Perşembe , Temmuz 27 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Ekonomi tarım ve finans ile büyüdü

Ekonomi tarım ve finans ile büyüdü



Türkiye İstatistik Kurumu (TÜlK), üçüncü çeyrek döneme ilişkin milli gelir verilerini geçen hafta açıkladı.

Bu verilere göre üçüncü çeyrekte reel gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) geçen yılın aym dönemine göre yüzde 4 büyüdü. Önceki çeyrek döneme göre mevsimsel düzeltilmiş büyüme ise yüzde 1,3 olarak gerçekleşti.

Ekonomi ilk çeyrekte yıllık bazda sadece yüzde 2,5 büyümüştü. İkinci çeyrekte ise vites biraz yükselmiş ve ekonomideki büyüme yüzde 3,8 olmuştu. Üçüncü çeyrekteki büyüme ekonominin ikinci çeyrekte ulaştığı peformansı koruduğunu gösteriyor.

para

BEKLENTİLER AŞILDI

Üçüncü çeyrek için büyüme beklentileri daha düşük ve yüzde 2,5 dolayındaydı. Daha önce bu sayfalarda yazdığımız gibi, bizim tahminimiz üçüncü çeyrekteki büyümenin daha da düşük ve yüzde 2 dolayında çıkacağı yönündeydi. Çünkü öncü göstergeler iç talepte yavaşlamaya işaret ediyor, dış talepte de işler hiç iyi gitmiyordu. Üçüncü çeyrekte sanayi üretimindeki artış da çok düşük olmuş ve yüzde 0,3’te kalmıştı. Türkiye’de sanayi üretimindeki değişim ile ekonomideki büyüme arasında gözlenen paralelliğe bakıldığında, sanayi üretimindeki artışın bu kadar düşük olduğu üçüncü çeyrekte ekonomideki büyüme de çok yüksek olmayacağa benziyordu. Yine de sanayi üretimindeki değişimden daha yüksek büyüme tahmin etmemiz ise, bu yıl tarımda işlerin iyi gitmesi nedeniyle, birçok üründe hasat mevsimine denk gelen üçüncü çeyrekte tarımsal üretimde ciddi bir yükseliş beklememizden kaynaklanıyordu.

Esasında bu beklentilerin büyük kısmı gerçekleşti. Harcamalar yöntemiyle hesaplanan verilere bakıldığında, üçüncü çeyrekte hanehalkı tüketiminin gerçekten yavaşladığı, özel sektör yatırımlarının da dört çeyrek dönem sonra yeniden düştüğü görülüyor. İkinci çeyrekte yüzde 5,5 olan hanehalkı tüketimindeki yıllık artış üçüncü çeyrekte yüzde 3,4’e indi. İkinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 11,3 artan özel yatırımlar ise üçüncü çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,7 düştü. Mal ve hizmet ihracatında ilk çeyrekte başlayan düşüş de devam ediyor. Üçüncü çeyrekte mal ve hizmet ihracatı geçen yılın aynı döneminin yüzde 0,6 altında kaldı. Bütün bunlara rağmen ekonomideki büyümenin gerilememesi ise büyük ölçüde stoklardaki artıştan gelen 1 puanlık katkıdan kaynaklanıyor.

İKİ SEKTÖRLÜ BÜYÜME

Üretim yöntemiyle hesaplanan veriler de sanayide gerçekten ciddi bir yavaşlama olduğunu, tarımsal üretimin ise beklendiği gibi hızlandığını gösteriyor. İkinci çeyrekte yüzde 4,9 olan sanayideki yıllık bazdaki büyüme üçüncü çeyrekte yüzde 1,3’e indi. İkinci çeyrekte yüzde 7,3 olan tarımsal üretimdeki yıllık artış ise üçüncü çeyrekte yüzde 11,1’e çıktı. Yalnız tarımsal üretimdeki artış beklentilerin biraz ötesine geçmişe benziyor. Bir de finans sektöründe hiç beklenmedik bir büyüme var. İkinci çeyrekte yüzde 9,1 olan finans sektöründeki yıllık büyüme üçüncü çeyrekte yüzde 13,8’i buldu. Bu verilere göre üçüncü çeyrekteki ekonomik büyümenin 1,6 puanı tarımdan, 1,7 puanı finanstan kaynaklanıyor. Sanayinin büyümeye katkısı ise sadece 0,3 puanda kalıyor.



Her şeye rağmen ekonominin yüzde 4 büyümesi elbette yüzde 2 büyümesinden daha iyi. Ancak bu büyümenin genele yayılmaması ve sadece iki sektöre dayanması bir kalite sorununa işaret ediyor. Bu sorun da büyümenin devamı konusunda kuşku yaratıyor.

YILIN TAMAMINDA NE OLUR?

Üçüncü çeyrekte büyümenin beklenenden daha yüksek çıkması, 2015’in tamamındaki büyümenin de yüzde 3 dolayındaki beklentileri aşması ihtimalini gündeme getirdi. Ekim ayında sanayi üretimindeki yıllık artışın beklenenin çok ötesine geçip yüzde 14,7’yi bulması da bu olasılığı güçlendiriyor. Esasında sanayi üretimindeki bu artışın büyük bölümü geçen yıl ekim ayma denk gelen Kurban Bayramı tatilinin bu yıl eylül ayına kaymasının getirdiği 2,5 günlük çalışma günü artışından kaynaklanıyor. Bu nedenle kasım ve aralık aylarında bu kadar yüksek artışların yaşanması zor görünüyor. Üstelik Rusya ile yaşanan sorun da özellikle aralık ayında sanayi üretimine ve de ekonominin geneline olumsuz yansıyabilir. Fakat yine de ekim ayındaki güçlü artış sanayide son çeyreği kurtarabileceğe benziyor. Bu gidişle 2015’in tamamındaki büyüme yüzde 3,5 dolayını bulabilir.

Cari açık hızla düşüyor

Merkez Bankası’nın geçen hafta açıkladığı verilere göre, Türkiye’nin cari işlemler dengesi ekim ayında 133 milyon dolar açık verdi. Böylece önceki iki ayda verilen küçük fazlalardan sonra az da olsa yeniden bir açık ortaya çıkmış oldu. Ancak geçen yılın aynı ayındaki cari açık çok daha yüksek ve 2,3 milyar dolardı.

Bu yüksek açığın yerine çok küçük bir açık hesaba girince, yıllık cari açıkta hızlı bir gerileme oldu. Eylül ayında 40,3 milyar dolar olan yıllık cari açık, ekim ayında 38,1 milyar dolara indi.

Yılın ilk yarısını yatay seyirde geçiren cari açıkta ağustos ayından bu yana hızlı bir düşüş var. Bu düşüş büyük ölçüde ekonomideki yavaş büyüme nedeniyle ithalatın düşmesinden kaynaklanıyor. Her ne kadar üçüncü çeyrekteki büyüme ikinci çeyrekteki düzeyinin üzerinde çıkmış olsa da, Gösterge’nin diğer yazısında da okuduğunuz gibi, bu durum tarım ve finans gibi ithal girdi kullanımı pek yüksek olmayan sektörlerden kaynaklanıyor. İthal girdi kullanımı yüksek olan sanayide ise büyüme epey yavaşlamış durumda. İşte ithalatı ve dolayısıyla cari açığı da bu gelişme aşağıya çekiyor. Tabii ithalattaki düşüşte dünya petrol fiyatlarındaki gerilemenin ödenen faturayı azaltmasının da etkisi bulunuyor.

Cari açıktaki hızlı düşüş muhtemelen kasım ayında da devam etti. Çünkü Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın verileri dış ticaret açığında kasım ayında da keskin bir düşüş olduğunu gösteriyor. Geçen yıl kasım ayında 8,4 milyar dolar olan dış ticaret açığı, yüzde 52 düşüşle, bu yıl aynı ayda 4 milyar dolara indi. Türkiye’de cari işlemlerin büyük bölümünü mal dış ticareti oluşturuyor. Bu da kasım ayında dış ticaret açığında yaşanan düşüşün cari açığa da yansıyacağı anlamına geliyor. Bu tabloda yılın son ayında da fazla bir değişiklik olacağını sanmıyoruz. 2014 yılını 46,5 milyar dolar seviyesinde kapatan cari açık bu yılın sonunda 35 milyar dolar seviyesine kadar inecek gibi görünüyor.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir