortaklıkların farklı türleri olduğunu söyleyen Bolat, en sık görülenin farklı semt ve şehirlerdeki ortak çalışma alanlarının birbirlerinin kullanıcılarına hizmet vermek için anlaşması olduğunu ifade ediyor. “Bazı ortak çalışma alanları kullanıcılarının ihtiyaç duyduğu çeşitli ürün ve hizmetleri uygun maliyet veya nitelikte onlar için tedarik edebiliyor. Bunlar arasında yazılımlar, uçak biletleri, özel sigorta ve emeklilik poliçeleri olabiliyor” diyen Bolat, kurumsal müşteri edinmenin de önemli olduğunu vurguluyor.

Zamanın satıldığı konsept

Anti Kafe Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi ve ürünün değil zamanın satın alındığı bir konsepti hayata geçirdi. Kafede vakit geçirmek ya da çalışmak isteyenler mekanda geçirdikleri süre için ücret ödüyor. Buna çay ya da kahveyle beraber küçük ikramlar da dahil. Anti Kafe Kurucusu Cüneyt Kale şöyle devam ediyor:

“Kuruluşta 150 bin TL civarında bir maliyeti oldu. Bu işin en önemli noktası lokasyondu. En doğru yeri seçme süreci bile dört ayımı aldı. Hem her yere yakın hem de her yerden izole olması gerekiyordu. Dışarıdan gelen ve sistemi hiç bilmeyenlere anlatmak yerine, sistemi bilen ve nerede olursak olalım bizi bulan bir kitleyi hedef seçtim. Açtıktan sonra 2-3 ay kadar bu yeni sistemi yepyeni bir ülkeye nasıl adapte edebileceğimi ve insanımıza saat başı ödeme yapma alışkanlığını nasıl anlatabileceğimin sorunları ile uğraştım. Daha sonra bizi fark edenler, gelip görenler, bizimle ilgili yazı yazanlar, dergi röportajları oldukça derdimi daha net anlatabilme fırsatım oldu. Şu an belirli bir standartta ilerliyoruz. İstanbul dışından çok mail alıyoruz. İzmir ve Ankara’da açmamızı istiyorlar. Talepleri masaya yatırıp bir planlama yapacağız.”

Kerem ALPER ve Engin AYAZ / Atölye İstanbul Kurucu Ortakları
“Kadın erkek eşitliği temel kriterimiz”

Atölye İstanbul’un disiplinlerarası ve global bir komünitesi var. Proje gruplarında işbirliği geliştirenlerden, yurtiçi ve dışından mekanın gelişimine destek verenlerden ve mekan bazlı etkinliklere katılanlardan oluşan yaklaşık 4 bin kişilik bir ağ bu. Ancak ortak çatı altından üretim ancak 80 kişi ile sınırlı.

İşbirliğinin sağlanacağı komünitenin nasıl bir yapıda olması gerektiğine karar vermeden önce üzerinde uzun süre çalıştık ve prensipler belirledik. Sayısal olarak disiplinlerarası eşitliği ve kadın-erkek eşitliğini korumak en temel kriterimiz. Komünitenin yüzde 25’inin yurtdışı uyruklu olması da içerideki kültürel etkileşim için gerekli.

Ayrıca fikirlerin hayata geçmesi için yaklaşık dört kişiden üçünün içerik üreten “yaratıcı” karakterler olması, geri kalanın ekip kurucu olması ve ekiplerin potansiyel müşterilerle bağlantısını sağlayan ‘konektör’ veya ‘bağlayıcı’ kişi olması doğru. Bu bizim genel çerçevemiz. Bu çerçeveye göre komünitenin belirli karakterlere ihtiyacı oluyor. Yeni karakterleri bulmak ve tanışmak için de üyelik başvuruları alıyoruz. Başvuruların belli bir zamanı veya kriteri yok. Bizimle ortak üretime katılmak isteyen herkesle en azından bir kahve içmek ve karşılıklı hikayelerimizi paylaşmak istiyoruz.

Gökhan BEYDOGAN / Workinton Kurucu
Hedefimiz 100 şubeye ulaşmak

İlk günden itibaren baktığımızda çok hızlı bir büyüme trendi gösteriyoruz. Açıldığımız günden bu yana ciromuzu sekize, aktif şube metrekaremizi ise otuza katladık. İlk günden bugüne toplamda 14 milyon TL’lik bir yatırım yaptık, iş dünyası, emlak fiyatlarındaki yükselişten rahatsız. Trafik iş süreçlerine olumsuz olarak yansıyor ve çalışanların motivasyonu çalışma ortamından çok etkileniyor. İş dünyası çalışmak için planlanmış ve kurgulanmış yerler arıyordu. Bu ihtiyaca karşılık vermek üzere kurulduk ve İstanbul,

İzmir ve Ankara’da toplam 11 şubeye ulaştık. Hedefimiz 2021’de Türkiye’de ve dünyadaki önemli iş merkezlerinde 100 şubeye ulaşmak.





Bunu da İnceledinizmi ?

Sağlık mantarı üreten kazanacak

Sağlık mantarlarına geçiş zamanı Bundan 15 yıl önce yine ısrarla, yemeklik mantarları üretmek yerine sağlık …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir