Cumartesi , Mayıs 27 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Dış ticaret açığında büyük daralma

Dış ticaret açığında büyük daralma



Dış açık aralık ayında da daralmaya devam etti. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 65.6’ya yükseldi. Uzmanlar gerilemeyi kur artışı ve ihracat düşüşüne bağlıyor. Ekonomiye ve reel kesime güvende ise düşüş var.

KÜRESEL piyasalar 2016 yılma kaygılı başladı. Ancak Amerikan Merkez Bankası FED’in ocaktaki ilk toplantısında faizleri değiştirmemesi piyasaları rahatlattı. Küresel gelişmelerin diğer ayağında Çin para birimi yuan’daki sert devalüasyon oldu. Çin ekonomisinde büyümenin hız kesmesi endişe yaratmayı sürdürüyor. Avrupa ve Japonya merkez bankalarının parasal genişleme adımları ise dünya ekonomisine destek oluyor. Diğer önemli destek ise düşmeye devam eden petrol fiyatları.

dis ticaret

Petrol fiyatı içeride de makro dengeleri olumlu etkiliyor. Dış ödemeler dengesi üzerinde olumlu yansımalar sürüyor. Olumlu etkiyi sınırlayan en büyük engel ara sıra dalgalanan döviz kuru. Doların TL karşısında 3 TL’nin üzerine çıkması hem enflasyonu olumsuz etkiliyor hem de ocak ajanda ekonomiye güvenin düşmesine neden oldu. 1 Kasım seçimleri öncesinde dibe vuran ardından hızla yükselen ekonomiye güven 2016 yılının ilk ayında düşüş yaşadı. Ocak ayında mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güveninde de düşüş yaşanırken kapasite kullanım oranı yatay kalmaya devam etti. Dış ticaret açığı ise geçtiğimiz aralık ayında yüzde 27 azalarak 6 milyar 183 milyon dolara düşerken, yıllık bazda 63 milyar dolara geriledi.

Uzmanlar güven endekslerindeki düşüşü en başta dolar kurunda yaşanan artışa bağlıyor. İkinci sırada ise, petrol gelirleri düşen ticaret partnerlerimize yapılan ihracatın gerilemesini gösteriyor. Ancak bundan sonrası için düzelme ihtimalini yüksek görüyor.

DIŞ AÇIK YÜZDE 27 AZALDI

TÜİK ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre, geçtiğimiz aralık ayında, ihracat 2014 yılının aynı ayına göre yüzde 11.1 azalarak 11 milyar 802 milyon dolar, ithalat yüzde 17.5 azalarak 17 milyar 984 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aralıkta dış ticaret açığı yüzde 27.4 azalarak 8 milyar 519 milyon dolardan 6 milyar 183 milyon dolara düştü. İhracatm ithalatı karşılama oranı yüzde 65.6’ya yükseldi. Avrupa Birliğinin ihracattaki payı yüzde 46 olurken, en fazla ihracat yapılan ilk üç ülke, 1 milyar 150 milyon dolarla Almanya, 764 milyon dolarla İngiltere ve 638 milyon dolarla İtalya oldu.

GÜVENDE GERİLEME VAR

Ekonomik Güven Endeksi, ocakta geçen aya göre yüzde 16.8 azalarak 100.81 değerinden 83.88 değerine geriledi. TÜİK verilerine göre, gerileme, hizmet, reel kesim, tüketici ve inşaat güven endekslerindeki düşüşlerden kaynaklandı. Hizmet sektörü güven endeksi, aynı dönemde yüzde 6.6 azalarak 92.53 değerine düştü. Reel kesim güven endeksi yüzde 2.7 azalarak 105.9 ve tüketici güven endeksi yüzde 2.7 azalarak 71.62 değerlerine geriledi. İnşaat sektörü güven endeksi ise yüzde 1.4 azalarak 83.91 değerini aldı. Perakende ticaret sektörü güven endeksi, ocakta geçen aya göre yüzde 3.6 artarak 104.93 değerinden 108.76 değerine yükseldi.



REEL KESİMDE KÜÇÜK AZALIŞ

Merkez Bankası tarafından düzenli olarak yapılan İktisadi Yönelim Anketi sonuçlarından hesaplanan Reel Kesim Güven Endeksi ocak ayında önceki aya göre 1.1 puan artarak 103.3 seviyesinde gerçekleşti. Mevsimsellikten arındırılmış endeks ise bir önceki aya göre 2.9 puan azalarak 105.9 puan seviyesine düştü. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, gelecek üç aydaki üretim miktarı, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki toplam istihdam miktarı ve mevcut mamul mal stoku miktarı endeksi artış yönünde etkiledi. Genel gidişat, sabit sermaye yatırım harcaması, mevcut toplam sipariş miktarı ve gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarına ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi.

KAPASİTEDE YATAY SEYİR

Merkez Bankası tarafından İktisadi Yönelim Anketi sonuçlarından hesaplanan imalat sanayi kapasite kullanım oranı ocakta, bir önceki aya göre 0.9 puan azalarak yüzde 74.9 seviyesinde gerçekleşti. İmalat sanayi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı bir önceki aya göre 0.2 puan azalarak yüzde 75.2 seviyesinde gerçekleşti. 2016 yılı ocak ayında mal gruplarına göre kapasite kullanım oranları değerlendirildiğinde, tüm mal gruplarında azalış görüldü.

“KUR VE İHRACAT ETKİLEDİ”

Finans Yatırım Başekonomis-ti Burak Kanlı, ocak ayında ekonomiye güveni olumsuz etkileyen iki gelişmeye dikkat çekiyor.

Kanlıya göre, ocakta dolar kuru yine yukarı gitmeye başladı. Daha da önemlisi petrol fiyatının daha fazla düşmesiyle ihracat kanalından olumsuz etkilendik. Irak ve Rusya gibi ülkelere yaptığımız ihracattaki düşüş hız kazandı. Reel kesim güveninde ise üretim maliyetinin artacağıyla ilgili endişelerin etkili olduğu görülüyor.

Asgari ücretteki artışın sanayi sektöründe maliyet baskısı yaratabileceğine dair kaygı yaşanıyor. Buna karşın güven endekslerindeki gerilemenin geçici olduğunu düşünen Burak Kanlı, “Ancak referandum ve erken seçim gibi tartışmalar çıkarsa o zaman güven erozyonu yaşanabilir” diyor.

İmalat sanayinde kapasite kullanımıyla ilgili ise Kanlı, bu düşüşü çok önemsemiyor. Buna sebep olarak 2015 yılında yatırımların toparlanmasını ve buna bağlı olarak üretim kapasitesinin artmasını gösteriyor. 2016 yılında ise büyüme görünümünün daha da iyileşeceğine dair beklentilerin etkili olduğunu kaydediyor.

“ÇOK OYNAKLIK OLDU”

Garanti Bankası Başekonomisti Nihan Ziya Erdem, piyasada çok fazla oynaklık olduğuna dikkat çekerek, güvende bozulma olmasını normal karşılıyor. Erdem’e göre, FED’in faiz artışına ara verip vermeyeceği merak konusu. İçeride bunun Merkez Ban-kası’nın para politikasına ne ölçüde yansıyacağı önemli. Avrupa tarafında tekrar genişlemeci önlemler alınma ihtimali var. Diğer yandan jeopolitik riskler sürüyor. Tüm bunlar geleceğe ilişkin güveni olumsuz etkiliyor. Önümüzdeki dönemde güvenlik anlamında ciddi endişeler ortaya çıkmazsa güven endekslerinde iyileşme görebiliriz.

Kapasite kullanım oranıyla ilgili veriye ise temkinli yaklaşan Erdem, bu verinin öncü gösterge olmaktan çok uzak olduğunu belirterek, büyük bir hareket göstermediğini ve küçük hareketlerin de bilgi vermediğini söylüyor.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir