Çarşamba , Ağustos 16 2017
Anasayfa / İş Fikirleri / Lojistik Sektörüne Yatırım Yapmak Kazançlı İş Fikirleri Arasında

Lojistik Sektörüne Yatırım Yapmak Kazançlı İş Fikirleri Arasında



En hızlı büyüyen sektörlerin başında gelen lojistik, hükümetin 2023 ihracat hedefinde önemli bir rol oynuyor. Yaklaşık 80 milyar Euro’luk bir pazar büyüklüğüne sahip olan sektörün, yeni yatırımlarla önümüzdeki 10 yıl içinde 3 kat büyümesi bekleniyor.

Türkiye’nin 2023 yılı için önüne koyduğu 500 milyar dolarlık ihracat hedefinde kuşkusuz lojistik sektörünün büyük rolü var. Türk ekonomisinin en önemli enstrümanlarından biri olan sektör, 80 milyar doları bulan hacmi ile 2 binin üzerinde irili ufaklı şirkete ev sahipliği yapıyor. Avrupa’da yaşanan kriz ve Ortadoğu’daki problemleri geçtiğimiz yıl yeni pazarlara yönelerek telafi etmeye çalışan sektör, 2013 u iyi bir performansla geçiriyor diyebiliriz.

lojistik

Uluslararası Nakliyeciler Derne-ği’nin (UND) verilerine göre, geçtiğimiz yıl Türkiye’den toplam 1 milyon 476 bin 225 ihracat taşıması gerçekleştirilirken, 494 bin 162 ithalat taşıması yapıldı. Transit taşımalar ise 83 bin 316 olarak gerçekleşti.

Bu yıl üçüncü çeyrekte gelişmekte olan piyasalarda oluşan finansal çalkantı nedeniyle biraz bocalama yaşansa da, şu an bir sıkıntı gözükmüyor. Son çeyreğin iyi geçmesini bekleyen sektör temsilcileri, 2013 genelinde, yine Türkiye büyümesinin üzerinde, yüzde 10’a yaklaşan bir büyüme performansı bekliyor.

SEKTÖRÜN ÖNÜ AÇIK

Herkesin hemfikir olduğu nokta, lojistik sektörünün ciddi bir büyüme potansiyeline sahip olduğu. Türkiye, coğrafi konumu sayesinde bölgesinin lojistik üssü olmak için büyük bir potansiyel taşıyor.

Asya ve Avrupa arasındaki ticaretin tam ortasında yer alan Türkiye, stratejik konumunun yanı sıra lojistik altyapısı ve hizmet kalitesindeki gelişmelerle de bölgenin yükselen yıldızı olarak dikkat çekiyor.

Tüm bunların sonucunda lojistik sektörü önümüzdeki dönemde en hızlı büyüyecek sektörlerin başında geliyor.

Biraz daha somutlaştırırsak, 2023’te 500 milyar dolar ihracat yapmak, toplam dünya ihracatındaki payımızı 10 yılda yaklaşık olarak 3’e katlamak anlamına geliyor. İhracatın 3’e katlanması da, doğal olarak lojistik şirketlerinin büyüme hızlarını 3’e katlamaları ve yeni pazarlara daha ekonomik, çevreci, hızlı şekilde servis sunması demek.

Bu yüzden de özellikle ihracat artışımızın en yoğun şekilde gerçekleşmesi beklenen yakın coğrafyamızdaki ülkelerde, Türk lojistik şirketlerinin yatırımlar yaparak etkinliğini arttırması bekleniyor.

2023 HEDEFLERİ

2023 hedefine ulaşmak için Türkiye’nin bölünmüş yol uzunluğunun 32 bin kilometreye, yüksek hızlı demiryolu ağının 6 bin 792 kilometreye çıkarılması, denizcilikte ise dünyanın en büyük 10 limanından birinin inşa edilmesi gibi makro planlar göze çarpıyor.

2023 Ulaşım ve İletişim Stratejileri çerçevesinde, Lojistik Organize Sanayi Bölgeleri, Serbest Ticaret Bölgeleri, TCDD’nin Lojistik Köyleri ve Ticaret Bakanlığı Lojistik Merkezleri gibi yeni lojistik alanların bazı teşvikler ile hükümet tarafından destekleneceği açıklanmıştı. Bu alanların gelişimine paralel olarak, lojistik tesislerinin kalitesinin artması ve orta vadede pazara yeni arzın giriş yapması bekleniyor.

Lojistik ve sanayi danışmanlık şirketi Jones Lang LaSalle tarafından yapılan araştırmaya göre, demiryou ulaşımının payının yüzde 15’e, denizyolu ulaşımının payının ise yüzde 2,66’dan yüzde 10’a yükselmesi hedefleniyor. Ulaşım ve lojistik altyapının geliştirilmesinin yatırım değerinin ise 2023 itibari ile 212 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Bu bütçenin yüzde 60’ınm kamu, yüzde 30’unun özel sektör kamu ortaklığı ve yüzde 10’unun özel sektör tarafından karşılanacağı öngörülüyor.

ÖNE ÇIKACAK BÖLGELER

Marmara Bölgesi Türk sanayi üretiminin yüzde 40’ını ve dış ticaret faaliyetlerinin ise yaklaşık yüzde 55’ini barındırıyor. Böyle olunca da, lojistik faaliyetler Marmara bölgesinde yoğunlaşıyor. Fakat bu trend özellikle Anadolu’da perakende sektörünün genişlemesi ve kişi başına düşen perakende harcamalarındaki artış nedeniyle değişiyor.

Zaten hükümetin 2023 hedefleri doğrultusundaki yatırım stratejileri içerisinde yer alan, Türkiye’nin yakın çevre ülkeleri ve Uzakdoğu ülkeleri ile doğu-batı ve kuzey-gü-ney aksında bağlantılarını sağlamlaştırmaya yönelik altyapı projeleri de, gelişen bölgeleri destekliyor.

Jones Lang LaSalle’a göre, Türkiye lojistik pazarında öne çıkan bölgeler İstanbul-Kocaeli bölgesi dışında Ankara, İzmir, Mersin, Adana, Samsun, Gaziantep, Eskişehir olarak sıralanıyor. Marmara Bölge-si’nde ise lojistik arzı açısından Gebze, Hadımköy ve Tuzla, gelişen altyapı, kolay ulaşılabilirlik ve sunduğu nitelikli lojistik projeleri ile İstanbul’da en fazla tercih edilen lojistik alt bölgeleri olmaya devam edecek.

GÖZLER MARMARAY’DA

Lojistik sektörünün gündeminde şu an iki önemli madde var. Bunlardan biri Marmaray Projesi, diğeri ise demiryolunun serbestleşmesi…

Kamuoyunda daha çok yolcu taşımacılığına getireceği faydalarla gündeme gelen Marmaray Projesi, aslında yük taşımacılığı konusunda da büyük bir potansiyeli beraberinde getiriyor.

Marmaray tamamlandığında Avrupa ile Asya arasında yük trafiği katlanarak artacak. Üstelik sadece Türkiye değil, Kafkaslar ve Ortadoğu ülkeleri de bu sisteme dahil olacak.

işte bunun farkında olan şirketler de bu doğrultuda çalışmalarına devam ediyor. Örneğin Arkas, Anadolu Projesi kapsamında Marmaray ile bağlantılı bir şekilde, “kara limanları” oluşturmaya başladı. İzmit-Kartepe, Mersin-Yenice, Bilecik-Bozüyük ile Konya, Ankara ve Gaziantep’te kurulacak terminaller bir nevi “kara limanı” işlevi üstlenecek.

Proje hayata geçtiğinde, Avrupa’dan gelen bir katara, bu terminallerden yeni yük ilave edilerek Anadolu’nun diğer illerine ve komşu ülkelere doğrudan ulaşım sağlanmış olacak.

Marmaray dışındaki diğer başlık ise demiryolunun serbestleşmesi. Son yıllarda deniz ve havayolu gibi düzeyde artış görülse de, Türk lojistik sektöründe modlar arasındaki denge hala sağlanabilmiş değil. Türkiye’de taşımacılık ağırlıklı olarak halen karayolu ile yapılıyor.

Dolasıyla demiryolunun serbestleşmesi sektör açısından oldukça önemli bir konu olarak duruyor. Geçtiğimiz aylarda meclisten geçen Serbestleşme Kanunu’nun detaylarının netleşmesinin ardından birçok şirket özel tren işletmeciliğine başlamayı ve lokomotif yatırımı yapmayı planlıyor.

ARKAS LOJİSTİK

Tren işletmeye başlayacak

Lojistik sektörünün güçlü oyuncusu Arkas, kara nakliyesi, tren taşımacılığı, depolama hizmetleri ve uluslararası forwarding hizmetleriyle sektörün her alanında hizmet veren bir yapıya sahip. Geçtiğimiz yılı yüzde 10 büyümeyle kapatan şirket, bu yılı da benzer bir performansla kapatmayı planlıyor.

Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Diane Arkas, gündemlerinde Marmaray ve demiryolu olduğunu söylüyor. Arkas olarak, Anadolu Projesi kapsamında Marmaray ile bağlantılı bir şekilde kara limanları oluşturmaya başladıklarını söyleyen Arkas, Mersin
ve Kocaeli’nde kurmayı planladıkları iki lojistik merkezinin 700 bin metrekare arazi üzerinde olacağını dile getiriyor.

Diane Arkas demiryolunun serbestleşmesi ile ilgili olarak ise “Biz senelerce demiryolunun önemine değindik ve aynı zamanda yatırımlar yaptık. 2003 yılında demiryolu taşımacılığı şirketimiz Ar-Gü’yü kurduk. Bugün 700’e yakın vagonla demiryolu taşıması yapıyoruz. Geçtiğimiz aylarda meclisten geçen Serbestleşme Kanunu’nun detaylarının netleşmesinin ardından özel tren işletmeciliğine başlamayı ve lokomotif yatırımı yapmayı planlıyoruz” yorumunda bulunuyor.

Rusya, Ukrayna, Gürcistan ve Azerbaycan ofislerini kurduklarını ve bu ofislere çok önem verdiklerini dile getiren Arkas, bu bölgelerden sadece Türkiye’ye değil dünyanın her yerine güvenilir lojistik hizmeti verebildiklerini belirtiyor.

TLS LOJİSTİK

2013 yatırım yılı oldu

Önümüzdeki yıl cirosunu 300 milyon liraya çıkarmaya hazırlan TLS Lojistik, sektörün az sayıda kalmış yüzde 100 Türk sermayeli şirketlerinden biri. Bütün iş planını 2023’e göre yapan şirketin hedefi, Cumhuriyetin 100’üncü yılında bir milyar lira ciroyu aşmak.

2013’ün ilk altı ayında 107 milyon lira ciro gerçekleştiren TLS Lojistik, gösterdiği performans ile 2012’nin ilk yarısında yüzde 18’lik bir büyümenin altına imza atmış durumda. TLS Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Altuğ Hacıalioğlu, bir sıkıntı olmadığı takdirde, 2013’ü 240 milyon liralık ciro ve yüzde 24’lük büyüme performansı ile kapatacaklarını söylüyor. Öte yandan bu yıl TLS Lojistik’in yoğun yatırım yaptığı bir yıl olarak dikkat çekiyor. Yatırımlarını ağırlıklı olarak yeni depo kuruluşu ve mevcut filoyu Euro 5 standartlarına uygun araçlarla yenilemeye ayıran şirket, Kocaeli Şeker-pmar’da 25 bin metrekare alan üzerinde 10 milyon dolar yatırımla yeni bir depoyu faaliyete geçirdi. Önümüzdeki yıl ise 20 bin metrekarelik yeni depo kurulması planlanıyor.



Hacıalioğlu, 2013’ün sektör açısından iyi bir yıl olacağını dile getiriyor. “Sadece üçüncü çeyrekte gelişmekte olan piyasalarda oluşan finan-sal çalkantı sektörü biraz zora soktu ama bugün baktığımızda bulutların dağıldığını, son çeyreğin biraz daha iyi olabileceğini öngörüyoruz” diyen Hacıalioğlu, lojistik sektörünün 2013 genelinde yüzde 6-7 civarında büyüyeceğini tahmin ediyor.

ALIŞAN LOJİSTİK

Depolamaya hız verecek

Sektörün en köklü isimlerinden biri olan ve özellikle baştajkimya sanayi olmak üzere birçok sanayi şirketine uluslararası nakliye hizmeti veren Alışan Lojistik, geçtiğimiz yılı 270 milyon lira ciro ile kapatmıştı. Şirketin yıl sonu hedefi ise yüzde 20 oranında bir büyümenin altına imza atmak. Bu yüksek büyüme oranları şirketi “Devler Ligi”ne de sokmuş durumda. Capital dergisi tarafından her yıl gerçekleştirilen Capital 500 araştırmasında, Alışan Lojistik bu yıl 487’nci sırada yer aldı.

Alışan Lojistik Yönetim Kurulu Üyesi Yonca Alışan, 2014 yılında sektörel etkinliklerini arttıran, hizmet kabiliyetlerini genişleten modernizasyon ve verimlilik odaklı projeler üzerinde yatırımlarım sürdüreceklerini söylüyor.

Depolama faaliyetleri Alışan Lo-jistik’in cirosunun yüzde 25’ini oluşturuyor. “Alışan Lojistik olarak, sektördeki etkinliğimizi arttıran, hizmet kabiliyetimizi geliştiren modernizasyon ve verimlilik odaklı projeler üzerinde çalışıyoruz” diyen Yonca Ahşan, projelerin sonuçlarına bağlı olarak yatırım planlarını da şekillendireceklerini söylüyor. 2014 yılı ve sonrası depolama yatırımları özelinde öncelikli lokasyon hedefi ise merkezi olması ve Avrupa ülkelerine bağlantı kolaylığı açısından İzmir olarak dile getiriliyor. Yonca Alışan, gerçekleşen liman yatırımı sebebiyle. İskenderun’un da kendileri için biî diğeı önemli odak yatıran noktası olduğunu vurguluyor.

DHL SUPPLY CHAIN

Bölge üssü olacak

Geçtiğimiz yıl yüzde 20 büyüme yaşayan DHL Suppy Chain, yüksek performansını sürdürüyor. Şirket, 2007 yılma oranla cirosunu ve kapalı alan büyüklüğünü 3 katma; çalışan sayısını ise 6 katma çıkarmış durumda.

DHL’in global organizasyonu içinde, Türkiye bölge ülkeleri arasında özel bir yerde konumlanıyor.

DHL Suppy Chain Genel Müdürü Hakan Kırımlı,- önümüzdeki 10 yıl için yatırım planlarının, Türkiye’nin bölgenin lojistik üssü olacağı öngörüsüyle hazırlandığını dile getiriyor. Son üç yılda 20 milyon Euro’luk tesis ve altyapı yatırımı gerçekleştirdiklerini söyleyen Kırımlı, bu yatırımlarla tesislerinin büyüklüğünü 344 bin metrekareden 400 bin metrekareye çıkardıklarını dile getiriyor. Şirket, önümüzdeki dönemde ise bu rakamı 500 bin metrekareye çıkaracak.

DHL Suppy Chain, yatırımlarının çoğunluğunu müşterilerinin talepleri doğrultusunda Marmara Bölge-si’nde gerçekleştiriyor. Şirket, 3 binden fazla çalışanı ile 31 lokasyonda teknoloji, tüketici, sağlık, perakende, otomotiv, üretim ve kimya sektörlerinden 100 kadar müşterisine hizmet veriyor.

Geçtiğimiz yıl ülke çapındaki dağıtım merkezi sayısını 18’e çıkaran şirket, iş ortaklarına üç büyük şehrin yanı sıra Antalya, Adana, Kayseri, Konya gibi önemli lojistik duraklarındaki aktarma platformları ile 81 ilde dağıtım hizmetleri sunuyor. Hakan Kırımlı, yurtiçi dağıtım ağlarını altyapı ve teknoloji anlamında geliştirirken, aktarma merkezlerinin sayısını da artırmaya devam edeceklerini dile getiriyor.

ARAS KARGO

Ortaklıkla hedef büyüttü

Lojistik sektörünün önemli kıvrımlarından biri olan kargo sektörü, rekabetin en yoğun yaşandığı iş sahalarının başında geliyor. Toplam piyasa büyüklüğünün yaklaşık 1,5 milyar dolar olduğu tahmin edilen sektörün en önemli oyuncularından biri Aras Kargo. 1979 yılında Celal Aras tarafından kurulan Aras Kargo, 19 bölge müdürlüğü, 844 şube, 3 binin üzerinde araç ve 9 bin 700 çalışana sahip. Geçtiğimiz yıl yüzde 16’lık bir büyüme yaşayan şirket, iyi bir iş yılını geride bırakmıştı. Bu yıl 650 milyon TL ciro hedefleyen Aras Kargo, önümüzdeki beş yıllık süreçte ise cirosunu 1 milyar liranın üzerine çıkarmayı hedefliyor.

Kuşkusuz Aras cephesinde en önemli gelişme, AvusturyalI Austri-an Post ile gerçekleşen ortaklık. Austrian Post, Aras Kargo’nun İş Girişim Sermayesi’ne ait olan yüzde 20 hissesi ile Aras ailesine ait olan yüzde 5 hissesini toplam 125 milyon TL’ye satın aldı.

Aras Kargo Yönetim Kurulu Başkanı Evrim Aras, “Sektörümüzde faaliyet gösteren uluslararası ve köklü bir kurumla yaptığımız bu ortaklığın sonucunda hem mevcut iş alanımıza hem de lojistiğin diğer alanlarına yönelik yatırımlarımız hız kazanacaktır. 2014 ve 2015 yılları için yatırım öngörümüz 100 milyon TL civarında olacaktır” yorumunda bulunuyor.

Evrim Aras, sektörün önümüzdeki dönemde hızlı büyümesini sürdüreceğini düşünüyor. “Coğrafi konumumuz, genç nüfusun yarattığı istihdam avantajımız ve ekonomik istikrarımız nedeniyle birçok sektör gibi kargo sektörü de yabancıların ilgisini çekiyor” diyen Aras, mevcut şirketlerin yatırımlarıyla ve ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin hayata geçmesiyle önümüzdeki yıllarda sektörün daha da gelişeceğini söylüyor.

EKOL LOJİSTİK

Sektöründe ilk oldu

Bu yıl Ekol Lojistik için oldukça hareketli geçiyor. Özellikle son dönemde almaya hak kazandığı AEO-Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikası ile bu alanda çok önemli bir atak yaptı.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından Ocak 2013’te yayınlanan yönetmeliğe ilişkin olarak aynı ay içinde başvuruda bulunarak, sektöründe Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikası’na sahip ilk Türk lojistik firması olmaya hak kazandı. Bu sertifikaya en geniş kapsamda sahip olan tek firma oldu.

Bu sistem ile gümrük işlemlerini kendi bünyesinde gerçekleştirerek ihracatçıların gümrük işlemlerinde harcadığı uzun süreleri ortadan kaldıracaklarını söyleyen Ekol Lojistik CEO’su Tayfun Öktem, ihracatçıların mallarının gümrükte beklemeyeceğini dile getiriyor.

AEO yatırımının yanı sıra Ekol bu yıl iki önemli yatırıma da imza attı. îlk olarak 12 Ocak’ta başlayan Ro-Ro seferleriyle müşterilerine daha verimli, kaliteli ve sürdürülebilir hizmet sunmaya başladı. Diğer yatırımı ise Belçika’nın önde gelen lojistik şirketlerinden Transuniverse Group’un Türkiye’deki şirketi Transuniverse Nakliyat ve Lojistik Ticaret AŞ’yi bünyesine katarak, Transuniverse Belçika ile işbirliğine girmesi oldu.

Önümüzdeki beş yıl içinde Avrupa’da lojistik denilince akla gelen ilk beş markadan biri olmak istediklerini söyleyen Öktem, bu yıl yüzde 30’luk büyümeyle cirolarını 340 milyon Euro’ya çıkaracaklarını söylüyor. Yedi ayrı ülkede toplam 86 bin m2’lik yeni yatırım ile Ekol, bu yıl sadece Avrupa’dan 75 milyon Euro ciro bekliyor. Yeni yatırımlarla birlikte Ukrayna’da önümüzdeki yıl mevcut depolama alanı 25 bin metrekare daha büyümüş olacak.

OMSAN LOJİSTİK

Gündeminde yatırım var

Sektörün önde gelen isimlerinden Omsan Lojistik, bu yıl 720 milyon lira ciro hedefliyor. Geçtiğimiz üç yıl içerisinde yüzde 90’ın üzerinde büyüyen şirket, Türkiye ve Avrupa’da ekonomideki büyümenin yavaşlaması nedeniyle 2013 yılı sonunda yaklaşık yüzde 20 büyüme planları yapıyor.

Omsan Lojistik Genel Müdürü Osman Küçükertan, denizyolu ve demiryolu taşımalarının portföyündeki ağırlığını artırmayı, gemi, lokomotif ve müşterilerinin sektörlerine özel vagon yatırımlarıyla inter-modal taşımacılığın avantajlarını kullanarak, Anadolu’nun her köşesindeki müşterilerini Avrupa’nın tamamına en rekabetçi koşullarda taşımayı hedeflediklerini söylüyor.

Şirket, önümüzdeki yıl yatırımlarını daha çok altyapı üzerine yapacak. Geliştirdiği simülatör ile ekonomik ve güvenli sürüş sağlamaya yönelik şoför eğitimlerine ağırlık vermeyi, mevcut depolarında kullanılan ekipmanlarını modernleştirmeyi, araç park sahası ve iş süreçlerinin verimliliğini artırmaya yönelik bilgi teknolojileri yatırımlarını tamamlamayı planlıyor.

2010 yılında ilk kuru yük gemisi Fortune Express’i satın alan Omsan, 2023 yılına kadar dökme yüklere yönelik denizyolu taşımacılığındaki yatırımlarını büyüterek 500 bin DWT büyüklüğünde bir kapasiteye ulaşmayı iş planına koymuş durumda. Omsan, bunun için ilk aşamada, 4 bin 510 DWT’lik, pnö-matik tahliye sistemine haiz ilk Türk bayraklı çimento gemisi MV UNYE-CEM’i filosuna katmış durumda.

KONSOUDASYON BEKLENİYOR

Lojistik sektörünün genel yapısına bakıldığında iki nokta ön plana çıkıyor. Bunlardan ilki pazarın son derece dağınık olması. Sektörde çok sayıda küçük ölçekli işletme bulunuyor. Lojistik sektöründe faaliyet gösteren en büyük şirketin pazar payının yaklaşık yüzde 3 olduğunu söylersek ne demek istediğimizi anlatabiliriz herhalde. Aynı şekilde, Türk lojistik sektörünün önemli oyuncusu olan karayolu işletmelerinin en büyük 50 şirketinin pazar payı da yüzde 30’lar seviyesinde. Bunun yanında uluslararası oyuncuların Türkiye pazarından aldığın payın her geçen gün arttığını görüyoruz. Hatta henüz pazara girmemiş oyuncuların da satın almak için yerel şirketlerle ilgili araştırmalar yaptığı bilinmeyen bir konu değil. Bu yüzden sektör temsilcileri, uluslararası oyuncularla rekabet edebilmek için Türk lojistik şirketlerinin önümüzdeki dönemde konsolidasyona gidebileceğini düşünüyor.

Lojistik sektörü yatırım yapacak girişimciler için geleceği parlak iş alanları arasında yerini almıştır. Girişimciler iş fikirleri sayfamızdan faydalanabilirler.

Emrah Gürkan





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir