Çarşamba , Kasım 21 2018
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Dolar/TL 5.50 altında kalabilecek mi?

Dolar/TL 5.50 altında kalabilecek mi?



Eylül ayından itibaren emsallerine karşı pozitif fıyatlamasını devam ettiren TL’de bazı sektörlere getirilen vergi teşviklerinin kamu mâliyesini bozabileceği endişesi ve TCMB’nin Merkez Bankası bünyesinde döviz karşılığı Türk Lirası svvap piyasasında işlemlere 1 Kasım’dan itibaren başlanacağını duyurması da bu trendi bozmadı. TCMB’nin swap hamlesi TL’nin aşırı değer kazanmasını istemediği şeklinde algılandı. Bu açıklamaların etkisi iie 5.46’ya kadar gerilen dolar/TL’nin günün son saatlerinde 5.85 sınırına dayandı. Haftanın son iki gününde ise ABD’den gelen açıklamaların küresel ticaret savaşı endişelerini azaltması ile doların küresel ölçüde değer kaybetmesi, ABD’nin İran yaptırımlar! konusunda Türkiye’ye muafiyet tanıyabileceği beklentisi ve ABD ile Türkiye’nin bakanlara-yönelik yaptırımları karşılıklı kaldırması dolar/TL’de 5.41 civarının görülmesini sağladı.

Önümüzdeki süreçte ABDTürkiye ilişkilerine dair gelişmeler ve haber akışları takip edilecek. Türk Lirası’nda son dönemde etkili olan olumlu havada ABD-Türkiye ilişkilerinin iyileşeceğine yönelik olumlu beklentilerin etkili olduğu ve bu kapsamdaki gelişmelerin TL’deki olumlu fıyatlamayı desteklemeye devam ettiğini görüyoruz. İran yaptırımlarından muafiyete yönelik beklentilerin büyük oranda fıyatlanması nedeniyle gelecek haftalarda bu pozitif trendin devam etmesi için yeni beklentilere ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Kısa vadede ise pazartesi günü açıklanacak enflasyonun TL varlıklarda sert fiyatlamalar neden olabileceği göz ardı edilmemeli. Hafta içinde yayınlanan beklentiler TCMB beklenti anketindeki aylık bazda yüzde 2 civarındaki sonuca yakın rakamları ifade etse de anketlerdeki skalanm oldukça geniş bir yelpazeye dağıldığı görüyoruz. Bu da sürpriz sonuçlara açık olmak gerektiğini işaret ediyor. Dolar/TL’nin 5.50 altında kalabilmesi için içeride enflasyonda ve ABD’de seçimlerinde bir sürprizle karşılaşılmaması gerekiyor. Aksi takdirde geçtiğimiz hafta görülen 5.50 altındaki rakamlar yılın geri kalanı için dip seviyeler olarak kalabilir.

ABD-Türkiye ilişkilerindeki normalleşmeye ilişkin haberlerin etkisi ile borsa endeksinde bir toparlanma çabası var. Sağlıklı bir toparlanmanın başlayabilmesi için yukarı yönlü hareketlere işlem hacmi de eşlik etmeli…

Gündemin hızı rehavete izin vermiyor

EYLÜL ayı içerisinde ve ekim ayında küresel risk iştahının baskılanmaya devam ettiğini izledik. Eylül sonunda ABD, 5 bin farklı ürünün yer aldığı ve toplam değeri 200 milyar dolar olan Çin menşeli ürünlere yüzde 10 gümrük vergisi uygulanmaya başlarken, Çin’in de 60 milyar dolarlık ABD ürününe yüzde 5 ile yüzde 10 aralığında gümrük tarifesi uygulamaya başlaması küresel piyasalarda ticaret savaşlarına yönelik endişeleri tekrar gündeme taşıdı. Kasım ayına girerken özellikle ABD’den gelen açıklamalar ÂBD ile Çin arasında devam eden bu gerilimin bir anlaşmayla sonuçlanabileceğine yönelik bilgiler içerdi. Bu durum piyasalarda iyimserlikle karşılansa da yapılan açıklamaların ve sızdırılan bilgilerin 6 Kasım’daki ABD seçimleri öncesinde piyasaları rahatlamaya yönelik bir çaba mı yoksa bu açıklamaların Çin tarafında da bir karşılığı var mı emin olamıyoruz. Bu nedenle yapılan açıklamaları temkinli bir iyimserlikle takip ediyoruz.

Haftanın son işlem gününde ABD ile bakanlara yönelik yaptırımların karşılıklı kaldırümasıyla iki ülke arasında yaptırım krizinin sona ermesi ve ilişkilerin normalleşmesi yönündeki adımlar TL varlıkları destekledi. ABD tarafında dikkatle takip edilen bir diğer konu da İran’a yönelik uygulamaya alınacak tedbirler. Bu pazar itibariyle yürürlüğe giren yaptırımlarla ilgili hangi ülkelerin muafiyetlere sahip olacağı bir süredir spekülasyona konu oluyordu. Bu konunun pazartesi günü netlik kazanarak piyasa gündeminden çıkacak olması daha sağlıklı fiyatlamalara imkan tanıyacaktır ancak 5 Kasım yurtiçinde açıklanacak enflasyon rakamları ve 6 Kasım’daki ABD seçimleri bu konunun yerini doldurmaya ve volatiliteyi artırmaya aday.

İTALYA’YA 13 KASIM’A KADAR SÜRE VERİLDİ

Ekim ayının ilk haftalarında İtalya hükümeti kamu harcamalarında büyük bir artışa gitme konusunda anlaşmaya vardı. Gelecek yıl için bütçe açığı/GSYH hedefi yüzde 2.4 oldu. Avrupa Birliği ise İtalya’nın bütçe açığındaki bu artışın kabul edilemez olduğu görüşü ağır bastı. İtalya’da hükümet, Avrupa Birliği’nin (AB) 2019 harcamalarına ilişkin eleştirisine yönelik cevabında bütçe hedeflerinden vazgeçmediğini bildirdi. Son olarak Avrupa Birliği Komisyonu’ndan İtalya’ya, bütçe taslak planına ilişkin ikinci bir mektup yollandı. Mektupta, İtalya’nın 2019 yılı bütçesinin borcun azaltılmasıyla bağdaşmadığı ifade edilirken, bu denli yüksek bir borcun, hükümetin vatandaşların yararına daha verimli harcamalar yapma kapasitesini kısıtladığı, İtalya’nın kamu borcunun euro bölgesi için de bir endişe kaynağı olduğu belirtildi. Mektupta, İtalya’dan bu eleştirilere 13 Kasım’a kadar cevap vermesi istendi. Euro bölgesi bu konudaki yeni sınavını en geç 13 Kasım’da veriyor olacak. Bu süreç euro’nun baskı altında kalmasına neden olabilir.

AVRUPA, MERKEL SONRASINA HAZIR OLMAYABİLİR




Avrupa İtalya krizi ile uğraşırken bir sürpriz de Almanya Başbakanı Angela Merkel’den geldi. Almanya’da yerel seçimlerde yaşanan başarısızlığın ardından Mcrkel, “Hükümet güvenilirliğini yitirdi” açıklamasında bulundu ve genel başkanlık ve başbakanlığa yeniden aday olmayacağını belirtti. CDU’nun geııel başkanlık seçimi bu yıl aralık ayında gerçekleşecekken, Başbakanlık için seçimler 2021 ’de gerçekleşecek. Merkel’in partisinin başında olmadan Başbakanlığı 2021’e kadar devam ettiremeyeceği, başbakan olarak kalsa da etkinliğinin oldukça düşük kalabileceği, çift başlılığın görülebileceği konuşulan senaryolar arasında. Bu durum Avrupa’nın lokomotifi konumundaki Almanya’nın siyaseten de ekonomik olarak da aksamasına neden olabilir. Öncelikle yerine aday olanların oy oranını artırma adma gündeme getirecekleri popülist söylemler, Merkcl’dcn oy koparan aşırı sağdan oyun geri kazanılması adma aşırı sağcı söylemlerin şiddetlenmesi ve bugüne kadar Merkel’in tecrübesi ile sağduyu sayesinde diğer ülkelerle devam eden ikili ilişkilerin zarar görmesi söz konusu olabilir. Tüm bu nedenlerle aralık ayında CDU’daki başkanlık seçimi ve sonrasında Almanya siyasetinde bir erken seçim de dahil ortaya çıkacak belirsizlikler Euro Bölgesi için belirsizliklerin artacağı anlamına gelmektedir. Bu nedenle bir süre daha euro zayıf seyrin devam edeceği görüşümüzü korumaya devam ediyoruz.

İNDİRİMLER TEŞVİK Mİ, TAVİZ Mİ?

Çarşamba günü Hazine ve Maliye Bakam Berat Albayrak, altı başlıkta KDV ve ÖTV indirimine gidildiğini açıkladı. Gerçekleştirilen ÖTV ve KDV indirimlerinin 1 Kasım-31 Aralık tarihleri arasında geçerli olacağı açıklandı.

Otomotiv, mobilya ve beyaz eşya sektöründe ekonomik dengelenmenin yanında yaşanan sert yavaşlama dikkat çekiciydi. Ağustos ayında Türk Lirası’ndaki sert değer kayıpları ve yüksek seyreden kredi maliyetlerinin bu sektörler üzerinde önemli etkileri oldu. Otomotiv iç pazar satışlarında bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 2 artış, ikinci çeyrekte yüzde 20, üçüncü çeyrekte ise yaşanan kur şoku ve faizlerdeki artışla yüzde 51 oranında daralma yaşandı.

Eylül ayındaki daralma ise yüzde 68 seviyesinde gerçekleşti. Bu nedenle otomotiv, mobilya ve beyaz eşya sektörlerine yönelik gerçekleştirilen vergi indirimlerini kur etkisinin yarattığı tahribatı bir miktar gidermek için atıldığını değerlendiriyoruz. Buna karşın piyasalar ilk anda yapılan açıklamayı ekonomide uzun süreli ve belirgin bir yavaşlamaya izin verilmeyeceğine dair bir işaret olarak algılasa da yapılan indirimlerin bütçe açığı üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturabileceği yerel seçimler öncesinde mali sıkılaşmadan taviz verilebileceği endişesi kur ve faiz cephesinde yukarı yönlü fiyatlamalara neden oldu. Bu haftaya 5 Kasım Türkiye’de enflasyon rakamı ve 6 Kasım ABD ara seçimleri ile başlayıp, sonraki haftaya 11-12 Kasım’da Fransa’da yapılacak Paris Barış Konferansına gidecek olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkam Trump ile olası bir teması ile geçiş yapacağız. Şayet görüşme gerçekleşirse bu Rahip Brunson krizinin çözülmesinin ardından ilk yüz yüze görüşme olacak. Avrupa tarafında Brexit ile ilgili gelişmeler ve İtalya bütçesi ön planda olmaya devam ediyor. Asya tarafında ise ABD ile Çin arasında devam eden ve geçtiğimiz hafta ABD’den gelen olumlu haberlerin geldiği ticaret savaşlarına yönelik gelişmeler takip edilecek. Özetle yeniden kritik bir aya daha girdik. Özellikle bu ayın ilk haftası oldukça hareketli geçmeye aday. Bu nedenle geçtiğimiz ay olduğu gibi yüksek volatiliteye karşı varlık çeşitlendirilmesinin iyi yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

BIST-100 henüz sağlıklı bir görünüm sunmuyor

Endeks son dönemde oldukça volatil bir şekilde aşağı yönlü bir seyir izledi. Hisse ve sektörel bazda bir anlam yüklemekte zorlandığımız ayrışmalar dikkat çekti. Son birkaç güne kadar güne pozitif başlayan günlerde dahi endekste pozitif açılış sonrasında gerçekleşen yükselişlerin satış fırsatı olarak değerlendirildiğini gördük. Pozitif olansa işlem hacminin bu satışlarda düşük bir seyir izlemesi oldu. Düşüş olmasına rağmen işlem hacminin düşük seyrediyor olması ve saatlik grafikte teknik indikatörlerin pozitif uyuşmazlıklar göstermeye başlaması bu seviyelerden yukarı yönde bir toparlanma beklentisini oluşturmaktaydı. Haftanın ikinci yansında küresel seyrin ve ABD-Türkiye ilişkilerindeki normalleşmeye ilişkin haberlerin etkisi ile endekste bir toparlanma çabası gördük. Buna karşın sağlıklı bir toparlanmanın başlayabilmesi için yukarı yönlü hareketlere işlem hacminin eşlik etmesi koşulunun henüz sağlanmadığını düşünüyoruz. Kısa vadede satış baskısının hafiflediğinden bahsedebilmemiz için 92.500 biraz daha orta vade içinse 95.000 seviyesi üzerinde kapanışlara ihtiyaç olduğu kanaatindeyiz. Haftanın ilk iki günü içeride enflasyon ve dışarıda ABD seçimlerinin ardından bu koşulları sağlamaya devam edebilirsek hacmin de katlanarak artacağını ve yükselişlerin daha kalıcı bir hale gelebileceğini düşünüyoruz. Aksi takdirde işlem hacminin de eşlik etmediği bu yükselişler kısa vadeli tepkiden öteye gidemeyecektir. Aşağı yönlü hareketin ivme kazanarak satıcılı seyrin devam etmesi durumunda 92.500 altında ise destek olarak 89.600 – 88.550 ve 84.650 seviyeleri önemli hale gelecektir.

ÜZEYİR DOĞAN





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

www.myfikirler.org

Bunu da İnceledinizmi ?

Temettü beklentisi kuvvetli 38 hisse

Dokuz aylık bilançolar şirketlerin yılsonu kârları ile belirlenecek olan temettü miktarları konusunda ipucu veriyor. Analistler, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir