Perşembe , Ağustos 17 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / En İyi Getiriye Sahip Fonların Yöneticilerinden Yorumlar

En İyi Getiriye Sahip Fonların Yöneticilerinden Yorumlar



Türkiye para ve sermaye piyasaları dalgalı bir yılı geride bıraktı. Yıl içinde yüksek kayıpların ve kazançların olduğu süreçler yaşadık. Reel faiz getirisinin düştüğü, altının artık güvenli yatırım aracı olmaktan çıktığı bir ortamda, yatırımcı açısından parasını değerlendirmek bir yana, parasının değerini korumak bile büyük bir mesele haline geldi. işte bu nedenle artık yatırımcılann profesyonel yardım alması gerekliliği daha çok ortaya çıkıyor. Portföy yöneticilerinden ve portföy yönetim şirketlerinden daha fazla faydalanmak gerekiyor.

îşte bu süreçte biz de 2014 yılının fon türü bazında en iyi getiriye sahip fonlarını tespit ettik, ilgili fonların yöneticilerine başarılarının sırlarını, piyasa beklentilerini ve yatırımcılara tavsiyelerini sorduk. Haberimizde fon yöneticilerinin yorumlarını ve önerilerini detaylıca okuyacaksınız.

Ancak burada bir hatırlatma yapmak gerekiyor. Bugünlerde yatırım fonları dünyası için milat olarak kabul edilebilecek bir gelişme yaşanıyor. Bir türlü istenilen büyümeyi sağlayamayan yatırım fonlan şimdi tek bir platformda birleştiriliyor. Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu (TEFAS), 9 Ocak 2015 itibariyle devreye girdi. Böylece fonlar, hisse senedi gibi tek bir platform üzerinden alınıp satılabilecek. Konuyla ilgili gelişmeleri ve beklentileri, ilerleyen sayfalarımızda detaylıca bulacaksınız.

fon

GÜNDEM MADDELERİ

Yatınm fonlan açısından bu önemli gelişmeyi açıkladıktan sonra 2015 yılında piyasayı etkileyecek faktörlere bakıldığında, gelişmiş merkez bankalarına bağlı olarak likidite koşullarına, emtia fiyatlarına, makro göstergelere dikkat çekiliyor.

Petrol ve diğer emtia fiyatlarının cari açık ve enflasyon üzerindeki etkisini göreceğimiz 2015 için, TEB Portföy Fon Yöneticisi Alen Bebiroğlu, MB’nin FED tarafında gelecek riskleri de göz önüne alarak daha temkinli davranmasını bekliyor. TL’nin, cari açığı çok etkilemeyecek şekilde, reel olarak değer kazanacağı görüşünde olan Bebiroğlu, “Son iki yıldır yürürlüğe konulan makro ihtiyati tedbirlerin devam etmesini öngörüyo-aız. Emtia fiyatlarının üzerindeki baskının Çin, Rusya ve Avrupa ekonomilerindeki gelişmelere bağlı olarak devam edeceğini düşünüyoruz” diyor.

HİSSE FONLAR KAZANDIRDI

Fon türleri bazında getirilere bakıldığında, dalgalı bir 2014 yılı geçirmemize rağmen, fon piyasasının getiri açısından başanlı bir süreç yaşadığını söyleyebiliriz. Özellikle de hisse senedi fonları borsanın yıllık yüzde 26,4’lük yükseliş yaşadığı 2014’te yüksek performans sergilemeyi başardı.

5 milyon TL üstü büyüklüklerde hisse fon türleri arasında en yüksek getiriyi, endeks fonlar kategorisinde olan Iş Portföy’ün yönettiği Teknoloji Endeks Fonu yüzde 48,9 ile sağladı. Bunun yanında Kare Yatırım A Değişken ve Ata Yatırım A Değişken Fonlar da yüzde 43,1 ve yüzde 38,9 getiriyle öne çıktı. B tipi değişken kategorisinde olmasına rağmen yüzde 100 hisse taşıyan Ata B Tipi Değişken Fon da yüzde 40,7 getiriyle dikkat çekti.

5 milyon TL’nin üzerinde büyüklüğe sahip olmadığı için listemize koyamadığımız bazı fonlann da getiri açısından başarılı olduğunu söylemek gerekiyor. Altematifbank A Tipi Hisse Fon yüzde 40,1 ve Altematifbank A Tipi Değişken Fon yüzde 38 getiriyle başarılı bir yılı geride bıraktı. Yine Global A Tipi Çocuğumun Geleceği Hisse Fonu ve Gedik Yatınm A Tipi KOBt hisse fonu yüzde 34 üstü getiriyle hisse fonlar arasında öne çıktı.

BİST OLUMLU AYRIŞIR

Hisse fon yöneticileri, 2015 yılında da özellikle uzun vadeli düşünen yatırımcıları hisse yatırımı yapmaya davet ediyor. Çünkü özellikle yılın ilk yansı için hisse senedi piyasalannda beklentiler daha pozitif. Endeks için 95.000 üstü hedef değerlerin ortaya çıktığını görüyonız.

HSBC Türkiye Portföy Yönetimi Fon Müdürü Yiğit Onat, “Son dönemde global piyasalarda yaşanan gelişmelerin Türkiye ekonomisinin güçlü yönlerini 2015 yılında daha da ön plana çıkaracağını düşünmekteyiz” diyor.

B TİPİ FONLAR

10 milyon TL ve üstü büyüklüğe sahip tahvil-bono fonlara bakıldığında yüzde 15-16 seviyelerinde getiriler dikkat çekiyor. HSBC, Ata ve TEB’in fonla-n listenin ilk sıralarında yer alıyor. Bu büyüklüğün altında olan fonlar arasında da Burgan Yatırım B Tipi Uzun Vadeli Tahvil-Bono Fon yüzde 18,4 getirisiyle öne çıkıyor.

B tipi değişken fonlarda istenirse yüzde 100’e kadar hisse taşınabiliyor. Bu anlamda Ata Verim Odaklı B Tipi yüksek getiriye sahip. Yine 10 milyon TL büyüklüğün altındaki fonlardan da YKB B Tipi Bayilere Yönelik Değişken Özel Fon da yüzde 35,4 getiriye sahip bulunuyor.

ÖST’LERE İLGİ ARTIYOR

Özel Sektör Tahvilleri (ÖST) yüzde 10-12,7 arasındaki getirileriyle listede kendilerine yer buldular. Son 4-5 yılda artan bir ivmeyle yatırımcıların radanna giren ÖST’lerin son birkaç yılda reel faizin negatifte seyretmesiyle önü daha da açıldı. Fonlara bakıldığında burada 10 milyon TL üstü büyüklüklerde Akbank’ın fonu öne çıkarken, bu büyüklüğün altında olan Alternatifbank’ın ÖST fonu yüzde 13,8 getirisiyle dikkat çekti.

ÖST pazarının, tüm finansal varlıklar gibi belirli riskler içermekle birlikte hızlı büyüme sağladığını söyleyen Ak Portföy İş Geliştirme ve Pazarlama Bölüm Başkanı Ali Emrah Ustacı, dolaşımdaki ÖST tutarının 20l4’te yüzde 21 artarak 46 milyar TL’ye çıktığını belirtiyor. Ustacı, “İhraçlar içerisinde bankacılık sektörü başta olmak üzere finansal kesim en yüksek paya sahip. Ancak, bu oranın zamanla azalarak re-el sektörün payının görece arttığım gözlemliyoruz” diyor.

ALTIN-EUROBOND FONLAR

Altın fonlar, 2014’te yüzde 6,5 civarında getiriler sundu. Bu fonlarda getiriyi iki faktör belirliyor. Birincisi altının uluslararası piyasalardaki dolar/ons olarak getirisi, İkincisi ise doların TL karşısındaki değeri. 2013 yılında yüzde 28 civarında bir düşüş yaşayan altın için, 2014 yılı da pek parlak geçmedi. 2014 yılı boyunca 1.140-1.380 dolar arası dalgalanan altın fiyatı, yılı yaklaşık yüzde 2’lik düşüşle 1.183 dolar civarında tamamladı. Dolayısıyla altın fonlarının 2014 getirisi, doların TL karşısında kazandığı değer ile altında küçük sayılabilecek kaybın netleşmesi sonucu ortaya çıktı.

Eurobond fonlar da 2014’te yüksek getirileriyle yatınmcısının yüzünü güldürmeyi başardı. Kurdaki yükselişler bu fonların getirilerini destekledi.

Piyasalarda 2015 yılı içerisinde doların değer artışına yönelik bir beklenti var. Nominal olarak faiz hadleri farkı nedeniyle döviz kuru üzerindeki riskler yukarı yönlü. Ancak reel anlamda TL’nin dolar karşısında değerinin, FED’in çıkış stratejisi uygulamaya başlarken (tahminen haziran ayında) ortaya koyacağı söyleme bağlı gelişmesi bekleniyor.

Iş Portföy Kıdemli Portföy Yöneticisi Caner Özhan, emtia fiyatlarının düştüğü bir ortamda, TCMB’nin sıkı para politikasını sürdürmesi durumunda, Türkiye’nin para birimi bakımından en azından benzer gruptaki ülkelere göre negatif yönde ayrışmasını bekliyor.

AHMET KARAAHMETOĞLU KARE YATIRIM HAZİNE VE SATIŞ MÜDÜRÜ
“Uzun vadede hisse kesinlikle olmalı”

NASIL BAŞARILI OLDU?

Kare Yatırım A tipi değişken fon (KYA) sadece 2014’te değil, son üç yılda yüzde 120,15 getiri ile A tipi fonlar arasında birinci sırada. Fonumuzun temel hedefi, yüzde 100 civarında hisse pozisyonu taşıyarak endeksin en az yüzde 5 üzerinde getiri sağlamak. Kuruluşundan bu yana geçen altı yılda bu hedefi tutturdu. KYA fonu “piyasa zamanlaması” yapmaz, yani borsanın ne zaman inip çıkacağı konusunda risk almaz.

2015TE NE OLUR?

2015 yılı hem Türkiye’de hem de dünyada piyasaların dalgalı seyretme ihtimali yüksek olan bir yıl. En önemli küresel trendler; ABD ekonomisindeki büyüme, doların güçlenmesi, petrol fiyatlarındaki düşüş ve jeopolitik riskler. Ülkeler arasında ciddi bir ayrışma var. Ama bu ayrışma eskisi gibi “gelişmiş” ve “gelişmekte olan” ülkeler arasında değil. Makroekonomik istikran yakalamış ve kaliteli insan kaynağına yatırım yapan ülkeler, diğerleriyle arayı açıyor. Türkiye’de ise en önemli olaylar genel seçimler, siyasi gerginlik ve düşen enerji maliyetleri.

NE TAVSİYE EDİYOR?

Borsada kısa vadede bir hedef fiyat veya yön tahmini yapmıyoruz. Ancak reel faizin sıfıra yakın seyrettiği bir ortamda, uzun vadede hisse, tahvil ve mevduat gibi sabit getirili enstrümanlara göre daha iyi performans gösterir. Özellikle emeklilik tasarrufları gibi uzun vadeli yatırımlarda bu yapısal durum göz önüne alınmalı. Uzun vade için hisse yatırımlarını öneriyoruz.

ALEN BEBİROĞLU TEB PORTFÖY FON YÖNETİCİSİ
“Uzun dönemli getiriye odaklanın”

NASIL BAŞARILI OLDU?

Genel olarak bütün gelişmekte olan piyasalarda volatilitenin yüksek olduğu bir yılı geride bıraktık. Tahvil, bono ve hisse senedi piyasalarına yatırım yapan Karma Fon’un performansına 2014 yılında fonun taşıdığı her iki varlık sınıfının da olumlu katkısı oldu. Hisse performansımıza 2013 sonunda belirlediğimiz inşaat teması çerçevesinde taşıdığımız çimento, çelik ve cam hisselerinin bize olan katkısı yadsınamaz. Ayrıca fon limitleri dahilinde taşıdığımız yüksek getirili ÖST de fonun getirisini olumlu yönde etkiledi.

2015’TE NE OLUR?

Gelişmekte olan piyasaları zor bir yıl bekliyor. Türkiye’nin net emtia ithalatçısı olması nedeniyle kendini farklılaştırmasını bekliyoruz. Hisse tarafında Türkiye piyasasının diğer gelişmekte olan ülkelere göre doğru fiyatlanmadığını ve 2014 yılında yaşadığımız ayrışmanın 2015’te de devam edeceğini tahmin ediyoruz.

NE TAVSİYE EDİYOR?

Hisse yatırımı yapmak isteyenlerin, hisse almanın bir şirketle ortaklık ilişkisi yarattığını unutmamaları gerektiğini düşünüyorum. Bu noktada ortağı oldukları şirketi ve yönetiminin stratejisini iyi anlamlarını ve uzun dönemli getiriye odaklanmalarını tavsiye ediyoruz. Hisse senedi yatırımı zaman ve bilgi gerektirir. Potansiyel yatırımcıya bu kaynakları ayıramıyor ise bu işi profesyoneller aracılığıyla yapmasını ve hisse çeşitlendirmesi yapan yatırım fonları aracılığıyla hisse yatırımı yapmasını tavsiye ediyoruz.

YİĞİT ONAT
HSBC TÜRKİYE PORTFÖY YÖNETİMİ FON MÜDÜRÜ
“Hisse senedi, getiri fırsatı sunuyor

NASIL BAŞARILI OLDU?

Kendi geliştirdiğimiz değerleme modelleriyle HSBC’nin global olarak belirlediği yatırım prensiplerini disiplinli olarak takip ederek yatırım yapıyoruz. Kısa vadeli piyasa dalgalanmalarından uzak durarak, şirket kârlılık ve değerlemelerine odaklanıyoruz. Yatırımcılarımız için değer yaratan ana fikirlerimiz demir çelik, otomotiv, perakende ve havacılık sektöründeki doğru şirket seçimleri oldu.



2015TE NE OLUR?

Merkez Bankası’nın görece zayıf büyüme beklentileri ile FED’in çıkış politikaları arasında çok zor tercihler yapmak zorunda olduğu bir yıl yaşanacak. Hisse senedi piyasasının da genel olarak bu politikalar ekseninde hareket etmesini beklemekteyiz. Merkez Bankası’nın ihtiyatlı tutumunu sürdürmesinin yaratacağı istikrar ortamının hisse senedi piyasası için en iyi senaryo olduğuna inanıyoruz.

NE TAVSİYE EDİYOR?

Önemli ticaret ortaklarımız AB ve Rusya’nın ekonomik görünümünün kötüleşmesi ve gelişmekte olan ülkelere dair genel görünümün bozulması önemli risk. Fakat BİST mevcut seviyelerde pahalı değil ve global ekonomik gelişmeler Türkiye’nin potansiyelini artırıyor. Bu potansiyelin risklerden daha ağır bastığını ve BİST’in 2015’te muadil ülke borsalarından daha iyi bir performans sergileyebileceğini düşünüyoruz. Ayrıca genel seçimler sonrası hükümetin reform ajandasına odaklanması da piyasalar için olumlu olur.

VİLDAN ÖZGÜL
ING PORTFÖY SGMK GRUP MÜDÜRÜ
“Dolar/TL’deki yükseliş kazandırdı”

NASIL BAŞARILI OLDU?

ING Bank B Tipi Altın Yatırım Fonumuzun portföyü yüzde 90 civarında Borsa İstanbul Altın Piyasası’nda işlem gören altına TL/kg cinsi yatırım yapıyor, yüzde 10 civarında ise repo piyasasında değerlendiriliyor. Bu yatırım stratejisi ile yatırımcılarımıza, altının TL cinsinden fiyatındaki değişime, orta-uzun vadede paralel getiri sağlamayı hedefliyoruz.

2015TE NE OLUR?

2015 yılının ilk haftasında altının dip oluşturma çabalarını gözlemliyoruz. Daha önce Amerikan Doları’nın kuvvetlenmesinden ve düşen petrol fiyatlarından olumsuz etkilenen altın fiyatları 1.200 dolar/ons civarında bir destek bulmuş görünüyor. Ekonomik büyüme açısından çok destek bulamasa da belirsizlik faktörünün altın fiyatını 2015 yılında destekleyebileceğini, altının yatırımcısına anlamlı bir getiri sağlayabileceğini düşünüyorum.

NE TAVSİYE EDİYOR?

Altın yatırımcısı, altını finansal piyasalardaki belirsizliğe karşı bir çeşit koruma olarak algıladığı için, belirli seviyelerden portföylerde bulundurmak avantaj sağlayabilir. Altın fonlarına yatırım yaparken altının uluslararası fiyatının yanında, TL’nin dolar karşısındaki değeri de dikkate alınmalı. TL/kg fiyatının takibi yatırımcıya fikir verecektir. Altın fonlarının fiziksel teslimat, saklama gibi risklere dayanmadan, altının TL karşısındaki getirisini yansıtıyor olması, yatırımcıya güvenli yatırım imkanı tanıyor.

ALİ EMRAH USTACI
AK PORTFÖY YATIRIM FONLARI, İŞ GELİŞTİRME VE PAZARLAMA BÖLÜM BAŞKANI
“ÖST talebi artar”

NASIL BAŞARILI OLDU?

ÖST yatırımı yapan bir fonun sektör alokasyonunu doğru yapması kritik. Hassas yatırım süreçleri risk-getiri dengesinin uygun düzeyde tutulmasını sağlıyor. Fonlarımızın başarısında diğer bir faktör de fonların ideal seviyede “yatırımda” olması. Diğer bir deyişle fonun içerisindeki kıymet oranının optimal oranda tutulması. Yine rekabetçi yönetim ücretlerimizi sayabilirim. Çok yetkin ve tecrübeli profesyonellerle çalışıyoruz.

2015TE NE OLUR?

20l5’te Hazine’nin planladığı iç borçlanma miktarının geçen yıla göre ciddi oranda azalarak 107,3 milyar TL’ye gerileyecek olması özel sektör ihraçlarına alan yaratıyor. Talep cephesinde ise mevcut profil yurtiçi ağırlıklı. Ancak yüksek ratinge sahip olan kuruluşların ihraçlarına yabancı yatırımcıların ilgisinin de giderek artmasını bekliyoruz. Bu durum piyasadaki likiditeyi de olumlu etkileyebilir.

NE TAVSİYE EDİYOR?

Bireysel yatırımcıların ÖST yatırımını direkt olarak ihraçlar üzerinden yapmak yerine, yatırım fonları üzerinden gerçekleştirmelerini öneriyoruz. Türkiye’de ÖST piyasasında henüz bir temerrüt ile karşı karşıya kalınmadı. Ancak bu durum ürünün risk algısı konusunda bir yanılsama oluşturmamalı. ÖST’ler devlet tahvillerinin üzerinde potansiyel getiri sunan, buna karşılık işin doğası gereği risk skalasında basitçe devlet tahvillerinin üzerinde ve hisse senetlerinin altında bir bölgeye konumlanabilecek enstrümanlar.

MURATCANER ÖZHAN İŞ PORTFÖY KIDEMLİ PORTFÖY YÖNETİCİSİ
“Dolar, değer kazanır”

NASIL BAŞARILI OLDU?

ABD ekonomisine ilişkin verilerin görece zayıf gelmesi, faiz artırımının beklenenden daha geç olacağına yönelik inanç ile birlikte Türkiye’nin CDS priminin geldiği cazip seviyeleri de değerlendirdik. Türk devlet ve özel sektör Eurobond’larındaki ağırlığımızı artırdık. Riski kontrol edebilmek adına uzun vadeli tahvillerde nötr kaldık. Portföyün kalan kısmında ise orta vadeli Eurobond’larına ve mali yapısı kuvvetli şirket tahvillerine ağırlık verdik.

2015TE NE OLUR?

Piyasalarda 2015 yılı içerisinde doların neredeyse tüm para birimlerine karşı değer kazanmaya devam edeceği beklentisi var. Dövizle ilgili yatırımlarda, öncelikle ABD Doları üzerinden değerlenen yatırımların Euro ve Japon Yeni’ne dönük yatırımlara tercih edilmesini öneriyoruz. ABD’nin para politikasını sıkılaştırma döngüsünde bulunması ile kendisini ayrıştırdığı bir ortamda, döviz bazında pozitif getiri yaratma ihtimali yüksek. Aşağı yönlü riski düşük yatırımlar tercih edilmeli.

NE TAVSİYE EDİYOR?

Bu doğrultuda akla hemen döviz cinsi mevduatlar geliyor. Ancak söz konusu durumda döviz cinsi (tercihen dolar) yatırımları, mali yapısı kuvvetli, düşen emtia fiyatlarından pozitif etkilenmesi muhtemel sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin 4-7 yıl arası vadelerdeki Eurobond’lartnda değerlendirmeyi en cazip yatırım olarak görüyoruz. Bu durumda döviz yatırımcısı, devlet Eurobondlarının üzerine vade priminin yanı sıra makul bir kredi ve likidite riski primi de kazanabilir.

MEHMET GERZ ATA PORTFÖY GENEL MÜDÜRÜ
“2015 getirileri, 2014 kadar olmaz”

NASIL BAŞARILI OLDU?

B Tipi Değişken fonların hepsi hisse senedine yüzde 100’e kadar yatırım yapabilir. Ata Verim Odaklı fonumuz yüzde 100 hisse yatırımı yapıyor. Aslında bu, Ata A Değişken fonumuzun kurumlara yönelik olanıdır. İki fonumuzun da 2014 getirisi yüzde 40 civarında ve büyüklük olarak biri 85 diğeri de 94 milyon TL. Bu rakam ile hisse yoğun fonlar sınıfında en büyük olanlar arasındalar.

2015TE NE OLUR?

2015 olumlu başlar ama 2014 kadar yüksek getiriler olmasını beklemiyoruz. Petrolden dolayı enflasyon ve cari açığın düşmesi, son derece pozitif ve kredi notu riskini azaltıyor. Faizlerin düşmesi, ekonomik büyüme için olumlu. Ancak TCMB’nin dikkatli hareket etmesi gerekli. Enflasyon yüzde 5-7 aralığına düşecek ama orada kalıcı olduğuna dair güven oluşmadan TCMB faizleri düşürmede aceleci davranıp aşırıya kaçmamalı.

Normal koşullarda 75 baz puan indirimle yüzde 8,25’ten yüzde 7,50’ye düşüş mantıklı. Mevduat faizlerinin düşmesi özellikle önemli. Mevduat faizi düşmeden, kredi faizlerinde kalıcı bir düşüş olmaz.

NE TAVSİYE EDİYOR?

Yatırımcı daha makul bir getiri beklentisiyle iyi yönetilen yatırım fonlarına yönelmeli. TEFAS sayesinde yatırımcı istediği fonu istediği bankadan alabilecek. Bu durumda doğru yönetilen fonları tespit etmek önemli. Zamanla Türkiye’de de fonları notlayan ve öneren şirketlerin faal olması lazım. Hem emeklilik hem de yatırım fonlarının seçiminde danışmanlık hizmeti verecek “bağımsız finansal danışmanlık” yapısının Türkiye’de de oluşması için SPK’ya önerilerimizi iletiyoruz.

AYŞE TUĞÇE AKYAZICI / İŞ PORTFÖY PORTFÖY YÖNETİCİSİ
“Endeks fon, orta vade için alternatif’

NASIL BAŞARILI OLDU?

Teknoloji Endeks Fonu, Teknoloji Endeksi’ne dahil olan şirket hisselerinin örnekleme yöntemiyle seçilip oluşturulduğu pasif yönetimli bir fondur. Fon portföyünün en az yüzde 80’i endeks kapsamındaki menkul kıymetlere yatırılırken, endeksin değeri ile fonun birim pay değeri arasındaki korelasyon katsayısı en az yüzde 90 olmalı. Fon, çeşitlendirilmiş bir portföy yapısı çerçevesinde endekse dahil şirketlerdeki getiri fırsatlarından yararlanmak isteyen ve piyasalardaki dalgalanmaların riskini alabilecek yatırımcılara öneriliyor.

2015TE NE OLUR?

2015 yılının, gelişmiş ülkeler arasındaki ekonomik aktivitenin farklılaşmasıyla beraber uygulanacak para politikalarındaki ayrışmanın ana tema olacağı bir yıl olması bekleniyor. Global piyasaların seyrini, ekonomik büyüme ve likidite koşulları belirleyecek. Piyasalarda dalgalı bir seyir beklentisi yüksek. Ancak düşen enflasyon, petrol fiyatlarının Türkiye ekonomisine yarattığı katkı, borçlanma maliyetlerinde yaşanan düşüş gibi faktörler, gelişmekte olan ülkeler sepetinde Türkiye’yi ön plana çıkarıyor.

NE TAVSİYE EDİYOR?

Endeks fonlara yatırım yapmayı planlayan yatırımcılar, yüksek getiri hedeflerken aynı zamanda yüksek riski tolere edebilen yatırımcılar da olmalı. Endeks fon yatırımcısı ilgili endekse paralel bir getiri kazanabilme imkanına sahip olurken tek bir hisse almak yerine ilgili endekse dahil hisse senetleri ile portföy çeşitlendirilmesinden faydalanabilmekte. Endeks getirisinden yararlanmak isteyen yatırımcılar için endeks fonlar orta vadeli bir yatırım alternatifidir.

ÇAĞRI ÖZEL / HSBC TÜRKİYE PORTFÖY YÖNETİMİ SABİT GETİRİLİ FON MÜDÜRÜ
“Faizde düşüş fırsat yaratır”

NASIL BAŞARILI OLDU?

2014’e daha defansif bir portföy ile başladık. Tahvil bono piyasasında yaşanan volatilite sonrasında bizim riskleri yansıttığına inandığımız seviyelere geldiğinde ise fonun karşılaştırma ölçütü ve üzeri seviyelere kadar pozisyonlarımızı artırdık. Özellikle yurtdışındaki gelişmeler ve bunun ülkemize yansımalarını ve piyasa etkilerini kararlarımıza yansıtmak konusunda, yurtdışı bağlantılı bir kurum olmamızın da etkisiyle başarılı olduğumuzu söyleyebiliriz.

2015TE NE OLUR?

2015 yılı Türkiye’de makroekonomik göstergelerdeki dengelenmenin öne çıktığı bir yıl olacak. 2014 yılından gelen baz etkisi nedeniyle yılın ilk yarısında enflasyonda düşüş bekleniyordu. Petrol fiyatlarındaki düşüş bu beklentileri daha da artırdı. TCMB politika faizlerinde bir indirimi gündemine alabilir. Yılın ikinci yarısı, yeni hükümet ve uygulayacağı reform ve ekonomi politikalarına bağlı olarak değişecektir. Yılın başındaki bu fırsat penceresi iyi kullanılırsa piyasalarda daha uzun dönemli bir olumlu hava oluşabilir.

NE TAVSİYE EDİYOR?

Yılın ilk yarısında ülkemizde enflasyon rakamlarında bir iyileşme görmemiz oldukça muhtemel. Özellikle iyi giden bütçe rakamları ve Hazine’nin bu yıl borçlanma gereksiniminin düşeceği göz önüne alınırsa piyasa faizlerinde bir düşüş yaşanması ihtimali yüksek. Özellikle yılın ilk yarısında bu yatırımcılara bir fırsat sağlayabilir. Bunun dışında son yıllarda hızlı bir şekilde büyüyen ÖST fonları faiz getirisi elde etmek isteyen yatırımcılar için yeni bir fırsat oluşturuyor.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir