Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Leasingciler yenilenebilir enerjinin finansmanına odaklandı

Leasing firmaları

LEASİNG firmaları son yıllarda enerjinin, özellikle de yenilenebilir enerjinin finansmanına odaklanmaya başladı. Bugün enerji leasinginde ön sırada ise yenilenebilir enerji var. 2021’de de yenilenebilir enerjiye odaklanacaklarını açıklayan leasing firmaları, özellikle çatı üzeri güneş enerjisi projelerine öncelik vereceklerinin altını çiziyor. Pandemi ile sürdürülebilirliğin daha ön plana çıktığı bugünlerde yenilenebilir eneıjinin yıldızı iyice parladı. Leasing firmaları bu alana yönelik çok sayıda yeni çalışmayı hayata geçiriyor.


Leasingciler bu konuda firmalara tanıtımlar yapıp, işletmeleri için avantajları ve dezavantajlarını anlatmanın yanında anahtar teslimi planlar da sunuyor. Finansman konusunda yeterli şartları sağlayan firmalara, firma özelinde esnek geri ödeme planları sunmanın yanı sıra yüzde 100’e varan finansmanlar sağlanıyor. Vadeler ise yatırımın özelliğine göre 8-9 yıla kadar uzuyor.

BANKA KREDİSİNE ALTERNATİF

Bu hali ile leasing banka kredisine de alternatif bir finansman modeli haline geldi. Özellikle bankada kredi limiti dolan firmalar için ciddi bir alternatif oldu. Ancak leasingin tek avantajı da bu değil. Firmalara yatırımı uygun ise yüzde l’lik KDV avantajı sunmanın yanı sıra, her türlü vergi, resim ve harçtan muafiyet, masrafların taksitle geri ödenmesi, amortisman ayırma ve yeniden değerleme imkanı sağlanması gibi çok sayıda finansal avantaj da sağlıyor. Bu da firmaların nakit akışlarına ve karlılığına olumlu yansıyor. Şartları sağlaması durumunda yalnız büyük ve orta ölçekli değil KOBÎ (küçük ve orta boy işletmeler) sınıfındaki firmalar da leasingden yararlanabiliyor. Bu hafta firmalar için çok sayıda avantajı bünyesinde barındıran leasingi ve son yıllarda makine leasinginin bile önüne geçmeye başlayan yenilenebilir enerji leasingini mercek altına aldık. Sektörün öncü kuruluşları yenilenebilir enerji leasingi konusundaki 2021 planlarını açıkladılar…

YAPI KREDİ LEASİNG
DANIŞMANLIK DA YAPIYOR

Yapı Kredi Leasing enerji sektöründe henüz fikir aşamasında olan projelerin içinde yer alıyor ve danışmanlık hizmeti sunuyor. Şimdiye kadar güneş ve rüzgâr başta olmak üzere her türlü eneıji projesinin finansmanında yer alan firma bundan sonraki dönemde ise çatı üzeri güneş enerjisi projeleri alanında büyümeyi hedefliyor. Yatırımın finansmanında sektör bazlı bir ayrım yapmadıklarını açıklayan Yapı Kredi Leasing Genel Müdürü Fatih Torun, “Pan-demi dönemi, sürdürebilirlik ve yeşil enerji konularının ne kadar önemli ve kritik bir mesele olduğunu herkese hatırlattı. Hedeflerimizin başında yenilenebilir enerji alanında müşteri portföyümüzü genişletmek geliyor.

500 MW’ye yakın portföyümüzle yenilenebilir enerji finansmanına güçlü bir destek verdik. Yeni işbirlikleri ve ödeme seçenekleri üzerinde çalışarak bu alandaki öncü konumumuzu önümüzdeki dönemde de devam ettirmek istiyoruz” diyor. Firma, finansman talebi ile gelen firmaların projelerini incelerken müşterinin güncel mali durumu ve projenin nakit akış verimliliğini göz önünde bulunduruyor. Genelde yüzde 20 gibi bir öz kaynak katkısı talep ediyor. Bu şartların proje bazlı olarak değişkenlik gösterdiğini Fatih Torun, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Yüzde 100 finansman vadenin uzaması anlamına geliyor, bunun için sektörün ve yatırımların oturması, risklerin belli ölçüde azalması gerekiyor. Tüm bu koşullar oluştuğunda yüzde 100 finansmanı da düşünebiliyoruz. Geri dönüş süreleri ise bu öz kaynak katkıları ile birlikte 8-9 yılda sağlanıyor. Leasing sayesinde firmalar, uzun vadeli finansman ve kira vadesi boyunca sabit taksit ödeme olanağından faydalanabiliyor. Ayrıca projenin kendini geri ödemesine ve/veya şirketin genel nakit akışına uygun esnek geri ödeme planı seçenekleri de bulunuyor. Sözleşme süresince ekipman mülkiyetinin leasing şirketi üzerinde kalması sayesinde firmalar, asgari teminatlarla uzun vadeli finansman imkânından yararlanabiliyor. Leasing işlemine ilişkin tüm satın alma, ithalat, yükleme, akreditif, transfer gibi işlemlerin uzman kadrolar tarafından yönetilmesi sayesinde firmalar, operasyonel kolaylık imkânına da kavuşuyor. Ayrıca kira süresi sonunda kiraladığı mal veya ekipmanı, dönem sonunda sembolik bir bedelle satın alabiliyor. Leasing’i tercih eden firmalar, KDV avantajı sebebi ile yatırımın hemen ilk gününden itibaren maliyet avantajı da sağlıyor. Leasinge konusu ürünlerin birçoğunun teminat değerliliği taşıması ve tüm masrafları kiralara yaygın ödeme imkânı işletmelere büyük fayda sağlıyor, özellikle anahtar teslim ithal işlemlerde müşteriler, hiçbir sigorta, nakliye, gümrük, teşvik gibi operasyonel prosedürle uğraşmadan makine temin edebiliyor.”

Yapı Kredi Leasing, yakın zamanda yeşil enerji alanında Arçelik ile Solar Enerji Sistemleri ile işbirliğine de gitti. Bu işbirliği sayesinde doğa dostu çatı üstü güneş enerjisi sistemine geçmek isteyen herkesi Arçelik’in yaygın bayi ağı ile birlikte anahtar teslim bir şekilde yeşil eneıjiyle buluşturduklarını ifade eden Torun, “Bu kapsamda çatı üstü güneş enerji sistemlerini, kredi kartına 18 aya varan taksitlerle satın alma imkânı sunuyoruz. Oluşturduğumuz finansman modeliyle her türlü yapıda hiçbir prosedüre gerek kalmadan, oluşturulan sekiz paketten, müşterilerimiz kendileri için en uygun olanı seçerek yeşil enerjiye çok kolay bir şekilde ulaşabiliyor” diyor.

GARANTİ BBVA LEASİNG
YÜZDE 100 FİNANSMAN

Garanti BBVA Leasing, sürdürülebilirlik anlayışı doğrultusunda enerji yatırımlarının finansmanını ana sektörlerden biri olarak görüyor. Tüm makine yatırımlarındaki uzmanlıklarını enerji yatırımlarına taşıdıklarını söyleyen Garanti BBVA Leasing Pazarlama ve Satış Genel Müdür Yardımcısı Levent Gülbahçe, “Karbon salimini azaltacak ve fosil yakıtlar dışında enerji üretimi sağlayacak yeşil enerji olarak nitelendirilen, yenilenebilir enerji yatırımlarına güneş, jeotermal, rüzgar ya da biyokütle ayrımı yapmaksızın destek sunuyoruz” diyor. Yeşil enerji içerisinde güneş enerjisi santralleri ve biyokütle santrallerinin yapısı gereği leasing ile finansmana daha uygun olduğunu ifade eden Gülbahçe, firmanın bu alandaki stratejisini şöyle özetliyor:

“Güneş eneıjisi santrallerinin payı uzun süredir artış eğiliminde. Güneş enerjisinde yeni dönem artık öz tüketime dayalı çatı tipi güneş enerjisi santrallerinde. Bu alanda oldukça istekliyiz. Güneş enerjisi paneli üreticisi ve mühendislik hizmeti veren firmalarla işbirliği anlaşmalarımız var. Bu anlaşmalarla müşterilerimize finansmanın yanı sıra danışmanlık hizmetini de sağlıyoruz. Yeşil enerjide ayrıca farklı tipte ve ölçekteki biyokütle enerji santralleri için finansman modelleri sunuyoruz.”

Garanti BBVA Leasing enerji santralleri yatırımlarına bugüne kadar 160 milyon doların üzerinde finansman sağladı. Firma çoğu son bir iki yılda gerçekleşen finansmanlarla yenilenebilir enerji yatırımlarındaki pazar payını yaklaşık yüzde 17’ye taşıdı. 2020’de leasing sektörü içerisinde enerji yatırımlarının payının yüzde 6.5, firma portföyündeki payının ise yüzde 13.5 seviyesine ulaştığını açıklayan Gülbahçe, finansmana ilişkinse şu bilgiyi veriyor:

“Enerji yatırımlarının finansmanını Mayıs 2019’da çıkan mevzuat ile öz tüketime dayalı çatı tipi güneş enerji santralleri ve ürettikleri enerjiye YEKDEM (Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması) kapsamında onay verilmiş, devlet alım garantili enerji santralleri olarak ikiye ayırabiliriz. Çatı tipi güneş enerjisi santrallerinde, işletmeler tükettikleri elektrik bedelleri kadar enerjiyi, çatılarına kuracakları güneş panelleriyle üreterek, mahsup yoluna gidebiliyor ve böylece elektrik giderlerinde çok ciddi tasarruf sağlayarak bu gideri tamamen ortadan kaldırabiliyor. Firma olarak, bütün müşterilerimize çatı tipi güneş santrallerinin avantajlarını anlatmaya ve bu yatırımlarda kendilerine kolaylık sağlayama çalışıyoruz. Bu yatırımların finansmanında öncelikli olarak çatıya kurulacak enerji santralinin kapasitesiyle aylık enerji tüketimine bakıyoruz. Çatıya kurulacak eneıji santrali ile tasarruf edilecek elektrik faturası bedeli kadar aylık leasing taksitleriyle bir ödeme planı sunuyoruz. Bu yatırımın kendini amorti etme süresi ise 5-7 yıl arasında oluyor. Bu yatırımlarda yüzde 100’e kadar finansman sağlayabiliyoruz.

YEKDEM kapsamındaki enerji santralleri finansmanı ise çatı tipinden biraz farklı. Bu projeler sıfırdan geliştirilen, kapasitelerine göre üretecekleri enerjiyi satarak gelir yaratan projeler ve fizibilitesi önemli. Bu yatırımlarda projeleri müşterilerimizle beraber inceliyor, yatırım detaylarına göre alternatif ödeme planları sunuyoruz. Müşterilerimizin yüzde 15-20 seviyesinde öz kaynak koymalarını bekliyoruz. Bu yatırımlarda alım garantisinin dolar cinsinden olması sebebiyle yatırımlarının finansmanını da genellikle bu para cinsinden yapıyoruz. İşlemlerin vadesi ise santralin durumuna göre 6-8 yıl arasında değişiyor.”

Garanti BBVA Leasing, müşterilerinin enerji finansmanı yatırımlarında, yatırımın türüne, zamanlamasına, operasyonel süreçlerine, kurulumuna ve sistem devreye girdikten sonra sigortasını da içeren uçtan uca bir finansman modeli sunuyor. Firma ayrıca anlaşmalı firmaların da desteği ile danışmanlık ve alternatif ürünler sunuyor. Yatırımların finansmanı için müşterilerine nakit akışlarına uygun esnek ödeme planı alternatifleri sunduklarını söyleyen Gül-bahçe, “Leasing’in avantajlarından biri de bazı ürünlere getirilen yüzde l’lik vergi avantajı. Bu avantajdan KDV mükellefi olan tüm işletmeler faydalanabiliyor. Genellikle makine ve ekipmanlar için getirilmiş bir avantaj söz konusu. Iş-inşaat, tekstil, metal işleme, plastik ve diğer üretim makinalarının nerdeyse tamamında leasing ile alımlarda yüzde l’lik KDV avantajı mevcut. Enerji yatırımlarında ise inverterler bu avantaj kapsamına giriyor” diyor.

İŞ LEASİNG
HEDEFİ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

İş leasing, Çevresel ve Sosyal Risk Yönetim Sistemi Projesi’ni hayata geçirdi. Escarus danışmanlığında başlatılan bu projeyle, leasing faaliyetleri ile sürdürülebilir büyüme ve değer yaratmaya odaklanılarak çevresel ve sosyal risk yönetimi konularının entegrasyonunun sağlanacağını açıklayan Iş Leasing Genel Müdürü Mehmet Karakılıç, “Bu projeyle, leasing süreçlerinde ekonomik sürdürülebilirliğin yanı sıra çevresel ve sosyal sürdürülebilirliğin de gözetilmesine yönelik bir sistem kurgulanmasını amaçlıyoruz. Başka ifadeyle tüm çevresel sorunlarla mücadelede çözümün bir parçası olmak istiyoruz” diyor. Tüm dünyayı etkileyen koronavirüs salgınının, en önemli sorumluluğumuzun çevremiz ve doğal kaynakların korunması olduğunu hatırlattığını ifade eden Karakılıç, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bu dönem, sürdürülebilirliğin önemini bir kez daha vurguladı. Escarus danışmanlığında, çevresel, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirlik faktörlerinin şirket yönetiminde ve ürün/hizmet süreçlerinde bir bütün olarak gözetilmesi; bu faktörlere bağlı risklerin ve fırsatların etkin bir biçimde yönetilmesi ve sürdürülebilir büyüme ile değer yaratmayı amaçlayan bir Çevresel ve Sosyal Risk Yönetim Sistemi Projesi (ÇSYS) başlatıldı. îş Leasing’in sürdürülebilirlik temelinde inşa edeceği iş süreçlerini kurum kültürünün bir parçası haline getirmek amacıyla başlattığı projeyle, leasing süreçlerinde ekonomik sürdürülebilirliğin yanı sıra çevresel ve sosyal sürdürülebilirliğin de gözetilmesine yönelik bir sistem kurgulanması amaçlanıyor. Bu projeyle îş Leasing’in finansal kiralama faaliyetleri ile çevresel ve sosyal risk yönetimi konularının entegrasyonu sağlanarak, toplumsal fayda temelinde hayata geçirilecek çalışmalar ile sürdürülebilirlik iş yapış biçiminin merkezine alınacak ve stratejinin önemli bir parçası haline getirilecek.”

Kurumun 2020-2023 dönemlerine ilişkin hedeflerini sürdürülebilir büyüme ve değer yaratma ilkeleriyle uyumlu olarak belirlediklerinin de altını çizen Karakılıç, “2020’de Sürdürülebilirlik Komitesi’ni kurduk ve çalışmalarımızı, Çevresel ve Sosyal Risk Yönetim Sistemi Projesi ile devam ettiriyoruz. Eneıji ve iklim değişikliği, finansal kapsayıcılık, dijital dönüşüm, kurumsal yönetişim, finansal performans ve karlılık, çevresel etkilerin yönetimi gibi alt başlıkların odağa alınacağı ve iş süreçlerine yansıtılacağı proje kapsamında, ekonomik performansın yanı sıra çevresel ve sosyal etkilere yönelik performansın paydaşlarla şeffaf biçimde paylaşılacağı yıllık sürdürülebilirlik raporlamalarımızla sektörde öncü olmayı hedefliyoruz” diyor.

DENİZLEASİNG
YENİLENEBİLİR ENERJİ ODAKLI

Deniz Finansal Kiralama 2014’te ilk lisanssız güneş enerjisi santrali finansmanını sağladı, özellikle yenilenebilir enerjinin finansmanında öncü olma hedefleri bulunduğunu söyleyen Deniz-Leasing Satış ve Pazarlama Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Serhan Hacısüleyman, “Bu doğrultuda enerjinin ötesinde enerji verimliliği projesi olarak gördüğümüz çatı GES sistemlerinin finansmanı için 2019’daki mevzuat değişikliklerinin hemen ardından ilk finansal model oluşturan kurum olduk” diyor. Kurum hali hazırda yaklaşık 350 bin hanenin yıllık elektrik enerjisi ihtiyacını karşılayacak yüzlerce projeye finansman sağladı. Bilanço içinde enerjinin payının, tamamı yenilenebilir enerji olmak üzere yüzde 20’nin üzerinde bulunduğu bilgisini paylaşan Hacısüleyman, firmalar açısından leasing yönteminin banka kredisine göre birçok avantaj sağladığını hatırlatarak şunları söylüyor:

“Müşterilerimize yatırım teşvik kullanımı, KDV’nin fonlanması, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) ve Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) hariç avantajlı planlar sunuyoruz. Operasyo-nel avantajlardan faydalanma olanağı da sağlıyoruz.

Projenin finansal ve teknik incelenmesi, denetlenmesi, süreçlerin yönetilmesi, hukuki danışmanlık ile uçtan uca proje yönetimi hizmeti veriyoruz.”



Kurum finansman desteği sağlama aşamasında ise finansman sağlanacak her bir projeyi kendi özelinde nakit üretimi, teknik potansiyel ve yatırımcı açısından inceliyor. Borç servis karşılama, yıllık nakit üretimi, projenin operasyonel ihtiyaçları ve bunların optimize olduğu vade, özkaynak ve geri ödeme koşulları da yine değerlendirmelerde önceliklendiriliyor. Eneıji projelerinde genellikle Yatırım Teşvik Belgesi kullanıldığını hatırlatan Hacısüleyman, “Operasyonel projelerde zaman zaman uygulama alanı bulduğumuz Sat&Geri Kirala opsiyonu ile vergi yönetimi de sağlanabiliyor. Yüzde l’Iik KDV avantajı ise proje içindeki farklı ekipmanlar için değişkenlik gösteriyor” diyor.

QNB FİNANSLEASİNG
84 AY VADE İMKANI

QNB Finansleasing, güneş enerjisi santralleri (GES), çatı GES, rüzgâr enerji santralleri (RES), biyokütl /biyogaz (BES) yatırımlarına finansman sağlıyor. 2021 yılında enerji sektöründe yenilenebilir enerji kaynaklarının gündem olmaya devam edeceğini ifade eden QNB Finansleasing Genel Müdürü Metin Karabiber, “Biz de ülke çapında bu projeleri finanse etmeye devam edeceğiz” diyor. Firma 2015-2020 arasında top-lam 281.9 MW büyüklüğünde, yaklaşık 250 milyon dolar tutarında, toplam 205 adet enerji finansmanı sağladı. Bugün şartları yerine getirebilen tüm yenilenebilir enerji projelerine finansman sağladıklarını açıklayan Karabiber, firmaların sağlamaları gereken şartlar hakkında ise şunları söylüyor: “Şartlar yatırımın geri ödeme kabiliyetine göre değişebiliyor ve yasal mevzuata uygun evraklar talep ediliyor. Genelde talep edilen teminatlar, temlik, arazi ipoteği, işletme rehini oluyor. Bu şartları sağlayan enerji firmaları, 84 aya kadar finansman sağlayabiliyor. Genelde enerji yatırımları 60-84 ay vade aralığında kendini ödeyebiliyor. Bugün maliyetler, 2017’de 1.2 milyon dolarken, güncel dönemde anahtar teslim kurulum maliyetleri 600-650 bin dolar seviyelerine geriledi.”

Leasing yönteminin firmalara diğer finansman yöntemlerine göre birçok avantaj sağladığına da vurgu yapan Karabiber, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Leasing şirketlere diğer yatırım yöntemlerine göre orta ve uzun vadede yüzde 100’e varan finansman imkanı ve sabit kira ile borçlanma olanağı sağlıyor. Bu sayede firmanın nakit akışı zorlanmaz ve esnek ödeme planları ile yatırım kendi kendini rahatlıkla geri ödeyebilir. Ayrıca şirketler, leasing yöntemi ile yaptığı yatırımlardan amortisman ayırıp, yapmış olduğu faiz ödemelerini bilançosunda gider olarak gösterebiliyor. Böylece şirketler banka limitleri etkilenmeden yatırımlarını leasing ile satın alarak, banka kredi limitlerini kullanmamış oluyor. Kira süresinin sonunda mülkiyet devri de önemli avantajlardan bir tanesi. Kullanım hakları kiralanan yatırım aracının mülkiyet hakkı sözleşme sonunda sembolik bir tutar ile firmaya devredilebiliyor. Ayrıca yatırıma konu makine ve ekipmanların büyük bir bölümünde KDV oranı yüzde 18 veya yüzde 8 yerine yüzde l’dir. Leasing firmalara KDV’yi taksitle ödeme İmkanı da sağlıyor. Satın almada oluşan KDV peşin ödemek yerine kira ödemeleri ile birlikte, taksitler halinde geri ödenebiliyor. Leasing geri ödemelerinde ise dövize endeksli borçlanmak yerine, doğrudan döviz ile borçlanma seçeneğinden yararlanılabiliyor. Ancak şahıs firmaları bu avantaja tabii değil. Ayrıca dövizle geri ödemeden yararlanmak isteyen firmanın ihracat yapması ya da KDV oranı yüzde 1 olan malların leasing ile finansmanı için bu geçerli oluyor.”

İki çeşit leasing var

Orta ve uzun vadeli bir finansman yöntemi olan leasing ile yatırımlarınızı satın almak yerine kiralayarak yapabilir, bu sayede kaynaklarınızı daha verimli ve karlı kullanabilirsiniz. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’na göre Türkiye’de leasing ‘Finansal Kiralama’ ve ‘Faaliyet Kiralaması’ olarak iki farklı şekilde uygulanabiliyor.

FİNANSAL KİRALAMA: Bu yöntemi kullananlarda yatırım malı leasing şirketi tarafından satın alınır, kira ödemeleri karşılığında kiracının kullanımına bırakılır. Malın mülkiyeti sözleşme dönemi sonunda sembolik bir bedel üzerinden kiracıya devredilir. Kiracı kiraların tamamını değil, sadece vade farkına karşılık gelen kısmını gider kaydedebilir. Kiracı yatırım malının kullanım hakkı üzerinden amortisman da ayırabilir.

FAALİYET KİRALAMASI: Bu yöntemde yatırım malının mülkiyeti leasing şirketindedir. Kiracı yatırım malını nispeten kısa vadeler (ekonomik ömrün yüzde 80’inden daha az) ile kiralar. Toplam kira tutarının bugüne indirgenmiş değeri malın satış değerinin yüzde 90’ından fazlası olamaz. Vade sonunda mal leasing şirketine iade edilir. Kiracı kiraların tamamını gider olarak kaydedebilir.

Leasingin avantajları

KDV AVANTAJI: Yatırımlarınızda yüzde 18 veya yüzde 8 KDV ödemek yerine yüzde 1 KDV ödeme imkanına kavuşuyorsunuz.

DÖVİZ İLE BORÇLANMA: Leasing geri ödemelerinizde dövize endeksli borçlanmak yerine, doğrudan döviz ile borçlanma seçeneğinden yararlanıyorsunuz.

NAKİT AKIŞINA UYGUN GERİ ÖDEME: Kira ödemeleriniz şirketinizin nakit akışına, yatırımın verimliliğine ve ekonomik ömrüne uygun olarak size özel planlanıyor. Esnek geri ödeme imkanı sunuluyor.

AMORTİSMAN AYIRMA: Leasing ile yapılan tüm sabit kıymet yatırımlarında amortisman ayırma ve yeniden değerleme imkanı bulunuyor.

OPERASYONEL KOLAYLIK: Leasing yatırımınıza ait ithalat ve teşvik işlemlerini leasing şirketleri sizin adınıza uzman kadrosu ile kısa sürede tamamlıyor.

KDV’YE TAKSİT İMKANI: Satın almada oluşan katma değer vergisini [KDV] peşin ödemek yerine kira ödemelerinizle birlikte, taksitler halinde geri ödeyerek nakit akışınızı yönetebiliyorsunuz.

VERGİ AVANTAJI: Her türlü vergi, resim ve harçtan muaf oluyorsunuz.

BANKA LİMİTİ DÜŞMÜYOR: Leasing, orta ve uzun vadede sabit kira ile borçlanma olanağı sağlıyor. Bu sayede yatırımlarında leasing’i tercih edenlerin banka kredi limitleri tükenmemiş oluyor.

ÖZ KAYNAK KULLANMIYORSUNUZ: İstediğiniz ekipmanı peşin yerine leasingle aldığınız için özkaynağınıza dokunmuyorsunuz. Üstelik sözleşmeye ait tüm masrafları da kira ödeme planına yayarak, yatırımınızın tamamı için yüzde 100 finansman sağlayabiliyorsunuz.

KOBİ’LER DE KULLANABİLİYOR: İster büyük ölçekli, ister küçük ölçekli olsun, yatırımlarınızın finansman ihtiyacı için leasingi yöntemini kullanabiliyorsunuz.

SABİT KİRA ÖDEMESİ: Leasing işlemlerinizde sözleşme süresince kiralarınız sabit kalıyor. Bu da ileriye dönük planlama imkanı sağlıyor.

MÜLKİYET DEVRİ İMKANI: Kullanım haklarını kiraladığınız yatırım aracının mülkiyet hakkını sözleşme sonunda sembolik bir tutar ödeyerek devralabiliyorsunuz.

Yüzde 18 yerine yüzde 1 vergi

Leasing’in en önemli avantajlarından biri bazı ürünlere getirilen yüzde l’lik vergi imkanı. Normal şartlarda ekipmanların yüzde 8-18 olan makina katma değer vergisi (KDV), leasing ile alım gerçekleştiğinde yüzde l’e düşüyor. Bu avantajdan KDV mükellefi olan tüm işletmeler faydalanabiliyor. Yüzde l’lik KDV avantajının işletmeler tarafında bir sınırı olmamakla birlikte alımı yapılacak ürünle ilgili sınırlamaları olabiliyor. Genellikle makine ve ekipmanlar için getirilmiş bir avantaj söz konusu. İş-inşaat, tekstil, metal işleme, plastik ve diğer üretim makinalarının neredeyse tamamında leasing ile atımlarda yüzde l’lik KDV avantajı bulunuyor. Eneıji yatırımlarında ise inverterler bu avantaj kapsamına giriyor.

ESİN ÇETİNEL



Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu