İş Fikirleri

İlaç, gıda ve kozmetikçilerden büyük talep var

Çarkıfelek çiçeği yetiştiriciliği

ŞU sıralar yabancı literatürde sıkça yer alan bir konu dikkatimizi çekiyor:


İngilizce ‘Passionflower’ ya da Latince adıyla ‘Passiflora Incarnata’ (Passiflora Sarmaşığı) denilen bitki geleneksel olarak daha çok Amerika Kıtası’nın güneydoğusunda yetiştiriliyor, diğer tropikal ve ılıman ülkelerde de sıkça görülüyor. ‘Passiflora Sarmaşığı’ eczacılık ile kozmetik endüstrisinde iyi bilinen ve kullanılan bir bitki.

Bizde ise halkımızın çoğu yakından tanımasa da güney illerimizde ağaç gövdelerine tırmanan bu bitki ‘Saat Çiçeği’ şeklinde değerlendiriliyor; çiçeklerinin saat kadranına benzemesi nedeniyle bu şekilde anılıyor. Daha da ilginç bir ifadeyle Anadolu’da ‘Çarkıfelek Çiçeği’ olarak biliniyor.

Hem çiçeğinin hem de meyvesinin ruhsatlı tarımı birkaç örnek dışında pek yapılmıyor. Oysa yararlı yönleriyle bu bitki dünya ilaç ve kozmetik sektöründe değer açısından oldukça önemli bir yere sahip.

TIPTA VE KOZMETİKTE KULLANILIYOR

Tıp alanında anksiyete, uyku bozukluğu ve histeri gibi rahatsızlıklarda bitkinin işlenmiş tentürü kullanılırken; kozmetikte meyvesinden elde edilen özütlerin kremlerde, şampuanlarda, cilt yenileyici karışımlarda giderek popüler hale geldiği görülüyor. Ülkemizde pek tanınmamasına rağmen ilginç görünümlü meyveleri geleneksel olarak çoğu tropikal ülkede sıkça tüketiliyor.

Bitkinin stres giderici ve uyku verici yaprakları ilaç endüstrisinde çay ve şurup şeklinde kullanılsa da meyveleri aynı etkiye sahip değil. Yine de meyvelerinin aşırı miktarda tüketilmesi önerilmiyor; çünkü aşırı tüketildiğinde halsizlik ve uzun süreli uyku hali doğurabiliyor.

Sadece meyveleri normal miktarlarda tüketildiğinde önemli yan etkisi olmadığı gibi, sağlığa da önemli katkılar sağlıyor. Ancak bitkinin yaprakları dahil bazı bölümleri ve meyvelerinin kabukları asla yenilmemeli!

Ilıman ülke ve bölgelerde yetişen bitki şimdi gıda sektöründe de epeyce yer almaya başladı. Tıp alanının da zaten gündeminde: Bu bitkiden elde edilen özütün beyindeki ‘gama amino bütirik asit’ (GABA) adlı kimyasalın mevcut düzeyini arttırdığına ilişkin bilgiler var.

Yeni buluşlar akademik çevrelerin yeniden ilgisini çekiyor. Bazı ülkelerde ruhsatlı ilaç olarak kayda değer yere sahip. Hekim önerisi olmadan bu bitkiden elde edilen ilaçların gelişigüzel dozlarda kullanılması ise tehlikeli sonuçlara yol açabiliyor, ilaç etkileşimleri ise oldukça yoğun.

BİZDE DE YETİŞTİRİLEBİLİR

Bugün mevcut gelişmelerin koronavirüsün yarattığı toplumsal stres yönünden daha yakından incelenmesi gündemde, passiflora ya da çarkıfelek çiçeği ve meyvesi diğer bitkisel droglarla birlikte kullanılabiliyor. Anksiyeteyi tedavi etmek için kullanılan bazı bitki özütlerinden daha etkili olduğu söylenmese de süregelen bir üne sahip.

Passiflora Sarmaşığı genellikle sıcağı sevdiği için bizde Ege sahilleri güney ve güneydoğu illerimizde ruhsatlı olarak rahatça yetiştirilebilir. Çiçeklerinin rengi genellikle mavi ve mor oluyor. Kırmızı beyaz ve pembe renkli olanlara da rastlanıyor.

Meyveleri oldukça çekirdekli yapıda. Genellikle kokusu ve aroması için bazı endüstrilerde de büyük ilgi görüyor.



Resmi ruhsatlı hazır çay karışımlarında, pastacılıkta, şekerleme üretiminde, çikolata yapımında, meyve suyu karışımlarında çokça kullanılıyor.

Gıda endüstrisinde az miktarda kullanıldığında bile kendine özgü aromasıyla ürünlerin lezzet algısını güçlendiriyor, iştah açıcı kokusuyla dikkat çekiyor. Gıda sektöründe daha çok ‘Passiflora Edulis’ türü ilgi görüyor. Amerika’nın güneydoğu bölgelerinden dünyaya yayılan bu ilginç bitki şu anda Avrupa’da çokça yetiştirilmeye çalışılıyor.

UZMAN GÖZETİMİNDE GELİŞTİRİLMELİ

Bazı türlerin daha verimli ve meyvelerinin de daha lezzetli olduğu saptanmış. Yukarıda belirttiğimiz kullanım yerleri dışında meyveleri yoğurtlarda, reçellerde, aromatik sirkelerde, likör ve şaraplarda, hazır bulyon ve soslarda önde gelen lezzet katkısı olarak ünlü markaların formüllerine giriyor.

‘Polifenol’ içeriği açısından muz, mango ve ananastan daha zengin olan Passiflora meyvesi içindeki yüksek demir ve C vitamini diğer meyvelere göre şaşırtıcı biçimde bütüncül ve seri biçimde daha hızlı absorbe ediliyor.

C vitamininin yanısıra; ‘A’ ve ‘B6’ vitaminleri, beta-karoten, niasin, magnezyum, kalsiyum, çinko açısından dikkat çekecek biçimde zengin. Meyvelerinin ‘lysine’ ve ‘valine’ başta olmak üzere birçok amino-asidi bünyesinde toplaması onu tam bir sağlık deposu haline getiriyor. Antioksidan ve polifenoller ise immün sistemine katkı sağlarken, serbest radikallere karşı adeta bir kalkan görevi üslenmesine neden oluyor.

Tüm bunların dışında, bitkinin ilginç meyveleri yüksek düzeyde anti-aging etkisi gösterirken, yaşlılarda tansiyonu da bir ölçüde dengeleyip, normalize ediyor. Dahası; anti-kanser, anti-tümör etkileriyle de dikkat çekiyor. İçeriğindeki lif ve pektin sayesinde kolesterol dengelenmesine yardımcı oluyor. Ayrıca düşük glisemik indekse sahip olmasıyla meyveleri şeker hastalarının öncelikle tercih edeceği bir ürün haline geliyor.

ENDÜSTRİYEL BİR ÜRÜN

Sağlık meyvesi olması yönüyle bu bitkiyi kültüre alıp yetiştireceklerin ilgili hekim ve diğer tıp otoritelerinin onayını alarak, referans kazanmalarında yarar var: (Literatürde son araştırmalar kayda geçirilmiş durumda) Bunları şöyle özetlemek mümkün: Meyveleri bazı ülkelerde yenilebiliyorsa da güçlü içeriği açısından ilaç ve gıda endüstrisinde katkı maddesi olarak büyük ilgi görüyor.

Ve son bir not daha, perakende dünyasında bu meyvelerin ve meyve özütlerinin kesinlikle hekimlerden onay alınıp tüketilmesinde yarar var. Meyvelerin iç bölümleri bazı ülkelerde yense de çoğu zaman meyve içeriği ve kabukları ‘cyonegenic glycosid’ içerdiği için zehirli ‘cyanide’ maddesine dönüşebiliyor. Kısacası bu ürün pazar işi bir tüketim ürünü değil; özellikle gıda, ilaç ve kozmetik endüstrisi için çok değerli bir hammadde.

Kısacası çok değerli bir ihracat bitkisi. Nitekim, yaprakları çiçek ve sapları ilaç endüstrisinde hammadde olarak değerlendirilirken, dünyanın en ünlü kozmetiklerinden birinde kalıcı kokusu ve doğal aromasıyla birinci sınıf parfümlerin ana maddesini oluşturuyor ve onları halen ilk sırada tutmaya devam ediyor.

NUR DEMİROK



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu