Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Ekimde sanayi üretiminde artış var

Büyümenin öncü göstergesi sanayi üretiminden iyi haber geldi. 2016’nın üçüncü çeyreğinde görülen zayıf üretim eğiliminden sonra ekimde sanayi üretiminde yaşanan artış, büyümenin son çeyrekte toparlanacağına işaret etti…

KÜRESEL piyasalarda gözlerin Avrupa Merkez Bankası (ECB) Para Politikası Kurulu toplantısından çıkacak sonuçlara çevrildiği geçen hafta, yurtiçinde ise Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) kararları ve makroekonomik göstergeler takip edildi. Büyümenin öncü göstergesi sanayi üretiminden iyi haber geldi. 2016’nın üçüncü çeyreğinde görülen zayıf üretim eğiliminden sonra ekimde sanayi üretiminde yaşanan artış, büyümenin son çeyrekte bir miktar toparlanacağına işaret etti. Sanayi üretimi ekimde bir önceki aya göre yüzde 3.7, yıllık bazda yüzde 2 oranında arttı. Haftanın diğer önemli verilerinden biri de enflasyondu. Kasımda tüketici fiyatları yüzde 0.52 artarken, yıllık enflasyon ise bir önceki aya göre 0.16 puanlık düşüşle yüzde 7 düzeyinde gerçekleşti. Kasımda gıda yıllık enflasyonu tüketici fiyatlarında önemli oranda gerilerken, bu dönemde enerji enflasyonu Türk Lirası’ndaki değer kaybına bağlı olarak yükseldi. Yurtiçi üretici fiyatları Kasım’da yüzde 2 oranında artarken, yıllık enflasyon bir önceki aya’göre 3.57 puan artışla yüzde 6.41 oldu.

Sanayi üretimi

YILLIK ARTIŞ YÜZDE 2

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı ekim ayı Sanayi Üretim Endeksi verilerine göre, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ekimde aylık yüzde 3.7 artışla 128 düzeyinde gerçekleşti. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, ekimde bir önceki aya göre madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi yüzde 0.6 artışla 108.5, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 4.1 artışla 129, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi sektörü endeksi yüzde 2.9 artışla 131.2 oldu.

Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, ekimde yıllık yüzde 2 artışla 134 oldu. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, yıllık bazda madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi yüzde 0.4 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1.7, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi sektörü endeksi yüzde 5.7 arttı.

“SON ÇEYREK DAHA İYİ OLACAK”

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, son çeyreğin birçok açıdan üçüncü çeyrekten daha iyi olacağını, geçtiğimiz aylarda yaşanan üretim kayıplarının telafi edilmeye başlanacağını vurguladı. Bu tablonun öncü göstergelerinin gehneye başladığını dile getiren Özlü, sanayi üretiminin gerek ihracat pazarlarındaki yaşanan gelişmelerin gerekse de iç pazarda artmaya başlayan talebin etkisiyle ekimde arttığını belirtti. Yılın son çeyreğinde başlayan büyümedeki artışın 2017’nin tamamında da etkili olacağını ifade eden Özlü, varlık barışı, teşvik sisteminin köklü şekilde yeniden geçirilmesi ve bazı mallarda kredi imkanlarının kolaylaştırılması gibi yatırımların ve üretimin önünü açmak için atılan adımların, iç talebin artmasına, böylece sanayi büyümesine daha fazla yansıyacağını işaret etti.

“DALGALI SEYİR DEVAM EDECEK”

Sanayi üretimi verilerini değerlendiren A&T Bank Başekonomisti Ayşe Özden, yılın ilk on ayında ortalama sanayi üretimi artışının yüzde 1.8 olurken, geçen yıl aynı dönemde artışın yüzde 2.7 düzeyinde olduğunu vurguladı. Aylık sanayi üretimi bileşenlerinin alt gruplarına bakıldığında sermaye malı imalatı ve dayanıksız tüketim malı üretiminin beklentilerine kıyasla daha sert yükseliş sergilediklerini dile getiren Özden, ancak bu yükselişin uzun vadeli bir eğilimden ziyade aylık geçici bir artış olduğu değerlendirmesinde bulundu. Özden’e göre, bu dalgalı seyir önümüzdeki dönemde de devam edecek ve beraberinde beklentilerin de dalgalı olmasını getirecek.

Haşan Erkin IŞIK / TEB Finansal Piyasalar Strateji Müdürü
TL olumlu etkilenecek

FED’in Aralık ayında faiz arttırdıktan sonra, önümüzdeki senenin ilk yarısında faizleri sabit tutacağını düşünüyoruz. FED, Trump’ın uygulayacağı politikaların ekonomiye etkisini gözlemlemek ve büyümenin toparlanmaya devam edeceğinden emin olmak isteyecektir. Böylesi bir görünüm kısa vadede piyasa açısından rahatlatıcı olabilir. Bizde ise, Moody’s not indiriminden beri TL diğer gelişmekte olan ülkelerin ortalamasına göre yüzde 12 civarında daha zayıf performans gösterdi. Bunda, Merkez Bankası’nın faiz artıramayacağı yönündeki inanışın etkisi var. Buna rağmen, sürpriz faiz artışı ve açıklanan diğer döviz likiditesine yönelik tedbirler, ilk anda istenen etkiyi göstermedi. Nominal kurların yanında, enflasyona göre düzeltilmiş reel kur endeksi de Eylül 2015’ten beri en düşük seviyelerine gerileyerek, TL’nin aşırı satım bölgesinde olduğuna işaret etti. Yurtdışı kaynaklı satış baskısının yumuşaması durumunda, daha olumlu etki görülebileceğini ve TL’deki zayıf performansın bir kısmının geri çevrilebileceğini düşünüyorum.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu