Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Haziran Ayında Piyasalar

Mayısın ikinci yarısı ve haziran ayında gündemimizde cumhurbaşkanlığı seçim süreci, TCMB’nin faiz indirimi ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) atacağı adımlar ön planda olacak. Bu üç konu haziran ayında netleşecek…

haziran piyasalarGEÇEN hafta hepimiz için oldukça zor bir haftaydı. Soma kömür madeninde yaşanan facia, bütün milletimizi etkilediği gibi bizleri de derinden sarstı. Vefat eden bütün vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, geride kalan gözü yaşlı ailelerine sabır, yaralılarımıza ise acil şifalar diliyoruz. Henüz ulaşılamamış olan vatandaşlarımıza da sağ salim ulaşılmasını umut etmeye devam ediyor, milletimize de baş sağlığı diliyoruz. Bu facianın ardından millet olarak duyulan hassasiyet ve yaşanan faciayı birlikte göğüsleme isteği, milletimizin büyüklüğünü bir kez daha gösterdi. İnşallah Soma’daki faciaya karşı gösterilen bu ilgi saman alevi gibi kalmaz ve kamuoyunun ilerleyen günlerde de göstermeye devam edeceği bu hassasiyet, yetkilileri harekete geçirmeye, gerekli tedbirlerin alınmasına ve yeni kazaların önüne geçilmesine vesile olur.

Böyle bir ortamda piyasaları konuşmak çok kolay olmasa da hayat geride kalanlar için buruk bir şekilde devam ediyor. Biz de bu burukluk içinde malum gündemimize dönme durumundayız.

ECB, TCMB VE CUMHURBAŞKANLIĞI

Mayıs ve haziran aylarında gündemimizde cumhurbaşkanlığı seçim süreci, TCMB’nin faiz indirimi ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) atacağı adımların ön planda olacağını biliyorduk. Bizim görüşümüz her üç konudaki sürecin de ancak haziran ayında netleşeceği yönündeydi. Mayıs ayı ECB’nin ileride atacağı adımlar hakkmdaki belirsizliklerin giderildiği bir ay oldu.

Ancak karar alma süreci haziran ayma bırakıldı.

İçeride ise bu süreçte faiz indirimi beklentisi zirve yapan enflasyon rakamlarına rağmen çok daha belirgin bir şekilde dile getirilmeye başlandı.

TCMB’nin açıklamaları da hemen olmasa bile yaz aylarının faizlerde indirime gebe olduğunu gösteriyor. 22 Mayıs’taki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faiz indirimi olmasa da sonraki aylara yönelik güçlü beklenti oluşturulabileceği algısı güçlendi.

Cumhurbaşkanlığı seçim süreci ise haziranın ikinci yarısına kadar belirsizliğini korumaya devam edecek gibi görünüyor.

ECB İÇİN KRİTİK TARİHLER

Son aylardaki açıklamalarda sürekli adım atmaya hazır olduklarını ifade eden ancak zaman ve strateji konusunda renk vermeyen ECB, bu tutumunu değiştirdi. 8 Mayıs’taki toplantının ardından yapılan basın toplantısında Başkan Draghi ilk defa tarih vererek net ifadeler kullandı. Draghi’nin açıklamalarında ön plana çıkan başlıklar ise şunlardı:

• Faiz oranlarının uzun süre, bu ya da daha düşük seviyede kalmasını bekliyoruz.

• ECB Yönetim Kurulu alışılmadık önlemlerin kullanılması konusunda oybirliği ile hemfikir.

• Döviz kurlarındaki hareketleri yakından izlemeye devam edeceğiz.

• Yapılan görüşme haziran ayındaki ECB toplantısına bir hazırlık gibiydi.

• Politikalarda yeni adımlar atmadan önce haziran ayındaki verileri ve projeksiyonları görmek istiyoruz.

Bu açıklamalardan ECB’nin genişlemeci adım atma konusunda artık daha kararlı olduğunu görüyoruz. 5 Haziran ve 3 Temmuz toplantıları kritik olacak. Haziran ayında planlar netleşebilir, 3 Temmuz’daki toplantıda da aksiyon gelebilir. Başka bir seçenek de haziranda faizlerde indirim yapılması, diğer aksiyonlar için temmuz ayının beklenmesi; bu da oldukça yüksek bir olasılık olarak duruyor.

Euro/dolar paritesinin Draghi’nin bu açıklamaları sonrasında yeni bir trende girdiğini düşünüyoruz. Drahgi, haziran ayında beklenen genişlemeci hamlelerin geleceği mesajını net bir şekilde verdi. Bu adımların ne olduğuna baktığımızda ise öncelikle faiz indiriminin planda olduğu, ardından da ‘alışılmadık önlemler’ olarak ifade edilen uygulamalardan bahsedildiği görülüyor. Bu adımlar netleşene kadar piyasadaki beklenti euro’nun güçlenmesini engelleyecek. Ancak bu durum, euro/dolar paritesi soluksuz düşecek şeklinde yorumlanmamalı. Kastettiğimiz şey pari-tede zaman zaman yükselişler olabilir ancak genel olarak trendin aşağı yönlü olacağı. Bu nedenle de haziran ayında ECB’nin bu politikaları görülene kadar paritedeki olası yükselişlerin satış fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde.

Buna karşın ECB’nin oluşturduğu bu beklentiye karşın atacağı adımların sınırlı kalması başka bir ifadeyle dağın fare doğurması, euro bölgesi ülkeleri başta olmak üzere piyasalarda çok sert bir yıkım yaşatabilir. Düşük ihtimal tersek de, ECB’nin bu konuda sabıkaları olduğunu da unutmamak gerekiyor.

ECB KARARLARI TÜRKİYE’YE NASIL YANSIR?

ECB’nin genişlemeci bir politika izlemesi, enflasyonun hedef olan yüzde 2 civarına taşınabilmesi, büyümenin hızlandırılabilmesi, euro bölgesi ülkeleri kadar mal tedariki yapılan çevre ülkeler için de olumlu olacak.

Bu sürecin başlaması, bölge ile ticaret hacmi yüksek olan Türkiye’nin diğer gelişmekte olan ülkelerden pozitif ayrışması için neden oluşturabilir. Bu durum TCMB’nin de faiz indirimi konusunda elini rahatlatacak. Bu nedenle ECB’nin atacağı adımlar, Türkiye için pozitif etki olarak takip edilmeli. Geciken ya da yeterli görülmeyen hamleler ise Türkiye’yi daha fazla negatif etkileyebilir.

TCMB VE FAİZLER

TCMB Başkam Erdem Başçı’nın nisan ayı sonundaki ifadelerinden finansal sıkılığı bir miktar azaltmayı düşündüğünü, bu görüş doğrultusunda da bundan sonraki adımların faizlerde ölçülü ve kademeli indirimler seklinde olmasının planlandığını anlıyoruz. Bu açıklama, piyasada “faiz indirimi mayısta gelebilir mi?” beklentisi oluşturmuştu. Aybaşında açıklanan enflasyon rakamları ise faiz indirimi için erken olabileceğini işaret etti.

Nisan ayında zaten yüksekiolan beklentileri dahi aşan bir enflasyonun ardından, zirvenin beklendiği mayıs ayı rakamları ve hatta sonrasındaki düşüş eğilimi görülmeden yapılacak bir indirimin, piyasada siyasi olarak yorumlanacağını düşünüyoruz. Bu durumun erken olarak yorumlanacağını ve güven sorununu akla getireceğini de… Bunun yanı sıra ECB’nin aksiyonlarının da haziran ayında netleşecek olması nedeniyle buranın beklenmesi de daha doğru gibi görünüyor. Bütün bu nedenlerle TCMB’nin önümüzdeki birkaç aylık süreçte öncelikle haziran sonrası enflasyonun düşeceği beklentisini kuvvetlendirecek söylemler ve eylemler üzerinde durması gerektiğini düşünüyoruz.

Beklenti yeterince kuvvetlenmeden erken atılacak bir adım orta vadeli beklentilerin de bozulmasına neden olabilir. Bu nedenle biz mayıs ayı toplantısında politika faizinde indirim olasılığını düşük görüyoruz. Ancak haziran ve sonrasındaki birkaç aylık vadede faizlerde geçici ve ölçülü (maksimum 100 baz puanı bulacak) bir indirim süreci başlayabilir.

BORSALARDAKİ YÜKSELİŞ DEVAM EDER Mİ?

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin büyük çoğunluğu açısından geçen bir iki aylık süreç oldukça verimli geçti. ABD’de ve euro bölgesinin lokomotifi Almanya’da hisse senedi endeksleri yeni tarihi zirvelere ulaşırken, gelişmekte olan ülkelerin büyük bir çoğunluğu da bu süreci sert yükselişlerle tamamladı. Borsa İstanbul (BIST) 100 endeksinde mart ayında başlayan yükselişle yakalanan primler TL bazında yüzde 25’e, dolar bazında ise yüzde 35’e çıktı. BIST’te yükseliş isteği son iki iş günündeki düşüşe karşın devam ediyor olsa da önceki haftanın ikinci yarısı da dahil olmak üzere bu süreçte gün içinde gelen satışlar daha da belirginleşmeye başladı. Bu nedenle artık daha temkinli olunması gerektiğim düşünüyoruz.

Biz endekste iyimserlik yaratacak birçok etkenin fiyatlara girdi ğini bu nedenle de yeni bir itici güç oluşturacak bir beklenti doğmadığı sürece yukarıdaki marjın daraldığını düşünüyoruz. Bu nedenle de bu dönemde portföylerdeki hisse senedi miktarlarının azaltılması gerektiği kanaatindeyiz.

HAZİRAN AYI GÜNDEMİ

Cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda nisan sonunda ifade ettiğimiz şu görüşlerimizi aynen koruyoruz: “AK Parti’nin benzer konularda daha önceki stratejilerini incelediğimizde adayı erken açıklama gibi bir tutumu olmadığını görüyoruz. Bu nedenle tartışmalar cumhurbaşkanlığı adaylık başvurusu için son tarih olan 28 Haziran 2014’e kadar devam edecek gibi duruyor. Seçimlerde ise ilk oylama 10 Ağustos, seçimin ikinci oylamaya kalması durumunda ise ikinci oylama 24 Ağustos 2014’te yapılacak.” Son günlerde unutulan bu süreç, haziran ayının özellikle ikinci haftasından sonra yeniden ana gündemimiz olmaya başlayacak. Piyasaların AK Parti’nin açıklayacağı adaya mutlaka reaksiyon vereceğini düşünüyoruz. Hatta cumhurbaşkanlığı seçim süreci, seçimlerin sonuçlanması ile değil, AK Parti’nin adayını açıklaması ile büyük oranda fiyatlan-mış olacak. Bu nedenle ve bilginin herkese aynı anda ulaşmayacağı da göz önünde bulundurulacak olursa, önümüzdeki dönemde sebebi sonradan belli olacak hareketler silsilesi yaşayabiliriz.

DÖVİZ VE ALTINDA BEKLENTİLER

Döviz tarafında ise son ECB toplantısı sonrası ibrenin yeniden dolara döndüğünü düşünüyoruz. Çünkü ABD’deki ekonomik toparlanmaya karşın bunun sürdürülebilir bir duruma getirilmesi için FED’in tahvil alımlarım durdursa bile ekonomiyi desteklemeye devam edeceği görüldü.

ECB ise euro bölgesindeki deflasyon riskine karşın geçen hafta ilk defa tarih vererek önlem alınacağını açıkladı. Haziran ayıyla birlikte ECB’nin yeni genişleyici politikalara başlayacağı mesajı net bir şekilde verildi. Bu tabloda trendin euro’dan dolar lehine döndüğünü düşünüyoruz. İçeride ise TL’nin değerlenme süreci, başta dış ticaret ve cari açık olmak üzere makro dengeler açısından yeniden sıkıntı yaratabilir. İlerleyen dönemde TCMB’nin politikalarında da TL’nin değerlenme sürecini engelleyecek adımlar görebiliriz. Bu nedenle portföylerde bir miktar dolar bulundurması faydalı olabilir.

Altın ise kısa vadede teknik dinamikler kaynaklı sert bir hareket hazırlığında olduğu izlenimi veriyor. Hareketin 1.280-1.300 dolar aralığındaki sıkışması sonlanmadan bir şey söylemek zor. Ancak kırılma aşağı yönlü olursa 1.200 dolara yakın seviyeler altında orta ve uzun vadeli alım için fırsat oluşturacak. Takip etmek faydalı olabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu