Kapat !
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / İç piyasada ‘asgari’ canlanma

İç piyasada ‘asgari’ canlanma



İş dünyası asgari ücret artışının piyasada kısmi bir hareket yaratmasını bekliyor. Özellikle mobilya, teknoloji, beyaz eşya, giyim, ayakkabı sektörlerine para gireceği tahmin ediliyor. Ancak gelen zamların, satınalma gücünü fazla artırmayacağını düşünenler de var…

AK Parti’nin 1 Kasım’da seçmene söz verdiği en önemli konulardan biri olan asgari ücretin 1.300 TL’ye çıkarılması vaadi fiilen geçen hafta gerçekleşti. Geçen haftaki Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısı sonrası Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakam Süleyman Soylu asgari ücretin net 1.300 TL olacağını açıkladı. Bakan Soylu’nun bu açıklamasından sonra asgari ücretin ne kadarının yükünü devletin paylaşacağı tartışması iş dünyasında halen devam ediyor. Maliye Bakanlığı bürokratlarının, emek yoğun sektörlerdeki asgari ücretteki artıştan doğan yükün yüzde 40’mı devletin karşılaması için teknik çalışma yaptığı belirtiliyor.

İç piyasa

BİR TAŞLA İKİ KUŞ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de özel sektörde çalışan 12 milyon işçiden 5 milyonu asgari ücret alıyor. Dolayısıyla yüzde 30’luk artışın 20 milyona yakın aile bireyini direkt etkilemesi bekleniyor. Ekonomi yönetimi, asgari ücretin artış yükünü devletin paylaşması konusunda tarafları ikna ederek bir taşla iki kuş vurmayı hedefliyor. Bunlardan birincisi, özel sektördeki işçi-işveren dengesinin bozulmaması ve bu artışın yeni istidam kayıplarına yol açmaması. İkinci ve en önemli amaç ise, iç piyasadaki hareketin fitilini asgari ücret artışıyla ateşlemek. Çünkü geçen yıl iki seçim arasında zirveye çıkan ekonomik durgunluk halen aşılabilmiş değil.

SATINALMA GÜCÜ

Peki piyasalar asgari ücret artışıyla, canlılık için beklediği gerekçeyi bulabilir mi? Para Dergisi olarak bu soruyu iş dünyasına yönelttik. Ancak iş dünyası bu konuda ikiye bölünmüş durumda. Bir kısım işadamı özellikle yılın ikinci çeyreğinden itibaren asgari ücret artışının da verdiği dopingle piyasaların canlanabileceğim düşünüyor. Bir kısmı ise bu zamma rağmen asgari ücretlinin satın alma gücünün artacağına inanmıyor. Piyasadaki maliyet artışlarıyla yapılması muhtemel zamların asgari ücretlinin cebine gireni geri alacağından, sabit gelirlinin ekstra bir harcama gücünün olmadığına dikkat çekiliyor. Ancak özellikle Anadolu piyasalarında asgari ücretin olumlu yansımalarının daha net görülmesi bekleniyor. Gıdadan perakendeye hazır giyimden mobilyaya kadar birçok sektörde asgari ücret artışının harcama eğilimini artıracağı tahmin ediliyor.

BAHAR CANLANMASI

TOBB Mobilya Meclisi Başkanı ve Doğtaş ve Kelebek Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, asgari ücret artışının iç piyasayı hareketlendireceği görüşünde.

Gıdadan mobilyaya birçok sektörde pozitif etki beklediklerini söyleyen Doğan, “Biz nisan ayından itibaren baharın gelmesiyle piyasanın hareketleneceğini düşünüyoruz. Kışın, eğitim, yakacak, sağlık gibi giderler artıyor. Belki ilk anda piyasaya giren para oraya gi- uavu” «s decektir ama sonrasında diğer sektörlere de yayılacaktır” diyor. Kendi gruplarında yeni yılla birlikte en düşük maaşın 1.350 TL olduğunu vurgulayan Doğan, KOBİ’lerin rekabette zorlanmaması için prim ve vergi yüklerini devletin paylaşması gerektiğini belirtiyor.

“DAHA FAZLA AYAKKABI ALINIR”

Cabani Ayakkabı Yönetim Kurulu Üyesi Cem Kubilay Kaban ise, asgari ücretlinin gelir artışının giyim, ayakkabı gibi sektörlere büyük katkısı olacağını düşünüyor. Asgari ücretlinin gelir artışını yine ‘zorunlu’ ihtiyaçlarını karşılamak için kullanacağım vurgulayan Kaban şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Günümüzde Amerika’da kişi başına yılda yedi, Avrupa’da beş, Türkiye’de ise iki buçuk çift ayakkabı satın alınıyor. Ücret artışı 20 milyona yakın kişinin bulunduğu aileye ek kaynak girmesi demek. Asgari ücretli eskiden bir çift ayakkabı alırken artık iki, iki alan ise üç çift ayakkabı alabilecek. Asgari ücretin artırılması sosyal ve doğru bir proje. Piyasaya girecek paradan orta ve alt grup ayakkabıya da para gideceğini düşünüyorum.”

“CANLANMA MART’TA BAŞLAR”

İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz da asgari ücretin piyasada canlanmaya yol açacağına inanıyor. “Tüketimi artırır, esnafı güldürür” diyen Kopuz, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Asgari ücretteki artış, hükümetin iç piyasayı canlandırmaya yönelik politikalarının hayata geçirilmesi ile kısa zamanda hane halkı harcamalarında artış meydana getirecek, piyasayı canlandıracaktır. Kış şartları ağır geçiyor.

Meyve fiyatları zamlandı. Ancak gıda piyasalarında canlanma martta başlar. Ramazan ile birlikte yılm yarısını kurtarırız.”

“ALIM GÜCÜ ARTMAZ”

Altı AVM, dokuz hipermarket ve 54 ev tekstili mağazası bulunan Özdilek Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özdilek ise, ücret artışının piyasalarda ‘kısmi’ bir etkisi olacağını düşünüyor. Dar gelirli insanların ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarım belirten Özdilek, “Bence piyasaları asgari ücret artışı çok etkilemez. Bir miktar etkisi olur” diyor. Almanya’da baz ücretin 1.200 euro olduğunu, bu ülkelerdeki ailelerde herkesin çalıştığım söyleyen Özdilek, Türkiye’de alım gücünün çok düşük olduğunun altını çiziyor. Özdilek sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bence piyasadaki arz ve talep dengesi kesinlikle yeni iş sahalarının artmasına bağlı. Mevcut istihdam alanlarına yeni ilave iş alanları eklenmesi gerekiyor; alım gücü ancak böyle artar. Emek yoğun ürünlerden teknoloji yoğun ürünlere geçişi sağlayabilirsek sağlıklı bir ekonomik gelişim gösterebiliriz.”

“ZİNCİRİN SON HALKASIYIZ”

Erkek Giyim üreticisi Bagozza Giyim’in Yönetim Kurulu Başkam Mahmut Aslan da çalışanların gelirleriyle birlikte piyasalardaki maliyetlerin artmasından endişe ediyor. Asgari ücret artışının piyasalara etkisinin sınırlı kalacağını düşünen Aslan, “Zaten tüketim ürünleri zamlan-maya başladı. Elemana yapılan yüzde 10 artış, ürünlere yüzde 5 fiyat ayarlaması olarak yansıyor” diye konuşuyor.

Zücaciye sektörünün yaygın markalarından Emsan’m Genel Müdürü Uğur Kaymak ise, “Asgari ücretteki artışın iç piyasayı hareketlendirmesini ümit ediyoruz ama bu zaman alacaktır” diyor. Uzakdoğu’dan gelen zücaciye ürünlerine gelen ek vergi ile birlikte sektörün önemli bir durgunluk yaşadığını, ürün fiyatlarının 2-3 ayda yüzde 10-12 zamlandığını söyleyen Kaymak şöyle konuşuyor:

“Ücret artışıyla birlikte elektrikten doğalgaza birçok gidere zam yapıldı. Bizim sektörde de ürünler yüzde 25 ek vergiden sonra son 2-3 ayda yüzde 10-12 arası zamlandı. Tüketici zorunlu harcamalardan sonra cebinde kaç lira kalacağına bakacak. Biz zincirin en son halkasındayız. Asgari ücretteki artış bize müşteri getirir mi bakacağız.”

ESNAF KAZANIR AMA…

Esnaf ve Sanatkarlar Derneği (ES-DER) Genel Başkanı Mahmut Çelikus da asgari ücretin artmasıyla hem halkın hem de esnafın kazanacağına inanıyor.

Ancak Çelikus’un asgari ücretin artış maliyetinin tümüyle iş dünyasına yüklenmesi durumunda KOBİ’lerin rekabet edemez hale geleceklerini belirtiyor. Çelikus, “Bu yükü hükümetimizle paylaşmalıyız. Böylece vergi yükü hafifleyen KOBİ’ler hem daha çok üretim yapar, ve hem de üretim sayesinde ödeyeceği vergiler de artar. Ülkeye katkı sağlamakiçin çalışıyor ve istihdam sağlıyoruz. KOBİ’ler ülkemizin mihenk taşı ve üretimin merkezidir. Rekabeti arttırmayı sağlamalı ve ihracatımızı maksimum seviyelere çekmeliyiz. Hükümetimiz bu konuda desteğini açıkladı. İstihdam üzerindeki vergi yüklerini hafifleterek bu meblağı 1.300 TL yapmalıyız. Böylelikle piyasa ve pazar canlanacak, halkımız ve esnafımız kazanacaktır. En önemlisi de ülkemiz kazanacaktır” değerlendirmesini yapıyor.





Bunu da İnceledinizmi ?

Fon Yöneticilerinden Yatırım Stratejileri

Piyasalar yüksek dalgalanmanın yaşandığı bir yılı geride bıraktı. 2016 yılana göre daha iyimser bir hava …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir