Salı , Ekim 17 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Küreselde Fed politikaları, yerelde jeopolitik riskler

Küreselde Fed politikaları, yerelde jeopolitik riskler



Endeks teknik olarak düşüş trendinde. Yılın kalanında net bir yön oluşturmaktan ziyade mevcut seviyelerin orta noktaları işaret ettiği dalgalı bir seyir izlemesi daha olası. Dolarda ise 3.65 üzerindeki kapanışlar 3.75-3.78 aralığına yükselişi tetikleyebilir…

FED’İN bilanço küçültme operasyonuna başlayacağını açıklaması ve aralık ayında bir faiz artışı daha yapılabileceği mesajım vermiş olmasına karşm, piyasalardaki risk iştahı terse dönmüş değil. ABD’de hisse senedi endeksleri yeni rekorlar kırmaya devam ediyor. Fed’le birlikte Kanada, Ingiltere ve Avrupa’da da söylemlerin şahinleşmesi, bu ülkelerdeki faizleri artırmaya başladı. Faiz artışları gelişmekte olan ülkeler için risk oluşturmaya devam ediyor. Bu süreçten en fazla olumsuz etkilenecek ülkeler sermaye açığı bulunan gelişmekte olan ülkeler olacak.

ABD Başkanı Trump’m bu dönemdeki en büyük sınavı olan vergi reformunu kongreden geçirmesi ABD ekonomisi ve küresel piyasaların seyri açısından hayati öneme sahip. Vergi reformu kongreden geçmezse, Trump’ın itibar ve doların değer kaybı, Fed’in politikalarım sürdürmesine müsaade etmez. Bu durum gelişmekte olan ülke para birimlerini rahatlatabilir ama hisse senedi endeksleri durumdan ilk anda negatif etkilenebilir. Fed’in yeni başkanmm kim olacağının da ekim ayı içinde netleşmesi bekleniyor. Yeni başkanın vereceği ilk mesajlar önemli olmakla birlikte, yapılacak bu ilk açıklamalarının akıbetinin de vergi reformunun kaderine bağlı olduğunu unutmamak gerekiyor. Ayrıca piyasaların Fed’in yeni başkanım test etme olasılığı göz ardı edilmemeli. Bu nedenle yılın son döneminde ABD siyaseti ve Fed’in gündemin ilk sıralarına oturacağını düşünüyoruz.

FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK Mİ?

Para politikalarındaki sıkılaşma adımlarının yanında jeopolitik ve siyasi gelişmeler sürpriz şoklar oluşturabilir. Piyasalar şu ana kadar riskleri fiyatlamamayı tercih etti. Başta Kuzey Kore olmak üzere jeopolitik riskler ve Avrupa siyasetinde görülen belirsizlikler küresel ekonomilerde sürpriz şoklar yaşanmasına neden olabilir. Tüm bu risklere karşın piyasalardaki volatilite son yılların en düşük seviyelerine geriledi. Volatilitenin uzun süre düşük kalması piyasaların doğasına aykırı ancak zamanlamayı kestirmek mümkün değil. Bu nedenle en doğru stratejinin şu an temkinli olarak trendin gücünü takip etmek olduğunu düşünüyoruz. Gelişmiş ekonomilerdeki faizlerin ardından volatilite endeksleri (VIX, MOVE vs) olası bir trend dönüşünün sinyalini verebilecek ikinci ana gösterge olarak izlenebilir.

BORSA İSTANBUL UCUZ MU?



BIST-lOO’ün emsallerine ve kendi tarihsel çarpanlarına göre iskontosu devam ediyor. Buna karşın bu iskontonun önemli bir kısmı bankacılık endeksinin zayıf performansından kaynaklı. BIST Sınai Endeksi, çarpanlar bazında tarihsel zirvelerine henüz ulaşamamış olsa da 110 bin civarındaki rakamlarda kendi tarihsel ortalamalarını aştı. Bu nedenle 110 bin ve üzerindeki rakamlarda Sınai Endeksi için ekstra bir ucuzluktan bahsetmenin mümkün olmadığını düşünüyoruz. BIST’in ucuz görünmesinin temel gerekçesini oluşturan bankaların karlılıklarında son dönemde toparlanma görülmesine karşm, kurumlar vergisinde planlanan 2 puanlık artış ve kamu bankalarının piyasa fiyatlarının zayıf seyri bankacılık endeksini baskılamaya devam edebilir. Bu nedenle BIST’te ana endekslere ait çarpanlar dikkate alındığında emsallerine kıyasla bir ucuzluktan bahsetmek mümkün olsa da, bu ucuzluğun ardındaki gerekçelere baktığımızda aradaki farkın kısa vadede kapanması çok olası görünmüyor. Bahsettiğimiz gerekçelerle BIST-lOO’de zirvelerin görüldüğü 110 bin civarındaki rakamlarda yüksek iskontodan bahsetmek çok mümkün değil. Buna karşın yakın coğrafyamızdaki jeopolitik riskler kontrol altında kaldığı sürece, yurtdışı piyasalardan bağımsız bir satış yaşanmasını gerektirecek bir pahalılık da söz konusu değil. Bu durum yılın son bölümünde dalgalı yatay bir kanal görünümü oluşmasına neden olabilir. Bu dönemde piyasalar için yakın planda görünen en büyük küresel riskler; gelişmiş ekonomilerde başlayan sıkılaşma süreci ve Türkiye özelinde yakın coğrafyadaki jeopolitik gelişmeler olarak izleniyor. Yurtiçi piyasalar için en önemli çıpa ise, aralık ayıyla birlikte enflasyonun hızlı şekilde düşüş eğilimine gireceği. Bu çıpa kaybedilecek olursa TL varlıklarda negatif fiyatlama görülebilir.

BIST-100’de düşüş henüz son bulmamış olabilir

Borsa İstanbul’da eylül ayındaki sert satışların ardından bir toparlanma çabası dikkat çekiyor olsa da alımların genele yayıldığını ve satış dalgasının bittiğini söylemek henüz mümkün değil. Eylül ayında 110 bin civarından başlayarak 101 bine kadar devem eden düşün düzeltmesini gerçekleştiren BIST-lOO’de bu tepki geri dönüşün yüzde 38.2’sine kadar devam etti. Geçtiğimiz hafta bu seviyeyi birkaç kez test eden endekste bu seviye üzerine kapanışlar görülmediği sürece yukarı yönlü hareketlere temkinli yaklaşmaya devam etmenin faydalı olacağını düşünüyoruz.

Teknik açıdan düşüş trendi içinde bulunan BIST-lOO’de 103 bin altında satış baskısı yeniden artabilir. Orta vadede 100-101 bin aralığının en güçlü destek olduğu endekste, bu seviyelerin altı söz konusu olacak olursa 95-96 bin aralığına kadar bir düşüşün daha önü açılmış olacaktır. Bu nedenle geri çekilmeleri alım fırsatı olarak değerlendirmeyi düşünenlerin 100 bin altında bir stop loss stratejisi geliştirmiş olmaları faydalı olacaktır. Teknik olarak düşüş trendi içinde bulunan endeks için bu yılın geri kalanının net bir yön oluşturmaktan ziyade mevcut seviyelerin orta noktaları işaret ettiği dalgalı bir seyir izlenmesini daha olası görüyoruz.

Dolar Fed’den destek buluyor

Fed’in bilanço küçültme operasyonuna başlayacağını açıklaması ve aralık ayında bir faiz artışı daha yapma ihtimalinin kuvvetlenmesi, ABD faizlerinin ve doların değer kazanmasının arkasındaki temel etken. Bununla birlikte Türkiye’nin güneydoğu sınırlarındaki hareketlilik, yükselen enflasyon ve kur ve faiz tartışmaları TL’nin ekstra zayıf seyir izlemesindeki nedenlerden. Bu süreçte 3.5250 civarında bulunan ana düşüş trendini eylül sonunda kıran kurda 3.5950’de bulunan 200 günlük ortalamanın da üzeri test edildi. Dolar/TL’de eylül sonunda kırılan düşüş trendinin ardından gelişen hareketler güçlü bir yükseliş trendi oluşturmuş durumda. Bu trend hafta başında 3.56 civarında bulunuyor ve hafta sonuna doğru 3.59’a kadar yükselmiş olacak. Bu trend altında kapanışlar görülmediği sürece olası geri çekilmelere temkinli yaklaşmak gerektiğini düşünüyoruz. Yukarıda ise 3.65 üzerindeki kapanışların 3.75-3.78 aralığına kadar olacak bir yükselişi tetikleyebileceği göz önünde bulundurulmalı.

ÜZEYİR DOĞAN





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir