Pazar , Eylül 16 2018
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / İşsizlik tek haneye geriledi

İşsizlik tek haneye geriledi



Sanayi üretimi ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 5.3 arttı. İşsizlik oranı Mayıs’ta yüzde 9.7 ile tek haneyi korudu. Sanayi üretiminde yukarı yönlü seyir bekleyen ekonomistler, ikinci çeyrekte yüzde 4-5 bandında büyüme öngörüyor…

TÜRKİYE ekonomisine yönelik ABD kaynaklı saldırıların yaşandığı geçen hafta açıklanan makroekonomik göstergeler moral verdi. Büyümenin öncü göstergelerinden sanayi üretimi Haziran’da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3.2 artarken, yılın ikinci çeyreğinde yüzde 5.3 artış gösterdi. İzlenecek politikalara göre sanayi üretiminde yukarı yönlü bir seyir olabileceğine işaret eden ekonomistler, Türkiye ekonomisinin yılın ikinci çeyreğinde yüzde 4-5 bandında büyüyeceği görüşünde. İşsizlik oranı Mayıs’ta yüzde 9.7 ile tek haneli seviyelerini korudu. Yaz aylarında gerilemesi beklenen konut satışları, Temmuz’da sürpriz yaptı. Türkiye genelinde 124 bin konutun satıldığı Temmuz’da, yabancıların Türkiye’de konuta ilgisi artarak devam etti. Sektör Kurban Bayramı sonrasında başlatılacak kampanyadan umutlu. Bütçe Temmuz’da 1.1 milyar TL fazla verdi.

SANAYİ ÜRETİMİ ARTTI

Büyümenin öncü göstergesi sanayi üretimi endeksi Haziran’da geçen yılın aynı ayma göre yüzde 3.2 artarken, bir önceki aya göre yüzde 2 azaldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜ1K) verilerine göre, sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2018 Haziran’da yıllık bazda madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi yüzde 7.2, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2.9 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 4.6 artış gösterdi.

Yılın ikinci çeyreğinde sanayi üretim hızı bir önceki çeyreğe göre yavaşlaşa da devam etti. 2018 ikinci çeyreğinde takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5.3 arttı. Bir önceki çeyreğe göre mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi ise yüzde 0.7 azaldı. Sanayi üretiminin yüzde 9.9 büyüdüğü yılın birinci çeyreğinde Türkiye ekonomisi yüzde 7.4 oranında büyümüştü. Takvim etkisinden arındırılmış yüksek teknoloji endeksi Haziran’da 146.3 ile Aralık 2017’den bu yana cn yüksek seviyede gerçekleşti. Ekonomistler, yılın ikinci çeyreğinde yüzde 4-5 bandında büyüme bekliyor.

TÜİK geçen hafta Haziran ayı ciro endekslerini de açıkladı. Buna göre sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında takvim etkilerinden arındırılmış ciro endeksi, Haziran’da yıllık bazda yüzde 24.7 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış toplam ciro endeksi ise bir önceki aya göre yüzde 0.7 azaldı. Sanayi ciro endeksi Haziran’da geçen yılın aynı ayma göre yüzde 30.6 artarken, bu dönemde inşaat sektöründe ciro yüzde 22.1, ticarette ciro yüzde 20.2, hizmette ciro yüzde 28.7 artış gösterdi.

“KARAMSARLIĞA GEREK YOK”

Atılım Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Saygılıoğlu, enflasyon ve döviz kurunun talebi azalttığına dikkat çekerek, bu nedenle Haziran’da sanayi üretim endeksinin bir önceki aya göre düşüş hızında artış yaşandığını, bu durumun yılın ikinci çeyreğinde de kendini gösterdiğini vurguladı. ikinci çeyrek büyüme hızının bundan etkileneceğini ifade eden Saygılıoğlu, Haziran ayından bu yana kur ve maliyet cephesinde üretici üzerindeki yükü azaltıcı bir gelişmenin oluşmadığını belirtti. Saygılıoğlu, “ Karamsarlığa gerek yok. Sanayi üretiminin bundan sonraki seyrini izlenecek politikalar belirleyecek, ihracat artışına dönük politikalarla sanayide büyüme yukarı yönlü olabilir” dedi.

İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 9.7

işsizlikle mücadele ve istihdamın artırılmasına yönelik çalışmalar, işgücü piyasasında etkisini göstermeye devam ediyor, işsizlik oranı iki aydır tek haneli seviyelerde gerçekleşirken, istihdamdaki artış sürüyor. TÜÎK’in geçen hafta açıkladığı Mayıs 2018 dönemi (Nisan, Mayıs ve Haziran aylarını kapsayan) işgücü istatistiklerine göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 89 bin kişi azalarak 3 milyon 136 bin, işsizlik oranı yüzde 0.5 puanlık azalış ile yüzde 9.7 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde tarım dışı işsizlik oranı 0.6 puanlık azalış ile yüzde 11.6 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 2 puanlık azalış ile yüzde 17.8 oldu. Nisan’da işsizlik oranı yüzde 9.6 idi.

Mayıs’ta işsizlik oranının gerilemesini işgücüne katılımın yüksekliği frenledi. Mayıs dönemi itibarıyla son bir yıllık dönemde işgücü 561 bin kişi artarak 32 milyon 274 bin kişiye, işgücüne katılma oranı ise 0.3 puan artarak yüzde 53.3’e yükseldi. Geçen yıl Kredi Garanti Fonu desteklerinin ve istihdam seferberliğinin etkisiyle istihdamda yaşanan iyileşme, yılın ilk beş ayında da devam etti. Mayıs itibarıyla son bir yıllık dönemde istihdam 650 bin kişi artarak 29 milyon 138 bine ulaştı. Mayıs döneminde istihdam oranı 0.4 puanlık artışla yüzde 48.1 düzeyinde gerçekleşti.

Mayıs’ta kayıt dışı çalışanların oranı 0.5 puan gerileyerek yüzde 33.7 olarak gerçekleşti. Bu arada Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, 2018 ikinci döneminde toplam kamu istihdamı 2017’nin aynı dönemine göre yüzde 15.1 artarak 4 milyon 131 bin kişi oldu.

123 BİN 878 KONUT SATILDI

Yaz aylarında gerilemesi beklenen konut satışları, Temmuz’da artış gösterdi. Yabancıların konuta ilgisi devam etti. TÜIK verilerine göre, Türkiye genelinde konut satışları 2018 Temmuz’da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6.9 oranında artarak 123 bin 878 düzeyinde gerçekleşti. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21.2 azalış göstererek 30 bin 405 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 24.5 olarak gerçekleşti. Diğer konut satışları Türkiye genelinde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20.9 oranında artarak 93 bin 473 oldu. Türkiye genelinde ilk defa satılan konut sayısı geçen yılın aynı ayma göre yüzde 6.8 artarak 57 bin 617 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk satışın payı yüzde 46.5 oldu.

Temmuzda yabancılara yapılan konut satışları geçen yılın aynı ayma göre yüzde 65.6 artarak 2 bin 858 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında, Temmuz 2018’de ilk sırayı 956 konut satışı ile İstanbul aldı. İstanbul’u sırasıyla Antalya, Bursa, Yalova ve Sakarya izledi.

RUHSAT VERİLEN BİNA SAYISI

Yapı ruhsatı verilen bina sayısı ve verilen yapı kullanma izin belgesi sayısı geriledi. Belediyeler tarafından yapı ruhsatı verilen bina sayısı, bu yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28.1 azalışla 55 bin 231 olurken, yapı ruhsatı verilen binaların yüzölçümü yüzde 41.8 azalışla 75.3 milyon metrekare, değeri yüzde 28.2 azalışla 96.1 milyar TL, daire sayısı yüzde 46.1 azalışla 349 bin 985 düzeyinde gerçekleşti. Belediyeler tarafından verilen yapı kullanma izin belgeleri, bu yılın ilk altı ayında, yüzölçümü bakımından yüzde 0.3 azalışla 76 milyon 997 bin metrekare olurken, bina sayısı bakımından yüzde 1.7 artışla 56 bin 79 adet, değeri açısından yüzde 23.6 artışla 99.1 milyar TL oldu.

İstanbul İnşaatçılar Derneği (İN DER) Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbaka-yım, sektör olarak çok plansız ve programsız bölge tayin etmeden proje yapılmasını doğru bulmadıklarını, bu yavaşlamanın uzun vadede önerileri olduklarını aktardı. Projelerin yerine ve niteliğine göre sınıflandırılarak yapılması gerektiğine dikkat çeken Durbakayım, “Onun için doğal bir seleksiyon oldu. Projelerin azalması da sektörün kendi kendine dinamiklerini bulduğunun emaresidir” dedi.

“FİNANSMAN SIKINTISI VAR”




3. Göz Danışmanlık CEO’su ekonomist Hikmet Baydar, yapı izin istatistiklerindeki gerilemenin beklenen bir gelişme olduğunu ifade ederek, bir yandan elde biriken stok, bir yanda piyasalarda oluşan belirsizliklerden kaynaklanan bekleme pozisyonuna geçilmesinin bu konuda yavaşlamanın en önemli nedenleri olduğunu kaydetti. Bankacılık sektörünün artan maliyete rağmen inşaat sektörüne ayırdığı kredi limitlerini yukarı yönde revize etmediğine dikkat çeken Baydar, “Bu durum artan fiyatlarla beraber aynı miktar ciroların yapılmasını bile olumsuz etkiliyor. Sorun daha çok kaynak yetersizliği, kur oynaklıkları ve buna bağlı yükselen faizlerle ilişkili. Yapı izni konusunda eldeki stokların satılması beklenmiş olabilir. Konut satış verilerine baktığımızda ise geçen seneki Temmuz’a göre hafif yüksek rakamları görsek de bu artış yetersiz. Çünkü enflasyon artışını bile yansıtamamış. Bu durum satışta canlılık olmadığını gösteriyor. Zayıf piyasa ve stoklar ister istemez yapı izinlerine de yansıyor. Bu veriler sektörde hala finansman ve satış sıkıntısı olduğunu bize gösteriyor” diye konuştu.

BÜTÇE FAZLA VERDİ

Bütçe Temmuz’da 1.1 milyar TL fazla verdi. Temmuz’da faiz dışı fazla 9.3 milyar TL düzeyinde gerçekleşti. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, Temmuz’da bütçe gelirleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17.9 artarak 61.8 milyar TL’ye, bütçe giderleri ise yüzde 17.8 artarak 60.7 milyar TL olarak gerçekleşti. Temmuz’da vergi gelirleri geçen yılın aynı ayma göre yüzde 18 artarak 54.4 milyar TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç bütçe giderleri ise yüzde 14.8 artışla 52.6 milyar TL’ye ulaştı. Yılın ilk yedi ayında bütçe gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18.1 oranında artarak 415.4 milyar TL, bütçe giderleri ise yüzde 22.5 oranında artarak 460.4 milyar TL olarak gerçekleşti. Böylece 2018’in ilk yedi ayında bütçe 45 milyar TL açık verdi. Geçen yıl yedi ayda 8.4 milyar TL faiz dışı fazla verilirken, 2018 yılının aynı döneminde 3 milyar TL faiz dışı açık gerçekleşti.

Ekonomist Baydar, bütçe gelir ve giderlerinin aynı oran ve yakın tutarlarda artmasının, dengeli bir bütçe politikasının izlendiğinin göstergesi olduğunu vurguladı. Baydar, “Seçim sonrasından ziyade son dalgalanmalar ve neden olduğu ekonomik yavaşlama için bile bütçe revize edilmedi. Sorunlar bütçe kalemleri içerisinde gidilecek açıklaması yapıldı. Şimdilik bütçe disiplinine sıkı sıkıya bağlı bir görünüm verilmesi çok önemli. Bence oldukça başarılı. Faiz dışı fazlanın artırılmasına biraz daha odaklanmakta fayda olabilir” diye konuştu.

Nazmi DURBAKAYIM / İstanbul İnşaatçılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
“Yeni bir kampanya hazırlığındayız”

Konut sektörüne yönelik yeni bir kampanya hazırlığındayız. Bir öncekine göre katılım olarak daha geniş kapsamlı bir kampanya olacak. Kampanyayı, bayramdan sonra hemen devreye sokmak istiyoruz. Malum Türkiye’ye ‘ekonomik savaş’ açtılar. Bizim de topyekun, bütün sektörler olarak bunun karşısında durmamız lazım. Konut sektörüne yabancının ilgisi arttı. Bunda hem dövizin kıymet kazanması hem de Türkiye’nin tercih edilen ve yaşanabilir ülkelerinden olmasının etkisi var. Yabancıların ilgisi artarak devam edecek. Çevre ve Şehircilik Bakanımız ile devamlı istişare halindeyiz. Sektörün bu tarafını da bilen bir kişi olarak, hızlı bir şekilde çalışmalara başladı. Sektör olarak alım satım vergileri ve KDV’lerle ilgili bir takım taleplerimiz var. Meclis açıldığında bu taleplerimizin dikkate alınmasını ve bu yönde adımlar atılmasını bekliyoruz.

Osman ARIOGLU / Gelir İdaresi eski Başkanı
“Temmuz ayı bütçesi olumlu sinyaller veriyor”

Bugünkü konjonktürde, Temmuz ayı bütçesinin 1.1 milyar TL fazla vermesi ‘ekonomiye olumlu etkisi’ açısından önemli. Temmuz ayı, 9.3 milyar TL faiz dışı fazla ile kapatıldı. Mesaj anlamında olumlu buluyorum. Bunun kalıcı olması çok önemli. Bütçe anlamında, bu seneyi tasarruf senesi ilan edip, çok gerekli olmayan bir takım yatırım kalemlerinden feragat etmek gerekir. Bazı harcamaları bütçeden çıkararak, planlanandan daha olumlu bir sonuçla kapatmayı hedefleyen bir yaklaşıma girmek gerekir. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak da açıklamasında bütçe açığını yüzde 1.5’lere indirmeyi hedeflediklerini söylemişti. Belli ki hedef / doğrultusunda gidilecek. Bütçenin sermaye kaleminde önemli gerçekleşmeler görülüyor. Özellikle bu kalemde gayrimenkul sermaye üretim giderleri açısından tedbir düşünülebilir. Sermaye kaleminde özellikle Nisan ve Mayıs ayındaki artış trendinin devam etmediği ^ görülüyor. Belki orada bir tasarrufa başlanmış Y olabilir. Temmuz ayındaki azalma ona işaret ediyor olabilir. Temmuz ayı bütçesinin verdiği genel sinyal olumlu.

Prof Dr. Berrin CEYLAN ATAMAN / Altınbaş Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı
“Kayıtdışılıkla mücadele artmalı”

İşsizlikteki düşüşün mevsimsel etkilerden mi yoksa gerçek bir azalıştan mı kaynaklandığını ayırt etmemiz için mevsimlikten arındırılmış verilere bakmak gerekir. Mevsimsellik açısından işsizliğin en düşük olması gereken Mayıs’ta mevsimlik etkilerden arındırılmış işsizlik oranı bir önceki aya göre 0.3 puan; Ocak ayına göre 0.7 puan artarak yüzde 10.6 olarak gerçekleşti. İstihdam edilenlerin sayısının, tarımda 48 bin, inşaatta 49 bin, hizmet sektöründe 19 bin kişi azalması mevsimlik işsizliğin neden artış eğiliminde olduğunu açıklar nitelikte. Türkiye’de işsizliğin yüzde 10 seviyesinde kronikleştiği tespitini yapmak doğru olacaktır.

İşsizlikle mücadele bağlamında Türkiye işgücü piyasasındaki bazı hassasiyetleri ön planda tutmak gerekir. Bu hassasiyetleri yapısal sorunlar ve ekonomideki kırılganlıklar olarak iki başlık altında toplayabiliriz. Yapısal sorunlar çerçevesinde kayıt dışılıkla mücadele öne çıkarılabilir.

Siyasetin ekonomi üzerinde yarattığı baskının yönetimi başarılı olsa da, döviz kurlarındaki dalgalanma hareketinin yarattığı belirsizliklerin, vergi oranlarındaki artışların ve sonuç olarak enflasyon beklentisinin gelecek dönemde istihdam üzerinde olumsuz etkileri olabilir.

Doç. Dr. Halil İbrahim ALPASLAN / Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi
“Sektörler büyümesini sürdürecek”

Yapı ruhsatı oranlarındaki azalış sanal kur manipülasyonu ile ülkemize yapılan ekonomik darbenin inşaat maliyet artışlarına yansımasından kaynaklı bir çekimserlik olarak değerlendirilebilir.

Bununla beraber mevcut ekonomik tehdit ve saldırı koşulları altında konut kredi faiz oranlarının yüzde 1 psikolojik sınırın üstünde seyretmesi de talep cephesini gayrimenkul yatırımı konusunda çekimser kalmaya itmiş bir ortam yaratabiliyor. Öte yandan, TÜİK rakamları gerçek durumun konut satış oranındaki artışla farklı olduğu sonucunu ortaya çıkarmakta. Döviz kurunun son günlerdeki sert düşüşüyle beraber ekonomik darbenin geri püskürtülmeye başlaması ve Kurban Bayramı sonrası konut kredi faiz oranlarının yüzde 1 psikolojik sınırının altına çekileceği söylemleri sektörü harekete geçirecektir. Öğrenci hareketliliğiyle kira sezonun da açılması sektörü canlandıracaktır. 2000’li yılların başından beri altyapı eksikliklerini hızla tamamlayan ülkemiz üretim ekonomisine daha güvenli ve hızlı bir şekilde yönelerek gerek inşaat sektörü, gerekse de diğer sektörlerde hızlı büyümesini sürdürecektir.

Hikmet BAYDAR / 3. Göz Danışmanlık CEO’su
“Yılsonu işsizlik rakamları yüzde 11-12 bandında olabilir”

Ciro endeksi Haziran 2018 ayında yıllık bazda yüzde 24.7 artarken aylık bazda yüzde 0.7 oranında azalmış durumda. Sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 3.2 artarken aylık bazda son aylarda hep düşüş gösteriyor.

Bu durum piyasalardaki belirsizlikler, faiz artışı ve kaynak yetersizliği nedeniyle üretimde frene basıldığını gösteriyor. Belirsizlikler azaldıkça yukarı yönlü rakamlar görebiliriz. Türkiye nüfus artış hızı diğer ülkelerle kıyaslandığında yüksek olan bir ülke.

Çalışabilir iş gücüne iş alanları oluşturulamadığı takdirde işsizlik artabiliyor. Hiçbir dönemde istihdam edilen işgücünde azalma olmuyor.

Kişi bazlı rakamlar hep yukarı gitse de hem yurtdışından göç hem nüfus artış hızı nedeniyle işsizlik oranı artabiliyor ve istihdam oranı düşebiliyor. Mevcut piyasa koşullarına baktığımızda bu artışın devam etmesi pek de sürpriz sayılmayacak. Bu koşullarda yılsonu işsizlik rakamlarını yüzde 11-12 bandında olması beklenebilir.

Hülya Genç Sertkaya





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

myfikirler.org

Bunu da İnceledinizmi ?

Bilançosu Al Veren 32 Hisse

Uzmanlar, ikinci çeyrekte finansal performans bakımından holding, demir çelik, havayolu, madencilik, savunma sanayi, kimyasal maddeler, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir