Salı , Ekim 17 2017
Anasayfa / İş Fikirleri / Futbol ve Basketbol Okulu Açmak Kazançlı İşler Arasında

Futbol ve Basketbol Okulu Açmak Kazançlı İşler Arasında



Türkiye, Avrupa’nın gözde spor pazarlarından biri haline geldi. Ünlü futbol ve basketbol kulüpleri birbiri ardına spor akademileri açıyor. Amaç hem para kazanmak hem de genç yetenekleri keşfetmek…

Futbol Akademisi Açmak

MESSI, Ronaldo, Neymar ve Pepe gibi yıldız bir sporcu olmak pek çok erkek çocuğun hayalidir. Futbol meraklıları Avrupa maçlarında tabiri caizse gözlerini kırpmadan bu sporcuların yapacağı atakları ve taktikleri izler. Çocuklar ise, futbol oynarken onların hareketlerini taklit etmeye çalışır. Apartman aralarındaki küçük alanlarda yapılan kıyasıya mücadelelerden “Ve Messi geliyor, geliyor… Vuruyor ve goool..sesleri yükselir. Bazısı işi arkadaş arası ‘karşılaşmaların ötesine götürür ve “Ben de bir gün onlar gibi olacağım’ diyerek futbol kulüplerine kaydolup, orada ter döker. Günümüzde bu türden hayallerin peşinde koşturmak mümkün. Futbol kulüplerinin spor okulları, çocuklar ve gençlerin önüne “hayallerinin peşinden gitme” fırsatı sunuyor. Türkiye’de de yeteneğini göstermek isteyen gençlere Avrupa kulüplerinin akademileri, dünyanın yıldız sporcusu olma şansının kapılarını aralıyor.

AVRUPALI’NIN GÖZÜ TÜRKİYE’DE

Türkiye’de son dönemde Avrupa’nın yıldız kulüplerini görür olduk. Arsenal’den Brazilian Soccer Schools’a, Panathinaikos’tan, CSKA Moskova’ya kadar birçok Avrupa kulübü Türkiye’de futbol okulu şubelerini açmış durumda. Talebin fazla olması, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerin dışındaki illerde de akademilerin açılmasına sebep oluyor. Özellikle doğu illerinde talebin yüksek olduğu görülüyor.

Yabancı spor kulüplerinin Türkiye’de şube açmalarının en önemli iki nedeni var; öncelikle Türkiye’deki genç nüfus, İkincisi ise, burada keşfettikleri yetenekleri kendi kulüplerine taşımak. Avrupa takımlarının sistemi ve müfredatıyla çalışması, çocukların yeteneklerini daha kolay ortaya çıkarmasını sağlıyor. Her yıl kulüplerin aralarında yapmış olduğu turnuva ve seçmeler sayesinde kendini gösteren yetenekler altyapılara seçiliyor. A takımlarla altyapıların aynı müfredatta olması, bu spor okullarının en büyük avantajı.

342 FUTBOL OKULU VAR

Basketbol ve futbol gibi branşlarda spora başlama yaşı 5 ila 8 yaş arasında değişiyor. Avrupa takımlarının uygulamış olduğu sistemlerde eğitim görülürse, genç bir yeteneğin kulübün A takımında 16 ila 18 yaşları arasında oynama şansı bulunuyor. Türkiye’de ise bu durum biraz farklı. Akademi ve futbol okullarının kurucuları, Türkiye’deki en büyük sorunun sistemli müfredatın olmayışı ve devam sorunu olduğunu söylüyorlar. Avrupalı gençler haftanın her günü belirli saatlerde antrenman yaparken, Türkiye’de genellikle haftanın iki günü eğitim yapılabiliyor. Bu tür bir çalışma sonucunda gençler yetenekli bile olsalar keşfedilmeleri pek kolay olmuyor.

Türkiye’de bu yıl itibariyle toplam 342 tane futbol okulu bulunuyor. Yenileri de açılmaya devam ediyor. Ülke-1 mizde 0-14 yaş aralığında 20 milyona yakın çocuk bulunuyor. Bu çocukların yalnızca 29 bin 500’ü futbol okullarına kayıtlı. Uluslararası arenada az sayıda Türk futbolcunun top koşturuyor olmasının nedenlerini bu rakamlardan okumak mümkün. Yeni açılan futbol okulları ve bu ..rTu’urtvJ okullarda öğretilen Avrupa futbol müfredatı gelecekte bu durumun değişmesine neden olabilir. Avrupalı kulüpler de büyük olasılıkla böyle düşünüyor olmalı- 1ar ki, Bartın’dan Erzurum’a kadar çok sayıda şube açma yoluna gidiyorlar.

Türkiye’de faaliyet gösteren önde gelen yabancı futbol okullarını derledik…

ARSENAL SOCCER SCHOOL TÜRKİYE
Hem futbol oyna hem de kendini geliştir

Yeni yıldızların yetiştirilmesi için düğmeye basan Türk şirketi Futbol Union tarafından getirilen Arsenal Soccer School Türkiye, 10 Ağustos 2016 tarihinde faaliyetlerine başladı. Kulübün dünyada toplam 25 ülkede akademisi bulunurken, Türkiye’de İstanbul Ümraniye ve Maslak olmak üzere iki akademide eğitim veriyor.

Şu anda 340 öğrencisi bulunan akademinin hedefi bu rakamı bine çıkarmak. 2016-2017 döneminde 600-700 öğrencinin eğitim alması hedefleniyor. Franchising taleplerinin çok olmasına rağmen, bu sistemle hareket etmeyen akademinin hedefi, oluşturdukları model doğrultusunda, kendi seçtikleri illerde olmak. “Amacımız Türk futbolunun altyapılarında bir model oluşturmak” diyen Arsenal Soccer School Türkiye Kurucusu Nihat Uğurlu, Türk futbolunun eksiklerini gördükten sonra böyle bir okula ihtiyaç duyduklarım belirtiyor.

Akademi, Amerikan Life Dil Okulları ile anlaşarak çocukların daha iyi bir futbol eğitimi görmesi için tüm dersleri ve komutları İngilizce olarak öğretiyor. Bunun için özel bir müfredat hazırlayan okul, İngilizce olarak futbol sözlüğü bile geliştirmiş. Spor camiasında tanman Uzman Doktor Aydın Duygu ile çalışarak çocuklara beslenme disiplinini ve antrenmandan önce ve sonra nelere dikkat edilmesi gerektiğini öğretiyor.

Akdemide eğitimler altı aylık dönemlerle iki ayrı periyottan oluşuyor. Hafta içi ve hafta sonu seçenekli eğitimler haftada iki gün ikişer saatten oluşuyor. İstenirse gün sayısı haftada dörde de çıkabiliyor. İngilizce programlarının da dahil olduğu eğitimlerde, farklı paket seçenekleri uygulanıyor. İngilizce dahil altı ay boyunca hafta sonu verilen eğitimin fiyatı 3.420 TL olurken, İngilizce eğitimi olmadan altı ay boyunca hafta içi verilen eğitimin fiyatı ise 3 bin TL. Haftada dört günlük eğitim istenirse fiyatı, altı ay İngilizce dahil 6.420 TL. Nakit alınması halinde 200 TL’lik indirim seçeneği bulunuyor.

ARSENAL ALTYAPISIYLA AYNI

Akademi eğitimler sırasında, spor psikoloji uzmanı, spor pedagogu, jimnastik antrenörü, milli atlet, UEFA Pro ve UEFA A lisansına sahip teknik direktörlerle çalışıyor. Spor eğitiminin yanı sıra kişisel gelişim, saha içerisinde özgüven, öfke kontrolü, hakemlerle diyalog, sahada nefes kontrolü, esneklik gibi eğitimler de uzman kontrolünde veriliyor. “Türkiye’de yapılan en büyük yanlış A takımları ile altyapı takımlarının programlarının aynı olmaması” diyen Uğurlu, sistemdeki sorunları şu sözlerle açıklıyor:

“Altyapıda oynayan bir çocuk, A takımına çıktığı zaman, o takımın sistemini bilmezse çok büyük adaptasyon sorunu çeker ve takımdan elenir. Türkiye’de yaşanan en büyük sorunun bu olduğunu düşünüyoruz. Akademi olarak bu konuya çok önem veriyoruz. Arsenal altyapısının tüm dünyadaki akademilerde olduğu gibi, Türkiye’de de birebir uygulayarak eğitim veriyoruz. Bu müfredat programı da bize Arsenal tarafından gönderiliyor ve bu programın dışına çıkmıyoruz.”

Arsenal kulübünün her yıl Londra’da gerçekleştirdiği ve 25 ülkede bulunan akademilerinin katılım sağladığı turnuvada, futbol yeteneklerini sergileyen çocuklar, altyapıya girmek için kendilerini gösterme şansı buluyor. 2016’daki turnuvada ABD’li ve Bahreynli çocukların kulübün altyapı takımına seçilerek profesyonel olma yolunda ilerleme kaydettiğini belirten Uğurlu, Türkiye’deki akademilerde de çok yetenekli çocukların olduğunu ve kulübün altyapısına geçme imkanları bulunduğunu vurguluyor.

Panathinaikos Basketball ACADEMY TURKEY
Yunanlılar Türk gençlerin peşinde

Yunanistan’ın köklü basketbol takımlarından Panathinaikos, iki yıl süren hazırlıkların ardından Haziran

ayında açtığı Panathinaikos Basketball Academy Turkey ile pazara hızlı bir giriş yaptı. Kulübün Türkiye ile yaptığı anlaşma süresi 10 yıl. Yunanistan’ da genç nüfusun az olması nedeniyle Türkiye’deki gençleri akademisine çekmeye çalışan kulüp, geleceğini garanti altına almak için dünyanın çeşitli ülkelerinde akademiler açıyor. Akademide basketbola başlama yaşı 6-8 arasında değişirken, Türkiye’deki öğrenci sayısı 250-300 civarında. ABD, Ingiltere, Ispanya, Sırbistan ve Romanya’dan sonra Türkiye’de de akademi açan kulübün tüm sistemi, Yunanistan’da uygulanan sistemle birebir.

Kulübün Türkiye’de toplam beş akademisi var. ilk şubesini İstanbul Koşuyolu’nda açan kulüp, Lüleburgaz, Beşiktaş, Antalya ve Bartın’da aktif olarak eğitim veriyor. Bu arada Ankara, Erzurum, İzmir, Manisa, Burdur’da da Eylül ve Ekim aylarında akademilerin açılması için çalışmalar yürütülüyor.

Panathinaikos Basketball Academy Turkey’in Direktörü Önder Çetin, akademiler açılırken dikkat ettikleri noktaları şu sözlerle özetliyor: “Türkiye’ye geldikten sonra 43’e yakın başvuru oldu. Biz bunlardan beş tanesine

Panathinaikos isim hakkını verdik. Antrenman yapılacak salonun kulübün şartlarına uygun olması, işletecek kişinin, genç, dinamik ve idealist olması bizler için çok önemli. Daha çok basketbol hocalarının talep gösterdiği akademileri açarken, çok titiz davranıyoruz. Bizim elememizden geçen adayları incelenmesi için Panathinaikos’a gönderiyoruz; onlar da inceledikten sonra bu akademileri açıyoruz. Akademileri açacak kişilerden, antrenör kadrosunu ve hangi isimlerle çalışacaklarını, spor salonlarının sözleşmelerini ve kişilerin özgeçmişlerini istiyoruz. Türkiye’deki en büyük sorunlardan biri spor salonlarının masraflarının yüksek olması. Aylık 6 binden 10-15 bin TL’ye kadar çıkan kiralan bulunuyor. Bu nedenle akademi sayısı sınırlı kalıyor”



EĞİTİM YUNANİSTAN’DA

Panatbjnaikos Kulübü’nün en büyük hedefi, Türkiye’de bulunan genç potansiyeli değerlendirip, takımın altyapılarında oynatmak ve daha sonra A takıma yükseltmek. Türkiye’de basketbolün, yanlış çalışılan sistemden kaynaklı olarak genç ve yetenekli çocuklara fazla şans verilmediğini ve ileri boyuta taşınamadığını söyleyen Çetin, Türk çocuklarının çok yetenekli olduğuna vurgu yapıyor. Panathinaikos kulübü, Türkiye’de bulunan akademileri için iki baş direktör görevlendirerek, eğitimlerin müfredatını ve salonların kontrolünü denetliyor.

Öğrencilerin yanı sıra antrenörler de kulübün sistemine göre eğitim görüyor. Akademinin çocuklara, eğitmenlere, velilere sunduğu ‘Basket Pad’ adında özel bir yazılım sistemi bulunuyor. Kulüp tarafından hazırlanan bu yazılım, öğrenciyi değerlendiriyor ve altyapıya girme potansiyelini ölçüyor. Eğitmenlerin her ay ölçümlenen test değerlerini ve gelişimlerini sisteme girmesiyle, öğrenciler yakından takip edilebiliyor. Belirli periyotlarla sistem taranarak en iyi öğrenciler seçiliyor. Seçilen bu çocuklar ailelerinin izni ile Yunanistan’a götürülerek Panathinaikos kulübünün antrenmanlarına katılıyor. Eğer orada yeterli performansı gösterirlerse, eğitimlerine ve spor hayatlarına Yunanistan’da devam edebiliyorlar. Akademide eğitimler altı aylık dönemlerle iki periyottan oluşuyor. Haftada iki gün 1 saat 15 dakika süren antrenmanların fiyatları Eylül ayı sonuna kadar 280 TL, Ekim ayı itibari ile ise fiyatları aylık 320 TL olacak.

BRAZIUAN SOCCER SCHOOLS TÜRKİYE
İşin sırrı salon

Brazilian Soccer Schools Türkiye, 1996 yılında Ingiltere’de kurulmuş; Türkiye’de ise ilk kez 2012 yılında hizmet vermeye başlamış. 5 ila 16 yaş arası çocuklara futbol eğitimi veren akademinin merkezi

İstanbul Göztepe’de. İstanbul Ataşehir’de de bir yıla yakın süredir franchising şubesinde çalışmalarım sürdüren akademinin ilk hedefi İstanbul Avrupa Yakası’nda şube açmak.

“Önce iyi insan, sonra iyi futbolcu” sloganıyla ilerleyen okul, franchising verirken futbolu ve çocukları seven, kendi işini yapmak isteyen ve futbolun içinde herhangi bir dal ile ilgilenen ’^şilerle ilerlemek istiyor. Franchising giriş bedelinin karşılığı olarak top, kıyafet, kitapçık, kırtasiye ve pazarlama materyallerinden oluşan paket sunan kurum, ayrıca antrenörlük ve franchise işletme eğitimlerini de ücrete dahil ediyor. Sonrasında belli bir dönem ücret talep etmeyen kurum, eğitimler başlayıp belli bir düzen kurulduktan sonra aylık olarak ödeme almaya başlıyor.

“Türkiye’de futbol yetiştiricilerinin bir içeriği bulunmuyor” diyen Brazilian Soccer Schools Türkiye kurucusu ve baş antrenörü Kayhan Bölükbaş, Brezilya’da çocukların futbola salonda başladıklarını ve bu sayede dünyanın en başarılı futbol ülkelerinden biri olduğunu vurguluyor. Ayrıca oynadıkları oyunda kullandıkları stil ve sistemin, Flamengo, Vasco da Gama, Botafogo, Sâo Paulo gibi kulüplerde kullanıldığım da belirtmeden geçmiyor.

HIZLI DÜŞÜN VE HIZLİ UYGULA

Futbol altyapısı konusunda doğruları yapmayı ve yeni nesil futbolcular yetiştirmeyi hedefleyen okul, Türk futbolcu kaynağının çok zengin olduğu kanaatinde. Bölükbaş, Brezilya’da oy-nananjutbolun tekniğini ve sistemini ise şu sözlerle özetliyor:

“Brezilya’da futbol, hızlı düşünme, hızlı hareket etme, çözüm üretme ve uygulama tekniğini içerir. Hızlı ve dinamik bir oyun olmasının yanı sıra, Futebol de Salâo (FDS) topu, yani, hızlı düşünmeyi ve çabuk oynamayı gerektiren oyun sayesinde özgüven kazanırlar. Bunlar sayesinde Brezilya futbol konusunda çok başarılı.”

Okulda, her bir çocuğun eğitim skalası, Skills Badge Scheme programı kullanılarak değerlendiriliyor. Bu kapsamlı derecelendirme sistemi, ana gelişim kategorileri boyunca her oyuncunun beceri düzeyini ölçerek, ilerleme kaydım tutuyor. Çocuklar, programın yedi seviyesinde yol almaya başladıklarında, başarılarını gösteren sertifika ve rozetlerle ödüllendiriliyor. Okulda verilen futbol eğitimi iki ayrı dönemden oluşuyor. Beş aylık periyotlar halinde verilen eğitim, haftada iki gün birer saat alındığında 400 TL, haftada üç gün ikişer saat alındığında ise 500 TL.

CSKAl MOSKOVA, TÜRKİYE ORGANİZASYONU
Rusların disiplini, Türklerin sevecenliği

CSKA Moskova Türkiye Organizasyonu, Haliç ve Boğaziçi Kamp Eğitim Spor Organizasyonları şirketi olarak 2015 yılında kulübün isim hakkını almış. Halen basketbol, mini basketbol, voleybol, ritmik jimnastik, temel jimnastik, aikido, zumba, ri-tim-sanat ve koordinasyon branşlarında faaliyet gösteriyor. Sadece İstanbul ilinde 18 spor salonuna sahip olan organizasyonun bünyesinde aktif olarak 1500 sporcu bulunuyor. Farklı branşlarda spor eğitimi alan çocukların yaşları 4-16 arasında değişiyor.

Geçmiş yıllarda yarışma formatmdan uzak olan okul, bu sene itibari ile profesyonel yarışma forma-tma girerek, sporcu yetiştirmeyi hedefliyor. Özellikle ritmik jimnastik branşında antrenörler Ruslar-dan temin edildiği için detaylı bir çalışma içerisinde hareket ettiklerini söyleyen CSKA Moskova Türkiye Organizasyonu Genel Koordinatörü Güven Öner, basketbol yatırımlarını ise bu sene oluşturduklarını söylüyor. Kulübün franchising sistemine geçişi geçen ay itibari ile başlamış. Şu anda 14’e yakın teklifin olduğunu söyleyen ve görüşmelerin devam ettiğini belirten Öner, franchising şartlarını şu sözlerle açıklıyor:

“Basketbol ve ritmik jimnastik branşları bizim ana dallarımız. Öncelikle isim hakkını alan franchise’larımız için Rusya’da kariyer sahibi bir antrenörle çalışma şartımız var. Salonların CSKA kulübünün prensiplerine uygun olması en önemli konulardan biri. Ritmik jimnastik branşından özellikle kadın çalıştırıcılar seçiyoruz. Kulüplerin kamp organizasyonlarına gelmesi için, CSKA ile ortak yapılan op-siyonlar sağlıyoruz. İstanbul içerisinde üç ayda bir yapılan büyük turnuvalar düzenleyerek bu turnuvalara sadece franchising’lerimize dışardan katılma hakkı veriyoruz.”

Kulübün isim hakkını almanın bedeli ise ritmik jimnastik için 24 bin TL+KDV, basketbol branşı için ise 22 bin TL+KDV.

Türkiye ile CSK Moskova arasındaki en büyük farkın çalıştırıcılar olduğunu söyleyen Öner, Olimpiyat sporcuları yetiştirmiş antrenörlerle çalıştıklarını belirtmeden geçmiyor ve Rus disiplini ile Türk sevecenliğini bir araya getirerek farklı bir eğitim sistemi kurmaya çalıştıklarının da altını çiziyor.

MANCHESTER UNITED FUTBOL OKULU
Yalanda Türkiye pazarında

Europ Organizasyon, 2012 Nisan’da Macaristan’ın Satoraljaujhely şehrinde faaliyetlerine başlamış, 2012-2014 yılları arasında ise Macaristan merkezli olarak Türkiye’den gruplara yurtdışı spor organizasyonları hizmeti sunmuş. 2014 yılında İzmir şehrinde ofis açarak Türkiye’de hizmetlerine devam eden firma, Avrupa ve dünyanın farklı bölgelerinde yapılan spor festivalleri, kültür festivalleri ve organizasyonları, uluslararası gençlik kampları, izci kampları, halk oyunları festivalleri gibi birçok projeyi Türkiye’deki gençler ve yetişkinlerle buluşturuyor.

Dünyaca ünlü takımların yaz futbol okullarına katılma şansım sunan ve her yıl yaz aylarında çeşitli kamplar düzenleyen Europ Organizasyon, geçmiş yıllarda düzenlemiş olduğu Manchester United Futbol Okulları kampları ile futbol ve İngilizceyi bir arada sunan programlar düzenliyordu. Bu yıl Manchester United kulübünün aldığı kararla yaz kampları ertelenmiş, 2018 yılma dair görüşmeler ise devam ediyormuş. Manchester United Futbol Okulları Kampları ve Europ Organizasyon Kurucusu Deniz Ayhan, “Önümüzdeki senelerde Manchester United’m Türkiye pazarında olmasını hedefliyoruz. Gelecek yıl için görüşmelerimiz devam ediyor. Okulun merkezini İzmir ve Antalya olarak düşünüyoruz. İzmir’den sonra İstanbul ve farklı şehirlerle büyüyebiliriz. İzmir’i istememizin en büyük nedeni, hem şirketin bu ilde olması, hem de talebin yüksekliği. İstanbul’da çok fazla spor okulu olduğundan dolayı İzmir’i merkez olarak düşünüyoruz” diyor.

Dr. Turhan GÜLDAŞ / Fenerbahçe Kongre Üyesi ve Kişisel Gelişim Uzmanı
Avrupa için Türkiye! ı adeta bir elmas madeni

Avrupa’nın genç nüfusu, Türkiye’ye göre oldukça düşük. Bu durum Avrupalı sporcuların sayısına da yansıyor. Türk gençlerinin yetenekli ve genç olmasının yanı sıra, özellikle futbol ve basketbola yatkınlıkları çok fazla. Avrupa için Türkiye adeta bir elmas madeni. Bu maden işlenmezse parlamaz, elmas haline gelmez. Yetenek disipline edildiği zaman sporda başarıya ulaşılır.

Türk spor sistemi ile Avrupa arasındaki fark işte burada ortaya çıkıyor. Sporcuları küçük yaşlardan itibaren hem fiziksel hem de mental açıdan hazırlamak gerekir. Futbol özelinde konuşmak gerekirse futbol sadece fizikle yapılmaz. Futbolcuları seçerken sadece fiziksel özellik ve yeteneklerine bakmamak gerekir. Sporcu mantığını taşıyabiliyor mu, strese karşı dirençli mi gibi sorularla mental gelişimi ve zeka düzeyi gibi faktörler öne çıkar. Bu nedenle Avrupa’da sporcular, küçük yaşlardan itibaren disiplin içerisinde planlı bir şekilde yetiştirilir. A takımlarının sistemlerine ve taktiklerine uygun olarak yetiştirilen çocuklar, kulüplerin altyapılarına geçince adaptasyon sorunu çekmezler.

Günümüz Türkiye’sinde Türk kulüplerinin altyapı çalışmaları oldukça yetersiz. Avrupa disiplininden uzak, gelişime zaman harcamayan, işin kolayına kaçan bir yapıda. Genç sporcular, Tamam, ben oldum’ deyip ilerisi için çalışma yapmıyor. Spor sistemimizi Avrupa’daki sisteme göre uyarlayabilirsek başarılı ve yetenekli Türk çocukları çoğalacaktır. Onların kafa yapısını, bizim vücudumuza enjekte etmek lazım. Türk vücudu ile Avrupa kafasını birleştirdiğimizde güzel bir sonuç elde edilebilir. Bugün, Almanya Milli Takımı’nda çok yetenekli Türk asıllı gençler var. Demek ki Almanya’da Türk çocukları bu sisteme alışabiliyor. Önümüzdeki süreçte de daha pek çok Avrupalı kulübün Türkiye’yi mercek altına alması mümkün. Bugünden başarılı meyveler toplarlarsa dünyanın gözü Türkiye’ye çevrilebilir.

AYŞEGÜL KÜÇÜKKURT




İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir