Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Noel ve yeni yıl rehaveti başlarmı?

Yeni haftada BIST-100’ün 92.500 direnci üzerinde kalıcılık sağlayıp sağlayamadığı izlenecek. Endekste satış baskısı artarsa geçen hafta destek olarak çalışan 91.300 seviyesi tekrar önem kazanacak…

BÜYÜME verisi için öncü göstergeler içinde önemli bir yeri olan sanayi üretiminde ilk çeyreğe ilişkin ilk veri olan ekim ayı rakamları açıklandı. Geçtiğimiz hafta pazartesi günü açıklanan sanayi üretimi ekimde beklentileri aşan bir daralma gözledi. Aylık bazda yüzde 1.9, yıllık bazda yüzde 5.7 oranında daralma yaşanırken, konsensüs beklentiler aylık bazda değişim gözlenmemesi yıllık bazda yüzde 0.8 oranında daralma ” yönündeydi, imalat sektöründe aylık bazda gözlenen yüzde 2.0 oranındaki daralmanın verdiği -1.8 puanlık negatif katkı (Yıllık -yüzde 6.5, katkı -5.8 puan) manşetteki v p aylık düşüşün ana belirleyicisi oldu. Açıklanan bu veri, son çeyrekteki ekonomik büyümenin negatif gerçekleşme beklentilerini perçinledi. Yine pazartesi günü açıklanan mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı eylülde yüzde 11.3’e yükseldi. Arındırılmamış işsizlik oranının da yüzde 11.4’e yükselerek çift hanelerdeki seyrini sürdürdüğü görüldü.

Açıklanan bu iki veri de iktisadi faaliyetteki yavaşlamanın yılın son çeyreğinde daha net hissedileceğin göstergesi oldu. Bunlarla birlikte cuma günü açıklanan tüketici güven endeksi, aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 2.3 oranında azalış kaydetti. Böylece kasım ayında 59.6 olan endeks aralık ayında 58.2 seviyesine geriledi. Tüketici güven endeki kasım ayında bir önceki aya göre sınırlı bir toparlanma kaydederken aralık ayı tüketici güven endeksinde düşüş eğiliminin korunduğu izlendi. Yılın son çeyreğine yönelik zayıf beklentiler tüketici güven endeksi üzerinde baskı oluşturmaya devam etti. Tüm bu verileri üst üste koyduğumuzda dördüncü çeyrek, hem çeyreklik hem de yıllık bazda aynı anda daralma göreceğimiz ilk çeyrek olacak. Bununla birlikte öncü göstergelerin negatif trendini koruyor olması da gelecek yılın ilk çeyreğine dair beklentileri yavaşlatmaya devam ediyor.

TCMB SIKI DURUŞA DEVAM EDİYOR

Önceki hafta gerçekleşen TCMB PPK toplantısına ilişkin tutanaklar perşembe günü yayınlandı. İç talep zayıflığının enflasyonda yavaşlamayı desteklediği belirtilen toplantı özetinde, fiyat istikrarına yönelik risklerin sürdüğü ifade edildi. Maliyet unsurlarının enflasyon görünümü üzerinde risk oluşturduğu vurgulandı. Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar sıkı duruşun korunacağı ifade edilirken, ihtiyaç duyulması durumunda ek sıklaştırmanın yapılabileceğinin altı çizildi. Kasım ayı enflasyonunun beklentilerden fazla düşüş göstermesi ile kısa süreli gündeme gelen TCMB’nin az da olsa gevşeyebileceğine yönelik beklentilerin bu tutanaklarla birlikte tamamen ortadan kalktığını düşünüyoruz. Aralık ayında da yıllık enflasyonun düşüş eğilimini koruyacağını düşünmekle birlikte TCMB’nin gelecek yılın ilk çeyreğindeki seyri görmeden sıkı tutumunda önemli bir değişime gitmeyeceğini düşünüyoruz.

TRUMP ŞAŞIRTMAYA DEVAM DEDİ

Hafta içinde ABD Dışişleri Bakanlığı’mn Politik ve Askeri İşler Büıosu’ndan yapılan açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’ye 3.-5 milyar dolar değerinde Patriot sistemi ve ilgili destek ve ekipmanların satışına onay verdiği ifade edildi. Bu açıklamadan çok kısa bir süre sonra ile ABD’nin Suriye’den askerlerini çekeceği açıklaması geldi. Üst üste gelen bu açıklamalar ABD’nin Suriye ve Ortadoğu politikalarında ne gibi bir değişim olduğunu sorgulattı. Suriye’den çekilme konusunda ABD Savunma Bakanlığı ve bazı Cumhuriyetçi senatörler dahil siyasilerden çekilme kararına karşı görüş belirtilmesi dikkat çekti. Bu açıklamanın Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna operasyon kararım açıklamasından çok kısa bir süre sonra gelmesi de dikkat çeken başka bir konu. İlerleyen günlerde ABD’den gelen bu açıklamaların Türkiye’nin operasyon sürecini ertelediği görülürken, ABD’den boşalan alanın nasıl doldurulacağı Türkiye’nin jeopolitik risk düzeyini belirleyecek ana etken olacak. Noel tatili öncesi ABD’den gelen bu açıklamaların netlik kazanmasının yılbaşından sonraya kalacağım düşünüyoruz.

FED FAİZ ARTIRIM SAYISINI İNDİRDİ AMA…

Geçtiğimiz hafta gerçekleşen yılın son Fed toplantısında beklendiği gibi 25 baz puanlık artış haberi geldi. Faiz indirimi ile birlikte gelecek yıla ilişkin faiz artışı projeksiyonun da üçten ikiye indirilmiş olması Fed’in para politikasında yumuşadığı izlenimi oluşturdu. Buna karşın kararın ardından gerçekleşen basın toplantısında bilanço küçültme operasyonunun aynı kararlılıkla devam ettirileceği vurgusu, piyasadaki resesyon endişelerine karşın 2019 büyüme beklentisinde çok az düşüş yapılması (yüzde 2.5’ten yüzde 2.3’e), biraz yumuşama söz konusu olsa da kademeli faiz artışının sürmesi gerektiği kanaati, risklere rağmen ekonominin çok güçlü seyretmeye devam ettiğinin vurgulanması Fed’in para politikasındaki yumuşamanın beklendiği kadar olmayacağı algısını oluşturdu.




Bu durum ekonomide Fed’e göre daha negatif beklentileri olan piyasanın, Fed’in de bu negatifliğe sıkı para politikası duruşuyla katkı sağlayacağı algısını kuvvetlendirdi. Bu durum ABD ekonomisine yönelik endişeleri artırırken hisse senetlerinde ve dolarda değer kaybına neden oldu. Tüm bunlara rağmen Fed’in söylemlerinde görülen kısmi yumuşamanın da son günlerde piyasalarda görülen bozulmalar olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle piyasalarda baskı daha fazla şiddetlenmediği sürece yılın ilk çeyreğinde faiz artışı beklemediğimiz Fed’den yeni bir yumuşama hamlesi de beklemiyoruz.

NOEL VE YENİ YIL REHAVETİ BAŞLIYOR

2018 yılının son haftasına girmiş bulunuyoruz. Bu hafta Hristiyan alemi Noel nedeniyle tatile çıkıyor. Noel’i takiben yılbaşını içine alan haftanın da tatil havasında geçeceğini düşünüyoruz. Bu dönemde yurtiçi piyasalar açık olsa da ocak ayının ikinci haftasına kadar önemli bir hacim göremeyebiliriz. Yurtiçi veri gündeminde de önemli verilerin olmayışı hacimsiz ve sıkışık seyri destekler nitelikte.

BIST-100 91.300 üzerinde tutundu

Fed toplantısı öncesinde küresel piyasalarda etkili olan toparlanma ve Türk Lirası’ndaki değer kazanımlarının katkısıyla geçen haftanın ilk yarısında BIST-100 Endeksi’nde yukarı yönlü hareketler etkili oldu. Bu süreçte ABD’nin Suriye’den çekilme kararı ve ABD-Türkiye ilişkilerinde iyileşmeye işaret eden haber akışları da TL varlıkları destekledi. Hafta başında 89.900 seviyesini test eden endeks hafta ortasında 92.500 seviyesine kadar yükseliş kaydetti. Bununla birlikte 19 Aralık Çarşamba günü sonlanan Fed toplantısı sonrasında, Fed’in beklenildiği kadar güvecin bir duruş sergilememesi ve likidite koşullarının stkılaşmaya devam edeceğine işaret etmesinin ardından hisse piyasalarında sert satışlar yaşandı.

Küresel piyasalardaki olumsuz görünüme bağlı olarak BIST-100 Endeksi hafta içindeki kazançlarının bir bölümünü geri verse de haftanın son işlem gününde endeks kayıplarını geri almayı başardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın cuma günü yaptığı açıklamalarda Fırat’ın doğusuna planlanan operasyonla ilgili “Son gelişmeler bizi bir müddet daha beklemeye itti” ifadesini kullanması endeksteki toparlanma da etkili oldu. Yeni haftada BIST-100 Endeksi’nin 92.500 direnci üzerinde kalıcılık sağlayıp sağlayamadığı izlenecek, 92.500 üzerinde 93.200 ve 94.500 seviyeleri direnç konumunda bulunmaktadır. Endekste tekrar satış baskısının artış kaydetmesi durumunda ise geçen hafta destek olarak çalışan 91.300 seviyesi tekrar önem kazanacak. 91.300 desteği altındaki kapanışlarda 89.900 ile 88.500 seviyesi önemli destek noktaları olarak takip edilebilir. Yeni haftada yurtdışı piyasalar Noel tatili nedeniyle erken kapanış gerçekleştirerek haftanın ilk yarısında kapalı olacak. Noel tatili ve rehavetine bağlı olarak küresel likiditenin düşük seyrettiği görülebilir. Düşük likidite nedeniyle önemli bir haber veya veri akışı olmaması durumunda TL varlıklarda görece sıkışık bir seyrin etkili olduğu izlenebilir.

Dolar/TL’de düşüşler sınırlı

ABD’den gelen Patriot satışı ve Suriye’den çekilme haberinden pozitif destek bulan TL, önceki haftaki kayıplarını geri aldı. Böylece 5.40 üzerindeki rakamları gören dolar/TL kuru da 5.21’îi seviyelere kadar gerilese de haftanın son günü 5.30 civarına geri döndü. Son üç haftada ana hatları ile 5.25-5.45 aralığında dalgalanan dolar/TL’de bu bandın dışma çıkılması volatiliteyi artıracaktır. Son günlerde üst üste gelen olumlu haberlere karşın 5.25’in kalıcı olarak kınlamamış olması nedeniyle bu seviye altında kapanışlar görülmediği sürece bu kanal içindeki geri çekilmelerin kısa vadeli alım fırsatı oluşturmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Gelecek iki haftayı Noel tatili nedeniyle düşük likidite ile geçireceğimizi düşünmekle birlikte olası yükselişlerde 5.45 üzerinde hareketin ilk olarak 5.62’ye kadar devam edebileceğini düşünüyoruz. Mevcut durumda 5.25 altında kapanışlar görmediğimiz sürece aşağı yönlü hareketlere temkinli yaklaşmaya devam ediyoruz. 5.25 altında ise kısa vadede daha önceki diplerin görüldüğü 5.10-5.15 aralığının en güçlü destek bölgesi olacağını düşünüyoruz. Gelecek yılın ilk çeyreğine yönelik riskler nedeniyle 5.25 altında bu tür bir hareket olsa da bu tür geri çekilmelerin de alım fırsatı olarak değerlendirilmeye devam edeceği kanaatindeyiz. Bu durum aşağı yönlü hareketleri sınırlayan ana etkenlerden biri olmaya devam edecektir.

ÜZEYİR DOĞAN


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu