Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Hızlı piyasalarda fon dağılımını değiştirmek

SON dönemde hisse senetlerine yönelen yeni yerli yatırımcılar borsalarda alıp-satmanın heyecanını yaşıyor. 2000 krizinden sonra iyice durgunlaşan yeni yatırımcı girişi geçen yılın kasım ayından beri artarak devam ediyor. Bunun sonucu olarak borsa önce 124 bini test ettî. Ardından korona krizi ile 82 binlere geri çekildi. Buradan gelen alımlarla kayıplarını kapatmaya çalışan borsada endeks yeniden 120 binlere dayandı. Getiri arayışı ve mevduat faizlerinin enflasyonun altında kalması yatırımcıların büyük bir iştahla riskli piyasalara saldırmasına neden oldu.


Tabii ki, bu heyecan fırtınası BES katılımını da etkiliyor. Ancak BES katılımcılarının genel tercihi daha çok altın ve kıymetli maden fonları oldu. Son dokuz aylık dönemde altın fonlarının sistemdeki büyüklüğü yüzde 12 seviyelerinden yüzde 19’lara yükseldi. BES tarafında altının yükselişini yakalayan katılımcılar toplamda sistemin büyümesine de katkıda bulundular. Hisse senedi tarafında ise altın ve kıymetli madenler kadar olmasa da bir büyüme olduğu göze çarpıyor. Hisse senedi yatırımlarının toplam içerisindeki payı yüzde 14’e ulaştı.

FON DAĞILIMI YILDA 6 KEZ DEĞİŞEBİLİR

Bilindiği gibi bireysel emeklilik sisteminde katılımcıların fon dağılım değişikliği ve plan değişikliği hakları var. Yıl içerisinde altı kez fon dağılım değişikliği ve yılda dört kez plan değişikliği yapılabiliyor. Son dönemde BES katılımcılarının fon dağılım değişikliği haklarını daha fazla kullanmaya başladıklarını gözlemleyebiliyoruz. Robot danışmanların BES’te daha çok kullanılmaya başlaması fon dağılım değişikliği yapan katılımcı sayısını artırırken, yaklaşık 17 yıllık BES tecrübesi katılımcılarda hakların kullanım oranını yükseltiyor. Daha çok katılımcı BES’le ilgili soru yöneltiyor, fonlarını daha etkin kullanarak getiri sağlamaya çalışıyor.

FON DEĞİŞİMİNİN ZORLUKLARI

Peki, yılda altı kez fon dağılım değişikliği hakkının olması, son dönemdeki gibi hızlı piyasalarda katılımcılara nasıl avantaj ve dezavantaj sağlıyor? Katılımcılar fon dağılım değişikliği haklarını kullanırken, nasıl sorunlarla yüz yüze geliyor? Öncelikle işin sorun yaratan kısmına bakalım.

Katılımcılara en büyük sorun çıkaran uygulama, fon dağılımı değişikliğinin üç günden bir haftaya kadar uzayan sürelere yayılması. İşlemler şöyle yürüyor: Fon dağılım değişikliği bazı fonların satılarak bazılarının alınmasını gerektiriyor. Önce satış işlemleri gerçekleştiriliyor. BES şirketi işgününde saat ll’e kadar verilen fon satış emirlerini bir sonraki işgününün işlem fiyatından gerçekleştiriyor. Fon satışından elde edilen gelir hesaba yansıtılıyor ve bir gece likit fonda bekletiliyor. Ertesi gün fon alım işlemi gerçekleştiriliyor. Takas süreleri nedeniyle alışların hesapta görülmesi de bir iki gün sürünce, talimat verilen gün ile işlemlerin hesaba yansıması arasında bazen bir hafta oluyor. Piyasaların bu kadar hızlı aktığı bir ortamda katılımcı fonlarını hangi fiyattan alıp sattığını göremiyor. Bu da katılımcıların fon dağılım değişikliği konusunda karar almasını güçleştiriyor.

Bir diğer dezavantaj ise heyecana kapılarak fon dağılım değişikliği hakkını sık kullanan bir katılımcı sert hareketlerin yaşandığı piyasalarda haklarım tüketebiliyor. Katılımcı sırf altı kez fon dağılım değişikliği hakkı kullandığı için hiç arzu etmediği bir pozisyonda uzun süre beklemek zorunda kalabiliyor. Birikimlerinde zarar oluşabiliyor.

KISITLI SAYIDA DEĞİŞİMİN AVANTAJI

Fon dağılım değişikliğinin yılda altı kez olmasının avantajı nedir derseniz, ilk sıraya katılımcılara uzun vadeli yatırım alışkanlığını kazandırmasını koyabiliriz. Gerçekten de borsadaki yerli ve yabancı yatırımcıların davranışları karşılaştırıldığında, yerli yatırımcıların çok kısa sürelerle pozisyon değiştirdiği, yükselen trendde kalamadığı gözleniyor. Böylesine heyecanlı bir yatırımcı kitlesi BES ile uzun vadeli yatırımın nasıl olması gerektiğini öğreniyor. Yakaladığı trendde kalabiliyor. Bir diğer avantaj ise, kısıtlı sayıdaki değişim hakkı katılımcıyı sınırlarken, fonları yöneten profesyonellere geleceği öngörebilme konusunda hareket alanı sağlıyor. Katılımcıların olmadık zamanlarda verdiği alım ve satım emirlerini gerçekleştirmek zorunda olan fon yöneticileri, hiç uygun olmayan zamanlarda fon varlıklarım satmak zorunda kalabiliyor. Ya da kötü bir zamanlamayla alım emri veren katılımcıların emirlerini gerçekleştirmek için portföye yüksek fiyatlardan varlık alımı yapabiliyor. Örneğin, portföyünde yüzde 80 hisse senedi bulundurmak zorunda olan bir hisse fonun yöneticisi, bu oratff tutturmak için piyasanın zirve yaptığı dönemlerde yüksek fiyatlardan hisse senedi alımı yapmak zorunda kalabilir.



Ya da diplerde fon satarak BES’ten çıkmak isteyen katılımcıların taleplerini karşılamak için hiç arzu etmediği fiyatlardan fon portföyünden hisse senedi satabilir.

Peki, fon dağılımını değiştirme hakkı yine yılda altı kez olsun ama fon dağılım değişikliğini bildiren katılımcının aynen borsalardaki gibi aynı anda hem alım, hem de satım emirleri gerçekleştirilsin, olmaz mı? Yapılamaz mı? Böylece katılımcı hızlı bir şekilde işlemlerinin hangi fiyatlardan gerçekleştiğini görebilir. Bu teknoloji çağında tabii ki yapılabilir. Yeter ki, bireysel emeklilik şirketleri bunu yapmayı arzu etsin, sistemlerini bu emir tarzına uyarlasın.

ZEYNEP CANDAN AKTAŞ



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu