Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

COVTD-19 salgını ve küresel ticarete yönelik beklentiler

COVTD-19 salgını, küresel ticarete yönelik beklentileri değiştirdi. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), Covid-19 salgınının dünya genelinde ek’onomik faaliyeti ve yaşamı olumsuz etkilemesi nedeniyle küresel ticaretin bu yıl yüzde 13 ila yüzde 32 arasında düşmesinin beklendiğini açıkladı. Beklenen düşüşün, 2008-2009 küresel finans krizi döneminde yaşanandan daha yüksek olacağına dikkat çeken DTÖ, ticaret hacimlerinde neredeyse tüm bölgelerde bu yıl çift haneli düşüşlerin yaşanacağını, Kuzey Amerika ve Asya’dan yapılan ihracatın ise bundan en çok etkileneceğini vurguladı. Ticaretin özellikle elektronik ve otomotiv ürünleri olmak üzere karmaşık değer zincirlerine sahip sektörlerde daha çok düşeceğini bildiren DTÖ, hizmet ticaretinin ulaşım ve seyahat kısıtlamalarıyla doğrudan etkilenebileceğine işaret etti.

“İHRACATÇI MORALLİ”

Bu yılın ilk iki ayında artış gösteren Türkiye’nin ihracatı, Mart’ta Covid-19 nedeniyle başta komşu ülkeler Irak ve îran sınırlarındaki karantina önlemlerindeki araç giriş ve çıkışlarının sınırlandırılması olmak üzere AB ülkelerinde görülen talep daralmaları ve sipariş iptalleri nedeniyle beklentiler çerçevesinde daralmıştı. Ticaret Bakanlığı’nm genel ticaret sistemi geçici dış ticaret verilerine göre ihracat Mart’ta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17.8 azalarak 13.4 milyar dolar, ithalat yüzde 3.1 artarak 18.8 milyar dolar, dış ticaret açığı ise yüzde 181.8 artarak 5.4 milyar dolar oldu.


İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerem Alkin, koronavirüsün tüm etkilerine karşın Mart ayında Türkiye’nin 83 ülkeye ihracatını 512 milyon dolar artırmayı başardığını vurgulayarak, bu 83 ülkenin 62’sinde artış yüzde 10’un, 28’inde ise yüzde 50’nin üzerinde gerçekleştiğine işaret etti. Alkin, “Yılın ilk üç ayında 217 ülkenin 108’inde ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre 1.8 milyar dolar artırmayı başardı. Ülkelerin Türkiye’den mal talebi devam ediyor. Türkiye bir yandan koronavirüsle mücadeleyi sürdürürken, üretimi ve ihracatı sürdürebilmek için her türlü tedbiri alarak ülkenin ihtiyaçlarını karşılamak için gayret sarf ediyor. İhracatçı moralli. Dünyadan gelen tüm talepleri yakından takip ediyor ve ihracatın sürdürülebilirliği adına her türlü adımı atıyor. Türkiye’nin virüsle mücadele çerçevesinde toplumun yüzde 90’ını evde tutarken, salgının yayüımını önlcyccck tüm tedbirleri alarak toplumun yüzde 10’unu ise tarım ve imalat sanayinde üretimi devam ettirmesininm temel nedeni, hayat normale döndüğünde kendi kendine yeten bir ekonomi olmayı sürdürmek” diye konuştu.

YERİNDE GÜMRÜKLEME UYGULAMASI

Söz ihracattan, dış ticaretten açılmışken şunu da aktaralım: ihracatın kesintiye uğramaması için “temassız dış ticaret” uygulamasını hayata geçiren Türkiye, şimdi de ihracatçılar için ithalatta yerinde gümrükleme uygulaması başlattı. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Twitter hesabından paylaştığı mesajda, temassız ticaret kapsamında daha hızlı, güvenli ve sağlıklı bir ticaret için modern gümrükleme yöntemlerini hizmete sunmaya devam ettiklerini vurguladı. îhracat-tf ‘ta yerinde gümrükleme uygulamasını daha önce başlattıklarını hatırlatan Pekcan, “Yetkilendirilmiş yükümlü statüsüne sahip üretici ihracatçılarımız için ithalatta yerinde gümrükleme uygulamasını da hayata geçirdik. Firmalarımız tüm gümrükleme işlemlerini, eşyayı gümrük müdürlüğüne getirmeksizin, belge ve insan teması olmadan kendi tesislerinde en hızlı biçimde tamamlayabilecek” ifadelerini kullandı.

AYLIK EN YÜKSEK REEL GETİRİ EURO’DA

Türkiye istatistik Kurumu (TÜIK) geçen hafta finansal yatırım araçlarının reel getiri oranlarını açıkladı. Buna göre Mart’ta en yüksek aylık reel getiri, yurtiçi üretici fiyat endeksi (YI-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 5.10, tükctici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 5.41 oranlarıyla euro’da gerçekleşti. Üç aylık, altı aylık ve yıllık değerlendirmede en çok kazandıran yatırım aracı külçe altın oldu. BIST-100 Endeksi, aylık, üç aylık, altı aylık ve yıllık değerlendirmede yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

HAZİNE NAKİT DENGESİ

Hazine nakit dengesi, Mart’ta 40 milyar 445 milyon TL açık, yılın ilk üç ayında 4 milyar 959 milyon TL fazla verdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre geçen ay Hazînenin nakit gelirleri 53 milyar 918 milyon TL, nakit giderleri 94 milyar 364 milyon TL oldu. Faiz dışı giderler 83 milyar 320 milyon TL, faiz ödemeleri ise 11 milyar 44 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz dışı denge ise 29.4 milyar TL açık verdi. Geçen ay devirli-garan-tili borç geri dönüşü 192 milyon TL olarak kayıtlara geçerken, TMSF’den aktarımlar da 3 milyon TL’yi buldu. Kur farklarından kaynaklanan artış 4 milyar 646 milyon TL olarak gerçekleşirken kasa/banka net hesabı ise 19 milyar 392 milyon TL azaldı.

Prof. Dr. Murat FERMAN / Beykent Üniversitesi Rektörü
“İhracat modellemesi gündeme getirilmeli”



Bütün analizler salgının etkisiyle dünya ticaret hacminde yılsonuna kadar yüzde 13 ile yüzde 35 arasında bir daralma olacağına işaret ediyor. Durum böyle olunca, global tedarik zincirindeki kopmalar da elbette bizi etkileyecek bir noktaya doğru gidiyor. Türkiye’nin en büyük ihraç pazarlarında yaşanan durgunluk ihracatımızı olumsuz etkiliyor. İhracat için ithalat gerçekleştiren Türkiye için, ithalat tedarik zincirindeki aksama ve kopukluklar olumsuz bir tablo yaratıyor. Dolar TL’deki gelişmeler dolayısıyla Türk ürünleri ucuz olsa da, talebin olmadığı bir kriz yaşanması nedeniyle uzun soluklu bir tedarik planına gidilmesi mümkün olmuyor. Dolayısıyla bütünn bunlar zincirleme bir etkide bulunuyor. Türkiye’nin ihracatta öncü sektörleri olan otomotiv, tekstil-hazır giyim ve kimya pazarında büyük sıkıntı yaşanıyor. Türkiye’nin dış ticaret kompozisyonumuzda Avrupa’nın ağırlıklı önemi var. Avrupa’nın içinde bulunduğu durum, Türkiye’yi sadece kısa vadede değil, orta vadede de sıkıntıya sokacakmış gibi görünüyor. Dolayısıyla Türkiye ihracat modellemesini yeniden gündeme getirmeli.

Prof. Dr. Kerem ALKİN / İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi
“Küresel daralma yüzde 15’le sınırlı kalabilir”

Ulusal ve küresel düzeyde salgının yayılımının kırıldığına dair emareler rakamlara yansımaya başladığı andan itibaren, dünya ve ülke ekonomilerine moral verecek, kazanım sağlayacak. İkinci moral kazandıracak gelişme ise etkili tedavi konusunda atılacak adımlar olacak. Yaz başı gibi hava sıcaklığı ve nemin artmasıyla birlikte virüsün salgın olarak yayılma etkisinin ciddi olarak yavaşlamasına bağlı olarak dünyada virüse yakalanan kişi sayısında çok hızlı bir düşüş olursa, buna bağlı olarak hayat yavaş yavaş normale dönerse, büyük bir ihtimalle dünya ticaretinde daralma yüzde 13-15 düzeyinde kalır.

Prof. Dr. Murat ÇETİNKAYA/ Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi
“İmalat sanayi üretimi güçlendirilmeli”

Salgından sonra Türkiye’nin ihracatının toparlanması, küresel ekonominin toparlanma hızına bağlı olacak. Türkiye’de üretimin ve ihracatın ithalata bağımlılığı söz konusu. Bu da bir risk oluşturuyor. Türkiye’nin kısa ve orta vadede arz güvenliği açısından partner çeşitlendirmesine gitmesi, uzun vadede ulusal ve yerel üretimini, özellikle imalat sanayisi üretimini güçlendirmesi gerekiyor. Türkiye’nin en büyük ihraç pazarlarının bugün salgının etkisinde olması, kalıcı bir pazar kaybı anlamına gelmemekte, salgından sonra krizden senkronize bir biçimde çıkılabileceği için tek başına değerlendirildiğinde bir riske işaret etmiyor. Türkiye’nin ihracatının gelecek dönemlerde alacağı seyir bugün uygulanan sanayi politikalarına bağlı olacak.

HÜLYA GENÇ SERTKAYA



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu