Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Kurda en kötü ne yazık ki geride değil, ileride

Kurda en kötü ne yazık ki geride değil, ileride



FED’den faiz artırımı işareti geldiğinde kıyamet kopmaz. Ancak finansal piyasaların 10 yıl sonra gelecek ilk faiz artırımını sindirmesi gerekecek.

Kurda en kötü ne yazık ki geride değil, ileride. Borsalar açısından sevimsiz bir döneme hazırlıklı olmakta yarar var…

ABD ekonomisindeki toparlanma kendisini giderek daha fazla hissettirmeye başladı. Yüzyılın en büyük finansal krizlerinden biri olan 2008-2009 krizinden en çabuk ve en güçlü çıkan gelişmiş ülke ABD ekonomisi oldu. Haliyle Amerikan Merkez Bankası’nm (FED) “bol” vç “ucuz” dolar likiditesini “ölçülü” adımlarla bitirmeye başladığı döneme girdik. Hem televizyon programlarımda hem de çeşitli mecralardaki yazılarımda FED’in tahvil alım programını haftalık işsizlik sigortası başvurularının 300 bin kişi civarında kalıcılaşması halinde bitireceğini aktarmaktaydım. Nitekim de öyle oldu. FED, verinin bu bölgede kabalaştığına ikna olduğu anda finansal sistemde dolar “bolluğu” yaratan tahvil alım programım tereddüt etmeden sona erdirdi.

kur faiz

Artık gözler ilk faiz artırımının ne zaman gelebileceğinde. FED birçok göstergeyi irdeliyor. Piyasa profesyonelleri ve ekonomik birimler de ağırlıklı olarak istihdam piyasasıyla ilgili göstergelere odaklı, işsizlik oram, tarım dışı istihdam değişimi, özel sektör tarım dışı istihdam değişimi, ücret artışlarının seyri, iş bırakma oranı, işe alım oranı, iş gücüne katılımdaki değişim, işsizlik oranı vb…

Her ay açıklanan tarım dışı raporunda bu detaylar masaya yatırılıyor, “işsizlik oram düştü ama…” diye başlıyor cümleler. “Tarım dışı istihdam güçlü arttı ama…” diye devam ediyor düşünceler.

Aylardır aynı eğilim dikkatimi çekiyor. Raporlar ve verilerin içinde “FED neden faiz artırmamalı”’konusunda gerekçeler üretiliyor. Özel çaba sarf ediliyor.

iktisatçı değilseniz ve finansal piyasalarla aktif bir şekilde ilgilenmiyorsanız ama gene de FED’in yol haritası konusunda kanaat oluşturabilmek, tasarruflarınıza ve reel sektör içindeki stratejik kararlarınıza bu doğrultuda yön vermek istiyorsanız “işsizlik oranı”na odaklanmanız yeterli olacaktır.

ilk faiz artırımında FED’in baz alacağı gösterge işsizlik oranıdır. Bu başta enflasyon göstergeleri olmak üzere diğer ekonomik metrikler göz ardı ediliyor anlamına gelmemeli, işsizlik oranı diğer her şeyin “bileşkesi” konumunda zaten, işsizlik oram, FED’in kafasındaki düzeye gerilemişse işsizlik oranını düşürebilen ekonomik toparlanma, zaten bir süre sonra enflasyonu da kıpırdatacak.

ABD’DE DOĞAL İŞSİZLİK ORANI

En son açıklanan şubat ayı tarım dışı istihdam raporunda ABD’de işsizlik oranı kriz sonrası dönemin en düşük düzeyi olan yüzde 5.5’a geriledi.



Bu rakamın FED için ayrı bir anlamı var. Araştırma Grubu Direktörü olarak FED’de çalıştığım dönemdeki “yuvarlak masa” toplantılarından FED’in faiz artırım kararlarında literatürde “natural rate of unemployment / doğal işsizlik oram” olarak bilinen göstergeye çok fazla ağırlık verdiğini biliyorum.

Doğal işsizlik oranı, ekonominin konjonktürüne göre değişebiliyor. İçinde bulunduğumuz dönemde FED’in kendi çalışmalarında doğal işsizlik oranının yüzde 5.5 düzeylerinde olduğu tahmin ediliyor.

Doğal işsizlik oranını basitleştirerek aktarmamız gerekirse; enflasyon baskısı yaratmaya başlayacak işsizlik oranı eşiği olduğunu söyleyebiliriz.

işsizlik oranı bu düzeyin altına yerleşince ekonomide enflasyon baskısı oluşmaya başlar.

Merkez bankaları enflasyonun bir kez başını kaldırdığında çok hızlı yükselebilme potansiyeline sahip olduğunu bilir. Buna paralel olarak enflasyon beklentilerinde de bozulmanın çok hızlı yaşanabildiği tecrübelerle sabitlenmiştir.

FED’in çıkış stratejisini “ölçülü” adımlarla yürütmeye çalıştığım biliyoruz. Zücaciye dükkânındaki dev fili ortalığı yıkıp dökmeden çıkarabilmek için büyük bir titizlikle çalışıyorlar ve oldukça başarılı bir iletişim stratejisi yürütüyorlar. En azından şu ana kadar.

Bunu devam ettirebilmenin tek yolu da faiz artırımlarını panik halinde hızlı adımlarla yapmak zorunda kalacakları duruma düşmemek. Bu duruma düşmemek için de ilk faiz artırımının işsizlik oranında doğal işsizlik oranı düzeyine ulaşıldığında (ki ulaşıldı) yapılması şart.

FED’in 17-18 Mart, 28-29 Nisan, 16-17 Haziran ve 28-29 Temmuz tarihlerinde toplantıları var. FED, ekonomik birimlere ilk faiz artırımı yapacağını işaret etmek için toplantı bildirisinden “sabırlı” ifadesini çıkaracak. Eldeki veriler ışığında “sabırlı” ifadesine “güle güle” denecek toplantı ya mart ya da nisan ayındaki toplantı olacak. Bu durumda ilk faiz artırımı da ya haziran ya da temmuz toplantısında gelecektir.

Euro/dolar paritesi, dolar yönlü güçlü bir eğilime girerek altın fiyatları 1.100 dolar bölgesine gerileyerek dolar endeksi ciddi şekilde tırmanarak FED’in ilk faiz artırımını büyük ölçüde (tamamen değil) fiyatladı. Ancak borsa endeksleri ve ABD Hazine faizlerinde bu fiyatlama pek yapılmadı. Bu durumda borsa endeksleri ve ABD Hazine faizlerinin sert hareketlere gebe olduğunu söylemek mümkün.

FED’in faiz artırım sinyalini vermesiyle (sabırlı ifadesinin çıkarılmasıyla) ABD 10 yıllık Hazine faizlerindeki yukarı yönlü eğilimin güçlenmesi ve bunun da borsa endekslerinde oldukça sert bozulmaya ve gelişmiş ülke birimlerinde ciddi değer kayıplarına yol açması beklenmeli.

Peki, faiz artırımı işareti geldiğinde kıyamet mi kopacak? Elbette hayır. Dünyanın sonu değil.

En nihayetinde faiz artmasının nedeni 16 trilyon dolarlık dev amiral gemisinin güçlü büyüyor olması. ABD ekonomisinde işlerin iyi gitmesi biz dahil dünyanın lehinedir, aleyhine değil. Ama finansal piyasaların 10 yıl sonra gelecek ilk faiz artırımını sindirmesi gerekecek.

Piyasalar buna da alışır, merak etmeyin. Ama alışana kadar sert bozulma yaşanması kaçınılmaz. Bunun en güzel örneklerinden biri de mayıs-haziran 2006 dönemidir. İncelemenizi şiddetle tavsiye ederim. Özetle, kurda en kötü ne yazık ki geride değil, ileride.

Borsalar açısından sevimsiz bir döneme hazırlıklı olmakta yarar var. Ve önümüzdeki aylara ABD 10 yıllık Hazine faizlerinin damgasını vurması beni şaşırtmayacak.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir