Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Dövizdeki yükselişten etkilenmeyecek 10 hisse

Dövizdeki yükselişten etkilenmeyecek 10 hisse



FED’in 2015’te faizler konusunda atacağı adımlar merakla bekleniyor. Bundan bütün piyasaların etkileneceğini ifade eden analistlere göre, bu süreçte döviz borcu olmayan şirket hisseleri öne çıkabilir…

ORTA ve uzun vadede piyasanın odaklandığı en önemli konu hâlâ Amerikan Merkez Bankası (FED) riskleri olarak görünüyor. ABD’de ekonomik toparlanma devam ederken FED’in her yeni toplantısıyla birlikte OE’den (parasal genişlemeden) çıkmaya bir adım daha yaklaşması piyasaları ise deyim yerindeyse geriyor. Çünkü piyasalar bankanın bundan sonraki adımının faiz artışı olacağını düşünüyor. Hatta şimdiler de bunun zamanlaması tartışılıyor. FED’den gelen sinyallerin faiz artışını 2015 yılı ilk yarısında yapacağı yönünde olduğu ifade ediliyor, işte bu yüzden de özellikle gelişmekte olan piyasalar biraz aşağı yönlü hareket etmeye başlamış durumda. Çünkü böylesi bir gelişme en çok gelişmekte olan ülke piyasalarını etkileyecektir. Bu durum dövizde, borsa endekslerinde ve faizlerde önemli hareketlenmeler yaratabilir. Nitekim geçen hafta FED açıklamaları beklenirken dolar 2.23’leri test etti.

Analistler, bu süreçte borsa yatırımcılarına döviz ve faizlerin yükselmesinden en az etkilenecek sektör ve hisselerin seçilmesinin önemli olacağını hatırlatıyor. Bu kapsamda gıda ve perakende sektörünün cazibesinin artacağını ifade eden analistlere göre, döviz varlığı döviz yükümlülüğünden yüksek veya eşit olan şirket hisseleri defansif konumunda kalacaklar. Kısacası bu tür olası gelişmelerden olumsuz etkilenmeyecekler.

hisse

“GIDA VE PERAKENDE HİSSELERİ”

Nitekim ALB Menkul Değerler Analisti Enver Erkan, mevcut ekonomik ve siyasal konjonktür içinde dövizde ve piyasa faizlerinde yukarı, borsa endekslerinde aşağı yönlü risklerin devam ettiğini belirtiyor. Hisse seçiminde ise sektör bazında değerlendirme yapmaktan ziyade şirkete bakılmasını öneren Erkan, “Genel anlamda şirketlerin döviz pozisyonları çok önemli. Döviz borcu yüksek olmayan veya net döviz varlığı olan şirketler, bu dönemde, dövizdeki ve faizlerdeki hareketlere bağlı görülebilecek negatif seyirden pozitif yönde ayrışabilir. Dövizdeki hareketlenme bütün sektörleri olumsuz etkileyebilir, ancak en az etkilenecek olan sektör olarak gıda görünüyor. Mevcut konjonktürde ve endekste görülebilecek bir düşüş trendinde gıda ve gıda/perakende sektör hisseleri daha defansif konumda olur” diyor.

“DOLAR BAZINDA GELİRİ OLANLAR”

Orta ve uzun vadede küresel piyasaları etkilemesi beklenen en önemli gelişmenin FED’in faiz artırımın zamanı konusundaki düşünceler olacağını söyleyen Destek Menkul Değerler Analisti Eren Can Ümüt de bundan Türkiye piyasalarının da etkileneceği kanısında. Tahvil alım programının bitirilmesi ve ABD’den gelen verilerin ülke ekonomisinde toparlanmayı teyit etmesiyle FED üzerinde faiz artırımı baskısı oluşacağını ifade eden Ümüt, “Dolayısıyla 2015 yılının ilk yarısında faiz artırımı beklentisi küresel piyasalara yerleşirse dolar lehine hareketlilik görülmesi muhtemel” diyor.

Dolar/TL paritesinde ve faizde yükseliş hareketinin devam edebileceğini tahmin eden Ümüt’e göre, dolar/TL’de yükseliş hareketinin hızlanması durumunda bundan yüksek derecede döviz yükümlülüğü bulunan şirketler ciddi anlamda zarar görebilir. Bu gibi dönemlerde döviz varlığı döviz yükümlülüğünden yüksek veya eşit olan şirket hisselerinin defansif konumda kalacağım kaydeden Ümüt, şöyle devam ediyor:

“Faizlerde artış görülmesi durumunda ise faize duyarlı şirket hisselerinin olumsuz performans göstermesi kaçınılmaz olacak. Bu sektörlerin başında ise bankacılık, inşaat ve otomotiv sektörleri geliyor. Ancak iç piyasaya hitap eden ve gıda sektörü gibi sektörlerde gelirlerini dolar bazında temin eden şirketler öne çıkabilir.”

Bizim Toptan: Yılın ilk yarısında net dönem karı, geçen yılın eş dönemine göre yüzde 35 daraldı. FAVÖK marjı ise yüzde 3.5’den 3.2’ye geriledi. Şirketin yabancı para cinsinden borcu bulunmamakla birlikte 2014 yılında net satış ve net karında görülen daralma, bölgemizde yaşanan jeopolitik ve ekonomik risklerle paralellik gösteriyor. Bizim Toptan büyüme stratejisiyle Şok Marketler Ticaret A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren 196 franchising mağazasına ait sözleşme imzalayarak satın alımlar gerçekleştirdi.

Aynı zamanda Şok Marketler Ticaret’e ait sabit kıymet alımları için de toplam 30 milyon TL ödendi. Büyüme potansiyeli yüksek olan Bizim Toptan hisseleri için 22.20 TL hedef fiyatla yüzde 15.60 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

TAV Havalimanları Holding: 2013 yılının ilk yarısında 121.5 milyon TL olan karını bu yılın eş döneminde yüzde 99’luk artışla 242.4 milyon TL’ye yükseltti. Yılbaşından temmuz ayına kadar toplam yolcu sayısında yüzde 8 artışla 8.48 milyona ulaşılmasının ardından TAV’ın cirosundaki artış da dikkat çekiyor. Bu yılın ilk yarısında satış gelirlerini 1.2 milyar TL olarak açıklayan şirketin ciro artışı karşılaştırmalı dönemde yüzde 7 oldu.

Büyüme potansiyeli oldukça dikkat çekici olan TAV’ın son olarak Sabiha Gökçen’de Limak Holding’e ait yüzde 40 hissenin 285 milyon euro bedelle alındığı duyuruldu. Bu tür gelişmelerin şirket hisselerini orta ve uzun vadede olumlu etkilemesi beklenebilir. TAV’ın en önemli özelliklerinden birisi de döviz pozisyon varlığının, yükümlülüklerinden yüksek olması. Dolayısıyla kur tarafında yaşanacak olası volatilite de şirket hisselerinin etkilenme derecesinin az olacağını tahmin ediyoruz. TAV Havalimanları hisseleri için 21 TL hedef fiyatla yüzde 12 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.



Alarko Holding: 2014 yılının ikinci yarısında net karını 19.2 milyon TL olarak açıkladı. Geçen yılın eş dönemine göre kar rakamında ciddi bir gerileme olduğu görülüyor. Karşılaştırmalı dönemde satış gelirleri ise yüzde 29 arttı. Bu zararın en önemli nedeni de yatırım ya da finansman faaliyetlerinden kaynaklanan nakit akışı kaleminde yapılan düzeltmeler. Şirketin faaliyet giderleri ve satışların maliyeti oranındaki artış da dikkat çekiyor. Ancak şirketin döviz varlıklarının, döviz yükümlülüklerinin çok üzerinde olması yurtiçi piyasalarda kur tarafında yaşanan yükselişlerde şirket hisselerine pozitif yansıyabilir. Alarko Holding kendi sektörü içerisinde fiyat/kazanç çarpanına göre de iskontolu işlem görüyor. Sektörün piyasa değeri/defter değeri oranının 1.12 olmasının yanı sıra şirketin piyasa değeri/defter değerinin 0.83 olması da önemli. Alarko Holding hisseleri için 5 TL hedef fiyatla yüzde 20 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

izocam: Yılın ilk yarısında, 2013’ün eş dönemine göre yüzde 286 artışla 51 milyon 441 bin TL kar açıkladı. Net satışları da yüzde 9.70 artışla 178 milyon 616 bin TL’ye ulaştı, izocam’ın 2013 yılı Aralık ayından bu yana ihracatı 36 milyon 146 bin TL’ye, ithalatı da 46 milyonl65 bin TL’ye yükseldi.

Şirketin piyasa değeri/defter değeri sektör ortalamasının üzerinde kalmakla birlikte fiyat/ kazanç oranı piyasayla paralel gidiyor.

izocam’ın mali gücünü bir önceki seneye göre daha da artırdığı dikkat çekiyor. Öte yandan yabancı para cinsinden varlıklarının yükümlülüklerinden fazla olması şirketin finansal gücünü destekliyor. Şirketin gelişme potansiyelini göz önünde bulundurarak 31.70 TL hedef fiyatla yüzde 15 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

Ege Seramik: Geçen yılın ilk aylık döneminde 125 milyon 465 bin TL olan satış gelirlerini, 2014’ün eş döneminde yüzde 14 artışla 142 milyon 918 bin TL’ye yükseltti. Brüt kar marjı ise yüzde 27.85’den 32.11’e ulaştı. 2013’ün ilk altı ayında 14 milyon 89 bin TL olan net karı 2014‘ün eş döneminde yüzde 51 artışla 21 milyon 334 bin TL oldu. Bir önceki yıl maliyetlerin artması ve şirketin iç pazara yönelmesi nedeniyle Ege Seramik’in karı azalmıştı. 2014 yılı ilk altı ayında doğalgaz fiyatlarına zam gelmemesi ve seramik ürünlerinin en önemli girdisi olan ‘zirkon’ fiyatlarının 2013 yılında eski seviyelerine inmesi, maliyetleri yeniden azalttı. Öte yandan Ege Seramik hisselerinin 6.88’lik fiyat/kazanç oranıyla emsallerine göre iskontolu olduğu görülüyor. Aynı zamanda şirketin net nakit pozisyonu bulunmakta. Borçluluk sorunu olmayan Ege Seramik’in hisseleri için 3.75 TL hedef fiyatla yüzde 10 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

Ülker Bisküvi: Yılın ilk altı aylık döneminde 2013’ün eş dönemine göre satış gelirleri yüzde 9 artarak 1 milyar 450 milyon TL’ye yükselirken brüt kar marjı yüzde 23.39’dan 21.78’e geriledi. Bisküvi sektörünün lideri olan Ülker, ulusal ve uluslararası pazarlara sunduğu yüzlerce çeşit ürünle dünyanın dev gıda üreticileri arasında yer alıyor. Yıldız Holding’in ilk şirketi konumunda olan şirket, ulusal pazardaki satış hacminin yanı sıra ürünlerini Ortadoğu, Rusya ve Orta Asya başta olmak üzere Avrupa, Afrika ve Amerika kıtalarına ihraç ediyor. 2014 yılı altı aylık döneminde finansmandan kaynaklanan kur farkı gelirlerinin olumlu etkisiyle yılın ilk yarısında net karını geçen yılın eş dönemine göre yüzde 30 artırarak 119 milyon 606 bin TL seviyesine getirdi. 334 milyon 360 bin TL net borcu bulunan şirketin içinde bulunduğu gıda sektörü özellikle kurdaki dalgalanmalara karşı en defansif sektörlerden biri arasında yer alıyor. Bu yönüyle de şirket hisseleri endekste görülebilecek düşüş trendinden pozitif yönde ayrışabilir. Ülker Bisküvi hisseleri için 17 TL hedef fiyatla yüzde 13 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

Alarko Carrier: 2014 yılı ilk yarısında geçen yılın eş dönemine göre satış hasılatını yüzde 14 artırarak 195 milyon 487 bin TL’ye çıkardı. Karşılaştırmalı dönemde brüt kar marjı yüzde 23.09 iken 26.13’e yükseldi. Sürdürülen faaliyet geliri ise yüzde 38 yükselerek 18 milyon 198 bin TL’ye ulaştı. Şirket net karını yüzde 38 artırarak 14 milyon 619 bin TL olarak açıkladı. Alarko Carrier’in aralık ayında piyasaya yeni klimalarını sürmesi bekleniyor. Ortadoğu’da pazarlama çalışmalarına ağırlık veren şirketin önümüzdeki dönemde satışlarında hızlı bir artış hedeflediği görülüyor. Tüm bunlar şirketin hisse fiyatı açısından da olumlu gelişmeler. Satışlarını ve karını yıldan yıla artıran Alarko Carrier’in borçluluk sorunu olmadığı gibi 30 milyon 748 bin TL değerinde vadeli döviz mevduatı bulunuyor. Alarko Carrier hisseleri için uzun vadede 50 TL hedef fiyatla yüzde 55 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

Tofaş Türk Otomobil: Gelirlerinin yüzde 65’ini yurtdışı satışlar oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde TL’nin zayıf seyretmesi ve ‘al ya da öde’ şeklindeki anlaşmaları, şirketi defansif kılıyor. Türkiye otomobil pazarında ya da ihracat pazarlarında görülecek toparlanma, şirketin 2015’de Amerika’da başlayacak yeni Doblo ihracatı ile çıkaracağı yeni modellerin bilançosunda nakit akışını olumlu etkileyeceğini düşünüyoruz. Tofaş hisseleri için 14.2 TL hedef fiyatla yüzde 10 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

Arçelik: TL’deki olası bir değer kaybı veya faizlerin beklenenin üzerine çıkması, gelirlerinin yüzde 55’ini ihracat oluşturan Arçelik’i daha ön plana çıkarabilir. Öte yandan yurtdışındaki alım fırsatlarının değerlendirilmesi Arçelik’i olumlu etkileyecek. Şirket hisseleri için 13.50 TL hedef fiyatla yüzde 8 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

Türk Hava Yolları: Ağustos ayında yolcu sayısı geçen yılın eş dönemine göre yüzde 13 artarak 5.4 milyon yolcuya ulaştı. Yolcu doluluk oranı ise yüzde 83.8 ile bu yılın en yüksek seviyesinde gerçekleşti. Gelirlerinin yüzde 90’ını yurtdışı oluşturuyor. Yolcu getirilerindeki azalışla bu yıl endeksin yüzde 9 altında performans gösteren şirket hisseleri için bu baskının yılın üçüncü çeyreği ile beraber azalacağını düşünüyoruz. Bu da şirket hisselerine olumlu yansıyabilir. Türk Hava Yolları hisseleri için 7.50 TL hedef fiyatla yüzde 10 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir