Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / içeride risk de beklenti de azaldı, şimdi gözler yurtdışında

içeride risk de beklenti de azaldı, şimdi gözler yurtdışında



MB kısa vadedeki enflasyon beklentilerini yükseltirken, orta vadeli enflasyon beklentisini yüzde 5 olarak koruyor. MB’nin yılın ikinci yarısında ölçülü faiz indirimleri planladığı anlaşılırken, bu hafta ise ECB’nin faiz kararı izlenecek…

risk ve beklentilerGEÇEN hafta mayıs ve haziran aylarına ilişkin genel beklentilerimizi sizlerle paylaşmış, bu dönemde piyasalar için üç kritik başlık olduğunu, bu konulardaki gelişmelerin izlenmeye devam edileceğini belirtmiştik. Bu üç başlığı da TCMB’nin olası faiz indirimi, Avrupa Merkez Bankası’mn (ECB) olası genişleme planı ve cumhurbaşkanlığı seçim süreci dolayısıyla bir sonraki hükümetin başbakanının kim olacağı olarak özetlemiştik…

Geçen hafta özellikle bu ilk iki başlık üzerinde durmuştuk. Geçen hafta açıklanan enflasyon raporu ve sonrasında TCMB Başkan’ı Erdem Başçı’nm yaptığı açıklamalar TCMB politikaları konudaki belirsizlikleri büyük oranda azalttı. Siyaset cephesinde ise piyasaların sakinliğini korumaya yönelik mesajlar var. Bu hafta ise çarşamba günü ECB faiz kararı var. Sonrasında yapılacak açıklamalar oradaki beklentileri de şekillendirebilir.

TCMB FAİZ İNDİRİMİ ZAMANINI NETLEŞTİRDİ

Geçen haftanın içerideki en önemli gelişmesi hiç şüphesiz TCMB’nin açıkladığı yılın ikinci enflasyon raporuydu. Raporda dikkat çeken başlıklar şunlardı:

• Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruşun sürdürüleceği, risk primi göstergelerinde gözlenen iyileşmenin devam edeceği bekleniyor. Ayrıca yıllık kredi büyüme oranının 2014 yılsonuna doğru yüzde 15 düzeyine yakınsayacağı varsayımı altında enflasyonun yüzde 70 olasılıkla orta noktası yüzde 7.6 olmak üzere yüzde 6.4 ile 8.8 aralığında gerçekleşmesi bekleniyor.

• 2015 yılsonu enflasyonunu orta noktası yüzde 5 olmak üzere 3.2 ile 6.8 aralığında tahmin eden TCMB, enflasyonun orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını öngörüyor.

Arâından TCMB Başkam Erdem Başçı’nm açıklamalarında ipucu aranan konu ise faiz indiriminin olup olmayacağıydı. Bu konuda Başçı’nm ifadelerinden çıkardığımız sonuçlar şu şekilde; TCMB yılın ikinci çeyreğinden itibaren azalan belirsizlikler ve risk primlerindeki kısmi iyileşmeye paralel olarak finansal sıkılığı bir miktar azaltmayı düşünüyor. Bu görüş doğrultusunda bundan sonraki adımların faizlerde ölçülü ve kademeli indirimler seklinde olması planlanıyor. Ancak bu yapılırken de finansal koşullardaki göreli sıkılığın enflasyondaki düşüşü ve cari dengeyi desteklemeye devam etmesi amaçlanıyor.

Özetle TCMB kısa vadedeki enflasyon beklentilerini yükseltirken, orta vadeli enflasyon beklentisini yüzde 5 olarak korumaya devam ediyor. Mevcut konjonktürün devam etmesi durumunda yılın ikinci yarısında ölçülü faiz indirimleri planlanıyor.

Bu durum bizim geçen hafta paylaştığımız senaryo ile bire bir örtüşüyor. Piyasanın geçen hafta bu açıklamalara bu denli sevinmesi ise bizi şaşırtan durum oldu. Biz piyasada bu yönde gelecek bir açıklamanın etkisinin sınırlı kalacağını düşünüyorduk. Ancak karar sonrasındaki hareket beklentilerimizin üzerinde gerçekleşti. Buna karşın biz endeks tarafında da kur tarafında da önümüzdeki birkaç ayı kapsayacak stratejilerimizde bir değişim için erken olduğunu düşünüyoruz.

BAŞBAKANIN MESAJI İYİ OKUNMALI

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yerel seçimler sonrası geçen hafta yaptığı ilk “Millete Hizmet Yolunda” programında cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili verdiği mesajın gözden kaçırılmaması gerektiğini düşünüyoruz. Piyasalara cumhurbaşkanlığı seçim sürecindeki en net mesaj da bizce bu metinde verildi. Başbakan konuşmasında, “Türkiye’yi 77 milyonuyla kucaklayan bir atmosferde seçimleri gerçekleştireceğiz. Ne seçim öncesinde ne seçim sonrasında bir belirsizliğin oluşmasına izin vermeyeceğiz. Türkiye’nin ve ekonominin belirsizlik içine girmesine asla göz yummayacağız. İnşallah, Türkiye bu seçimlerden de güçlenerek çıkacak ve 2023 hedeflerine artık çok daha yakınlaşmış olacak” ifadelerini kullandı.



Belirsizliğin yaratacağı sorunların bilincinde olunmasını ve 2023 hedeflerinin ön plana çıkarılmasını biz mevcut durumun korunacağı şeklinde yorumladık. Bu da bizce mevcut senaryolar arasında belirsizliğin en az olacağı durum olacak. Yine de aday belirleme sürecinden 28 Haziran 2014’e kadar açıklamaları takip edeceğiz.

BU HAFTANIN ANA GÜNDEMİ ECB

İç piyasalardaki belirsizlikler geçen hafta kısmen azaldı. Bu da önümüzdeki iki aylık süreçte beklentilerin de risklerin de azalacağı şeklinde yorumlanabilir. Bu durum fiyatlamalarda yurtdışı ile olan korelasyonun daha da kuvvetlenmesine neden olacak.

Bu açıdan yurtdışındaki gelişmeler ve fiyatlamalar daha yakından takip edilmeli. Bu hafta dışarıda izleyeceğimiz en önemli gelişme ise çarşamba günkü Avrupa Merkez Bankası (ECB) toplantısı olacak. Toplantıdan ECB’nin mevcut politikalarını değiştirecek bir karar beklemesek de sonrasında yapılacak açıklamalarda piyasanın yeni genişlemeci hamle beklentisine açıklık getirilebilir. Bu nedenle toplantı sonrasında yapılacak açıklamalar ve toplantıda gelecek sorulara verilecek cevaplar yakından takip edilmeli.

ECB’nin yeni genişleyiciyi politikalar hakkında net ifadeler kullanmaması, şu ana kadar devam eden sözlü yönlendirmenin başarısını azaltabilir. Bu sürecin etkilerini en net göreceğimiz yer elbette yine euro/dolar paritesi olacak. Bu da burada volatilitenin (oynaklık) yüksek olacağı anlamına geliyor. Bu nedenle paritede işlem yapanların bu hafta dikkatli olması şart.

Endeksteki son yükseliş tüm algıyı değiştirmemen

Geçen hafta çarşamba günü Enflasyon Raporu’nu açıklayan ve bîr sunum gerçekleştiren TCM8 Başkanı Erdem Başçt’ntn faizlerde indirim mesajı vermesi başta bankalar oimak üzere endekste güçlü alımlara neden oldu. Vadeli piyasalarda nisan vadeli sözleşmelerde vadenin son günü olması nedeniyle gerçekleşen pozisyon kapamalarının da bu yükselişte etkili olduğunu düşünüyoruz.

Bu hafta biraz daha sakin bir tablo izlememiz daha olası. Çarşamba günkü sert yükselişe karşın biz geçen hafta s izlerle paylaştığımız mevcut stratejilerimizde bir değişim yapmadan izlemede kalmayı tercih ediyoruz. Geçen hafta da tekrarladığımız stratejimiz şu şekildeydi: ‘72.000/74.500 aralığındaki hareketleri iyi takip etmek gerekiyor. Bizim kısa vadeli stratejimiz, 72.000 altında sat ve yeniden alım için 68.000/69.000 aralığını bekle ya da 74.500 ve üzerinde sat ve 76.000 geçilmeden ya da sert bir düzeltme görmeden yeni bir değerlendirme yapma. 72.000/74.500 aralığı ise endeksin kararsızlık bölgesi olarak yorumlamak mümkün.”

Çarşamba günü başlayan ve cuma günü bu yazınının yazıldığı ilk seansta da devam eden yükselişe karşın biz stratejimizi korumaya devam edeceğiz. Bu nedenle 76.000 üzerinde yeni güçlü bir trend başlaması ihtimalini düşük gördüğümüz endekste, günlük hareketlerden ziyade önceki haftada belirlediğimiz stratejimizi korumaya devam ediyoruz.

Dolar/TL de teknik dinamikler ön planda

Dolar/TL seçim sonrası teknik dinamiklerin en iyi çalıştığı ürünlerden biri oldu. Hatırlanacak olursa seçim sonrası defalarca kurda 2,17/2,25 TL kanalının kırıldığını, bu kanalın kırılmasıyla yeni kanalın 8 kuruş aşağıya kayarak 2.09/2.17 olacağını belirtmiştik. Kur bu süreçte 2.09’u test edip tepki verdikten sonra, son düşüşün düzeltmesinde Fibonacci analizindeki en önemli iki seviye olan yüzde 38.2’nin bulunduğu 2.1285 ve yüzde 61.8’in bulunduğu 2.1535 seviyelerini test etti. 2.1285’i geçmekte bir süre zorlanan kur, burayı kırdıktan sonra 2.1525’e kadar yükselerek ikinci hedefini de tamamladı. Ardından bir süre 2.1285 üzerinde tutunmayı başaran kur, burayı da kırarak yeniden 2.1037’ye kadar geriledi. Kurda başlayan bu düşüşte 2.09 yeniden önemli desteğimiz olacak. Bu bölgeye doğru olacak geri çekilmelerin dolar lehine değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Kurun bu seviyenin altında kalıcı bir hareket başlatma ihtimalini düşük görüyoruz. Yukarıda ise 2.1285 yine en önemli direncimiz olacak. Buranın tekrar geçilmesi bu sefer 2.1535 ve hatta 2.17 dirençlerini gündeme getirebilir.

Bu nedenle günlük işlemlerde bu dirence yakın yerlerden aşağı yönlü pozisyon alanların makul bir stop loss bulundurmaları faydalı olacak.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir