Cuma , Kasım 24 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Döviz kuru ve faizde yeni denge aranıyor

Döviz kuru ve faizde yeni denge aranıyor



Piyasaların ateşi, cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde yükseldi. Döviz ve faiz dört ay öncesine döndü. Dolar kurunda yeni bant beklentisi 2,15-2,25 TL seviyesi. Faizde yüzde 9’un altı olası görünmüyor. Hatta çift haneli seviyeler gündeme gelebilir. Merkez Bankası, politika faizini 50 baz puan daha indirebilir. Ancak böyle bir kararm etkisinin negatif olabileceği yorumları yapılıyor.

doviz kuruCumhurbaşkanlığı seçimine girilen bu hafta piyasalar ikilem içinde. Temmuz ayında enflasyonda düşüş beklenirken tam tersine yükseliş yaşanması, faizleri ve kurları yukarı taşıdı. Yaşanan bu gelişmeler sonrasında Merkez Bankası faiz indirimine devam edecek mi, yoksa duracak mı? Faiz çift haneli seviyelere gelir mi, yoksa ateşi düşer mi? Dolar kurunda yükseliş devam edecek mi? Bu soruların yanıtları merak ediliyor. Yanıtları ararken Moody’s’in rating notu da henüz açıklanmamıştı. Bu noktayı belirtmekte fayda var.

Piyasalarda jeopolitik risklerin daha da artacağına yönelik endişeler var. Avrupa tarafında parasal genişleme yönünde beklentiler fiyatlara giriyor ancak ABD tarafında beklentiler tersi yönde. ABD’de açıklanan beklentilerden güçlü ekonomik verilerin FED’in yeniden faiz kararma ilişkin beklentileri canlı tutmasıyla, küresel boyutta hisse senetleri piyasalarında değer kaybetme eğilimi var.

Yine gelişmekte olan ülke para birimleri ve borsaları da ABD dolarındaki değer artışıyla baskı altında. FED’in faiz artırımlarını erkene çekebileceği beklentileri gündemdeyken gelişmekte olan piyasalara yatırım yapanların istekli ve iştahlı olması beklenmiyor. Moody’s’in haftanın son günü not konusunda açıklama yapacağına yönelik yorumların da etkisiyle geçen hafta içinde dolar kuru en son mart ayı sonunda gördüğü 2,17 TL seviyesinin üzerine çıkarken, gösterge faiz de en son nisan ayında gördüğü yüzde 9,50’nin üzerinde hareket etti.

MEVDUAT ANA LİMAN

Tahvil faizlerinden başlayalım… Bundan sonraki süreçte politik ve uluslararası makro riskler azalmadıkça yüzde 9 seviyesinin altında bir gösterge faiz beklenmiyor. Bunun yanında çift haneli faiz seviyeleri görülmesi işten bile değil. Böyle bir ortamda yatırımcılar açısından en güvenli liman mevduat olmaya devam edecek. Yatırımcı varlıklarını getirisi enflasyonun altında kalsa bile ana liman olarak mevduatta değerlendirecek. Bunun yanında özel sektör tahvilleri bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor.

Saxo Capital Genel Müdürü Egemen Kaya, “Yatırımcının sadece Türkiye merkezli hareket etmeyi bırakıp, uluslararası fırsatlara, gelişmenin olabileceği piyasalara da odaklanması gerekir” diyor.

50 BAZ PUAN İNDİRİM OLABİLİR



Bu koşullar altında Merkez Banka-sı’nın 27 Ağustos’taki Para Politikası Kuaılu (PPK) toplantısında faizde ne yönde karar vereceği merak ediliyor. Çünkü yurtiçinde enflasyon baskılarının arttığı gözlenirken, yurtdışında jeopolitik risklerdeki artış küresel risk iştahım baskılıyor.

Merkez Bankası, geçen hafta içinde yayınladığı fiyat gelişmeleri raporunda, manşet enflasyondaki yükselişe rağmen çekirdek göstergelerdeki genel eğilimin aşağı yönde olduğunu savunarak risk iştahının düzelmesi durumunda ilave faiz indirimi için kapıyı açık bıraktı.

Enflasyonda yaşanan kötü sürprize rağmen, MB’nin enflasyon cephesinde kendine güvenmeye devam ettiğine dikkat çeken îş Yatırım, ağustos ayı PPK toplantısında gelişmekte olan ülkelere yönelik risk iştahının devamına bağlı olarak 50 baz puanlık bir indirim daha yapılabileceği yorumunu yapıyor. Bunun yanında, İş Yatırım, piyasa oyuncu-lannın faiz indirimlerini rafa kaldırdığım söylüyor ve önümüzdeki aylarda gelebilecek faiz artırımlarının da fiyatlanma eğiliminde olduğunu kaydediyor.

FAİZ FAZLA İNMEMELİ

Mayıs ayından bu yana enflasyonda düşüş beklentisiyle faiz indiren MB’nin bu toplantıda indirim yapmaması gerektiği piyasadaki hemen hemen bütün ekonomistler tarafından ifade edilen bir görüş. Enflasyondaki görünüm iyileşene kadar sıkı para politikasına devam edeceğini ifade eden Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı için de 27 Ağus-tos’taki bu toplantının önemi gitgide artıyor.

İntegral Menkul Değerler Araştırma Müdürü Egemen Candır, “Bu toplantıda yüksek seyreden enflasyona rağmen 25 baz puanın üstünde bir indirime gitmeye karar verilirse, Başçı kendi tabiri ile yoğurdu üfleyerek yememiş olacaktır” diyor. Candır, böyle bir kararın ocak ayında olduğu gibi uluslararası çevrelerde TCMB’nin özerkliği ile ilgili endişeleri yeniden gündeme getireceği kanaatinde. FED’in faiz artmmı spekülasyonları artmışken Türkiye’ye para girişinin sekteye uğrayabileceğini söyleyen Egemen Candır, jeopolitik risklerle donatılmış küresel duruma dikkat çekiyor ve “Türkiye’nin konser-vatif hareket etmesi gerekir. Faizlerin daha düşürülmesi adımı, Avrupa’nın parasal genişleme durumunda bir netlik oluşmaya başladığında yeniden düşünülebilir” diyor.

TL’DE KAYIP ARTABİLİR

Ya dövize ilişkin beklentiler? Cumhurbaşkanlığı seçimi sonucunda MB üstündeki baskılar artar ve yapılmaması gereken faiz indirimlerine gidilirse, XTB Menkul Genel Müdürü Savaş Divanlıoğlu, TL’nin daha da değer kaybedip fon çıkışlarının hızlanacağı düşüncesinde. Divanlıoğlu, “ABD’nin genişlemeyi sonlandırdığı ve faiz artırımını konuştuğu bir ortamda da bu gerek TL gerekse diğer piyasalar açısından sağlıksız bir görüntü ortaya çıkarabilir” diyor.

Kişisel olarak doların TL’ye karşı kuvvetli kalacağı yönünde beklentisinin olduğunu söyleyen Egemen Kaya ise 2,08 TL’nin altında kalıcı bir hareket beklemiyor. Artan risklerle birlikte dolar kurunda 2,15-2,25 TL aralığını uygun seviyeler olarak değerlendiren Kaya, “Kuru etkileyecek dinamikler, sınırlarımızdaki jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarına etkileri, Rusya-AB/ABD çekişmesi ve bize yansımalan, enflasyondaki gelişmeler ve FED’den faiz artırımı beklentileri” diye konuşuyor.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir