Salı , Mayıs 30 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / OHAL boyunca iflas erteleme yasaklandı

OHAL boyunca iflas erteleme yasaklandı



Resmi Gazete’de yayımlanan bir kararnameye göre, OHAL süresi boyunca şirketler ve kooperatifler iflas ertelemesi talebinde bulunamayacak. Bu yönde yapılan talepleri mahkemeler reddedecek…

ÜLKEMİZDE 15 Temmuz tarihinde yaşanan darbe girişimi sonrası Hükümet tarafından bir dizi tedbir alındı ve alınmaya da devam ediliyor. Bu düzenlemelerin bir tanesi “Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile iflas ertelemesi mevzuatına yönelik olanıdır. Uzun zamandır eleştiri konusu olan ve piyasaları sıkıntıya sokan “iflas ertelemesi” mevzuatına yeni düzenlemeler getiren yasa TBMM’de kabul edildi ancak, daha Resmi Gazete’de yayımlanmadan, Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında Kanun Hükmünde Kararnameler devreye sokuldu.

31 Temmuz tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 669 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği, bazı kötü niyetli firmalara yönelik tedbir amaçlı, “olağanüstü halin devamı süresince, sermaye şirketleri ile kooperatifler tarafından iflasın ertelenmesi talebinde bulunulamaz, bu yönde yapılan talepler mahkemelerce reddedilir” düzenlemesi getirildi.

iflas erteleme

İFLAS ERTELEME NEDİR?

Esas itibariyle tacirler için “köprüden önce son çıkış” olarak mütalaa edilebilecek olan “İflas Erteme Müessesesi”, bir şirketin iflas ertelemesi istemesi demek, mali açıdan bilançosunda yer alan aktif değerleri pasif değerleri karşılayamaması, yani borca batık olan bir şirketin iyileştirme projesi kapsamında batıklık durumundan çıkabilmek için mahkemeden bir fırsat talep etmesidir. İflas ertelemesi, şirketleri haciz baskısı altından kurtararak ticari faaliyetlerine rahatça devam etmesini sağlıyor.



Mahkemelerce iflas ertelemesi kararı verilebilmesi için öncelikle şirketin borca batık olması, yani varlık ve alacaklarının borçlarını karşılayamamış olması ve bu batıldıktan çıkabilecek bir iyileştirme projesinin olması’gerekiyor. Yani şirket, teknik olarak iflas edecek durumda bulunmalı ve şirketin elinde makul ve mahkemeyi ikna edebilir bir ödeme projesi olmalı.

Mahkeme, projeyi ciddi ve inandırıcı bulur ve şirket veya kooperatifi iflasın ertelenmesine layık görürse iflasın ertelenmesine; şirket veya kooperatifin borca batık olmadığını tespit ederse erteleme talebi ile iflas davasının reddine; aksi takdirde şirketin veya kooperatifin iflasına karar verir.

YASAK KALKINCA NE OLACAK

OHAL süresince, iflas ertelemesi uygulamasına yasak getirilmiş olup, OHAL sonrası sistem kaldığı yerden işleyecek. Yukarıda belirttiğimiz gibi bazı kötü niyetlilerin amaçlarına ulaşmasını önlemek için getirilen yeni düzenlemeye göre;

■ iyi niyetli olarak iflas ertelemesinde bulunan şirketleri zor durumda bırakan sistem, yenilenerek kötü niyetlinin önünü

kapatan, iyi niyetlinin önünü açarak borçluya rahat nefes aldıracak sisteme gidiliyor.

■ İflas ertelemesinin amacı dışında kullanılması ve istismar edilmesi engellenmeye çalışılıyor.

■ Borçların aktiften fazla olma kuralı kavramsal olarak belirsizlik taşıdığından “borca batık” olma kavramı ön plana çıkartılıyor.

■ İflas erteleme süresi bir yıla indiriliyor, mahkeme uygun görürse bir yıl daha uzayabiliyor.

■ Mahkeme, süre dolmadan kayyım veya gerekirse bilirkişi raporuna dayanarak borca batık halin devam etmesi halinde iflas kararı verebiliyor. Ya da mevcut durumda iyileşme görmezse de iflas ertelemeyi kaldırarak iflasa karar verebiliyor.

■ Alacaklı veya borçluya iflas ertelemesi taleplerinde mahkeme kararının tebliğinden itibaren 10 gün içinde istinaf mahkemesine başvurulabiliyor, bölge adliye mahkemesi kararları ise 10 gün içinde temyize tabi oluyor.

■ Kayyım hakkında da önemli düzenlemeler getiriliyor. Kayyım da zarardan sorumlu ve TCK kapsamında “kamu görevlisi” sıfatı ile cezalandırılıyor.

Temennimiz, 15 Temmuzda ülkemizde yaşanan darbe girişimi ve benzeri felaketlerin bir daha yaşanmaması ve bir an önce ülke olarak olağan hale dönmemiz ile birlikte, toplumsal güven, toplumsal destek, hükümetimizin istikrarlı reformlara imza atması ile ülkemizin hak ettiği ekonomik gelişmişlik ve büyüme sürecine bir an önce girilmesidir.

TALHA APAK





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir