Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Orta ve Uzun Vade İçin Alıma Uygun Hisseler

Alıma Uygun Hisse 14 Hisse Önerisi

2019 yılını olumlu bir trend ile geçiren Borsa İstanbul’un küresel hisse senetlerine artan para girişleri ve olumlu büyüme projeksiyonları çerçevesinde pozitif seyrini devam ettirmesi bekleniyor. Faizlerdeki gerileme ile ekonomide yaşanan iç talebin büyümeyi pozitif etkilemesi sonrasında şirket hisselerine olumlu etkide bulunacağı öngörülüyor. Uzmanlar beklentilerin dışında çok olumsuz bir trend olmaması durumunda endeksin genel olarak 2020’de 130-135 binleri görebileceğini düşünüyor. Genel ekonomik görünüm durgun gitse de her koşulda prim yapan ve prim potansiyeline sahip hisseler bulunduğunu belirten analistler bu kapsamda orta ve uzun vade için 14 hisseye dikkat çekiyor.

“ZİRVE SEVİYELER TEST EDİLEBİLİR”

Canlı olan ekonomik aktivitenin, bor-sadaki fiyatlamalar üzerinde de pozitif etkisini göstereceğini belirten Tera Yatırım Ekonomisti Enver Erkan, 115 binlerin üzerine çıkmış olan endeksin Şubat 2018 döneminde görülen zirve seviyelerini test edebileceğini düşünüyor. Yukarı trendin endeksi yakın bir zaman diliminde 120-121 bin seviyelerine taşıyabileceğini ifade ederek, “Küresel risk iştahında herhangi bir nedenden dolayı bir soğuma ve bunun küresel endekslere önemli bir düzeltme getirmesi, ABD ile ilişkilerde gerilme ve yaptırım tehdidi ile diğer jeopolitik riskler ise aşağı yönlü risk oluşturabilecek etmenler olarak sayılabilir. Bunun da dolar/TL kuru oynaklığını artırması olabilir” diyor. Bu noktada genel ekonomik görünüm durgun gitse de her koşulda prim yapan ve prim potansiyeline sahip hisseler bulunduğuna dikkat çeken Erkan, bu kapsamda hisse seçerek riskini minimuma indirmek isteyenler için önerilerde bulunarak şunları söylüyor:


“Yatırımcılar öncelikle şirketlerin döviz pozisyonlarını ve bunları etkin şekilde türev araç kullanarak yönetip yönetmediklerini incelenmeli. Ekonomik riskler, faiz oranları, döviz ve emtia fiyatlarının seviyesi ile şirketin bu hikayedeki yeri iyi değerlendirilmeli. Ayrıca geçmiş getirilerin, bugünkü getiriyi garanti altına almayacağı unutulmamalı. Geçmiş dönem hisse performansları bir gösterge olabilir, ancak dönemsel temel değişkenler de hesaba katılmalı. Getiri potansiyeli açısından piyasa çarpanları analiz edilerek, ucuz hisseler de tercih edilebilir. Endeksten daha mı hızlı gidecek, daha mı yavaş gidecek, bunun için beta katsayısına bakılabilir.”

Erkan, bu kapsamda Garanti BBVA, Akbank, Tüpraş, Ereğli Demir Çelik, îş Bankası, Sabancı Holding, Aselsan, TAV Havalimanları, Şişecam ve Yapı Kredi hisselerinin ön plana çıkabileceğini düşünüyor.

“DEFANSİF, TEMETTÜ VERİMLİLİĞİ YÜKSEK”

2019’un ikinci yarısından itibaren borsada yükselişlerin devam ettiğini hatırlatan Ahlatcı Yatırım Menkul Değerler Araştırma Müdürü Barış Ürkün, mevcut koşullarda bu trendin 2020’de de devam etmesini bekliyor ancak olası risklerle endeksin düzeltmeler yapabileceğine de dikkat çekiyor. Bu çerçevede özellikle endeks hisseleri dışında kalan hisselerde yaşanabilecek düzeltme hareketlerinin takip edilmesini öneren Ürkün, önümüzdeki süreçte 2018 başında test edilen 121 bin 500 seviyesinin yeniden denenebileceğini, bu seviyenin aşılması durumunda 130-135 bin seviyelerinin de ön plana çıkacağını düşünüyor. Özellikle bankacılık, sanayi sektörü, gayrimenkul, ulaştırma, havayolu ve otomotiv hisselerine dikkat çekiyor. Hisselerin bir çoğunda potansiyelin halen yüksek olduğunu, bu anlamda yeni bir hikaye yaratabilecek ve temettü verimliliği yüksek hisselerin avantajlı olduğunu belirten Ürkün, ekonomik gelişmelere ve jeopolitik risklere göre daha defansif kalabilen hisselerin de cazip olduğunu söylüyor.

“İŞLEMLER TREND YÖNÜNDE OLMALI”

Orta ve uzun vadeli yatırım için öncelikle hisseye giriş noktasının iyi belirlenmesinin çok önemli olduğunu kaydeden Ürkün, trend yönünde işlemde kalmaya özen gösterilmesinin altını çiziyor. Mutlaka bir strateji oluşturularak o stratejiye disiplinle bağlı kalmak gerektiğini dile getiren Ürkün, “Kararsız kalınması durumunda hisse senedine giriş yapmamak bazen en iyi hareket olacaktır. Ve en önemlisi portföyü sadece bir hisseden oluşturmak yerine riski dağıtmak adına portföyü çeşitlendirmek çok daha mantıklı bir davranış biçimidir. Öte yandan yatırımcıların kabul edebileceğinden daha fazla riski almaması gerekir. Ve en önemlisi ise sabırdır. Özellikle orta ve uzun vadeli yatırımda ilgili hissenin olası dalgalanmalarına karşı bu özellik son derece gereklidir. Yatırımcılar kendi analizleri dışında ilgilendiği hisse ile ilgili diğer kişilerin yazı ve yorumlarını da mutlaka takip etmeli. Böylece görememiş olabileceği bir ayrıntıyı başkasının yakalayabilmiş olması ihtimalini de garantiler” diyor.

Ürkün bu kapsamda, Akbank, Garanti BBVA, Ereğli Demir Çelik, Turkcell, Tüpraş, Türk Telekom, Petkim, Şişecam, Aselsan ve Emlak Konut GYO hisselerinin ön plana çıkabileceğini düşünüyor.

Her koşulda prim potansiyeline sahip hisse özellikleri

  • İstikrarlı bir karlılık büyümesine sahiptir ve karını yatırımcısıyla paylaşır. Temettü verimi yüksektir.
  • İç ekonomiye göbekten bağlı olmayıp, organik bir büyüme yapısına sahiptir.
  • Mali yapısı güvenlidir, borçluluk sorunu yoktur.
  • Piyasalardaki iş yapısını etkileyebilecek döviz, faiz, emtia gibi enstrümanlardaki hareketlere karşı gerekli koruma pozisyonlarını almıştır.
  • İnelastik bir talep yapısına sahiptir, ekonomide ne olursa olsun talep sorunu yaşamaz.

Her koşulda prim yapacak hisse seçeceklere öneriler

  • Şirketin döviz pozisyonları ve bunları etkin şekilde türev araç kullanarak yönetip yönetmediği incelenmeli.
  • Ekonomik riskler, faiz oranlan, döviz ve emtia fiyatlarının seviyesi ile şirketin bu hikayedeki yeri iyi değerlendirilmeli.
  • Geçmiş dönem hisse performansları bir gösterge olabilir, ancak dönemsel temel değişkenler de hesaba katılmalı.
  • Getiri potansiyeli açısından piyasa çarpanları analiz edilerek, ucuz hisseler tercih edilmeli.
  • I Endeksten daha mı hızlı gidecek, daha mı yavaş gidecek, bunun için beta katsayısına bakılmalı.

Enver ERKAN / Tera Yatırım Ekonomisti
“Akbank beklentilerin üzerinde kar açıkladı”

AKBANK: Bankanın takipteki krediler rasyosu, 3Ç19 itibariyle sorunlu kredilerin içine alınmasının da etkisiyle yüzde 6.4 olarak gerçekleşti. Net ücret ve komisyon gelirlerinde önemli bir değişim gözükmezken, net faiz gelirinde dönemsel bazda mevduat maliyetlerindeki azalma ile beraber artış kaydedildi. Enflasyona endeksli menkul kıymet gelirlerinde düşüş olmuşsa da net dönem karı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 arttı. Banka kredilerde yıllık bazda yüzde 2.1 küçülme yaşarken, bir önceki çeyreğe göre ise TL bazlı krediler yüzde 1.7 oranında artış gösterdi. 3Ç19 döneminde aktifler ise 379 milyar 261 milyon TL olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla mevduatları da yüzde 4.2 artarak 235 milyar 832 milyon TL oldu. Toplam mevduatlar tarafında TL mevduatlarda ve döviz mevduatlarda sırasıyla yüzde 7.2 ve yüzde 2.2 artış kaydedildi. Banka bu dönemde 1 milyar 397 milyon TL net konsolide kar elde etti. Bu kar piyasa beklentisi olan 1 milyar 283 milyon TL’nin üzerinde gerçekleşti. Bankanın sermaye yeterlilik oranı da yüzde 19.5 seviyesine ulaştı. Akbank hisselerinde yüzde 18 , yükseliş potansiyeli ile 9.40 TL hedef fiyat öngörüyoruz.



ASELSAN: Şirketin 9.8 milyar dolar tutarında bakiye siparişleri 2023 sonrası döneme kadar olan bir zaman dilimini kapsıyor. Bu projeler her sene istikrarlı ciro yaratacak. NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip olan Türkiye’nin savunma bütçesi sağlıklı bir büyüme hızına sahip. Savunma harcamalarının 2019 yılsonu itibariyle 21 milyar dolara ulaşması beklenmekte. Türkiye’nin savunma alımları stratejisi dışa bağımlılığı azaltmaya ve yerli, milli üretimi desteklemeye yönelik.

Yerli tank, hava savunma sistemi, firkateyn, uçak gibi projelerde Aselsan önemli tutarda iş almakta ve alacak. Son dönemdejeopolitik risklerin öne çıkması ve Suriye’deki karışıklıklar, savunma sanayisini ön planda tutmaya devam edecektir. Şirketin yeni alınan projelerle beraber bakiye siparişleri 9.8 milyar dolar tutarında. 3Ç19 döneminde net satışlar TL cinsinden yüzde 47 arttı, FAVÖK artışı da yüzde 44 oldu. Aynı dönemde net karın yüzde 14 artarak 1 milyar 979 milyon TL olarak gerçekleştiğini görüyoruz. 3Ç19’da dönemsel kar ise 644 milyon TL gerçekleşti. Dolar pozisyonu fazlası itibariyle 178 milyon TL net finansman geliri kaydettiği de görülmekte. Aselsan 2019 yılına dair beklentilerini de aynen devam ettirmekte. Buna göre şirket 2019’da TL bazlı konsolide gelirlerde yüzde 40-50 bandında artış beklemekte. Konsolide kur farkından arındırılmış FAVÖK marjı ise yüzde 19-21 bandında öngörülmekte. Şirket 650 milyon TL tutarında maddi duran varlık, 350 milyon TL tutarında da maddi olmayan duran varlık kapsamında toplam 1 milyar TL yatırım harcaması gerçekleştirmeyi planlamakta. Aselsan, Ar-Ge teşvikleri sayesinde 2023 yılına kadar kurumlar vergisi de ödemeyecektir. Şirket hisselerinde yüzde 12 yükseliş potansiyeli ile 24.50 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

TAV HAVALİMANLARI: Bir önceki seneye göre euro bazlı yüzde 9 artış gösteren ciro, tüm havalimanlarının dış hat trafiğinde görülen büyümenin yanı sıra, yer hizmetleri ile beraber BTA ve işletme hizmetlerinin yeni operasyonlarından katkı alıyor. Atatürk Havalimam’nın kapanışına bağlı olarak hizmet şirketleri FAVÖK tarafını olumsuz etkiledi ve daha yavaş artış göstermesine neden oldu. DHMİ’nin havacılık verilerine göre, TAV Havalimanları’nın Türkiye’deki ve yurtdışındaki havalimanlarını kullanan toplam yolcu sayısı ise yine aynı dönemde yüzde 8 oranında arttı. TAV Havalimanları’nın Türkiye’de işletmesini üstlendiği Ankara Esenboğa, İzmir Adnan Menderes, Milas Bodrum, Antalya ve Gazipaşa Alanya Havalimanları’nın toplam yolcu sayısının, Türkiye’deki havalimanlarının toplam yolcusuna oranı ise 2019 üçüncü çeyreğinde yüzde 44 olarak gerçekleşti. Normalde Atatürk Havalimam’mn kapanması ve İstanbul Havalimanı’na geçiş ile beraber şirketin Atatürk Havalimanı’ndan elde ettiği kar durdurulan faaliyetler kalemine aktarılarak bu şekilde düzenlendi. TAV Havalimanları’nın2019 üçüncü çeyrek net karı geçen yıla göre yüzde 27 azalarak 150 milyon euro seviyesinde gerçekleşti. Dönemsel bazda TL bazında kar 561 milyon TL ile geçen yılın aynı dönemine göre gerileme kaydederken, piyasa beklentisi olan 495 milyon TL üzerinde gerçekleşti. Şirket 2019’un tamamında toplam yolcu sayısını erken kapanacak olan İstanbul Atatürk Havalimanı hariç 90-94 milyon arasında öngörürken, FAVÖK tarafında yüzde 38-42 büyüme beklemekte. Şirket 2019 yılında 70 ila 80 milyon euro arasında toplam yatırım harcaması öngörmekte. TAV Havalimanları hisselerinde yüzde 10 yükseliş potansiyeli ile 32 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Barış ÜRKÜN / Ahlatcı Yatırım Menkul Değerler Araştırma Müdürü
“Turkcell yüzde 28 iskontolu işlem görüyor”

TURKCELL: Kurduğu iş modeliyle dokuz aylık periyotta son üç yılda yüzde 8 reel gelir artışı yakalayan şirket, son çeyrek “ finansal sonuçlarına göre 0.96 Net Borç/FVAÖK rasyosuna sahip. Öte yandan 2018 üçüncü çeyrekte 497 milyon TL döviz açık pozisyonu 2019 üçüncü çeyrekte 459 milyon TL net döviz fazlasına dönüşmüş durumda. Şirket yabancı para cinsinden borçlarının yüzde 50’sini riskten korunma araçları ile yönetiyor. Stratejik odak alanları olarak djjital servisler, dijital iş çözümleri ve teehfin servislerinde yaptığı üç yıllık planlar doğrultusunda Turkcell, gelecek üç yıl içinde özellikle gelişen teknolojik imkanlar sonucu online satış kanalı üzerinden satışlarını yüzde 4’ten 2022 yılında yüzde 12’ye yükseltmeyi hedefliyor. Ödeme sistemleri konusunda son zamanlarda yaşanan gelişmeler neticesinde şirket bu konuda da yurtiçinde 1.6 milyondan fazla ticari işletmeye ulaşma, yeni tüketici finansmanı çözümleri ve 2022’de 17 milyon aktif Paycell kullanıcı sayısına ulaşmayı planlıyor. Turkcell 5G teknolojisinin gelişimi konusunda da çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca yerli otomobil üretimi projesi için kurulan şirkette yüzde 19 payı olan Turkcell’in bu proje için 100 milyon euro tutarındaki taahhüdünün şimdiye kadar 20 milyon euro kadarlık kısmını yerine getirdiği belirtiliyor. Turkcell Ukrayna’daki Lifecell’den 2021 yılında net kar elde etmeyi bekliyor. Belarus, KKTC ve Hollanda’daki operasyonlarında ise data talebini gelire dönüştürme, dijital servislerin kullanımını artırma ve gelir yaratımı ortak hedefleri arasında bulunuyor. Kıbrıs’ta ayrıca mobil hattan sonra sabit geniş bantta da büyümeyi hedefliyor. 2020-2022 arası güncellenen hedeflerine göre ise gelir büyümesinin yüzde 13-16 FAVÖK marjının yüzde 39-42, FAVÖK marjının yüzde 18-21 ve operasyonel yatırımlar/gelir oranının ise yüzdel6-18 bandında olmasını bekliyor. Yaptığımız çalışmaya göre yurtdışı benzerlerine ve sektör ortalamalarına göre yüzde 28 iskontolu işlem gören şirket hisseleri için 12 aylık dönemde 17.76 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

EREĞLİ: Ticaret anlaşmasının şirketin 2020’deki performansına önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Birinci faz anlaşmanın ABD ile Çin arasında imzalanması sonrası gümrük vergilerinde yaşanacak indirim şirket hisseleri üzerinde hali hazırda bir potansiyel de oluşturmuş durumda. Son bir ve altı ayda endeks yükselişinin gerisinde kalan hisse ticaret gelişmelerine göre yükseliş potansiyelini korumaya devam edebilir. Yüksek getiri potansiyeli yanında yüksek temettü verimi ile de ön plana çıkan Ereğli, Ekim sonunda Erdemir ve İsdemir fabrikalarına toplam 1.36 milyar dolar tutarında yatırım planının detaylarını paylaştı. Yönetim bu yatırımlarının ana nedenini kapasite artışından ziyade verimlilik artış olarak değerlendiriyor. Önümüzdeki üç yılda bu yatırımlara ilişkin harcama dağılımı 2020’de yüzde 30’u, 2021’de yüzde 40’ı ve 2022 yılında yüzde 30’u kadar olacak. Erdemir’de 800 bin ton/yıl kapasiteli olması planlanan 4. Kok Bataryası Yapımı ve Tali Ürün Tesisleri Modernizasyonu’nun yaklaşık maliyeti 268 milyon dolar olup Nisan 2022’de devreye alınması bekleniyor. Ayrıca Erdemir Yeni Sinter Fabrika Yatırımı, yaklaşık 198 milyon dolar maliyete sahip olup Haziran 2022’de 5.000 bin ton/yıl kapasite ile devreye alınması hedefleniyor.

129 milyon dolar olarak planlanmış maliyetli 2. Yüksek Fırın Yenileme Yatırım Projesi’nin ise Mart 2021’de devreye alınması planlanıyor. Öngörülen kapasitesi 1.775 bin ton/yıl.

Bu yatırımlara rağmen Ereğli temettü politikasına devam edeceğini açıkladı. 7.68x F/K ve 4.7 x FD/FVAÖK tahmini çarpanlarına sahip şirket hisseleri için yüzde 28 yükseliş potansiyeli ile 11.40 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

İdil Taraklı



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu