Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Kapalıçarşıdaki “Ayaklı Borsa” 55 Yaşında

Kapalıçarşı Ağa Sokak

DÖVİZ ve altın piyasası dendiğinde Türkiye’de ilk akla gelen yer kuşkusuz Kapa-lıçarşı olur. Konuya hakim olanlar ise daha spesifik bir nokta söyler: “Altın ve dövizin kalbi Kapalıçarşı’nın Nuruosmaniye girişinde bulunan Ağa Sokak’taki ‘Ayaklı Borsa’da atar” der. Her gün Ağa Sokak’ın ortasında kurulan “Ayaklı Borsa” dün olduğu gibi bugün de yüklü miktarda altın ve dövizin el değiştirdiği bir pazar. Bu pazarda büyük döviz büfelerinin temsilcileri, müşteri ve kuramlarının altın ve döviz ihtiyaçları için alım satım yapar. Tamamen güven üzerine kurulu işleyen Ayaklı Borsa’nm en büyük özelliği ise, alıcının alıcı olduğunu, satıcının ise satıcı olduğunu çok ortaya dökmeden işlem yapmaya özen göstermesidir. Başka bir tabirle, tıpkı poker oyuncuları gibi ellerini göstermek istemezler. Amaç en ucuz fiyattan almak veya en pahalı fiyattan satmaktır.

ZAMAN DEĞİŞTİ, 0 DEĞİŞMEDİ

Türkiye’nin 80 öncesi kapalı ekonomi döneminde kurulan Kapalıçarşı’daki Ayaklı Borsa bugün eski gücünü kaybetse de, geçmişteki gizemini ve serbest döviz ve altın piyasasını belirlediği için önemini koruyor. Burada geçmiş dönemin ritüelleri ve işlem yapma şekli aynen korunuyor.


Evet, bugün Ayaklı Borsa eski görkemli döneminden uzakta; bu bir gerçek. Ama bugün hala yalnız İstanbul değil, Anadolu’dan gelen büyük döviz ve altın talepleri yine bu daracık sokaklarda ayakta yapılan pazarlıklarla karşılanıyor. Zaten borsa “Ayaklı” ismini de buradan alıyor.

1965’ten bugüne geçen yaklaşık 55 yılda altın ve dövizin rotasını belirleyen Ayaklı Borsa özellikle son 10-15 yılda bankacılık sektöründeki hızlı teknolojik değişim yüzünden ciddi kan kaybına uğramış durumda. Ayaklı Borsa simsarları da bunu doğruluyor. Vatandaşın artık cebindeki telefonla dakikalar içinde döviz ve altın alıp satabilmesi yüzünden döviz büfelerine ve Kapalıçarşı’ya talebin azaldığını söyleyen simsarlar, bu yüzden Ayaklı Borsa’da işlem yapan kurum sayısında ve hacimlerde son yıllarda ciddi düşüşler yaşandığına dikkat çekiyor. Ancak yine de günlük hacimlerin hiç de azımsanmayacak seviyede olduğu ve ortalama 5 milyon dolar düzeyinde işlem yapıldığı belirtiliyor.

NEDEN AYAKLI BORSA?

Yaklaşık 55 yıllık geçmişi olan Ayaklı Borsa hangi ihtiyaçtan, nasıl kuruldu? Neden yaz kış dar bir sokağın ortasında kimsenin anlamadığı bir dilde, bağırış çağırış işlem yapılmasına rağmen tam bir kapalı kutu olmayı sürdürdü?

Bu soruları yönelttiğimiz Kapalıçarşı’nın 50 yıllık esnafı ve Kapalıçarşı’yı anlatan “Bizim Wall Street” kitabının yazarı Mehmet Ali Yıldırımtürk göre, bunun yanıtı Ayaklı Borsa’nm Türkiye’nin kapalı ekonomi döneminde kurulmuş olması. Türkiye’de 1980’li yılların başına kadar kapalı bir ekonomik model uygulanıyordu. .Döviz alım satımı yasaktı. Bu dönemde ithalat ihracat yapacak olan iş insanları bile dövizi devlet kontrolünde alabiliyordu. “Dövize dokunanın elinin yandığı” o günlerde bile Tahtakale’deki hanların içinde, ağırlıklı gayrimüslim simsarlar döviz işlemlerine aracılık ediyordu.

O dönemde altın ve döviz satın almak isteyenler Eminönü’ndeki Balık Pazarı’na gidiyordu. Bölge döviz simsarların merkezi olmuştu. Ancak Balık Pazarı’nın yıkılmasına yönelik karar üzerine simsarlar birer birer Doğubank’a taşındılar. Simsarlar yeni adreslerinde sadece altın ve döviz alım satımı değil, devrin moda yatırım aracı olan tasarruf bonosu işlemleri de yapıyordu. Ne var ki çok göz önünde olan Doğubank bir süre sonra mimlendi. Mali polis tarafından sürekli baskına uğrayan simsarlar, 1965 tarihinden sonra bu kez daha güvenli gördükleri Kapalıçarşı’ya taşınmaya başladı. Bir bilgi de verelim; o dönemlerde Kapalıçarşı’da kuyumcu yoktu. Sadece gayrimüslimler pırlanta elmas gibi değerli taşlardan oluşan ziynet eşyası satışı yapıyordu.-O günlerin Kapalıçarşı’daki dükkanlarda ağırlık mobilya, kumaş, giysi, yorgan, halı, kumaş satılıyordu. Bu yüzden yalnız İstanbul değil, Anadolu’da bir zengin kızı evlenecekse mutlaka Kapalıçarşı’ya gelip çeyizini düzerdi.

1965 MİHENK TAŞI OLDU

Her şey 1965’te para simsarlarının Kapalıçarşı’ya taşınmasıyla başladı. Kuyumcuların ve gizliden döviz işi yapanların sayısı artmaya başladı. 1970 ve 1980’ler Kapalıçarşı’daki Ayaklı Borsa’nm en görkemli dönemleri oldu. Bu dönemde Anadolu’dan gelen birçok kişi kuyumcu dükkanı açmaya başladı. Yine aynı dönemde altın ve döviz işi yapanlar telefonun çok güvenli olmadığı fikrinden yola çıkarak “Ayaklı Borsa”yı kurdu. 1970’lerin başından itibaren Ayaklı Borsa faaliyete geçti.

Ayaklı Borsa kurulurken, en önem verilen konu gizlilikti. Döviz ve altın işi yapanlar mali polisin dikkatini çekmemek ve şayet baskın düzenlenirse kolay kaçabilmek için birtakım önlemler aldılar. Öncelikle Ağa Sokak seçildi. Burada çok sayıda ara sokağa bağlanan köşe Ayaklı Borsa’nm merkezi oldu. Hemen belirtelim, bu sokağın en temel özelliği ani baskınlarda kaçılabilecek çok sayıda sokağın ve caddenin köşe başında yer alması. Bugün Ayaklı Borsa halihazırda Ağa Sokak, Varakçı Sokak ve Altmcılar Sokak’ta işlemler yapıyor.

KRİPTO’CULAR DA GELDİ

Ayaklı Borsa’ya 50 yıldır ev sahipliği yapan Ağa Sokak’ın son konukları ise kripto paracılar oldu. Sayıları 5-6 tane ile sınırlı olan kripto para büfeleri özellikle Kapalıçarşı’nm Nuruosmaniye kapısının çevresinde sıralanmış durumda. Bu büfelerde işlem hacmi çok yüksek Bitcoin dışında, Etherium, Litecoin, Ripple, XRP gibi birçok kripto paranın alım ve satımı yapılıyor. Kripto para büfelerinin genelde yurtdışı borsalar üzerinden işlem yapması ise dikkat çekiyor.

Günlük işlem hacmi 5 milyon dolar

1970 yılından bu yana Kapalçarşı’da altın işi ile uğraşan Mehmet Ali Yıldırımtürk aynı zamanda Ayaklı Borsa’yı da anlattığı “Bizim Wall Street” kitabının da yazarı. Yıldırımtürk, kurulduğu günden bu güne Ayaklı Borsa’daki gelişmeleri şöyle özetledi: Ayaklı Borsa’da iş yapan simsarlar, polis baskını riski yüzünden para birimlerine takma isimler vermeyi tercih ettiler. Örneğin Ayaklı Borsa’da İngiliz Sterlini “Kraliçe”, Suudi Arabistan Riyali “Hacı” olarak adlandırıldı. Bugün döviz işlemleri yasal zeminde yürütülse de bu isimlerden bazıları hala sıklıkla kullanılıyor. En son çıkan Avrupa ortak para birimi euro, Yumoş olarak adlandırılıyor. Ancak yapılan işlemler yasal olduğu için bu isim çok tutmadı ve euro kabul gördü.



Kapalıçarşı’da kurulan Ayaklı Borsa’yı önce Denizlililer yönetti. Daha sonra Kilisliler bu piyasaya girdi. Devamında sayıları az da olsa Mardinliler katıldı. Kilisliler ağırlıklı döviz işindeydiler.

Daha sonra altın işine de girdiler. 2001 krizinden sonra elektronik bankacılık gelişince Ayaklı Borsa’nın etkisi de azalmaya başladı. Deyim yerindeyse Kapalıçarşı piyasayı bankalara kaptırdı. Eskiden bankalar Kapalıçarşı fiyatlarına bakıp fiyatlarını belirlerken, bugün Kapalıçarşı bankalar arası piyasada oluşan fiyatlara göre hareket ediyor.

Bankalar arası piyasanın hakimiyetini kurmasıyla Ayaklı Borsa hem hacim hem de işlem yapan kurum sayısı itibariyle zayıfladı.

1995-2000 arasında Ayaklı Borsa’da günlük işlem hacimleri 100 milyon dolarlar seviyesine kadar çıkmıştı. Bugün ise günlük işlem hacmi maksimum 5 milyon dolar seviyelerinde seyrediyor. İşlem yapan kurum sayısı ise hali hazırda 10. Bunlar içinde 5-6’sı aktif durumda.

Eskiden saat 18.00’a kadar işlem yapılan Ayaklı Borsa’da artık işlemler 17.30’da sona eriyor.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu