Çarşamba , Kasım 22 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Kur riskini ortadan kaldırmak

Kur riskini ortadan kaldırmak



İş dünyası kurların oynaklığı nedeniyle oluşabilecek sıkıntıları, gelir-gider dengesini kurarak aşmaya çalışıyor. Fiyatlama yapmakta zorlanan birçok şirket, kur farkından değil, faaliyetten kazanmanın peşinde…

ÜRETİCİDEN perakendeciye, ihracatçıdan ithalatçıya herkesin gözü kurlarda. Kurlardaki ve paritedeki oynaklık asli işlerini yürütmeye çalışan iş dünyasını ister istemez etkiliyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli şirketler açısından bu tablo çok daha fazla önem taşıyor. Geçmişte kurlardaki dalgalanma nedeniyle batan firmalar halen hafızalarda. Bu nedenle ister küçük, ister büyük ölçekli olsun tüm firmalar adımlarını atarken ince eleyip sık dokuyorlar. Ancak kurlarda ki hareketlilik öyle bir boyuta geldi ki, iş dünyası temsilcileri “Kurlara takılıp kalırsak iş yapamayız” görüşünü savunuyorlar. Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin yöneticileri kurlardaki dalgalanmadan ötürü piyasanın kendi içinde doğal bir ‘hedge’ mekanizması oluşturduğunu belirtiyorlar.

Kur riskini ortadan kaldırmak

“RİSKİ AZALTMAK ŞART’

Enerji, turizm ve inşaat sektöründe faaliyet gösteren Turcas Petrol CEO’su Batu Aksoy, bu dalgalanmadan etkilenmemek için şirketlerin dolar, eu-ro ve TL’den oluşan bir iş portföylerinin olması gerektiğini söylüyor. Riski minimize etmek için doğal bir hedge mekanizması oluşturmak gerektiğini belirten Aksoy, şu değerlendirmelerde bulunuyor: “Grup olarak euro bazlı çok gelirimiz var. Bunların bir kısmında TL’ye döndük. Şirketlerin dolar, euro ve TL’den oluşan bir portföy yapmaları gerekiyor ki bu dalgalanmadan çok etkilenmesinler. Euro’nun durumu bizi şu anda çok rahatsız etmiyor. Çünkü yatırımlarımızı uzun vadeli kredilerle yaptık. Şu anki seviyenin biraz daha dengede olduğunu düşünüyorum. Genel stratejimiz; işlerimiz arasında na-tural bir hedge mekanizması oluşturmak. Riski minimize etmek için gelir-gi-der dengesini kurmak gerekiyor.”

‘KURLARA DEĞİL İŞİMİZE BAKALIM’

Beyaz Eşya Yan Sanayiciler Derneği Başkanı Bahadır Balkır da gelir ve giderleri dengeli şirketlerin bu dalgalı dönemden daha az etkileneceği görüşünde. Balorman Orman Ürün-lerj Sanayi şirketi aracılığıyla beyaz eşya sektörü için ahşap ve plastik kompo-nent üreten Balkır, “işadamı olarak kurlardan para kaybetme ve kazanma lüksüne sahip değiliz, işimizden para kazanmalıyız” diyor. Balkır, görüşlerini şöyle özetliyor: “Bizim genel olarak gelir ve giderlerimiz euro cinsinden olduğu için dengeli. Bu nedenle iniş çıkışlardan çok fazla etkilenmiyoruz. Aslında 25 yıllık tecrübelere dayanarak bilançomuzu kurlardan en az derecede etkilenecek şekilde yapmaya çalışıyoruz. Kur riskini ortadan kaldırmak için birçok enstrüman var. Bir işadamının esas yapması gereken kur riskini ortadan kaldıracak önlemleri öncelikli olarak almak. Ülke olarak dünya ekonomisi üzerinde bir etkimiz yok. Ancak kendi firmalarımız üzerinde etkimiz olabilir Onun için biz hep Türkiye’de ekonomik olarak bir takım sürprizlerin olabileceği öngörüsüyle hareket ediyor; ona göre önlem alıyoruz.”

Tekstil ve hazır giyim sektörü eu-ro’daki düşüşten en çok etkilenen sektörlerin başında geliyor. Ağırlıklı ihraçatı Avrupa’ya olan sektörde fiyat tutturamama sıkıntısı yaşanıyor. Sun Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Ünlütürk, euro’nun yüzde 10 değer kaybetmesi nedeniyle Türk ihracatçısının rekabet gücünün azaldığını belirtiyor. Kurlardaki oynaklıktan ihracatçıların nasıl etkilendiğini Ünlütürk şöyle anlatıyor: “Öte yandan çapraz kurun olumsuz değişimi ihracatçı firmalar açısından problem oluşturuyor. Türkiye tekstil sanayi için ithal ettiği tüm temel hammaddelerini dolarla ithal ediyor. Dolayısıyla ödemelerimiz yükselen dolarla, gelirlerimiz gerileyen euro’yla Bunun rekabet gücümüzü azaltan ve Türkiye ihracatının artmasını engelleyen bir durum olduğunu düşünüyorum. Bizim ihracatımızın yüzde 45’i AB ülkelerine, ihracatçı olarak bu tabloda talebi azalan bir Avrupa’ya mal satmaya çalışıyoruz.”



NORMALLEŞME SÜRECİ

Desa Deri Genel Müdürü Burak Çelet ise euro’daki düşüşün ihracatçılara etkisini “ihracatımız aynı ama daha az kazanıyoruz” diye özetliyor. Son iki senedir euro’nun değer kaybetmesinin beklendiğini ama doların Amerika’daki sıkıntılar nedeniyle baskılandığını vurgulayan Çelet, yaşananları bir normalleşme süreci olarak görüyor. “Döviz gelirlerimizle giderlerimiz arasında hedge mekanizması kurmaya çalıştık. Bu şekilde kurlardaki dalgalanmadan etkilenmiyoruz. Ancak Avrupa’da sıkıntıların derinleşmesi bekleniyor. Bu nedenle kurlarla ilgili öngörüde bulunmak çok zor” diye konuşuyor.

PAZAR DAĞILIMI ÖNEMLİ

Porselen ve cam eşyada Türkiye’nin en büyük ihracatçılarından olan Gürallar Yönetim Kurulu Başkan Vekili Esin Güral Argat da bu dönemde euro bazında kayıpları dikkatle izlediklerini belirterek sözlerine başlıyor. Argat, “Türkiye’nin en büyük pazarı Avrupa. Kur kaybı etkili oluyor. Euro bazındaki kayıplar dikkatle izleyeceğimiz bir alan çünkü ihracatımız ağırlıklı olarak euro bazında” diyor. Alibey Otelleri kanalıyla turizm sektöründe de faaliyet gösterdiklerini vurgulayan Argat, turizmde ise pazar dağılımı yaparak dengeyi korumaya çalıştıklarının altını çiziyor. Argat, şu değerlendirmelerde bulunuyor: “Turizmde de Rusya’nın durumu önemli. Rusya’da yüzde 5’lik küçülme bu yıl Türk turizmini de olumsuz etkileyebilir. Bizim Alibey Otellerimizde Rusların oranı çok fazla değil. Biz pazarlama stratejisi olarak pazar dağılımını çok önem siyor ve destekliyoruz.”

YaşarAŞÇIOĞLU/Aşçıoğlu inşaat Yönetim Kurulu Başkanı
“Piyasa kendisini dengeliyor”

Böyle giderse dolar yılsonunda 3 TL’yi görecek gibi görünüyor. Biz de buna göre öngörülerimizi yapıyoruz. Ama sonuçta konu Türkiye ile ilgili değil tüm dünyanın dengeleriyle ilgili. Kimi zaman kur nedeniyle satışlarımızda zarar da ediyoruz. Ama bir noktadan sonra dolar çıkmış, düşmüş bunu düşünmeden işimizi yapmalıyız. Yıllardır edindiğimiz tecrübeler nedeniyle hemen otomatik olarak fiyatlarımızı revize edip, faaliyetlerimizi gözden geçiriyoruz. Bizim inşaat yan sanayinde girdilerimiz daha çok euro’yla. Euro düşüyor; bu arada demir fiyatları da düştü. Kısacası piyasa kendisini dengeliyor.

Emre AYKAR/ Türkiye Müteahhitler Birliği Başkan Yardımcısı
Gelir gider dengemizi kuruyoruz

Türk müteahhitlerinin yurtdışında çalıştığı pazarlarda daha çok dolar kullanılıyor. Ağırlıklı tüm Ortadoğu ülkelerinin paraları dolara endeksli.

Güçlü dolar müteahhitlik sektörü açısından olumlu. Ancak yine de kurlardaki oynaklıkla bizim gibi firmalar baş etmeye çalışıyor. Baş etmenin yolu da gelirler hangi para birimiyle ise giderlerimizi de mümkün olduğunca o para birimine uyarlamaktan geçiyor. Finansman ihtiyacımız olduğunda gelir ve giderlerimizi dolarla yapıp doğal bir hedge yapmış oluyoruz.

Osman BENZEŞ/ APS Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı
Fiyat vermek zorlaştı

Girdilerimizin bir kısmını dolarla karışılıyoruz. Satışımız ağırlıklı Avrupa’ya ve euro ile. Kurlardaki oynaklık nedeniyle fiyat yaparken tedbirli davranıyoruz. 0 zaman da fiyat müşterilere pahalı geliyor. Sipariş almakta zorlanıyoruz. Euro’yu hedge ederek riski azaltmaya çalışıyoruz. İleride olacak riski azaltmak için, şimdiden euro’yu 4-5 aya kadar bağlayarak işlerimizi yürütüyoruz. Bu dönemde kurdan ne kar, ne zarar etmeyi düşünmüyoruz. Canımızı kurtarmaya çalışıyoruz.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir