Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Kısa Vadede Olumlu Ayrışan Hisseler

İlk çeyrek finansal sonuçları yaklaşırken

Bu haftaki analizimizde konsensüs kâr beklentilerini görmeden yalnızca fiyat hareketlerine bakarak ve beklentilerin kısmen fiyatlara yansımış olduğunu varsayarak kısa vadede olumlu ayrışan hisseleri belirlemeye çalıştık…


YURTİÇİ hisse senedi piyasalarındaki kısa vadeli kararsız seyrin sürdüğü bir haftayı geride bıraktık. Yeni haftada payları Borsa İstanbul’da işlem görmekte olan şirketlerin 2019 birinci çeyrek finansal sonuçlarını karşılamaya başlayacağız. 2019/03 dönemi finansal sonuç açıklama dönemi; bankaların konsolide olmayan sonuçları için 10 Mayıs, konsolide sonuçlan için ise 20 Mayıs tarihine kadar; banka dışı şirketlerin konsolide olmayan sonuçları için 30 Nisan, konsolide sonuçları için ise 10 Mayıs tarihine kadar devam edecek.

Bankaların solo finansal sonuçları izlendiği için aslında bu hafta itibariyle başlayacak olan 2019 üç aylık finansal sonuçları 10 Mayıs tarihinde (yaklaşık üç hafta içinde) büyük ölçüde tamamlanmış olacak. Bu yazının hazırlandığı 19 Nisan Cuma günü henüz konsensüs kâr beklentileri net bir şekilde ortaya çıkmış değildi. Önceki finansal sonuç dönemlerinde de sıklıkla değindiğimiz gibi, bilanço açıklama dönemlerinde, genellikle endeksin genelinden ziyade hisse bazlı hareketlerin öne çıkabildiği görülmekte. Hisse bazlı hareketlerin de büyük ölçüde “beklentiyi al, gerçekleşmeyi sat” prensibine uyumlu gerçekleştiği söylenebilir. Dolayısıyla, genellikle hisselerin açıklayacağı finansal sonuçlara yönelik beklentilerin, sonuçlar açıklanmadan bir süre önce önemli ölçüde fiyatlara yansıdığı; açıklanan sonuçların,

  • beklentilerle uyumlu olmasının kâr satışlarını beraberinde getirebildiği,
  • beklentilerin altında kalması durumunda satışların hızlanabildiği,
  • beklentileri aşması durumunda alımları hızlandırabildiği görülmekte.”

BEKLENTİLER KISMEN FİYATLARA YANSIDI

Buradaki beklentiden kasıt büyük ölçüde Faiz, Amortisman,Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) ve net kâr/zarara yönelik beklentiler. Yalnızca bu iki gösterge bir şirkete yönelik değerlendirme yapmak için tek başına çok yeterli olmasa da, bir şirkete yatırım yapmak için belki de en önemli kriterler olmaları nedeniyle beklenti-gerçcklcşmeye yönelik ilk fiyatlamalarda bu iki kriterin referans alındığı söylenebilir. Önceki finansal sonuçlarında da dikkat çektiğimiz bir hatırlatmayı yineleyelim. Şirketlerin finansal sonuçlarına yönelik beklentilerin şimdiden fiyatlamalara kısmen de olsa yansımış olduğunu, olası yatırım kararlarında göz ardı etmemek gerekmekte. Ayrıca, özellikle sadece finansal sonuç beklentisiyle alınmış pozisyonlarda, sonuçların açıklanması sonrasında ilk fiyatlamalarda görülebilecek olası sert hareketlerde panik alım/satım kararları vermekten kaçınmanın genellikle daha sağlıklı olduğunu söyleyebiliriz.

Finansal sonuçların açıklanmasına kısa bir süre kala genellikle birçok aracı kurumun/analistin tahminlerinin derlenmesiyle oluşan konsensüs kâr tahminleri ortaya çıkmakta ve aracı kurumlar da hem kendi tahminlerini hem de bu konsensüs tahminleri rapor olarak paylaşabilmekte. Ancak, yukarıda da değindiğimiz gibi, bu yazının hazırlandığı sırada henüz konsensüs denebilecek kadar yeterli sayıda tahmine erişememiştik; muhtemelen bu hafta başında bu tahminler görülmeye başlanır. Bu durumdan ve yukarıda değindiğimiz kârlara yönelik beklentilerin kısmen fiyatlara yansımış olabileceği varsayımından hareketle, bu hafta yakın dönemde fiyat performansıyla BIST-100 endeksine göre daha olumlu tarafta kalan hisselere odaklanacağız. Bu kapsamda belirlediğimiz kriterler ve bu kriterlere uygun olduğunu bulduğumuz hisselere geçmeden önce bir hatırlatma yapalım. Her ne kadar finansal sonuç açıklama dönemleri yaklaştıkça, sonuçlara yönelik beklentiler hisse fiyatlar üzerinde önemli bir etken olabilse de, bu beklentiler tek belirleyici olmamakta.

Finansal sonuçlardan bağımsız olarak şirket özelindeki haber akışları/beklentiler ya da ekonominin/piyasanın genelini etkileyebilecek gelişmeler de her zaman olduğu gibi yine endeks/hisse performansları üzerindeki önemli belirleyiciler olmaya devam etmekte.

HANGİ KRİTERLERİ TEMEL ALDIK?

Bu çekinceyi dikkate alarak, yukarıda belirttiğimiz varsayımlar doğrultusunda yakın dönemde BIST-100 endeksine göre daha olumlu performans sergileyen hisseleri belirleyebilmek için temel olarak rölatif getiri performansına odaklandık. Rölatif performansı ölçmek ve 2019/03 dönemi finansal sonuçlarının muhtemel etkilerini bir miktar daha görebilmek için kısa vadeli üç farklı zaman dilimini referans aldık. Grafik üzerinde de dikkate aldığımız kısa vadeli bu üç dönem kısaca;

  • 2018/12 dönemi finansal sonuç açıklama takviminin sona ermesinden bugüne,
  • Endekste kısa vadede en sert düşüşün görüldüğü dönem,
  • 2019/03 dönemi finansal sonuçları açıklanmaya başlamadan önceki son haftalık dönem olduğunu söyleyelim.

Yukarıda açıkladığımız varsayımlar doğrultusunda bu hafta yapacağımız analizle uyumlu hisseleri belirlerken aşağıdaki kriterleri dikkate aldık:

  • Piyasa değeri 1 milyar TL’nin üzerinde olan
  • 2019 başından itibaren günlük ortalama işlem hacmi 1 milyon TL’nin üzerinde olan
  • BIST-100 endeksine göre (Rölatif Performans)

* Hem 2018 12 aylık finansal sonuçları için son açıklama tarihi olan 11 Mart 2019’dan 19 Nisan 2019’a kadar olan sürede (yazı hazırlanırken BIST-100 endeksi yaklaşık yüzde 3.9 oranında düşüşle 100.850 puandan 96.868 puana gerilemişti),

* Hem BIST-100 endeksinin yüzde 12.4 oranında düşüşle 104.862 puandan 81.855 puana gerilediği sürede,



* Hem de son bir haftalık dönemde (yazı hazırlanırken BIST-100 endeksi yaklaşık yüzde 1 yükselişte idi) daha olumlu performans gösteren

  • 2018 12 aylık finansal sonuçlarına göre hem FAVÖK hem de net dönem kârı 0’dan büyük olan.

DİKKAT!..

Bu kriterlerin tamamını sağlayan tüm şirketler arasından temel/teknik/likidite vb. koşullar açısından görece daha olumlu olduğunu değerlendirdiğimiz hisselerin yer aldığı tablo aşağıda incelenebilir. Bu hisseler hakkında bir miktar daha ön bilgi oluşturması açısından tabloda bazı çarpanların son durumu ve son üç yıllık ortalamaları ile borçluluk yapısı hakkında fikir verebilecek oranları da ekledik.

Yukarıda değindiğimiz gibi, bu haftaki analizimizde aslında konsensüs kâr beklentilerini görmeden yalnızca fiyat hareketlerine bakarak ve beklentilerin kısmen fiyatlara yansımış olduğunu varsayarak kısa vadede olumlu ayrışan hisseleri belirlemeye çalıştık. Ancak, bu analizin yalnızca bir bakış açısının sonuçlarını gösterdiğini ve tabloda yer alan şirketlerin beklentilerden güçlü sonuç açıklama garantisinin bulunmadığını vurgulayalım.

EROL GÜRCAN



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu