Perşembe , Temmuz 20 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Enflasyonda kur etkisi

Enflasyonda kur etkisi



Yaz rehavetiyle yüzde 7’nin altına gerileyen enflasyon, ağustosta döviz kuru şoku yaşadı. Yüksek kur, dış dengeye de yaramadı. Temmuzda dış açık arttı. Kur geçişkenliği fiyatlara yansıdı. Özellikle gıda dikkat çekti.

ÇIN ekonomisiyle ilgili büyüme endişelerinin dünya piyasalarına yansıması devam ediyor. Özellikle gelişen ülke piyasalarında yüksek volatilité dikkat çekiyor. ABD tarafında ise faiz belirsizliği devam ediyor. FED’in eylülde beklenen faiz artışını önümüzdeki süreçte ne zaman ve nasıl artıracağıyla ilgili beklentiler varlığını koruyor. Enerjide ithalata bağımlı ülkeler için düşen petrol fiyatları nefes almayı sağlarken, ihracatçı ülkeleri zora sokuyor. Petrol ile birlikte diğer emtiaların da ucuzlaması Türkiye ekonomisi için can simidi olarak görülebilir. Ancak dolar kurundaki artış ve TL’deki değer kaybı bunu büyük oranda alıp götürüyor. Nitekim ağustos ayında gerçekleşen enflasyon rakamı yaşanan kur şokunun etkilerini gösteriyor. Yaz rehaveti içindeki enflasyon ağustosta yeniden kıpırdarken çekirdek enflasyon da sürpriz artış yaptı. Ekonomide diğer olumsuz gelişme ise dış ticaret dengesinde yaşanıyor. Yüksek kurun aslında olumlu etkilemesi beklenirken ihracatta kan kaybı sürüyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Ağustos ayında ihracat yüzde 4.9 düştü. Yıllık ihracat ise 5.7 azalarak 147.9 milyar dolar oldu. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, dolar / euro paritesindeki ani düşüşün ihracatçılar için büyük sıkıntı yarattığını yeni tedbirler ve pazarlarla bu durumu aşacaklarını belirtiyor.

Enflasyonda kur etkisi

Yaz ayları boyunca düşüş trendindeki enflasyon ağustosta kötü sürpriz yaptı. Tüketici fiyatları ağustos ayında bir önceki aya göre piyasa beklentisinin üzerinde yüzde 0.40 arttı. Yıllık bazda ise yüzde 7.14’e yükseldi. Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1.31 oranında artan gıda ve alkolsüz içecekler aylık enflasyona 0.32 puan ile en yüksek artış yönlü katkıyı yapan grup oldu. Lokanta ve oteller grubu ise aylık bazda yüzde 2.05 yükselerek ağustosta en yüksek aylık artışı kaydetti. Ağustosta giyim ve ayakkabı grubu ile ulaştırma grubu fiyatları ise aylık bazda düşerek, enflasyona düşüş yönlü katkı yapan gruplar oldu. Gıda ve enerji gibi kontrol edilemeyen kalemleri içermeyen çekirdek enflasyon (I endeksi) ağustosta bir önceki aya göre yüzde 0.24 arttı. Yıllık bazda yüzde 7.66 seviyesine yükseldi.

DIŞ AÇIK BEKLENTİYİ AŞTI



TÜİK ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre, ihracat 2015 yılı Temmuz ayında, 2014 yılının aynı ayına göre yüzde 16.2 azalarak 11 milyar 181 milyon dolar, ithalat yüzde 8.7 azalarak 18 milyar 209 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylece dış ticaret açığı yüzde 6.5 artarak 7 milyar 28 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2014 Temmuz ayında yüzde 66.9 iken, 2015 Temmuz ayında yüzde 61.4’e düştü. Avrupa Birliği’nin ihracattaki payı 2014 Temmuz ayında yüzde 45 iken, 2015 Temmuz ayında yüzde 46.3 oldu. AB’ye yapılan ihracat, yüzde 13.8 azalarak 5 milyar 176 milyon dolar olarak gerçekleşti. Almanya’ya yapılan ihracat 2015 yılı Temmuz ayında 1 milyar 100 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla İngiltere, Irak ve ABD izledi.

“YUKARI YONLU BASKI ARTIYOR”

Ekonomist Haluk Bürümcekçi, enflasyonun geçen yıla göre yüksek gelme-sinde, özellikle işlenmemiş gıda fiyatlarındaki yükselişin etkili olduğunu belirtiyor. Kurlara hassas olan gruplardaki artışların da görünümü kötüleştirdiğine dikkat çekiyor. Bürümcekçi’ye göre, gıda fiyatlarının 2015 yılındaki seyri, Merkez Bankası’mn yılsonu tahmini açısından kritik önem taşımaya devam edecek.

Eylülden itibaren baz etkisi yıllık enflasyonun aleyhinde seyretmeye başladı. TL’deki ilave değer kaybı da yukarı yönlü baskıyı artırıyor. Son dönemde TL’de gözlenen istikrarsız görünümle ocak ortasından bu yana kur sepeti bazında yüzde 24 civarında değer kaybı olması, döviz kurunun bu yıl da tüketici fiyatlarına olumsuz etkide bulunmasına yol açıyor. Bürümcekçi, yüzde 8 olan yılsonu TÜFE tahmininin üzerinde risklerin yukarı yönde olduğunu savunuyor.

“KUR, PETROL ETKİSİNİ GÖTÜRÜYOR”

ING Bank Başekonomisti Muhammet Mercan ise, konjonktürel gelişmelerin de katkısıyla iki yıldan uzun bir sürenin ardından temmuzda enflasyonun yüzde 7’nin altına gerilediğini hatırlatıyor. Mercan’a göre, yıllık enflasyonda ağustosta gözlenen yükselişin görünüm üzerindeki baskıların sürdüğünü teyit ediyor. Enerji fiyatlarındaki düşüşün neden olduğu aşağı yönlü katkıya rağmen, özellikle TL’nin seyri ve gıda fiyatları önümüzdeki aylarda da enflasyon üzerinde belirleyici olacak.

Dış denge konusunda ise Muhammet Mercan, petrol fiyatlarındaki düşüş ve İÇ talepteki toparlanmanın ılımlı seyretmesiyle ithalatın daraldığını belirtilmesi Buna rağmen, Mercan’a göre, gerek euro’daki değer kaybı gerekse jeopolitik risklerin önemli pazarlarla olan ticarete yansımasıyla ihracatın zayıf seyretmesi sonucu dış ticaret açığındaki iyileşme bu yıl öngörülenden yavaş seyretti. Önümüzdeki dönemde, petrol fiyatlarındaki düşük seyir ve AB’de toparlanan ekonomik aktivite dış dengedeki iyileşmeye katkı sağlarken, Türkiye’nin ihracatı içerisinde önemli paya sahip petrol üreticisi ülkelerde yavaşlayan talep önemli bir risk faktörü olarak kalacak.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir