Kapat !
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Ekonomide Cari Denge Fazla Verdi

Ekonomide Cari Denge Fazla Verdi



Ekonominin yumuşak karnı cari denge altı yılın ardından ilk kez eylülde fazla verdi. Uzmanlar, düşük enerji fiyatlarının olumlu katkısına dikkat çekerek ekonomide cari fazlanın yeni bir hikaye olarak algılanabileceğini savunuyor…

ADETA yılan hikayesine dönen ABD Merkez Bankası’nm (FED) faiz artışı hamlesinin bu kez de aralıkta olacağı konuşuluyor. Küresel ekonomiye yön veren diğer önemli bir gelişme de Çin ekonomisiyle ilgili yavaşlamanın derecesi. Avrupa ve Japonya merkez bankalarının genişlemeci mesajları aslında bir süredir risk iştahını artırmıştı. FED’in yeni mesajı piyasalardaki bu iştahı azalttı, doları uluslararası piyasalarda yükseltti. İçerde ise seçimin ardından ekonomide bir rahatlama sağlandı. Makro veriler de olumlu havaya destek olmayı sürdürüyor. Geçen hafta açıklanan eylül ayma ilişkin cari denge verisi altı yıldan sonra ilk kez fazla verdi. Cari fazla haberi, piyasalarda heyecan yarattı. Düşük enerji fiyatlarıyla gerileyen ithalat sayesinde uzun süredir ilk kez fazla veren cari dengenin yanı sıra sanayi üretimi de eylülde yatay seyretti.

Ekonomide Cari Denge

CARİ DENGE POZİTİFE DÖNDÜ

Merkez Bankası’mn ödemeler dengesi raporuna göre, geçen yılın eylül ayında 2 milyar 365 milyon dolar açık veren cari işlemler dengesi, bu yılın aynı ayında 95 milyon dolar fazla verdi. Yıllık bazda ise cari açık 40 milyar 569 milyon dolar oldu. Bu gelişmede, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının bir önceki yılın aynı ayma göre 2 milyar 539 milyon dolar azalarak 2 milyar 527 milyon dolara düşmesi etkili oldu. Diğer yandan, hizmetler dengesinden kaynaklanan net gelirler 29 milyon dolar artarak 3 milyar 445 milyon dolara yükseldi. Parasal olmayan altın kaleminde, bir önceki yılın Eylül ayında 648 milyon dolar net ithalat olurken, bu yılın aynı ayında 520 milyon dolar net ihracat gerçekleşti. Hizmetler dengesi altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler, bir önceki yılın aynı ayma göre 439 milyon dolar tutarında azalarak 2 milyar 913 milyon dolara geriledi. Birincil gelir dengesi kalemi altında yatırım geliri kaleminden kaynaklanan net çıkışlar, bir önceki yılın aynı ayma göre 71 milyon dolar artarak 852 milyon dolar oldu.

SANAYİ ÜRETİMİ AYNI SEVİYEDE

TÜ1K verilerine göre, eylül ayında mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki aya göre aynı kaldı. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise bir önceki yılın aynı ayma göre yüzde 2.8 arttı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış ana sanayi gruplarında en yüksek azalış yüzde 6.3 ile dayanıklı tüketim malı imalatında gerçekleşti. En yüksek artış ise yüzde 15.1 ile diğer ulaşım araçlarının imalatında gerçekleşti.

2015 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi yüzde 1.1 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3.3 yükseldi.

“YÜZDE 5’İN ALTINA GERİLER”

ING Bank Başekonomisti Muhammet Mercan, eylülde cari dengenin fazla vermesinde düşük enerji fiyatlarının katkısına dikkat çekiyor. Ayrıca Avrupa’da toparlanmanın etkisiyle ihracatın artmasının etkili olduğunu belirtiyor. Bu şekilde sürdüğünde yılsonu için milli gelire oran olarak cari açığın yüzde 5’in altma gerileyeceğini tahmin ediyor.

Sanayi üretimi konusunda ise Mercan, eylül ayında mevsimsel etkilerden arındırılmış sanayi üretiminin değişmeden kaldığına dikkat çekiyor. Mercan’a göre, ağustosta beklentilerin çok üzerindeki güçlü artışın ardından eylül verileri daha sakin bir seyre işaret ediyor. Küresel büyümeye dair endişeler ve FED faiz artışı beklentileri gelişmekte olan ülkeleri olumsuz etkilerken, Türkiye özelinde piyasalardaki dalgalı seyir, ekonomi yönetimine dair belirsizlikler ve jeopolitik riskler büyümede aşağı yönlü baskıyı artırıyor. Siyasi risk priminin azaldığı seçim sonrası dönemde, yeni hükümetin yapısal reformlara odaklanması ise büyüme görünümünü destekleyebilir.

“40 MİLYAR DOLARIN ALTINA İNER”

A&T Bank Başekonomisti Ayşe Özden’e göre, FED’in faiz artırım ihtimali küresel risk iştahında bir değişiklik yaratıyor. Türkiye’yi de cari açık nedeniyle riskli bir noktaya getiriyor. Küresel likidite konusunda görece daha rahat bir duruş olsa da, likiditeyi çekmek artık daha zor olacak. Yeni hükümetin ekonomik reform paketlerini hayata geçirmeye odaklandığı bu dönemde bir yandan cari açığı azaltıcı yapısal adımlar atılırken, bir yandan da makro istikrarı destekleyen bir yaklaşım benimsenmesi gerekiyor. Yılın geri kalanında Avrupa’daki toparlanma sürecine bağlı olarak dış talepten gelecek katkı iç talepteki ivme kaybını telafi etmeye devam edecek. Özden, 2015 yılsonu için cari açığın 37.8 milyar dolar seviyesinde olacağını tahmin ediyor.

Özden, sanayi üretimiyle ilgili olarak ise, aylık üretim rakamlarında sık görülen dalgalanma nedeniyle özellikle ağustos ve eylül ayı rakamlarından yola çıkıp aşırı iyimser olmak istemediğini söylüyor. 2015 yılı için yüzde 3’ün altında bir büyüme bekliyor.

“YENİ BİR HİKAYE OLABİLİR”

Burgan Yatırım Uluslararası Piyasalar Müdürü Burak De-mirpehlivan ise, eylül ayında fazla veren cari denge verisinin kısa vadede Türkiye’yi diğer gelişen ülkeler arasında pozitif ayrıştıracağını söylüyor ve bu anlamda bir yeni hikaye olabileceğini savunuyor. Demirpehlivan şunları söylüyor:

“ABD’de faiz artışı olmadığı sürece gelişen ülkelere karşı daha avantajlı olma durumumuz var. Bence uzun vadeli baktığımızda eylüldeki cari fazla verisi çok fazla bir şey ifade etmez ama kısa vadeli olarak piyasa bundan yararlanabilir. ABD’de faiz artışı gelişen ülkeleri sert şekilde vurmayacak duruma gelirse bu durumda yabancı yatırımcılar bir anda ‘hangi gelişmekte olan ülkeyi satın almak lazım’ tercihi ile karşılaşacaktır. Burada Türkiye hem hikayesi hem de gelişen ülkelere göre daha baskılı kalması nedeniyle biraz daha ön planda olabilir. Bu veriyi biraz daha tetikleyici olarak kullanma isteği olabilir.”

Sanayi üretimi konusunda eylül verisini olumlu bulan Demir-pehlivan’a göre, yaz aylarında yavaşlama olduğu için bu durum eylülde baz etkisi yaratmış olabilir. Sonuç olarak Demirpehlivan, seçim sonrası dönemde olumlu verilerin daha pozitif olarak öne çıkarılacağım kaydediyor ve bunun sürdürülebilir olmasının önemine dikkat çekiyor.





Bunu da İnceledinizmi ?

Fon Yöneticilerinden Yatırım Stratejileri

Piyasalar yüksek dalgalanmanın yaşandığı bir yılı geride bıraktı. 2016 yılana göre daha iyimser bir hava …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir