Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Hisse senedine yatırım zamanı mı?

Hisse senetlerine yatırım

HİSSE senetlerine yatırım, hem çok cazip fırsatlar sunan, hem de volatilitesiyle korkutan bir yatırımdır. Cazip fırsat olması, hisselerin borsalarda değer artışı kazanmasından geliyor.


Sadece temettü geliri için hisse senedi yatırımı yapan yatırıcı sayısı gerçekten çok düşük. Bunu nereden anlıyoruz? Hisse senetlerinin elde tutma süresinden. Yerli yatırımcıların hisse senetlerini elde tutma süresi yaklaşık bir ay civarında. Borsada işlem gören hisse senetlerinin yaklaşık yüzde 35-40’ını elinde bulunduran yerli yatırımcılar ortalamada bir ay civarında bir elde tutma süresinden sonra hisse senetlerinden çıkıyor. Bunda hisse senetleri piyasalarının aşırı volatil olmasının yanında, sürü psikolojisiyle hareket eden yatırımcıların, akışın karşısında duramaması, trendleri çok yakından takip etmesi etkili oluyor. Peki, hisse senedi yatırımcıları piyasaları yakından takip etmesin mi? Etsin tabii ki, ancak asıl uğraşı portföy yönetimi olmayan yatırımcıların, hızlı alım-satımları, piyasalardaki dalgalanmaları artırıcı boyutunun yanında, komisyon maliyetlerini de artırarak, yatırımcının gelirinin olumsuz etkilenmesine veya zarar etmelerine neden oluyor.

HİSSE SENEDİ PİYASASININ YÖNÜ

Hisse senedi piyasaları uzun vadeli olarak bakıldığında sürekli yükselen bir trend izliyor. Ülkelerin büyümesi ile hisse piyasaları arasında paralel bir ilişki bulunuyor. Makro ekonomik açıdan büyüme varsa, hisse senedi piyasaları da yukarı yönlü bir trend izliyor. Büyüme yoksa veya durgunluk varsa, hisse senedi piyasalarında aşağı yönlü hareketler oluşuyor. Bunun yanında sermaye hareketlerinin yönü de önemli. FED’in faiz indirimine gitmesinin gelişmekte olan piyasalara sermaye akışını artıracağı beklentisi oluşmasına rağmen, gelişmekte olan ülkelerdeki sorunlar ve Arjantin örneği bu beklentiyi negatif yönde etkiliyor.

Daha mikro açıdan bakıldığında hisse senetleri piyasasının yönünde şirket karlılıkları etkili oluyor. Geçtiğimiz yıl döviz kurlarında yaşanan aşırı volatilite, şirket karlılıklarını olumsuz etkiledi. Döviz borcu olan şirketlerin bir anda borçları çok yükseldi. Şirketler fiyat belirlemekte, ürün teslimatı yapmakta veya ithalat-ihracat fiyatlarını belirlemekte çok zorlandılar. Bu nedenle 2018’de bilançolarda yaşanan hasar 2019’da onarılmaya çalışılıyor. Hükümet, faizlerin indirilmesi ve yatırımlara kaynak aktarılması konusunda ısrarlı. Ancak çok uzun yıllardır biriken problemler, kurlarımızı kırılgan hale getiriyor. Hane halkının elinde tuttuğu döviz mevduatının TL mevduatından daha fazla olması, kurlardaki hassasiyeti artırıyor.

ENDEKSİN TEKNİK GÖRÜNÜMÜ

Borsadaki yabancı yatırımcı oranının da, yüzde 60’ların üzerinde olduğunu düşündüğümüzde, analizleri dolar bazlı yapmak daha anlamlı hale geliyor. Uzun vadeli dolar bazlı grafik bize hisse senetleri piyasasının düşüşte olduğunu gösteriyor. 51.000 seviyelerinden 13.000’lere dek süren düşüşün ardından, yaklaşık bir yıldır tabanda yatay bir hareket gözleniyor. Son dönemde işlem hacmindeki daralma alıcı ve satıcıların bu fiyat seviyelerinde işlem yapmakta isteksiz davrandığının göstergesi. Endeksin bulunduğu seviyede her ne kadar aşağı yönlü hareket potansiyeli devam etmekteyse de, (dibin nerede oluşacağım hiç kimse bilemez) hisse senedi alımlarına başlamak veya mevcut pozisyonları yavaş yavaş artırmak için uygun bir seviye gibi görünüyor.

HİSSE YATIRIMI MI, HİSSE FONU MU?

Bireysel hisse senedi yatırımcılarının en büyük sıkıntılarından birisi, piyasada işlem gören hisse senetlerinden hangisinin, ne zaman alınacağına karar vermektir. Asıl uğraşı portföy yönetimi olmayan yatırımcıların, piyasalardaki risklerden korunmaları için yatırım fonları geliştirilmiş. Hisse fonları portföy çeşitlendirmesini bireysel yatırımcılara göre çok daha başarıyla uygulayabiliyor. Değişik sektörlerdeki hisse senetlerine dağıtılan hisse fonu portföyü, piyasanın düşüş dönemlerinde koruma sağlıyor. Ayrıca hisse fonların portföylerine alman hisse senetleri uzmanlar tarafından incelenip, karlılık ve getiri göz önüne alınarak yatırım yapılıyor. Hisse fonlar bu açıdan bireysel hisse senedi yatırımlarına göre de avantaj sağlıyor. Hisse fonların bir diğer avantajı da piyasaları takip etme zahmetinden yatırımcıyı kurtarmasıdır.

BES’TE HİSSE SENEDİ FONU

BEŞ’teki hisse fonlar yerli vc yabancı hisse senetlerine yatırını yapan fonlar olarak ayrılıyor. Bütün bireysel emeklilik şirketlerinin en az bir tane yerli piyasaya yatırım yapan faisse fonu bulunuyor. Bazı emeklilik şirketleri yabancı hisse senetlerine de yatırım yapan, yabancı hisse senetleri fonu kurmuş. TAKASBANK’ın verilerine göre bireysel emeklilik sistemindeki hisse senedi yatırımları BES’teki birikimlerin yüzde 12-13’si civarında. Bu oram artırmak için geçtiğimiz aylarda standart fonlar, OKS standart fonlar ve devlet katkısı fonlarına asgari yüzde 10 hisse senedi alınma zorunluluğu getirildi.

ZEYNEP CANDAN AKTAŞ



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu