Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Likidite tedbirlerine “devam”

TCMB, politika faizini yüzde 10.25’te sabit tuttu.

TÜRKİYE Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 22 Ekim’de gerçekleştirdiği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 10.25 düzeyinde sabit tutarken, likidite yönetiminde esneklik artırılana, enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar likidite tedbirlerinin sürdürülmesine karar verdi. Para politikası operasyonel çerçevesinde değişikliğe giden TCMB, Geç Likidite Penceresi (GLP) işlemlerinde uygulanacak Merkez Bankası borç verme faiz oranı ile gecelik borç verme faiz oram arasındaki farkı 300 baz puana çıkardı. GLP faiz oranı yüzde 13.25’ten yüzde 14.75’e yükseldi. Beklenti, Ekim toplantısında TCMB’nin politika faizinde artışa gideceği yönündeydi.


İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Alçın, TCMB’nin Eylül ayı PPK toplantısında 200 baz puanlık faiz artırımıyla nasıl sürpriz yaptıysa, Ekim toplantısında da ters yönde sürpriz yaptığını vurguladı, özellikle swap piyasasında atılan normalleşme adımları ve Eylül ayındaki faiz artırımıyla hem dolardaki yükselişin durduğuna hem de CDS’in 500 puanın altına indiğine dikkat çeken Alçın, “Şimdi Merkez Bankası tarafından verilen mesajın örtülü ve ılımlı olması döviz piyasasında ve ülke risk priminde harekete neden olabilir” dedi.

ÖNGÖRÜLENDEN DAHA YÜKSEK SEYİR

PPK sonrasında TCMB’den yapılan açıklamada güçlü kredi ivmesiyle ekonomide sağlanan hızlı toparlanma ve finansal piyasalarda yaşanan gelişmeler neticesinde enflasyonun öngörülenden daha yüksek bir seyir izlediği vurgulandı. Açıklamada, “Kurul, dezenflasyon sürecinin yeniden tesis edilmesinin, ülke risk priminin gerilemesi, uzun vadeli faizlerin aşağı gelmesi ve ekonomide toparlanmanın güç kazanması açısından büyük önem taşıdığını değerlendirmektedir” denildi. İktisadi faaliyetteki toparlanmanın devam ettiği değerlendirmelerine yer verilen açıklamada, son dönemde atılan politika adımlarıyla ticari ve bireysel kredilerdeki normalleşme eğiliminin belirginleştiği vurgulandı. Açıklamada, “Salgın tedbirleri kapsamında uygulanan destekleyici politikaların kademeli olarak geri alınmasıyla ithalatta öngörülen dengelenmenin başladığı görüldü. Mal ihracatındaki güçlü toparlanma, emtia fiyatlarının görece düşük seviyeleri ve reel kur düzeyi önümüzdeki dönemde cari işlemler dengesini destekleyecek” ifadelerine yer verildi.

TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ 81.9

Türkiye istatistik Kurumu (TÜÎK) ve TCMB işbirliğiyle yürütülen tüketici anketi sonuçlarından hesaplanan mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, Ekim’de bir önceki aya göre yüzde 0.1 azalışla 81.9 oldu. Ekim’de mevcut dönemde hanenin maddi durumu endeksi bir önceki aya göre yüzde 3.3 azalarak 69.4, gelecek 12 aylık döneme ilişkin hanenin maddi durum beklentisi endeksi yüzde 0.6 artarak 79.5, gelecek 12 aylık döneme ilişkin genel ekonomik durum beklentisi yüzde 2.3 azalarak 81.4, gelecek 12 ayda dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi endeksi yüzde 3.9 artarak 97.4 değerini aldı. Endeksin 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu gösteriyor.

KURULAN ŞİRKET SAYISI ARTTI

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) geçen hafta kurulan ve kapanan şirket istatistiklerini yayımladı. Buna göre 2020 EylüPde kurulan şirket sayısı bir önceki aya göre yüzde 13.38 artışla 10 bin 603 olurken kapanan şirket sayısı yüzde 18.45 artışla bin 470 düzeyinde gerçekleşti. 2020 EylüPde şirket ve kooperatiflerin 3 bin 831’i ticaret, bin 710’u imalat ve bin 326’sı inşaat sektöründe kuruldu. Yılın dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre kurulan şirket sayısı yüzde 22.8 artışla 73 bin 912, kapanan şirket sayısı yüzde 13.7 artışla 9 bin 962 düzeyinde gerçekleşti.

TÜÎK geçen hafta yurtdışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE) verilerini de açıkladı. Buna göre YD-ÜFE EylüPde aylık yüzde 3.08 artarken, yıllık enflasyon bir önceki aya göre 2.92 puan artışla yüzde 33.15 oldu. Bu arada gözler TCMB’nin 28 Ekim’de açıklayacağı enflasyon raporuna çevrildi. 2021-2023 yıllarını kapsayan Yeni Ekonomi Programı’nda yılsonu Tüketici Fiyat Endeksi artışı hedefi yüzde 10.5 olarak tahmin edilmişti. Temmuz’da yayımlanan enflasyon raporunda yılsonu enflasyon tahminini yüzde 8.9 açıklayan TCMB’nin, bu yılın son raporunda enflasyon tahminini yukarı yönlü güncellemesi bekleniyor. Ekim ayı Merkez Bankası beklenti anketinde yılsonu TÜFE beklentisinin yüzde 11.76 olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sinan Alçın, TCMB’nin yeni enflasyon raporunda yılsonu tahminini piyasa beklentisine yakınlaştırarak yüzde 11.50 açıklayabileceğini ifade etti.

YATIRIMLARA 103.7 MİLYAR TL

Program bütçe esaslarına göre hazırlanan 2021 Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi üzerine görüşmeler bu hafta Plan ve Bütçe Komisyonu’nda başlayacak. Bütçe kanun teklifinde 2021’de bütçe giderlerinin 1 trilyon 346.1 milyar TL, bütçe gelirlerinin 1 trilyon 101.1 milyar TL, bütçe açığının 245 milyar TL olarak gerçekleşeceği tahmin edildi. 2021’de vergi gelirlerinin 922.7 milyar TL’ye ulaşacağı öngörüldü.

Teklifte 2020’ye göre en fazla ödenek artışı yatırım projeleri için sağlandı. 2021’de sermaye gideri ödenekleri yüzde 83 artışla 103.7 milyar TL’ye yükseldi. Personel giderlerine 326.6 milyar TL, sosyal güvenlik prim ödemelerine 54.5 milyar TL, cari transferlere 536 milyar TL, sermaye transferlerine 8.8 milyar TL, faiz giderlerine 179.5 milyar TL ayrıldı. Eğitime ayrılan kaynak 19.1 milyar TL’si yatırım olmak üzere 211.4 milyar TL’ye çıkartıldı. Sağlık Bakanlığı ve üniversitelerin sağlık sektörü yatırımları toplamı 11.6 milyar TL’den 20.1 milyar TL’ye yükseltildi. 2020’de 204 milyon TL olan OSB ve KSS altyapı yatırımları için ayrılan kaynak 1.12 milyar TL’ye çıkarıldı.



Prof. Dr. Sinan ALÇIN / İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi
Sözlü yönlendirme

GLP’nin 13.25’den 14.75 puana çıkartılması ağırlıklı ortalama faiz oranında (AOFO) artış anlamına geldiği için esasen zımni bir faiz artışının gerçekleştiğini söyleyebiliriz. GLP’de 150 baz puanlık artışın üzerinde yaklaşık 75 baz puanlık artış etkisini görebiliriz. GLP fiilen kullanılan bir araç değil. Son dönemde göz ardı edilebilecek durumlarda ve göz ardı edilebilecek miktarlarda kullanıldı. GLP’deki artış ‘sözlü yönlendirme’ amacı taşıyor. TCMB bu hamleyle ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini (AOFM) artırdığını ve örtülü olarak faiz artışı yaptığını duyurmuş oldu.

Prof. Dr. Murat ŞEKER / İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi
“TCMB, iyimser beklentilerini vurguladı”

Bu karar ile Merkez Bankası, ekonomiye ilişkin iyimser beklentilerini vurgulamakta ve bir anlamda olası kur hareketlenmelerini göz ardı etmekte.

Ancak GLP faiz oranının 13.25’ten 14.75‘e yükseltilmesi, aslında örtülü de olsa faiz artışına gidildiği şeklinde yorumlanabilir. Son bir kaç aylık seyre baktığımızda örtülü faiz oranının artırıldığını, politika faiz oranını ise o düzeyde artırılmadığını görüyoruz. Uygulanan politikaların enflasyon beklentilerinde sapmaya neden olacağını düşünüyorum. Kur artışının etkisiyle maliyet kaynaklı enflasyon artışı göreceğiz.

Ayşe ÖZDEN / AST Bank Ekonomik Araştırmalar Müdürü
“Geniş koridor…”

Kararla likidite adımlarıyla faizleri daha fazla yükseltebileceğinin sinyalini verdi. Enflasyon görünümünde belirgin iyileşmeye kadar likidite tedbirlerinin süreceği vurgulandı. Geniş koridor ve örtülü faiz artırılması yöntemi ile yüzde 12.5 seviyesinde olan ağırlıklı ortalama fonlama faizinin yüzde 15 bandına çıkabileceğini düşünüyoruz. Enflasyonun güçlü kredi büyümesi, artan iç talep, yüksek birim maliyetleri ve Covid-19’un etkileriyle öngörülenden yüksek seyretmesiyle TCMB’nin enflasyon raporunda yüzde 8.9 olan yılsonu enflasyon tahminini yukarı yönlü güncelleyeceğini tahmin ediyoruz. Yılsonu TÜFE enflasyon tahminimiz yüzde 11.5.

Prof. Dr. Ersan ÖZ / Pamukkale Üniversitesi Maliye Bölümü Başkanı
“2021 bütçesinde pandemi etkilerini minimize etme gayreti var”

Bütçe ödeneklerinin üretime, ihracata ve finansal istikrara dayalı ekonomik dönüşümü ve değişimi gerçekleştirmek, mali disipline kararlılıkla devam etmek, harcama önceliği geliştirme konusunda toplumun beklentilerine odaklanmak ve kaynakların daha verimli kullanılması amacına yönelik hazırlandığı ifade ediliyor. 2021 bütçesinde pandemi etkilerini minimize etme gayreti ve özellikle eğitim alanına dair özel önem atfedildiğini rahatlıkla görebiliyoruz. Diğer taraftan hem OSB hem de diğer küçük sanayi alanlarına dair ödenek artışları da dikkat çekiyor.

HÜLYA GENÇ SERTKAYA



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu