Salı , Mayıs 30 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Mart ayının gündemi ECB, FED ve Suriye

Mart ayının gündemi ECB, FED ve Suriye



Mart ayında rutin veri takviminde yer alan haftalık ve aylık veriler dışında ana gündemde son aylarda çok büyük beklentilerin oluşturulduğu ECB toplantısı bulunuyor. Bu ay FED kararları da yakından izlenecek…

BORSALARIN petrol fiyatları ile olan korelasyonu geri döndü. Son haftalarda petrol fiyatlarını etkileyen haberler aynı doğrultuda hisse senetlerini de etkiliyor. Buna karşın rutin hale gelen sorunlar hakkında da haber akışı hızla devam ediyor. Bunların başında Çin’de geçen hafta görülen volatilite Çin’in her an yeni bir paniğin tetikçisi olabileceğini gösterdi. Ayrıca Suriye’de geçici de olsa bir ateşkesin sağlanmış olması olumlu görünse de henüz orada neler olup bittiğini ve Türkiye’nin konumunu tam olarak anlayabilmiş değiliz. Bu nedenle Suriye riski mart ayında da masada kalmaya devam edecek gibi duruyor.

ECB, FED

ÇİN PİYASALARI

Geçen hafta Shanghai Bileşik Endeksi’nin perşembe günü yüzde 6’yı aşan düşüşü dikkatleri yeniden Çin üzerine çekti. Neyse ki bu satışların devamı gelmedi ve cuma günü az da olsa toparlanmaya çalışan bir endeks izledik. Bu süreçte yuan da dolar karşısında sınırlı da olsa değer kaybetmeye devam etti. Çin’de açıklanan verilerin zayıf seyri yuan’daki değer kaybının önümüzdeki günlerde de devam edebileceğini gösteriyor.

Piyasa bu sürece kendini hazırlamış gibi görünse de, hisse senetlerindeki sert hareketler endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Çin’de Hükümet Çalışma Raporu’nun ve 2016-2020 dönemini kapsayan 13’üncü Beş Yıllık Ulusal Kalkınma Planının mart başında düzenlenecek meclis yıllık toplantılarında sunulması bekleniyor. Bu planın piyasa üzerindeki etkisi ne olur tahmin etmek zor; ancak takip etmenin faydalı olacağını düşünüyoruz.

SURİYE’DEKİ BELİRSİZLİK

Suriye’de ABD ve Rusya öncülüğünde geçici bir ateşkes sağlanmış durumda. Ancak bu ateşkeste IŞİD başta olmak üzere bazı gruplar yer almadı. Bunun yanında ateşkes henüz bir müzakereye bağlanmış değil. Suriye ordusunun Suriye topraklarının sadece üçte birinde kontrolü olduğu ve Esad’m buralarla yetinmeyeceği biliniyor. Bu durum diğer gruplar için de geçerli. Bu nedenle sağlanan ateşkes çok fazla umut barındırmıyor.

Bunun yanında Türkiye, Suudi Arabistan ile bu ülkelerin desteklediği ılımlı muhalif olarak adlandırılan grupların ateşkesin neresinde olduğu da net değil. Bu nedenlerle Suriye sorununun yakın bir zamanda fiyatlamadan çıkması bizce çok olası değil.

BU AY KRİTİK

Mart ayında rutin veri takviminde yer alan haftalık ve aylık veriler dışında, ana gündemde son aylarda çok büyük beklentilerin oluşturulduğu Avrupa Merkez Bankası (ECB) toplantısı yer alıyor. Avrupa tarafında bankacılık krizine de; düşük talep, düşük büyüme ve düşük enflasyona da Avrupa Merkez Bankası’nın sihirli değneği ile dokunacağı beklentisi çok kuvvetli. Beklentinin yüksek olması Avrupa Merkez Bankası’nın alacağı kararların etkisini azaltacak en önemli etken. Bu nedenle toplantı yaklaştıkça Avrupa Merkez Bankası’ndan bu beklentiyi törpüleyecek açıklamalar gelebilir. Bu da toplantı öncesinde Avrupa’da piyasaların bir miktar bozulmasına neden olabilir.



Aksi takdirde 10 Mart’ta gerçekleşecek Avrupa Merkez Bankası toplantısında genişleme yönünde çok büyük adımlar atılmazsa borsalar çok daha büyük bir hayal kırıklığını yansıtabilir. Bizim beklentimiz Avrupa Merkez Bankası’nın bu toplantıda önceki aylarda olduğu gibi genişleme programının yapısında değişiklik yaparak programın kapsamım ve büyüklüğünü değiştireceği yönünde. Buna karşın piyasanın mevcuttaki beklentilerini karşılayacak çok büyük bir yapısal dönüşüm beklemiyoruz. Bu nedenle bahsettiğimiz gibi toplantı öncesinde Avrupa Merkez Bankası’ndan gelecek açıklamalarla piyasadaki bu büyük beklentiler törpülenememiş olursa, toplantı sonrası yorumlarda “dağ fare doğurdu” benzetmelerini görebiliriz.

ECB’DEN SONRA FED

FED’in mart ayında faizleri artırmayacağı artık piyasanın genel konsensüsü. Bu nedenle bu hafta cuma günü açıklanacak istihdam verileri beklentilerden ve son aylardaki ortalamalardan çok daha iyi gelse bile, verilerin oluşturacağı olumsuz havanın sınırlı kaçağını düşünüyoruz.

Bu ay FED tarafında piyasalar için önemli olan, 15-16 Mart’ta alınacak kararın ardından yapılacak açıklamalarda şu an en erken aralık gözüyle bakılan bir sonraki faiz artışı takviminin ne olacağı. Bizim FED konusundaki beklentimiz, aralık ayında bir faiz artışının olması, ancak öncesinde haziran ya da eylül ayında olabilecek faiz artışını da tamamen göz ardı etmemek gerektiği yönünde. Bu ayki toplantı sonrasında haziran ya da eylül seçeneği yeniden masaya gelirse, piyasalarda yeniden bir türbülans görebiliriz. Aksi takdirde yani haziran ve eylül seçeneği masadan tamamen kalkarsa aralık ayı da şaibeli duruma düşer ki, buna reaksiyon da ilk anda oldukça pozitif olur.

GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER

Cuma günü Güney Afrika öncülüğünde gelişmekte olan para birimlerinin ağır bir satış baskısına girdiğini gördük. Bu yazının yazıldığı saatlerde henüz Fitch Türkiye değerlendirmesini açıklamamıştı. Bu nedenle TL’deki zayıf seyirde Fitch stresinin ne kadar etkili olduğunu görme fırsatımız olmadı.

Ancak cuma günü ülkedeki siyasi gerginliklerin de etkisi ile yüzde 4’e yakın değer kaybeden Güney Afrika Randı?nm diğer gelişmekte olan ülke para birimlerini de net bir şekilde baskıya aldığı görüldü. Bu hafta buradaki bulaşma etkisini daha fazla konuşuyor olabiliriz. Sene başından beri Çin dışında çok fazla gündeme gelmeyen gelişmekte olan ülke piyasaları, mart ayında gündemi belirleyebilir.

BIST kanaldan çıkamıyor

BIST-İGO endeksi son birkaç aydır ana hatlarıyla70 bin-75 bin bandında oluşan hareketini devam ettiriyor. Seçen hafta bu bandın üst sınırı birkaç defa aşılmaya çalışılsa da haftalık kapanış 74.929 ile bu sınırda gerçekleşti. 75.300 civarında bulunan 100 günlük ortalama geçtiğimiz hafta çok güçlü bir direnç olarak çalıştı. Bu seviyenin üzerinde 200 ve 500 günlük ortalamaların bulunduğu 77.000 ve 78.500 hedef olarak görünse bile, bu seviyelerde olabilecek hareketi tıpkı 70 bin altında 68 bine kadar olan ihlaller gibi değerlendirmek gerekir. Bu nedenle de endekste bu seviyelere doğru olacak hareketleri satış fırsatı olarak değerlendirmek gerektiği kanaatindeyiz. Geçen ay 70 bin ile 78 bin aralığı olarak belirlediğimiz BIST-100 bandımızı mart ayında da korumaya devam ediyoruz. Bu seviyelerin ihlalleri olsa bile katastrofik bir durumla karşılaşmadığımız ya da çok büyük bir pozitif sürprizle karşılaşmadığımız sürece, bu seviyelerin dışındaki rakamları ihlal olarak değerlendirmek gerekir.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir