Cumartesi , Temmuz 22 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Dolar kur’unun hazır giyim ve konfeksiyon firmalarına etkisi

Dolar kur’unun hazır giyim ve konfeksiyon firmalarına etkisi



Yine, yeniden tekstil…

Hazır giyim ve konfeksiyon firmaları kurlardaki dalgalanmadan eskisi kadar etkilenmiyor. Çünkü daha önce fason üretim yapılan sektörde markalı ürün ihracatı ağırlık kazandı. Kurdaki hareketliliğe karşılık birçok firma art arda mağaza açıyor, ihracatını artırıyor.

İHRACAT şampiyonluğunu yıllarca hiçbir sektöre bırakmayan hazır giyim ve konfeksiyoncuların, son yıllarda bazı aylarda liderliği başka sektörlere kaptırdıklarına şahit oluyoruz. Geçmişte yaşanan global ekonomik krizlerde sektördeki birçok firma kapandı. Ayakta kalanlarm büyük kısmı ise markalaşma yoluna giderek adeta kabuk değiştirdi. Nitekim son yıllarda Türkiye’nin hazır giyim ihracatının önemli bir kısmını kendi markasıyla üretim yapan bu firmalar gerçekleştiriyor. Öyle ki Rusya’dan Güney Afrika’ya, ABD’den Çin’e Türk hazır giyimcilerin mağaza açıp, ürün satmadıkları ülke neredeyse yok.

tekstil

Ancak son dönemde dövizde yaşananlar malum. Gerek içeride, gerekse dışarıda yaşanan gelişmelerden dolayı dövizdeki inişli çıkışlı seyir bir türlü durulmuyor. Bu tablodan en çok etkilenmesi gereken sektörlerden biri de kuşkusuz hazır giyim ve konfeksiyon. Çünkü üretimde kullandıkları hammaddeyi daha çok dolar ile alan firmalar, ihracatı ise büyük oranda euro’yla gerçekleştiriyor. Para Dergisi olarak dövizdeki bu hareketliliğin gerek yabancı firmalara fason üretim yapan, gerekse kendi markalarıyla ihracat gerçekleştiren şirketlere etkisini araştırdık.

Hazır giyimcilerin TL’deki gerileme nedeniyle en çok yakındıkları konu mağaza kiralan. Çünkü sektördeki firmaların neredeyse tamamı mağaza kiralarını dolar ve euro ile ödüyor. Ancak buna rağmen bu firmaların perakende mağaza yatırımlarında hiçbir duraksamanın olmadığını belirtelim. Hatta çoğu art arda yeni mağaza açıyor.

“SATINALMA GÜCÜ AZALDI”

Bunlardan biri de kadın giyimin önde gelen şirketlerinden olan ve İpekyol, Twist, Machka markalarıyla piyasada yer alan İpekyol Miroglio Grubu. Türkiye’de 185 mağazasıyla faaliyet gösteren şirketin KKTC, Kuveyt, Katar, Bahreyn, Kuzey Irak, Azerbaycan ve Suudi Arabistan’da ise toplam 12 mağazası var. İpek; Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Y alçın Ayaydın, TL’deki değer kaybını çok yakından takip ettiklerini söylüyor. Ayaydın, “Gördüğümüz kadarıyla şu anda yaşadığımız kur artışı geçici bir artış değil. Buna rağmen 2015 yılında yapmayı planladığımız yatırımlarda her hangi bir değişikliğe gitmedik. Ancak 2016 yılma endişe ile bakıyoruz. Özellikle dolar ve euro üzerinden pazarlanan alışveriş merkezlerinde mağaza açılış kararlarımızda kira/ciro öngörülerimizi ihtiyatlı bir şekilde yapacağız” diyor.

Kurların bu seviyesinin Türk hazır giyim sektöründeki büyüme ve karlılıkları olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Ayaydın, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Döviz kurları enflasyon artışına sebep oluyor ve bu da tüketicilerin satın alma gücünü azaltıyor. Firma satışlarına olumsuz etkisi olduğu gibi özellikle kira giderlerinin artmasına da yol açıyor ve karlılıkları ciddi bir şekilde geriletiyor.

Ama asıl problem mevcut kurların geldiği seviyeden ziyade artış trendinde olması. Hazır giyim sektörü için maliyet ve buna bağlı olarak fiyat belirleme son derece önemli bir unsurdur. Çünkü maliyet ve fiyata, diğer yandan yatırım planlarına yaklaşık bir sezon öncesinden karar veriyoruz. Kurlardaki bu oynaklık içerisinde karar almamız zorlaştı.”

İTHAL HAMMADDE KULLANMIYOR

Türkiye’nin önde gelen hazır giyim üreticilerinden Sarar’ın 40’tan fazla ülkede 85 mağazası var. Yılsonuna kadar İran, Mısır ve Hindistan’da birer mağaza daha açacak. Türkiye’de ise 100’e yakın mağazasıyla hizmet veriyor. Geniş bir coğrafyada faaliyet gösterdiği ve gelirleri dolar, euro ve TL üzerinden olduğu için kurlardaki hareketlilikten etkilenmediklerini belirten Sarar Giyim Yönetim Kurulu Üyesi Ece Sarar Özalp, bunda üretici olmalarının da etkili olduğunu vurguluyor. Özalp, şöyle devam ediyor: “Önümüzdeki dönemde dolar ve euro’nun stabil bir şekilde yükselişine devam edeceğini öngörüyoruz. Bu yüzden gerekli tedbirleri almaya çalışıyoruz.

Örneğin ithal malzemeden mümkün mertebe kaçarak Türkiye’deki üreticilerden tedarik ediyoruz.”

“DÜŞÜŞÜN NEDENİ PARİTE”

Erkek giyim markalarından Avva’nm ise Türkiye’de 53 mağazası var. Firma, beş yıl içinde yurtiçindeki mağaza sayasını 150’ye çıkarmayı hedefliyor. Nitekim 2015 yılında 15 mağaza açmayı planlamıştı ve bu hedefi daha yılın ilk yarısında gerçekleştirdi. Bunun yanında Almanya, Ukrayna ve Suudi Arabistan’ın da aralarında bulunduğu çeşitli ülkelerde de 21 mağazasıyla hizmet veriyor.

Avva Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Atik, yurtdışında mağazalaşma stratejilerini “ülke bazında yayılma” şeklinde belirlediklerini söylüyor. Suudi Arabistan’da kısa sürede 10 mağaza açmak üzere anlaşma yaptıklarını ifade eden Atik, “ABD pazarında hızla mağazalaşmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yurtdışında belli noktalarda bölgesel ofisler oluşturup mağazacılık altyapımızı oralara taşıyacağız. Aynı zamanda zincir mağazalarda da yer alarak farklı pazarlara ulaşmayı hedefliyoruz” diyor.



Yılda iki milyon adedin üzerinde üretim yaptıklarını ve bunun yüzde 70’e yakınını ihraç ettiklerini kaydeden Atik, kurlara ilişkin olarak ise şu değerlendirmelerde bulunuyor: “Kurlardaki aşırı oynaklık nedeniyle daha temkinli hareket etmekle birlikte yeni mağaza açma konusunda fırsatları değerlendiriyoruz. Mağaza yatırım planımızda kur kaynaklı bir aksama olmadı. Dolar ve euro’nun aşırı değerlenmesi tüm markalar gibi bizi de en çok ithal hammadde ve AVM’lerde kira maliyetlerinin artışı noktasında etkiliyor. Doların 3 TL’nin üzerine çıkması kuşkusuz ihracatçının lehine bir durum. Üretim maliyetindeki düşüş uluslararası pazarlarda rekabet gücümüzü artırıyor. İhracatçı, daha önce bir dolar ürün karşılığı 2.20 TL elde ederken şimdi bu rakam 3 TL’ye kadar çıkıyor. Tonaj olarak bakıldığında geçen yıla göre yüzde 5 daha fazla hazır giyim ve konfeksiyon ürünü ihraç ettiğimiz halde yılın ilk sekiz ayında yüzde 11.8’lik bir gelir kaybımız var. Bu euro’nun dolar karşısında değer kaybetmesinden kaynaklanıyor. Parite etkisini çıkardığımızda sektörün ihracat geliri geçen yılla aynı düzeyde. Hazır giyim ve konfeksiyon ihracatçısı için son çeyreğin çok daha iyi geçeceğini ve 2015’i 18 milyar dolar civarında bir ihracat rakamıyla tamamlayacağımızı düşünüyorum.”

“RUSYA PAZARINA GİRİYORUZ”

Dolar ve euro kurundaki dalgalanma DeFacto’nun da yatırım planlarında her hangi bir değişiklik yapmamış. Türkiye ile birlikte sekiz ülkede 310 mağazası bulunan şirket, 2015 başında yurtiçi ve yurtdışında toplam 100 mağaza açmak üzere hedef belirlemiş. DeFacto Perakende Grup Başkanı İhsan Ateş, bu hedefe hızla yaklaştıklarını, yılsonuna kadar Rusya pazarına da girmeyi planladıklarını ifade ediyor. Türkiye’de 276 mağazası bulunan firmanın Kazakistan’da 19 mağazası var. Ayrıca Irak’ta altı, Beyaz Rusya’da dört, Mısır’da iki, Fas, Kosova ve Arnavutluk’ta ise birer mağaza ile tüketicilere hizmet veriyor.

“SİPARİŞLER GELİYOR”

İtalya ve Almanya başta olmak üzere Avrupa’daki birçok ülkeye ihracat yapan firmalardan birisi de Talu Tekstil. Firma son yıllarda uluslararası piyasalardaki etkinliğiyle dikkat çekiyor. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırdığını söyleyen firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gültepe, enflasyon oranları düşünüldüğünde kurların zaten bu seviyelerde olması gerektiğini savunuyor. “TL’deki gerilemeyle birlikte fiyatlarımız cazip hale geldi. Zaten bunu yabancı müşterilerimiz de görüyor. Nitekim siparişler Türkiye’ye yönelmiş durumda. İhracatımıza baktığımızda adet bazında artış var. Bunun önümüzdeki dönemde de süreceğini düşünüyorum” diyen Gültepe, kurların bu seviyelerde kalmasının bu noktada büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Günlük oynamaların hazır giyim ihracatçılarını etkilediğini vurgulayan Gültepe, “Çünkü fiyat belirle-yemiyoruz. Dolar 3 TL, euro ise 3.5 TL’nin altında olmayacak şekilde istikrar sağlanırsa hazır giyim ihracatında artış sürer” diyor.

YENİ MAĞAZA KONSEPTLERİ

Türkiye’nin köklü hazır giyim üreticilerinden Hatemoğlu, dünyanın birçok ülkesine ihracat yapıyor. Bu ülkeler arasında Çin de var. Bunun yanında yurtdışında iki tane de mağazası bulunuyor. Türkiye’de ise 44 şehirde 71 mağazasıyla perakende sektöründe faaliyet gösteriyor. Bu yıl yurt içinde dört mağaza açan firma, yılsonuna kadar yedi mağaza daha açmayı planlıyor. 2016 sonunu ise iç piyasada 101 mağazayla kapatmayı hedefliyor.

Hatemoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Hatem Saykı, TL’deki değer kaybı nedeniyle yatırım planlarını gözden geçirdiklerini belirtiyor. Saykı, “Döviz kurlarının geldiği seviye en başta girdi maliyetlerimizi artırdığı için sektörümüzü önümüzdeki yıl olumsuz etkileyebilir.

Fakat biz yatırımlarımızı programladığımız gibi uygulamaya devam ediyoruz. Marka bazında yeni mağaza konseptlerimiz var. Brandrium AVM’de Hatem Saykı koleksiyonumuzun adını taşıyan yeni mağazamızı açtık” diyor.

Hazır giyim ihracatının artması için kurun tahmin edilebilir olmasının önemine işaret eden Saykı, şöyle devam ediyor: “Üretim maliyetlerinin planlanması ve doğru öngörülmesi gerekiyor. Yakın vadede bu ekonomik göstergelerle sektörün zorlanacağı kesin, ancak karamsar değiliz. Taktik değişikliklerle hedeflerimize ulaşmak için stratejimizi uygulamaya devam edeceğiz.”

“BİR MARKA DAHA…”

Kadın giyim firmalarından Osmanbey merkezli Ayhan Giyim’in Kazakistan, Rusya, Lübnan, Ukrayna, Filistin gibi ülkelerde franchising sistemiyle açılmış mağazaları var. Ayrıca birçok ülkede de toptancıları bulunuyor. Türkiye’de ise İstanbul, Ankara, Çanakkale, Sivas ve Ordu’da kendi mağazaları, ayrıca yurt genelinde de birçok top- tancısı var.

Ayhan Giyim Yönetim Kurulu Üyesi Karabulut, önümüzdeki üç yıl içinde tamamı İstanbul’da olmak üzere on tane çok katlı mağaza açacaklarını söylüyor. TL’deki değer kaybının kendi markasıyla üretim ve ihracat yapan firmaları çok fazla etkilemediğini dile getiren Karabulut, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Ekonomik sıkıntı yaşayan Rusya ve Ukrayna gibi ülkelere mal satmak zorlaştı. Fakat Arap ülkeleri, Kuzey Afrika ülkeleri, İran ve Irak gibi pazarlara ihracatımız artıyor. Önümüzdeki iki yıl bu piyasaların aynı canlılığı göstereceği inancındayız. Kurlardaki hareketliliğe karşı en büyük tedbirimiz mağazalaşmak. Üst segmente hitap edecek yeni bir marka daha çıkarmayı planlıyoruz.”

“İHRACAT OLUMLU AMA..

Çift Geyik Karaca’nın Norveç, Azerbaycan, KKTC ve Güney Afrika’da toplam sekiz mağazası var. Yurtiçinde ise 109 mağazası bulunuyor. İcra Kurulu Başkanı Cüneyt Güneş, yılsonuna kadar iç piyasada sekiz mağaza daha açacaklarım belirtiyor. Yurtdışında ise daha çok Güney Afrika pazarında büyümeyi planladıklarını vurgulayan Güneş, bunun yanı sıra Nijerya, Angola, Zambiya ve Kenya pazarlarına da girmeyi hedeflediklerini söylüyor. Güneş, “TL’deki değer kaybı ihracatı olumlu etkiliyor ancak bir yandan da ithalatı zorlaştırıyor. Çünkü özel kumaşlar ithal etmek zorunda olan firmaların üretim maliyetleri yükseliyor” diyor.

Süvari Giyim’in ise yurtdışında 41 mağazası bulunuyor. Yurtiçinde ise 104 mağazasıyla faaliyet gösteriyor. Firma bu yıl yaklaşık 20 mağaza açmayı planlıyordu. Bunun yarısını hayata geçirmiş durumda.

Süvari Giyim Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Coşkun, yılsonuna kadar 5-6 mağaza daha açacaklarını söylüyor.

TL’deki değer kaybının ihracatı olumlu etkilediğini ifade eden Coşkun, “Fakat ihracat pazarlarımızda sıkıntı var. Bu yüzden alternatif ürünler geliştirip, yeni pazarlar bulmaya çalışıyoruz” diyor.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir