Perşembe , Kasım 23 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Lojistik sektörünün gündeminde 2023 var

Lojistik sektörünün gündeminde 2023 var



Lojistik sektörünün gündeminde 2023 var. AKP hükümetinin en iddialı ekonomik hedeflerinden biri olan ‘2023’te 500 milyar dolarlık ihracat’ hedefine ulaşmada her sektörün çözüm ortağı durumunda olan lojistik sektörü, 80 milyar dolan bulan hacmi ile 2 binin üzerinde irili ufaklı şirkete ev sahipliği yapıyor. Sektör Ortadoğu’daki problemler nedeniyle sıkıntılı günler yaşasa da, yeni pazarlara yönelerek 2014’ü yaklaşık yüzde 10’luk bir büyüme performansıyla geçirdi. Tüm sıkıntılara karşın 2015’ten de beklenti yine çift haneli büyüme.

Lojistik sektörü

2014 SIKINTILI GEÇTİ

Az önce de söylediğimiz gibi, 2014 lojistik sektörü açısından aslında hiç de kolay bir yıl olmadı. Özellikle çevre ülkelerde yaşanan kanşıklıklar ve siyasi belirsizlikler şirketlerde ciddi sıkıntılar yarattı.

Aynı şekilde şirketlere zorluk çıkaran bir başka gelişme de, iç pazarda bir dönem özellikle kaçak akaryakıt sebebiyle oluşan düşük maliyet ve bunun ortadan kalkmasıyla birlikte yaşanan ani maliyet yükselişi oldu. Tüm bunla-nn yanında özellikle ithalattaki hızlı düşüş de yurtdışı nakliyelerdeki gidiş dönüş dengesinde aksaklık yarattı.

Konuştuğumuz şirket temsilcileri, genel anlamıyla müşterilerinin yurtiçi satışlannda ve sevkiyatlannda hacimsel düşüş gerçekleştiğini dile getirirlerken, ekonominin sıkıştığı dönemlerde her zaman olduğu gibi, müşterilerden gelen daha yoğun bir maliyet düşürme baskısıyla karşı karşıya kaldıklarını ifade ettiler. Aynı zamanda oluşun yoğun rekabet dolayısıyla fiyatların dip noktaya geldiğini de belirttiler.

TÜRKİYE 30’UNCU SIRADA

Önce Türkiye’nin lojistikteki konumunu gösteren güncel bir rapordan başlayalım. Dünya Bankası tarafından iki yılda bir yayınlanan ‘Connecting to Compete 2014: Trade Logistics in the Global Economy’ isimli raporda Türkiye, 2014 Dünya Lojistik Ligi’nde 160 ülke içinde 30’uncu sırada yer buldu. Rapora göre, Lojistik Performans Endeksi’nde ilk 10 sırayı Almanya (4,12 puan), Hollanda, Belçika, İngiltere, Singapur, İsveç, Norveç, Lüksemburg, ABD ve Japonya aldı. Türkiye ise 3,50 puan ile ölçülen 160 ülke arasında 30’unculu-ğu elde etti. Türkiye’nin önceki Lojistik Performans Endeksleri’nde en iyi performansı 26’ncılık, en kötü performansı 35’incilik olmuştu.

Raporun biraz daha detayına girdiğimizde Türkiye, ‘Lojistik Altyapısı’ sıralamasında 27’nci; ‘Uluslararası Gönderiler’ sıralamasında 48’inci; ‘Lojistik Kalitesi ve Yeterliliği’ sıralamasında 22’nci; ‘İzleme ve Takip’ sıralamasında 19’uncu; ‘Zamanlamaya Uygunluk’ sıralamasında ise 4l’inci oldu. Rapora göre Türkiye’de lojistik muameleye tabi tutulan gönderilerin yüzde 82’si kalite kriterini karşılıyor.

2018 HEDEFLERİ

2023 hedeflerine ulaşmada önemli virajlardan biri 2014-2018 dönemini kapsayan Onuncu Kalkınma Planı. Söz konusu plan lojistik ve ulaştırma sektörü için önemli tespit ve hedefler içeriyor. Buna göre, karayolunda, 2012 yılı itibariyle bölünmüş yol uzunluğu 20 bin 17 km, otoyol uzunluğu 2 bin 236 km iken; 2018 yılı itibariyle bunların sırasıyla 25 bin 272 ve 4 bin km olması planlanıyor.

Yine km başına taşınan yolcu sayısı 2012’de 259 milyar kişi iken, 2018’de bu rakamın 321 milyar olması bekleniyor. Demiryolunda, 2012’de konvansiyonel ana hat uzunluğu 8 bin 770 km iken, bunun 2018’de 10 bin 556 km’ye çıkanlmasi; 2012’de 888 km olan hızlı tren hat uzunluğunun ise 2018’de 2 bin 496 km olması hedefleniyor. Denizyolunda, 2012’de 3,9 milyon TEU olarak gerçekleşen kontey-nerlenmiş yük hacmi 2018’de 13,8 milyon TEU; 2012’de 248 milyon ton olarak gerçekleşen yükleme-boşaltma hacmi ise yine 2018’de 615 milyona çıkarılacak. Havayolunda, taşman yolcu sayısının ise 2018’de 232 milyon kişiye ulaşması bekleniyor.

Dünya Bankası’mn ülkelerin gümrük, taşımacılık, altyapı gibi lojistik alanındaki performansını değerlendirdiği Lojistik Performans Endeksi’nde 155 ülke arasında 2007’de 34’üncü sırada yer alan Türkiye, son dönemde yaşadığı hızlı büyümeyle 2012’de 27’nci sıraya yükselmişti. Türkiye’nin hedefi 2018 yılında ise bu sıralamada ilk 20 içine girebilmek.

SEKTÖRÜN ÖNÜ AÇIK

Şurası açık ki, lojistik sektörünün önünde ciddi bir büyüme potansiyeli var. Asya ve Avrupa arasındaki ticaretin tam ortasında yer alan Türkiye, stratejik konumunun yanı sıra lojistik altyapısı ve hizmet kalitesindeki gelişmelerle de bölgenin yükselen yıldızı olarak dikkat çekiyor. Tüm bunların sonucunda lojistik sektörü önümüzdeki dönemde en hızlı büyüyecek sektörlerin başında geliyor.

2023’te 500 milyar dolar ihracat yapmak, toplam dünya ihracatındaki payımızı 10 yılda yaklaşık olarak üçe katlamak anlamına geliyor. İhracatın üçe katlanması da, doğal olarak lojistik şirketlerinin büyüme hızlarını üçe katlamaları ve yeni pazarlara daha ekonomik, çevreci, hızlı şekilde servis sunması anlamına geliyor.

2023 Ulaşım ve iletişim Stratejileri çerçevesinde, Lojistik Organize Sanayi Bölgeleri, Serbest Ticaret Bölgeleri, TCDD’nin Lojistik Köyleri ve Ticaret Bakanlığı Lojistik Merkezleri gibi yeni lojistik alanların bazı teşvikler ile hükümet tarafından destekleneceği açıklanmıştı. Bu alanların gelişimine paralel olarak, lojistik tesislerin kalitesinin artması ve orta vadede pazara yeni arzın giriş yapması bekleniyor.

Danışmanlık şirketi Jones Lang LaSalle tarafından yapılan araştırmaya göre, 2023’te demiryolu ulaşımının payının yüzde 15’e, deniz yolu ulaşımının payının ise yüzde 10’a yükselmesi hedefleniyor. Ulaşım ve lojistik altyapının geliştirilmesinin yatırım değerinin ise 2023 itibariyle 212 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Bu bütçenin yüzde öO’mın kamu, yüzde 30’unun özel sektör-kamu ortaklığı ve yüzde 10’unun özel sektör tarafından karşılanacağı öngörülüyor.

OMSAN/Türkiye ‘nin deneyimlerini Fas’a taşıyor

Bu yıl yüzde 15 büyüme hedefleyen Omsan, 2014’ü 750 milyon TL ciro ile kapatmaya hazırlanıyor. Şirket, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi 2015’te de denizyolu ve demiryolu taşımalarının portföyündeki ağırlığını artırmayı, gemi, lokomotif ve müşterilerinin sektörlerine özel vagon yatırımlarıyla intermodal taşımacılığın avantajlarını kullanarak, Anadolu’nun her köşesindeki müşterilerini Avrupa’nın tamamına en rekabetçi koşullarda taşımayı hedefliyor.

Bu yıl içinde Gaziantep’te yeni bir bölge müdürlüğü kuran Omsan, Gaziantep ve çevre illerdeki lojistik ihtiyaçlara sağlayacağı rekabetçi çözümlerle bölge ticaretinin gelişimine katkıda bulunmayı planlıyor. Omsan bu doğrultuda önümüzdeki yıl Malatya’da yeni bir bölge müdürlüğü daha kuracak.

Geçtiğimiz yıl Fas’ta yeni bir şirket faaliyete geçiren Omsan, bu yıl kurduğu şirket üzerinden oto taşıyıcı yatırımı yaparak Casablanca’da 45 dönümlük bir arazide 2 bin 300 araç kapasiteli bir araç parkı oluşturdu. Türkiye’deki bilgi birikimlerini Fas otomotiv sektörünün hizmetine sunmayı hedeflediklerini belirten Omsan Genel Müdürü Osman Küçükertan, araç parklarında PDI hizmeti de sunacaklarını söylüyor.



2010 yılında ilk kuru yük gemisi Fortune Express’i satın alan Omsan, 2023 yılına kadar dökme yüklere yönelik denizyolu taşımacılığındaki yatırımlarını büyüterek 500 bin DWT büyüklüğünde bir kapasiteye ulaşmayı iş planına koydu. Omsan, bunun için ilk aşamada, 4 bin 510 DVVT’lik, pnömatik tahliye sistemine haiz ilk Türk bayraklı çimento gemisi MV UNYECEM l’i filosuna da katmış durumda.

ARKAS LOJİSTİK / Yurtdışında büyüyor

Lojistik sektörünün güçlü oyuncusu Arkas, kara nakliyesi. tren taşımacılığı, depolama hizmetleri ve uluslararası forvvarding hizmetleriyle sektörün her alanında hizmet veren bir yapıda. Hatta Arkas Türkiye’de itk defa konteynerle kabotaj taşıması yapan şirket olma özelliğine de sahip. Şirket, kabotaj taşımaları sayesinde Türkiye’de iç limanlar arasında konteyner taşımacılığı yaparak özellikle tonajı çok olan yüklerin taşınması için denizyolu alternatifi sunuyor. Özellikle Anadolu şehirlerinde açtığı ofislerle tüm Anadolu’da intermodal taşımacılık konusunda müşterilerine hizmet veren Arkas Lojistik, ofis yapılanması dışında ‘Anadolu Projesi’ kapsamında çok önemsediği ‘kara limanları’ ve ‘Kocaeli ve Mersin’de iki lojistik merkez’ oluşturma çalışmalarına da tam gaz devam ediyor.

Arkas, yurtiçindeki yatırımlarını sürdürürken, bir taraftan da yurtdışındaki büyümesini aksatmıyor. Arlogic markasıyla Ukrayna, Rusya, Gürcistan, Yunanistan, Kazakistan ve Azerbaycan’da dokuz ofis açtıklarını söyleyen Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Diane Arkas, “Kazakistan’daki ofisimizi haziran ayında açtık.

Orta Asya ticaret yolu üzerinde ticaretin en yoğun olduğu ülkelerin başında gelen Kazakistan’ın Orta Asya pazarında yüksek gelişme potansiyeliyle var olan taşıma ihtiyacını karşılıyoruz. Bu sebeple Kazakistan’ı çok önemsiyoruz” değerlendirmesini yapıyor.

Arkas Lojistik yurtdışındaki büyüme stratejisi doğrultusunda Orta Asya, Akdeniz, Karadeniz’de ofis yapılanmasına devam edecek.

HOROZ LOJİSTİK / Gözünü Afrika’ya dikti

1942 yılında kurulan Horoz Lojistik, 600 milyon TL’nin üzerindeki cirosu ve sağladığı katma değeriyle lojistik sektörünün önde gelen isimlerinden biri. 100 ülkede ve 600 noktada entegre lojistik çözümler üretebilen Horoz Lojistik, 2015 yılında yeni ürünlere ve coğrafyalara konsantre olacak. Özellikle entegre veya bütünleşik lojistik çözümler kapsamında tüketiciye daha direkt olarak ulaştığı B2C uygulamalara ağırlık vermek isteyen şirket, savunma sanayi, Aerospace ve marin lojistiği alanlarında da yeni ürünleri devreye sokacak.

Avrupa’ya gerçekleşen karayolu taşımasını büyük ölçüde multimodal çözümlerle desteklemeye başladıklarını söyleyen Horoz Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Taner Horoz, “Önümüzdeki sene bu konulara ağırlık vermeye devam edip multimodal çözümlerle hizmet verdiğimiz bölgeyi genişletmeye çalışacağız. Yine coğrafi bölge olarak da özellikle Afrika bizim için hızla geliştirilecek bir destinasyon olacak. Karayolu ulaşımında Benelüks ve Fransa’ya önümüzdeki yıl daha fazla yoğunlaşmayı hedefliyoruz” açıklamasında bulunuyor.

Horoz Lojistik olarak her yıl Türkiye’nin büyüme hızının iki ile üç katı kadar büyüme hedeflediklerini söyleyen Taner Horoz, fakat özellikle ithalattaki hızlı düşüş nedeniyle yurtdışı nakliyelerdeki gidiş-dönüş dengesinde bir aksaklık olduğunu da sözlerine ekliyor. 2014’ün sektör için kolay bir yıl olmadığını belirten Horoz, “Genel anlamıyla müşterilerimizin yurtiçi satışlarında ve sevkiyatlarında hacimsel düşüş yaşandı” diyor.

ALIŞAN / Verimlik odaklı projelere yönelecek

Sektörün en köklü şirketlerinden biri olan ve özellikle başta kimya sanayi olmak üzere birçok sanayi şirketine uluslararası nakliye hizmeti veren Ahşan Lojistik’in gündeminde, sektördeki etkinliğini arttıracak ve hizmet kabiliyetini geliştirecek verimlilik odaklı projeler var.

1985 yılında kurulan Alışan Lojistik’in son dönemde yatırım yaptığı tesislerin hemen hemen tamamı OSB sınırları içerisinde yer alıyor. Halen ağırlıklı olarak Gebze bölgesinde olmak üzere Gebze Güzeller OSB, Dilovası OSB, Tuzla Deri OSB’de kurulu tesislerinde toplamda 175 bin paletlik kapasiteye sahip lojistik merkezleri bulunuyor.

Geçtiğimiz yılı 300 milyon TL’nin üzerinde bir ciro ile tamamlayan Alışan Lojistik, bu yıl ise yüzde 20’lik bir büyüme bekliyor.

Alışan Lojistik Operasyonlar Koordinatörü Jan Devrim, 2015 yılında sektördeki etkinliklerini artıracak, hizmet kabiliyetini geliştirecek modernizasyon ve verimlilik odaklı projeler üzerinde çalışmalara devam edeceklerini söylüyor. Devrim ayrıca başta demiryolu olmak üzere alternatif taşıma modları, yeni depo yatırımları ve bölgesel büyüme stratejileri üzerinde de planlar yaptıklarını dile getiriyor.

Alışan Lojistik olarak uluslararası taşımacılık ve lojistik hizmetleri konusunda her alanda, her zaman öncü olmaya çalışan bir grup olduklarını ile getiren Devrim, “Örneğin Ülkemizde ADR kuralları 2014 yılı itibariyle yürürlüğe girmesine rağmen biz Alışan Lojistik olarak uzun zamandır bu kurallara göre süreçlerimizi yönetmekte ve yatırımlarımıza yön vermekteyiz” diyor.

TLS LOJİSTİK/ Gündeminde Asya var

Lojistik sektörünün az sayıda kalmış yüzde 100 Türk sermayeli şirketinden biri olan TLS Lojistik, 2014’ü 285 milyon TL ciroyla kapatmayı hedefliyor.

2014 yılının son çeyreğine kadar olan dönemde, hizmetlerine yenilerini ekleyerek büyüdüklerini söyleyen TLS Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Altuğ Hacıalioğlu, 2014’te hizmet vermeye başlayan 20 bin palet kapasiteli sekizinci depolarında aynı zamanda ısı kontrollü hizmeti de sunduklarını söylüyor. Hacıalioğlu, “Gıda antrepomuzda sürecin sonuna gelmiş bulunuyoruz. Yıllık araç sevkiyatımızı 320 binin üzerine çıkardık. Uluslararası hizmetler departmanımızın petrokimya başka olmak üzere çeşitli sektörlerde uzmanlaşması ve gemi acenteliği hizmeti vermeye başlamamız da şirket olarak kaydettiğimiz sürekli gelişimin kilometre taşlarından sadece birkaçı” açıklamasında bulunuyor.

TLS Lojistik’in gündeminde Asya var. “Tüm Asya ülkelerini kapsayan stratejimiz, sadece Türkiye varışlı yüklemelerde değil, Asya’dan tüm dünyaya yapılan sevkiyatlarda TLS markasını bir adım daha öne taşımamızı sağladı” diyen Hacıalioğlu, aslında bu yıl içinde Irak projelerini de hayata geçirmek istediklerini ancak bölgede süregelen karışıklıklar ve dengesizlikler nedeniyle bu projeyi şimdilik ertelediklerini söylüyor.

Bu arada şirket Ortadoğu’da ofis açmak için de son virajı almış durumda. 2015’in ilk yarısında Dubai ofisi açılmış olacak.

SEKTÖRÜN GÜNDEMİNDE MARMARAY VAR

Lojistik sektörünün gündeminde şu an iki önemli madde var. Bunlardan biri Marmaray Projesi, diğer ise demiryolunun serbestleşmesi… Marmaray tamamlandığında Avrupa ile Asya arasında yük trafiği katlanarak artacak. Üstelik sadece Türkiye değil, Kafkaslar ve Ortadoğu ülkeleri de bu sisteme dahil olacak.

işte bunun farkında olan şirketler de bu doğrultuda çalışmalarına devam ediyor. Örneğin Arkas, Anadolu Projesi kapsamında Marmaray ile bağlantılı bir şekilde ‘kara limanları’ oluşturmaya başladı. İzmit-Kartepe, Mersin-Yenice, Bilecik-Bozüyük ile Konya, Ankara ve Gaziantep’te kurulacak terminaller bir nevi ‘kara limanı’ işlevi üstlenecek.

Diğer konu ise demiryolunun serbestleşmesi. Malum Türkiye’de taşımacılık ağırlıklı olarak halen karayolu ile yapılıyor. Bu yüzdem demiryolunun serbestleşmesi sektör açısından oldukça önemli bir konu olarak duruyor. Geçen yıl meclisten geçen Serbestleşme Kanunu’nun ardından birçok şirketin özel tren işletmeciliğine başlaması ve lokomotif yatırımı yapması bekleniyor.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir